
Hükümet, taşımacılık sorununu yine çözemedi!
Yeni eğitim öğretim yılının başlamasıyla patlak veren öğrenci taşımacılığı krizi ikinci haftasına girerken, UBP - DP Hükümeti taşımacıların haklı ve meşru taleplerine somut bir çözüm üretemiyor.
Yeni eğitim öğretim yılının başlamasıyla patlak veren öğrenci taşımacılığı krizi ikinci haftasına girerken, UBP - DP Hükümeti taşımacıların haklı ve meşru taleplerine somut bir çözüm üretemiyor.
Hükümetin basiretsizliği ve uzlaşmaz tavrı yüzünden binlerce öğrenci, veli ve esnaf mağdur edilmeye devam ediyor.
Eğitim Bakanlığı’nın ders yılı öncesinde sarf ettiği “hazırız” açıklamalarının içi boş bir vaatten ibaret olduğu, krizin ikinci haftasında bir kez daha tescillendi.
Taşımacıların haklarını aramak ve yasal güvenceye kavuşmak amacıyla başlattığı kontak kapatma eylemi devam ederken, hükümet kanadından krizi sonlandıracak hiçbir somut adım atılmadı.
Hükümet kulak tıkıyor, yollar kilitleniyor
Yüzlerce okul servisinin yollara çıkmaması nedeniyle ikinci haftaya da tam bir trafik felciyle başlandı.
Çocuklarını kendi imkânlarıyla okula ulaştırmaya çalışan binlerce veli yollara döküldü; okul çevrelerinde ve ana arterlerde kilometrelerce araç kuyruğu oluştu.
Park keşmekeşi, denetimsizlik ve kaos ortamı çocukların can güvenliğini ciddi şekilde tehlikeye atarken, yurttaşlar isyan noktasına geldi
Geçtiğimiz hafta YENİDÜZEN'e konuşan bir veli, "İşimizi gücümüzü bırakıp yollara düşüyoruz, iki ay önce çözülmesi gereken mesele şimdi felakete dönüştü. Hükümet nerede?" Diye sormuştu.
Mesele para değil: Sistem ve güvenlik istiyorlar
Taşımacı örgütleri KAR-İŞ ve Kıbrıs Türk Toplu Taşımacılar Birliği, krizin başından bu yana eylemlerinin yalnızca bir "zam talebi" olmadığını, sistemin tıkanıklığından ve yasal güvence yoksunluğundan kaynaklandığını açıkça vurguluyor.
UBP - DP Hükümeti ise taşımacıların temel ve haklı taleplerini aylardır görmezden geliyor.
Grevin başındaki ilk neden, yüzlerce servis aracının yasal statüden ve resmi izinlerden yoksun biçimde çalıştırılmasına son verilmesi; süresi dolan taşımacılık izinlerinin derhal yenilenerek protokolün imzalanması.
Bir diğer gerekçe ise öğleden sonra verilen taşımacılık hizmetinin resmi sözleşmelere dâhil edilmesi ve emekçilerin hak ettiği ödemelerin devlet güvencesine alınması.
Son olarak, servislerdeki refakatçilerin sorumluluğunun taşımacı esnafının sırtından alınarak devlet eliyle üstlenilmesi ve refakatçilere gerekli eğitimlerin verilmesi.
Çözüm üretmeyen hükümete tepki büyüyor
Taşımacıların "Sorunlarımız protokolle çözülmeden ve izinler verilmeden işe başlama şansımız yok" kararlılığına rağmen, yetkili makamların uzlaşmacı bir masa kurmak yerine süreci zamana yayması öfkeyi artırıyor.
Art arda gelen akaryakıt zamlarıyla zaten beli bükülen yurttaş ve esnaf, UBP - DP Hükümeti'nin beceriksiz yönetiminin faturasını ödemek istemiyor.
Kriz ikinci haftasında derinleşirken gözler bir kez daha hükümete çevrildi.
























