1. HABERLER

  2. ÖZEL HABER

  3. İndirim yok, tahsilat var!
İndirim yok, tahsilat var!

İndirim yok, tahsilat var!

Brent petrol yüzde 35 gerileyip savaş öncesi seviyelere döndü, Türkiye pompada 4 kez indirime gitti; Kıbrıs’ın kuzeyinde ise UBP-DP-YDP Hükümeti fiyatları sabit tutup FİF’i artırdı. Hedef ise her geçen gün büyüyen iç borç yükünü kapatmak…

A+A-

Recep DAL

Brent petrol, ABD – İsrail – İran savaşı döneminde ulaştığı 118,99 dolar seviyesinden 26 Haziran 2026 itibarıyla 74 dolara gerileyerek yaklaşık yüzde 35 düştü. Ham madde maliyeti düşüp rafineri çıkış fiyatları gerilerken, hükümet bu indirimi pompaya yansıtmadı; akaryakıt fiyatlarını yüksek tutarak FİF’ten daha fazla gelir toplamayı ve bu kaynakla büyüyen iç borç yükünü kapatmayı tercih etti. Böylece küresel piyasada ucuzlayan petrol fiyatına rağmen yurttaşlar akaryakıtı zirve fiyatlardan almak zorunda bırakıldı.

Aynı dönemde Türkiye’de akaryakıt fiyatları aşağı yönlü güncellenerek Haziran ayı içinde 4 kez indirim yapıldı. UBP-YDP Hükümeti, her konuda örnek gösterdiği Türkiye’de uygulananın aksine Kıbrıs’ın kuzeyindeki akaryakıt fiyatlarını sabit tuttu ve Brent’teki sert düşüşe rağmen herhangi bir indirim uygulamadı.

Bunun yanında petrol fiyatı gerilerken indirim yerine vergi ve fon yükü artırıldı. Hükümet gizli şekilde vergi vurgunu yaparak FİF’i yeniden yükseltti; 95 oktanda 5,73 TL olan FİF 8 TL’ye, dizelde 1,94 TL olan kesinti 4,17 TL’ye, gaz yağında 68 kuruş olan yük ise 14,50 TL’ye çıkarıldı.

Öte yandan petrol ürünlerinin fiyatlandırılmasını düzenleyen tüzük devre dışı bırakılarak haftalık güncelleme mekanizması işletilmedi, brent petroldeki düşüşe bağlı olarak indirim yapmak yerine önceki zamlar korunarak fiyatlar sabitlendi.

İşin bir diğer boyutu da yurttaşın uğradığı maddi zarar… Hatırlanacağı üzere akaryakıtta zam zinciri yaşanmış, 5, 12 ve 26 Mart 2026 tarihlerinde yapılan fiyat düzenlemeleriyle 95 ve 98 oktan benzinde yaklaşık 15’er TL, Euro Diesel’de 14,75 TL, gaz yağında ise yaklaşık 21 TL’lik yükseliş gerçekleşmişti. Brent petrol düşmesine rağmen bu artışlar geri çekilmedi; gerekli indirim yapılmadığı için son 13 haftada toplam 596 milyon TL halkın cebinden çıkmış oldu.

YENİDÜZEN’e konuşan Ekonomist Mahmut Sezinler, akaryakıta indirim yapılmamasını “kamu maliyesindeki borç yükü” ile açıklarken, “Bunun temel nedeni akaryakıt satışında uygulanan Fiyat İstikrar Fonu’ndan (FİF) daha fazla gelir elde etme isteğidir” ifadelerini kullandı.

Sezinler ayrıca, “Akaryakıttaki FİF payını yükselterek oluşan miktar iç borçların finansmanında kullanıldı” değerlendirmesinde bulunarak, indirimlerin yapılmamasının borç yükünü azaltma hedefiyle ilişkili olduğunu vurguladı.


Bret petrol fiyatlarında keskin düşüş

Petrol fiyatları savaş öncesi seviyelerine geri döndü. Brent petrolün varil fiyatı 26 Haziran 2026 itibarıyla 74 dolara kadar gerilerken, bu düşüş akaryakıt fiyatlarının belirlenmesinde temel unsur olan rafineri çıkış fiyatlarını da doğrudan etkiledi. Çünkü Brent düştüğünde ham madde maliyeti azalıyor, rafineri fiyatları da buna paralel geriliyor.

Bu tablo Türkiye’de pompaya yansıdı. Haziran ayı boyunca akaryakıtta toplam 4 kez indirim yapıldı. Bu indirimlerin bazıları motorin ağırlıklı olurken, biri benzin, motorin ve LPG’yi kapsayan toplu indirim olarak uygulandı.

brent-petrol.jpg

Kıbrıs’ın kuzeyinde fiyatlar çakılı kaldı

Kıbrıs’ın kuzeyinde ise tam tersi bir tablo oluştu... UBP-DP-YDP Hükümeti, Brent’teki sert düşüşe rağmen pompa fiyatlarını zirvede tutmaya devam etti. 4 Mayıs 2026’da 118,99 doları gören Brent petrol, savaş etkisinin zayıflamasıyla yaklaşık yüzde 35 gerileyerek yeniden 74 dolar seviyesine indi. Savaş öncesinde 72-73 dolar bandında işlem gören petrol, çatışmalarla birlikte arz kaygıları ve jeopolitik risklerle 126 dolara kadar yükselmişti. Son düşüşle birlikte savaş kaynaklı fiyat primi büyük ölçüde silinmiş oldu.

Buna rağmen Kıbrıs’ın kuzeyinde son zammın yapıldığı 26 Mart 2026’dan bu yana, yani tam 13 haftadır tek kuruş indirim yapılmadı.

