
“Bir vicdan sustu, bir ışık miras kaldı”
Sevgül Uludağ’ın vefatı üzerine yayımladığı taziye mesajında YENİDÜZEN Genel Yayın Yönetmeni Mert Özdağ, Uludağ’ı “bu ülkenin ve adanın vicdanı” olarak nitelendirerek, hakikat, barış ve insanlık mücadelesinde bıraktığı izlerin silinmeyeceğini vurguladı.
YENİDÜZEN Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Mert Özdağ, Kıbrıslı Türk araştırmacı gazeteci, yazar ve barış aktivisti Sevgül Uludağ’ın vefatı dolayısıyla yayımladığı taziye mesajında, derin üzüntüsünü dile getirdi.
Özdağ, “Bir vicdan sustu, bir ışık miras kaldı” başlıklı mesajında, Sevgül Uludağ’ın yalnızca bir gazeteci değil, ülkenin ortak hafızasına yön veren, hakikatin peşinden ömrü boyunca vazgeçmeden yürüyen önemli bir isim olduğunu vurguladı.
“Bazı insanlar aramızdan ayrıldığında yalnızca bir isim eksilmez” diyen Özdağ, “Bir ses susar. Bir vicdan sessizleşir. Bir ülkenin hafızasında doldurulması güç bir boşluk açılır” ifadeleriyle kaybın büyüklüğünü anlattı.
YENİDÜZEN ailesi olarak yalnızca değerli bir yazarlarını değil; hakikatin peşinden ömrünü adayan, acıyı paylaşmayı insanlık görevi bilen ve barışın mümkün olduğuna yaşamı boyunca inanan Sevgül Uludağ’ı kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşadıklarını belirten Özdağ, “Bugün bütün YENİDÜZEN ailesi tarifi anlatılmaz bir acı içindedir… çok zor olsa da birkaç cümle ile onu anmak istiyorum” dedi.
Özdağ, Sevgül Uludağ’ın gazeteciliği haber yazmanın ötesine taşıdığını belirterek, onun yıllarca toprağın altındaki sessizliği dinlediğini, kayıpların peşinden yürüdüğünü ve kimsenin konuşmaya cesaret edemediği acıları dinleyip yazıya döktüğünü ifade etti.
Bir annenin hiç dinmeyen bekleyişini, bir babanın cevapsız kalan sorusunu ve yıllarca isimsiz bırakılan mezarların hikâyesini adanın ortak hafızasına kazıdığını vurgulayan Özdağ, Uludağ’ın kaleminin hiçbir zaman öfkenin değil, vicdanın kalemi olduğunu söyledi.
Gerçeği ararken kimseyi ötekileştirmediğini ve acıyı milliyetine göre ayırmadığını kaydeden Özdağ, “Çünkü onun için kaybedilen her insan aynı acının, aynı eksikliğin parçasıydı” dedi.
Bu yönüyle Sevgül Uludağ’ın yalnızca gazeteci değil, iki toplum arasında güven kuran, yaralara dokunan ve insanları birbirine yaklaştıran bir köprü olduğunu belirten Özdağ, YENİDÜZEN’in 50 yıllık tarihinde Uludağ’ın emeğinin yalnızca gazete sayfalarında değil, kurumun ruhunda da yaşamaya devam edeceğini ifade etti.
Uludağ’ın kendilerine gazeteciliğin yalnızca olanı yazmak olmadığını öğrettiğini söyleyen Özdağ, bunun; hakikatin peşinden vazgeçmeden yürümek, unutulanları hatırlatmak, sessiz bırakılanlara ses olmak ve en önemlisi insan kalabilmek anlamına geldiğini dile getirdi.
Mesajının sonunda Sevgül Uludağ’ın bıraktığı izlerin silinmeyeceğini vurgulayan Özdağ, “Bugün onu uğurlarken biliyoruz ki, Sevgül Uludağ’ın kalemi sustu; ama bize bıraktığı iz hiç silinmeyecek. Çünkü bazı insanlar öldükten sonra da yol göstermeye devam eder. Onlar artık yazmazlar. Ama yazdıkları yaşamaya devam eder” ifadelerini kullandı.
Özdağ, sözlerini şu cümlelerle tamamladı:
“Sevgül… Abam, canım… İyi ki bu ülkenin, bu gazetenin ve bu adanın vicdanı oldun. Seni hiç ama hiç unutmayacağım. Seni o gülen yüzünle yüreğime gömdüm abam…”
























