1. HABERLER

  2. HABERLER

  3. “Hükümetle işveren her zamanki gibi nikahı kıydı!”
“Hükümetle işveren her zamanki gibi nikahı kıydı!”

“Hükümetle işveren her zamanki gibi nikahı kıydı!”

Hür-İş Federasyonu Ahmet Serdaroğlu, asgari ücretin belirlenme sürecine işaret etti; “Hükümetle işveren her zamanki gibi nikahı kıydı!” dedi.

A+A-

Hür-İş Federasyonu ve Kamu-İş Başkanı Ahmet Serdaroğlu, Perşembe günü toplanacak Asgari Ücret Saptama Komisyonu öncesinde UBP-DDP-YDP Hükümeti ile Kıbrıs Türk İşverenler Sendikası’nın tutumunu eleştirdi. Kanal Sim’de Serhat İncirli’nin konuğu olan Başkan Ahmet Serdaroğlu, Kıbrıs Türk İşverenler Sendikası Başkanı Metin Arhun’un açıklamalarını da işaret ederek, “Hükümetle işveren her zamanki gibi nikahı kıydılar. Yanlış bir iş yapıyorlar. Üstelik kendi ayaklarına da kurşun sıkıyorlar ama bunun farkında değiller” dedi.

Ahmet Serdaroğlu, asgari ücret kararının açıklanmasının gecikmesini de eleştirerek, bunun yalnızca bakanın yurt dışında olmasına bağlanamayacağını söyledi. “Birçok etken var. İtiraz sürelerini daraltmak, tepkileri azaltmak, insanların sesini kısmak için zamanlama yapılıyor” ifadelerini kullandı. İşveren cephesinde de ciddi bir huzursuzluk yaşandığını belirten Serdaroğlu, Ali Başman gibi isimlerin görevlerinden ayrılmasının bunun en önemli göstergesi olduğunu vurgulayarak, işverenlerin kendi içlerinde de ciddi görüş ayrılıkları bulunduğunu söyledi.

 

“Asgari ücreti hükümet değil, enflasyon bin dolar yaptı”

Kıbrıs Türk İşverenler Sendikası Başkanı Metin Arhun’un maliyet tartışmalarına da yanıt veren Serdaroğlu, hükümetin sık sık dile getirdiği “Asgari ücreti bin dolar yaptık” söylemini eleştirdi. “Asgari ücreti bin dolar yapan Ünal Üstel de değildir, Fikri Ataoğlu da değildir, Erhan Arıklı da değildir. Bunu yapan hayat pahalılığıdır, enflasyondur, hükümetin beceriksizliğidir” diyen Serdaroğlu, hükümetin enflasyonu durduracak hiçbir ekonomik tedbir almadığını savundu.

Metin Arhun’un İşverenler Sendikası'nın bakış açısıyla hareket ettiğini ifade eden Serdaroğlu, “İstedikleri şey düşük ücret politikasıdır. Asgari ücreti Pakistan seviyesine çekmek istiyorlar. Yabancıları çalıştırdıkları gibi yerli çalışanı da düşük ücretle çalıştırmak istiyorlar.” ifadelerini kullandı.

Elektriğe yapılan yüzde 22’lik zam ile tüp gaz fiyatlarındaki artışları örnek gösteren Serdaroğlu, hükümetin bu zamlarla enflasyonu daha da körüklediğini belirterek şöyle konuştu:

“Ocaktan mayısa kadar tüp gaza üç kez zam yaptılar. 500 liradan 814 liraya çıkardılar. Sonra biraz indirince indirim yapmış olmuyorlar. Önce yükseltip sonra küçük bir geri çekilmeyle algı oluşturmaya çalışıyorlar. Bütün bunlar hayat pahalılığı oranıyla oynayabilmek için yapılıyor.”

 

“Herkes zarar ediyorsa milli gelir nasıl yükseliyor?”

Serdaroğlu, kamu maaşlarının sürekli hedef gösterildiğini ancak devlet gelirlerinin neden artmadığının sorgulanmadığını söyledi. “Kamudaki maaşlar arttı, Maliye battı diyorlar. Peki maliyenin gelirleri neden artmıyor? Enflasyon yükselirken büyük sermayenin serveti büyüyor ama devlet vergisini neden toplayamıyor? Herkes zarar gösteriyorsa milli gelir nasıl yükseliyor?” diye soran Serdaroğlu, Metin Arhun’a da çağrıda bulundu. “Bize de anlatsınlar. Bir seminer düzenlesinler, biz de öğrenelim. Eğer herkes zarar ediyorsa dünyanın en zenginleri bu ülkeden nasıl çıkıyor?” ifadelerini kullandı.

Maaş artışlarının seçim kazandırdığı yönündeki görüşleri de reddeden Serdaroğlu, geçmişte yapılan yüksek oranlı maaş zamlarını hatırlatarak şunları söyledi: “Hükümet geçmişte yüzde 56,76 oranında maaş zammı yaptı ama yine de seçimi kazanamadı. Belediye seçimlerinde başarısız oldular, yeni belediye kazanamadılar. Tek adaylı seçimde bile başarılı olamadılar. Eğer maaş artışı seçim kazandırıyor olsaydı bugün Ersin Tatar seçimi kazanmış olurdu.”

 

“Küçük esnafın sırtından büyükleri koruyorlar”

İşveren temsilcilerinin küçük esnafı örnek göstererek düşük asgari ücreti savunduğunu dile getiren Serdaroğlu, bunun gerçeği yansıtmadığını belirtti. “Karpaz’daki, Yeşilyurt’taki küçük esnaf 54 bin lirayı ödeyemez diyorsunuz ama dönüp hükümetle birlikte 52 bin liraya evet diyorsunuz. 54 bini ödeyemeyen 52 bini de ödeyemez” dedi. Asıl amacın büyük işletmelerin çıkarlarını korumak olduğunu vurgulayan Serdaroğlu, 15’in üzerinde çalışanı bulunan büyük işletmelerin sigorta primi avantajı elde ettiğini, bunun bedelinin ise küçük esnafa ödetildiğini söyledi.

 

“Sosyal devlet anlayışı söylemde kaldı”

Emeklilik sistemine de dikkat çeken Serdaroğlu, asgari ücret üzerinden gösterilen çalışanların emekli olduklarında asgari ücretin altında maaş almak zorunda kaldığını belirtti. “İnsanlar emekli olduktan sonra da 60 yaşından sonra çalışmaya devam ediyor. İkinci, üçüncü işi yapmak zorunda kalıyor. Çünkü hükümet zamanında sistemi kuramadı. Devletçilik oynadılar” diyen Serdaroğlu, sosyal devlet anlayışının sadece söylemde kalmaması gerektiğini vurguladı. “Milli gelir hesaplanırken bunlar da dikkate alınmalı. Gerçekten sosyal devlet olacaksanız sosyal devlet gibi davranacaksınız. En son yapılması gerekeni en başta yapmaya çalışmayacaksınız” dedi.

Bu haber toplam 394 defa okunmuştur