1. YAZARLAR

  2. Halil Karapaşaoğlu

  3. Gıprızlıca Gonuşan Gıprızlılar Biribirlerni Sever?
Halil Karapaşaoğlu

Halil Karapaşaoğlu

YENİDÜZEN PAZAR

Gıprızlıca Gonuşan Gıprızlılar Biribirlerni Sever?

A+A-

“Gıprızlıca gonuşan Gıprızlılar biribirlerni sever?” gibi saşma bir soru nereşden çıgdı? Araştırmacı Yazar Ahmet An’ın ŞADİ yayınnarından çıkan “Kıbrıs Türk Toplumunun Geri Kalmışlığı” isimli derleme çalışmasında Dr. Hafız Cemal’ın ilginş düşüncelerne yer verir. An’ın bu çalışması çog ilginşdir. An Gıprızlıca gonuşan Gıprızlıların geri galmışlı’ı üzerine yazılan yazıları derlemişdir bu kitabında. Dr. Hafız Cemal’da  cemaatımızın yetişdirdiyi eñ idealisd insannarımızdan biridir. Cemaatına yabdı’ı onca fedakarlı’a ravmen Gıprız’ı tergedmiş İstanbul’da ölmüşdür. 

Dr. Hafız Cemal “Çağcıl tarıma, teknik gelişmelere kapalı olup daima onları engellemeleri,/ Kısaca; kötülük yanlıları, bozguncuları elbirliği ile destekleyip güçlendirmeleri…/ Karşıtlık, bozgunculuk, kıskançlık, çekememezlik, tembellik, cahillik, İslam dininin esaslarını uygulamaktan uzakta kalmak ve sebatsızlık, biçare Türklerimizi günden güne felaket uçurumlarına götürmektedir” deye yazmagdadır (An 2006, 20).

Dr. Hafız Cemal 1960 yazında Gıprız’ı ziyared edmiş. Çetinkaya Kulubünde verdiyi konferasda cemaatımızınan ilgili düşüncelerni da ifade edmişdir. Bu gonuşmasında cemaatımızınan ilgili cemaatımızın “nemelazımcı”, “laubali”, “çekememezlik” ve “menfatperestlik” içünde oldu’unu dile getirmişdir (An 2006, 3). Dr. Hafız Cemal dini pütün bir şahsiyed oldu’undan cemaatımızın İslam diniynan ilgili sorunlu ilişgisini yukarıda agdardı’ım gibin dile getirmişdir. Bundan dolayı sitem edmişdir. Ancag 1960’a gelindiyinde AN’ın agdardıglarına göre Dr. Hafız Cemal’in İslam hassasiyeti yerini Gıprız’da “Türglüg bekasına” bıragdıydı. Türglüyün bekasının ciddi bir dava oldu’unu bu davaya cemaatımızın ciddiyednan sarılmadı’ını ifade eddiydi Dr. Hafız Cemal (An 2006, 3).

Dr. Hafız Cemal’ın 66 yıl evvel hadda taha önce cemaatımızınan ilgili söyledigleri bazı şeyler nasıl olur da hala geşerliliyni gorumagdadır? Bunun sebebleri nedir? Cemaatımız nasıl olur da hele taha nemelazımcı, laubali, biribirini çekemeyen, menfaadci bir yapıda olur? Nasıl olur da cemaatimiz birbirini kısganan, birbirini hazedemeyen insannardan oluşur?

Hayad süregli deyişim ve dönüşüm içünde deyil? Eyer öyleysa bu ilişgiler neçün hiş deyişmedi? Bu bilimsel bir analiz deyil elbedda. Bir deneme yazısıdır. Cemaadımız 1974 öncesine gadar ısderil, homojen bir cemaad deyildi. Ben bunu “queer” ifadesiynan açıglamayı taha dovru bulurum. Queer’in kelime anlamı, yamuk, biçimsiz, tuhaf, acayib olan anlamına gelmegdedir. Cemaadımız, Türg, İtalyan, Fıransız, Arab vb. kökenli olan farglı cemaadların birleşmesinden oluşmagdadır. Zaten güccucug olan bir cemaatın içünde farglı cemaadlar barınmagdaydı. Özelliynan Türg milliyedcilynin yayılmaya başlamasından evvel yani 1950’lerden önce gidle iletişim araşlarnın olmaması, ulaşımın zor olması, okuma yazma oranın yaygın olmaması, onnarı homojenleşdireceg kurumların güşlü olmaması, cemaatımızın bu kurumlarnan ilişgilernin zayıf olması gibin taha bir şog sebepden dolayı parçalı yapısını korumuşdur.