Tüzük zamda var, indirimde yok

Üstelik bu durum sadece siyasi tercih değil, aynı zamanda yürürlükteki mevzuatın açık biçimde yok sayılması anlamına geliyor.

Petrol ürünlerinin fiyatlandırılmasını düzenleyen tüzüğe göre Ekonomi ve Enerji Bakanlığı’nın her hafta pariteleri hesaplaması, Akaryakıt Birimi’nin ise her çarşamba gecesi piyasa gerçeklerine göre tavan fiyatları güncellemesi gerekiyor. Ancak zam yapılırken işletilen sistem, indirim zamanı geldiğinde devre dışı bırakıldı.

akaryakit.jpg

Üç haftada tarihi zam yağmuru

Hatırlanacağı üzere zam dalgası 5 Mart 2026’da başlamıştı. İlk artışla 95 oktan benzin 46,12 TL’den 52,12 TL’ye, 98 oktan benzin 47,12 TL’den 53,12 TL’ye, Euro Diesel 45,25 TL’den 49,25 TL’ye, gaz yağı ise 44,06 TL’den 50,25 TL’ye yükseldi.

12 Mart’taki ikinci zamla benzine 5 TL, motorine 6 TL daha eklendi; fiyatlar sırasıyla 57,12 TL, 58,12 TL, 55,25 TL ve 56,25 TL’ye çıktı.

26 Mart’taki üçüncü zam ise son darbeyi vurdu. 95 oktan 61,12 TL’ye, 98 oktan 62,12 TL’ye, Euro Diesel 60 TL’ye, gaz yağı ise 71,43 TL’ye ulaştı.

Böylece yalnızca üç haftada 95 ve 98 oktan benzine yaklaşık 15’er TL, Euro Diesel’e 14,75 TL, gaz yağına ise yaklaşık 21 TL zam yapılmış oldu.

kamu-borcu.jpg

13 haftada 596 milyon TL halkın cebinden çıktı

Ancak Brent petrolün yeniden savaş öncesi seviyelere inmesine rağmen bu artışlar geri çekilmedi. Yapılması gereken indirimlerin pompaya yansıtılmaması nedeniyle halkın cebinden son 13 haftada toplam 596 milyon TL fazladan para çıktı.

Bir de gizli vergi vurgunu!

Bunun yanında dikkat çeken bir başka detay ise “gizli vergi vurgunu.” Resmî Gazete verilerine göre hükümet, savaşın başında fiyatların daha fazla patlamaması için fonları ve yüzde 10 KDV’yi sıfırlamıştı. Ancak petrol fiyatları düştükçe bu vergiler sessizce yeniden devreye sokuldu.

Savaş öncesinde 95 oktan benzinde 5,73 TL olan Fiyat İstikrar Fonu (FİF) kesintisi bugün 8 TL’ye, dizelde 1,94 TL olan FİF yükü 4,17 TL’ye, gaz yağında ise 68 kuruş olan kesinti 14,50 TL’ye çıkarıldı.


mahmut-sezinler-003.jpg

Ekonomist Mahmut Sezinler:

“Akaryakıta indirim yapılamama sebebi kamu maliyesindeki borç yükü”

Ekonomist Mahmut Sezinler, konuya ilişkin YENİDÜZEN’e özel önemli değerlendirmelerde bulundu; akaryakıtta indirime gidilmemesinin sebebin “kamu maliyesindeki borç yükü” olarak yorumladı.

Sezinler, ülkedeki akaryakıt fiyatlarının dünyadaki petrol fiyatlarına paralel şekilde otomatik olarak güncellenmesi gerektiğini, bunun için yürürlükte bir tüzük bulunduğunu hatırlattı. Ancak brent petrol fiyatlarındaki düşüşe rağmen bu mekanizmanın işletilmediğini belirten Sezinler, “Bunun temel nedeni akaryakıt satışında uygulanan Fiyat İstikrar Fonu’ndan (FİF) daha fazla gelir elde etme isteği” dedi.  

Kamu maliyesinin ciddi bir iç borç stoku ile karşı karşıya olduğunu ifade eden Sezinler, “Hükümeti bu borcu azaltmak amacıyla akaryakıt fiyatlarını sabit tuttu” ifadelerini kullandı.

Sezinler, hükümetin hatta Kalkınma Bankası’ndan kredi alacak duruma geldiğini belirterek, akaryakıt satışlarından FİF’te biriken kaynağın iç borç stokunun azaltılmasında kullanılacağını düşündüğüne dikkat çekti; hükümetin bu yolla maliyenin finansman açığını kapatmayı hedeflediğini dile getirdi.

FİF’in asli amacının petrol ürünlerindeki fiyat dalgalanmalarını dengelemek olduğunu vurgulayan Sezinler, petrol maliyetleri yükseldiğinde bunun piyasaya doğrudan ve yüksek şekilde yansımaması için bu fonun devreye girmesi gerektiğini ifade etti.

Ancak mevcut hükümetin FİF’in kullanım amacını değiştirdiğine vurgu yapan Sezinler, “Akaryakıttaki FİF payını yükselterek oluşan miktarı, iç borçlara finansman yaptılar” diye konuştu.

Sezinler, hükümetin geçmişte akaryakıt fiyatlarını düşürmek amacıyla KDV’yi sıfırladığını ancak buradan vazgeçilen gelir kaybının FİF oranını yükselterek telafi edildiğini söyledi.

İç borç stokunun bu gidişle 30 milyar TL seviyelerine ulaşabileceğini ifade eden Sezinler, “Bu da gayri safi milli hasılanın önemli bir oranını tutuyor. Hal böyleyken akaryakıta indirim yapılmamasının sebebini de oluşan borcu kapatmak olarak yorumlayabilirim” açıklamasında bulundu.

Bu haber toplam 740 defa okunmuştur