1. HABERLER

  2. HABERLER

  3. “Kıbrıslı Türklerin görünmez kılınması çözüm çabalarına zarar veriyor”
“Kıbrıslı Türklerin görünmez kılınması çözüm çabalarına zarar veriyor”

“Kıbrıslı Türklerin görünmez kılınması çözüm çabalarına zarar veriyor”

Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, güven artırıcı önlemlerin engellenmesi ve Kıbrıslı Türklerin “görünmez kılınmasının” çözüm çabalarına zarar verdiğini belirtti.

A+A-

Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, güven artırıcı önlemler konusunda isteksiz davranılmasının, Kıbrıslı Türkler üzerindeki izolasyonun kaldırılmasının veya hafifletilmesinin engellenmesinin ve Kıbrıslı Türklerin “görünmez kılınmaya” çalışılmasının çözüm çabalarına zarar verdiğini belirtti. “Çözüm istemenin yolu, ‘çözüm isterim’ demekten değil, Kıbrıslı Türklerle Kıbrıslı Rumların eşit olduklarını, eşit haklara sahip olduklarını kabul etmekten geçiyor” diyen Erhürman, Kıbrıs Türk halkının çözüm iradesine sahip olmasının, “çocuklarının dünyadan izole edilmesi için çaba gösterilmesini içine sindireceği” anlamına gelmediğini vurguladı.

Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, “Güven Yaratıcı (Artırıcı) Önlemler”in (GYÖ) Kıbrıs sorunuyla ilgili müzakereler tarihinde defalarca kullanılan ve yerleşik hale gelmiş bir kavram olduğunu belirtti.

Kıbrıslı Türkler ile Kıbrıslı Rumlar arasında tarihsel olaylardan, yaşanmışlıklardan ve daha birçok faktörden kaynaklanan güven sorunları bulunduğuna işaret eden Erhürman, “O nedenle güveni artıracak veya yaratacak önlemler son derece önemli” dedi.

Erhürman, güven artırıcı önlemlerin yalnızca yeni adımlar atılmasından ibaret olmadığı görüşünü dile getirerek, “Evet, güveni artırmak, yaratmak için bazı ‘önlemler’ almak çok önemli. Ama adı konmamış eş zamanlı içerik size, bu ‘önlemler’i geliştirmeye çalışırken, tam tersine güveni azaltacak veya var olduğu kadarını da aşındıracak faaliyet ve etkinliklerden mümkün olduğunca uzak durmayı salık verir bence” ifadelerini kullandı.

 

“Kıbrıslı Türkler izolasyonun kaldırılması için uzun süredir mücadele ediyor”

Kıbrıslı Türklerin uzun süredir üzerlerindeki izolasyonun kaldırılmasını istediğini ve bunun için mücadele ettiğini vurgulayan Erhürman, uluslararası toplum ve uluslararası kuruluşların da özellikle 2004’ten sonra yaptıkları açıklamalarla bunun “meşru, hatta olması gereken” olduğunu defalarca dile getirdiklerini kaydetti.

Buna karşın Kıbrıs Rum diplomasisinin bir süreden beri bir kampanya yürüttüğünü ifade eden Erhürman, söz konusu yaklaşımı şöyle aktardı:

“Kıbrıslı Türklerin üzerlerindeki izolasyonun kalkması ya da hafiflemesi onların çözüm konusundaki isteklerini ortadan kaldıracak. Yeni güven yaratıcı önlemlerin devreye sokulması, ‘statüko’yu konforlu bir alan haline getirecek.”

Erhürman, bu yaklaşımı, “İzolasyonun kaldırılması, hatta hafifletilmesi ve yeni güven artırıcı önlemlerin hayata geçirilmesi çözüme hizmet etmez, çözümü zorlaştırır” şeklinde özetledi.

Kıbrıslı Türk görüşmecinin büyükelçilerle görüşmesinin engellenmesi, Girne’de düzenlenecek bir sanat etkinliğinin iptal edilmesinin sağlanması ve uluslararası alanda sporculardan halk dansları ekiplerine kadar Kıbrıslı Türklerin katılımı konusunda güçlükler çıkarılmasını örnek gösteren Erhürman, bu girişimlerin söz konusu söylemlerle gerekçelendirilmeye çalışıldığını ifade etti.

 

“İlişkileri iyileştirmiyor, hasara uğratıyor”

Erhürman, izolasyonun sürdürülmesinin ve güven artırıcı önlemler konusunda isteksiz davranılmasının çözüm sürecine katkı sağladığı yönündeki görüşlere karşı çıkarak şu ifadeleri kullandı:

“Hiç uzatmadan bir kez daha söyleyelim ki herkes duysun ve bilsin: Güven artırıcı (yaratıcı) önlemler konusunda isteksiz davranılması, izolasyonun kaldırılmasının, hatta hafifletilmesinin engellenmesi, Kıbrıslı Türklerin görünmez kılınmaya çalışılması, iddiaların aksine, çözüm için ortaya konulan çabalara yarar sağlamıyor, zarar veriyor. Kıbrıslı Türkler ve Kıbrıslı Rumlar arasındaki ilişkileri iyileştirmiyor, bunları hasara uğratıyor!”

Birleşmiş Milletler’in son dönemde güven artırıcı önlemler konusunda yaptığı vurgulara da işaret eden Erhürman, bunların BM’nin de özünde bu görüşü paylaştığını ortaya koyduğunu belirtti.

 

“Çözüm istemenin yolu eşitliği kabul etmekten geçiyor”

Çözüm iradesinin yalnızca söylemle ortaya konulamayacağını vurgulayan Erhürman, “Kim ne derse desin, çözüm istemenin yolu, ‘çözüm isterim’ demekten değil, Kıbrıslı Türklerle Kıbrıslı Rumların eşit olduklarını, eşit haklara sahip olduklarını kabul etmekten, ilişkilerini geliştirecek, birbirlerine daha fazla güvenmelerini sağlayacak yolları açmaktan geçiyor” dedi.

Aksi durumda söylenenlerle yapılanların tutarlı olmayacağını belirten Erhürman, böyle bir durumda yaşananları uluslararası topluma “daha fazla, daha etkili ve aralıksız biçimde” anlatmanın kendileri açısından görev haline geldiğini kaydetti.

Erhürman açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

“Kıbrıs Türk halkı çözüm iradesine sahip! Ama çözüm iradesine sahip olması, asla çocuklarının dünyadan izole edilmesi için çaba gösterilmesini içine sindireceği anlamına gelmiyor.”

Bu haber toplam 465 defa okunmuştur
Etiketler :