Şehere bakıb, şeherden Gıprızlıca gonuşan Gıprızlıları aşıglamaya çalışırsañız böyüg bir hataya düşersiñiz. O dönemlerde bahseddiyim pütün bu fagdörlerden dolayı bir bilinş yaradılması çog zordu. Ondan dolayı merkezlerin dışında yaşayan cemaad sakinneri gendi hallerine yüzlerce yıl yaşamış, birbirleriynan güşlü ilişgileri, ortag bilinşleri olmamışdır, gelişmemişdir. Bu anlamda, Türg milliyedciliyi ve TMT cemaatımız içün önemli bir gırılmadır. Bundan dolayı 1950 öncesi cemaatimizi “queer toblum” olarag tanımlamayı tercih edmegdeyim. “Biçimsiz, tuhaf acayib” bir cemaad yapısına sahibdig. Bunun en önemli sebebi farglı kültür ve inaş sisdeminde bulunan gurubların imparatorlugda varlıglarnı devam eddirmeg içün müslümanlıg çatısı altında bulunmasıdır. Cemaadımızın en böyüg dezavantajlarından biri azınlıg olmalarıdır. Çog parçalı bir yapıya sahib olmalarnın yanında nüfus olarag da güccug bir nüfusa sahibdirler. Azınnıglarda yaşamag içün süregli olarag güşlü olannan işbirliyi içünde olurlar. Egemen kültüre dönüşmeg zorunda galırlar. Durumu idare edmeg zorundadırlar. Cemaatımızı diyer azınlıg gurublardan ayıran en önemli özellig parçalı olması ve homojen bir yapıda olmamasıdır. Kurumlarnan olan zayıf ilişgileridir. Buna en önemli örneg İslamla tarihsel süreş içünde zayıf bir ilişgi içünde olmalarıdır. Sünni İslam düşüncesi, cemaatımızda Türkiya’dakı 1923 devriminden evvel da cemaatımızda edgisini tam teşeggürlü gösderememişdir. Camiiye gidmeyen, namaz gılmayı bilmeyen hadda gonya’ını içen, bazı kövlerde domuz yeyen bir ahali İslam dünyası içünde nereşigde olabilir? Ancag ve ancag “Allah’ın Lanedledigleri” deye anılabilir. Bu durum yavaş yavaş deyişmegdedir. İslam diniynnan her ne gadar mesafeli bir ilişgimiz olsa da Türg milliyedciliyi, TMT ve Türg yerleşimci kolonyalizmi sayesinde queer toblumdan ısderil bir toblum olma yolunda epeyi yol gaydeddig. Bunun ana sebebi Türkiya ve Türkiya’nın Gıprız’ın kuzeyinde uyguladı’ı sömürgecilig politikalarıdır. Türkiya asimilasyonu, Türgleşdirmeyi ve müslümanlaşdırmayı çog eyi bilmegdedir. Hem Türg tarihinde hem Osmanlı tarihinde hem da moden Türg devletinde bu politikaların ne gadar ciddi bir şekilde uygulandı’ını görmegdeyig. Özelliynan modern Türkiya Cumhuriyeti Türgleşdirme ve müslümanlaşdırma politikalarında ciddi bir deneyime sahibdir. Bir Kürdden bir Lazdan ciddi bir Türg milliyedcisi çıkarabileceg mekanizmalara sahibdir. Ermeni kökenli hırıstiyan insannarı mesela müslüman bir Türg yurddaşına dönüşdürebileceg mekanizmalara sahibdir. Bu ba’lamda Gıprız’da durum deyişmegdedir.

Bunnarın dışında Dr. Hafız Cemal’in söylediglernin ekonomig temelleri vardır. Sömürge ekonomisi üzerine düşünmeg lazımdır. Cemaatımızın Osmanlıy’nan da sorunlu bir ilişgisi varıdı. Gıprızlı müslüman ahalisi Gıprız’da Osmanlı’nın buyruglarına koşulsuz itaad eden insannar deyildi. Tarihçi dosdumuz Okcan Yıldırımtürk’ün bu yönde ciddi araşdırmaları vardır. Umarım bir gün sevgili Okcan, Osmanlıca metinneri okuyarag ortaya çıkardı’ı enterasan bilgileri kitablaşdırır ve okuma imkanına erişirig. Okcan’nan yabdı’ımız sohbedlerde, cemaatımız ve Osmanlı devleti arasındakı ilişginin hiş da bize anladı’ı gibin olmadı’ını görmegdeyig. Bu ayrı bir konu ama tarihin en azından önemli bir döneminde deylim cemaatımız bir sömürge tebaası olarag yaşamışdır. Şu an oldu’u gibin. Cemaatımızın toblumsal ilişgileri, sömürge ekonomisi, sömürgeciliyin yaradı’ı ekonomig ilişgilerin içünde şekillenmişdir. Batıdakı kapitalizm veya kapitalizmin gelişimi veya batıdakı feodalizm veya feodalizmin gelişimi gibin bir gelişimden bahsedmeg mümkün deyildir. Benzerligler olabilir. Ama ayni deyildir. Olamaz da. İngiliz koloni döneminde İngiltere tarafından inşa edilen sömürge ekonomisini, sömürgeciliyin ekonomi politig inşa sürecini annamag zorundayıg. Bunu yaparkan da diyer tarafdan Türkiya’nın 1974 yılında inşa eddiyi sömürge ilişgilerni bu ilişgilerin ekonomi politiyni annamag zorundayıg.

“Gıprızlıca gonuşan Gıprızlılar biribirlerni sever?” saşma sorusu pütün bu annadıglarımdan ortaya çıgdı. Eved sevmez. Bu saşma gibin duyulan soru aslında saşma deyildir. Çöken pütün toblumsal ba’larmızı ortaya goymagdadır. Pekim neçün sevmez? Bunun Türg yerleşimci kolonyalizminin ekonomi politiyni kavramsallaşdırdı’ımız, yeterli araşdırmaları yabdı’ımız ve tobladı’ımız bilgiyi tahlil eddiymiz zaman verebilirig ancag!     

Gaynag

An, Ahmet. 2006. Kıbrıs Türk Toplumunun Geri Kalmışlığı. ŞADİ Yayınnarı. Girne.

Bu yazı toplam 423 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar