1. HABERLER

  2. ÖZEL HABER

  3. Hem hazırlıksız hem savunmasız
Hem hazırlıksız hem savunmasız

Hem hazırlıksız hem savunmasız

Kıbrıs’ın kuzeyi, bol yağışlı kışın ardından temizlenmeyen tonlarca kuru otla adeta bir barut fıçısına dönerken, UBP-DP-YDP Hükümeti yaklaşan felaketi görmezden geliyor.

A+A-

Recep DAL

Yaz aylarının yaklaşmasıyla birlikte orman yangını riski her geçen gün büyürken, Kıbrıs’ın kuzeyinde alınan önlemler ciddi oranda yetersiz kalıyor. Bol yağışlı geçen kışın ardından kontrol altına alınmayan ve temizlenmeyen kuru otlar, bugün adeta yangına davetiye çıkarıyor. UBP-DP-YDP Hükümeti’ne bağlı kurumların aylar öncesinden öngörülebilecek bu tabloya rağmen gerekli temizlik ve hazırlıkları tam anlamıyla yapmaması, olası bir felaket karşısında ciddi soru işaretleri yaratıyor.

CTP Milletvekili ve Tarım eski Bakanı Erkut Şahali, YENİDÜZEN’e yaptığı açıklamada, tabloyu açık sözlerle ortaya koydu. Şahali, “Bu yıl olası orman yangınlarına yönelik alınacak tüm tedbirler yetersiz kalacak” diyerek, yağışlı kış sonrası kuruyan otların “canlı bomba” niteliğinde olduğunu vurguladı. “Umarız yanılırız fakat bu yaz çok alevli geçebilir” sözleriyle riskin boyutuna dikkat çeken Şahali, yangın emniyet şeritlerinin mevcut haliyle yeterli olmadığını ve teyakkuzun eksiksiz sürmesi gerektiğini kaydetti.

YENİDÜZEN’e konuşan Biyologlar Derneği Başkanı Mustafa Kofalı ise durumun daha da vahim olduğunu söyledi. “Olası orman yangınlarına hazır değiliz” diyen Kofalı, yoğun yağış sonrası yabani otların ciddi şekilde arttığını, ancak gerekli temizliğin zamanında yapılmadığını belirtti. “Bugün hâlâ eksikleri konuşuyor olmamız, gerekli tedbirlerin alınmadığını bize gösteriyor” ifadelerini kullanan Kofalı, özellikle yol kenarları, yüksek gerilim hatları ve trafo çevrelerinin büyük risk taşıdığına dikkat çekti.

Öte yandan Tarım Bakanı Hüseyin Çavuş’un 9 Haziran’da Meclis Genel Kurulu’nda “önümüzdeki günlerde Türkiye’den gelecek” dediği yangın söndürme helikopteri aradan geçen süreye rağmen hâlâ adaya ulaşmadı. Yangın sezonunun en kritik günlerine girilirken, kamuoyuna verilen bu sözün tutulmamış olması hazırlıkların ciddiyetini sorgulatır nitelikte…

YENİDÜZEN’in ulaştığı Tarım Bakanlığı yetkilileri, Türkiye ile protokol imzalandığını ve helikopterin Temmuz ayının ilk haftasında konuşlanmasının beklendiğini ifade ediyor. Ancak sıcaklıkların rekor seviyelere ulaşmasının beklendiği, El Niño etkilerinin küresel çapta yangın riskini büyüttüğü bir dönemde, kritik hava müdahale gücünün hâlâ devrede olmaması, “Olası yangınlara gerçekten hazır mıyız?” sorusunu daha sert biçimde gündeme taşıyor.

CTP Milletvekili ve Tarım eski Bakanı Erkut Şahali:

“Bu yaz çok alevli geçebilir”

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Milletvekili ve Tarım eski Bakanı Erkut Şahali, olası orman yangınlarıyla ilgili YENİDÜZEN’e özel açıklama yaptı.

Şahali, “Bu yıl olası orman yangınlarına yönelik alınacak tüm tedbirler yetersiz kalacak. Çünkü yağışlı bir kış mevsimi geçirdi. Doğa önce yeşile büründü, sonrasında ise yazın gelmesiyle birlikte bu otlar kurudu. Kuruyan otlar canlı bomba niteliğindedir” diyerek yangın riskinin geldiği boyuta dikkat çekti.

Yangınlara karşı yalnızca önleyici değil, aynı zamanda gizleme ve müdahale odaklı tedbirlerin de eksiksiz şekilde hazır olması gerektiğini vurgulayan Şahali, riskin sadece insan kaynaklı olmadığını ifade etti. Doğada meydana gelebilecek herhangi bir ışımadan dolayı da yangın çıkabileceğini belirten Şahali, Avrupa’nın halihazırda yüksek sıcaklıklarla mücadele ettiğini, benzer sıcak günlerin Kıbrıs için de kapıda olduğunu söyledi.

Şahali, bu durumun yangın riskini ciddi şekilde artıracağını dile getirerek, Orman Dairesi ve itfaiye ekiplerinin sürekli teyakkuz halinde bulunmasının elzem olduğunu kaydetti.

Yangın emniyet şeritlerinin mevcut durumunu da değerlendiren Şahali, bu alanlarda belli ölçüde temizlik yapılmış olsa da bunun yeterli olmadığını belirtti. Emniyet şeritlerinin olası riskleri azaltacak şekilde daha geniş hale getirilmesi gerektiğini ifade eden Şahali, “Umarız yanılırız fakat bu yaz çok alevli geçebilir” dedi.

Şahali, iklim krizi ve El Nino etkilerine de değinerek, dünyanın bu süreçle yoğun şekilde mücadele ettiğini ancak Kıbrıs’ta henüz büyük etkilerin görülmediğini söyledi. Buna rağmen El Nino’nun küresel ölçekte ciddi bir tehdit oluşturduğuna dikkat çeken Şahali, uluslararası kuruluşların raporlarının dikkatle takip edilmesi gerektiğini ifade etti.

Meteoroloji Dairesi’nin uluslararası kurumlarla sürekli iletişim halinde olması gerektiğini belirten Şahali, hava hareketlerinin yakından izlenmesinin önemine işaret etti. Şahali, kamuoyunun da düzenli bilgilendirilerek olası risklere karşı hazırlıklı hale getirilmesi gerektiğini söyledi.

Şahali, Afet ve Acil Durum Yönetimi Komitesi’nin yapısına ilişkin de eleştirilerde bulundu; komitenin Başbakanlık bünyesinden alınarak Sivil Savunma Teşkilat Başkanlığı’na devredilmesinin zafiyet yaratabileceğini vurguladı. Daha önce Başbakanlık altında bulunmasının temel nedeninin devletin tüm birimlerinin en üst makam tarafından koordine edilebilmesi olduğunu hatırlatan Şahali, mevcut yapının bu koordinasyonu zayıflatabileceği görüşünü dile getirdi.

Bu durumun kendisini tedirgin ettiğini ifade eden Şahali, “Umarım bu yanlış alınmış siyasi kararın kurbanı olmayız” ifadelerini kullandı. Komitenin izleme, gözlem ve görevlendirme faaliyetlerini kesintisiz şekilde sürdürmesi gerektiğini belirten Şahali, bu mekanizmanın esas yerinin Başbakanlık olduğunu yineledi; “Her şeyin dokusunu ve doğasını bozan bu hükümet, afet konusunda kimin ne yapması gerektiğine karar veren unsurun yapısını bozarak komitenin işlevini eksiltti” diye konuştu.

Şahali, yangın riskine karşı bireysel sorumluluklara da dikkat çekerek, piknik amaçlı ateşlerin kesinlikle yasaklanması gerektiğini ve bu yasağın Kasım ayına kadar sürdürülmesinin önemli olduğunu söyledi.

Çevre kirliliğinin de yangın riskini büyüttüğünü ifade eden Şahali, kontrolsüz şekilde atılan sigara izmaritleri ile cam ve şişelerin büyük tehlike yarattığını belirtti. “Bu her birimizin birer yangın koruma görevlisi olmasını gerektirecek kadar ciddi bir mevzudur” diyen Şahali, herkesin bu konuda sorumluluk alması gerektiğini vurguladı.

Şahali, öte yandan izleme ve gözleme açısından toplumun her ferdinin aynı zamanda birer yangın ihbarcısı olduğunu kaydederek, görülen en küçük dumanın bile ilgili ihbar hatlarına bildirilmesi gerektiğini söyledi.

Kişisel yaşam alanlarındaki temizliğin de ihmal edilmemesi gerektiğini belirten Şahali, evlerin bahçeleri ile arsalardaki kuru otların düzenli şekilde temizlenmesinin yangın riskini en aza indirecek önemli adımlardan biri olduğunu ifade etti.

Biyologlar Derneği Başkanı Mustafa Kofalı:

“Olası orman yangınlarına hazır değiliz”

Biyologlar Derneği Başkanı Mustafa Kofalı ise, YENİDÜZEN’e yaptığı değerlendirmede, yoğun yağışlı geçen kışın ardından yabani ot popülasyonunda ciddi artış yaşandığını belirterek, bunun önceden öngörülebilir bir durum olduğuna işaret etti.

Kofalı, otların henüz yeşilken temizlenmesi gerektiğini ancak bu mücadelenin her bölgede yapılmadığını ifade ederek, “Bugün hala eksikleri konuşuyor olmamız, gerekli tedbirlerin alınmadığını bize gösteriyor. Yoğun yağışlı geçen kış döneminin ardından ot popülasyonu ciddi oradan arttı. Geçmiş yıllara nazaran daha fazla ot çıktı. Her tarafta yabani otları görebiliriz. Bu bizim beklediğimiz bir şeydi. Otlar daha yeşilken bunun mücadelesinin yapılması lazımdı. Bu otların kesimi bazı yerlerde gerçekleşti, bazı yerlerde ise hiçbir şey yapılmadı” dedi.

Yaz sıcaklarıyla birlikte kuruyan otların yangın tehlikesini artırdığına belirten Kofalı, Haziran ve Temmuz aylarının bu açıdan en riskli dönem olduğuna dikkat çekti. Özellikle yol kenarlarındaki kuru otların acilen temizlenmesi gerektiğini belirten Kofalı, buralarda yoğun insan hareketliliği olduğunu ve atılan cam parçalarının mercek görevi görerek yangın riskini büyüttüğünü kaydetti.

“Bir de buralarda çıkan yangınlar hızlı bir şekilde yayılabilir, tarlalara sirayet edebilir. Arpa ve buğday barut gibidir. Tutuşmaya çok müsaittir. O yüzden yol kenarlarındaki otların temizliği hayati önem arz ediyor” diyen Kofalı, yüksek gerilim hatlarının alt kısımları ile trafo çevrelerinin de temizlenmesi gerektiğini söyledi. Kofalı, en küçük bir kıvılcımın bile büyük yangınlara yol açabileceğini belirtti.

Kofalı, mevcut tedbirlerin yetersizliğinin açık olduğuna vurgu yaparak, “Olası orman yangınlarına hazır değiliz. Hükümet, orman temizliğini yapacak ve buraları denetleyecek geçici orman işçilerini bile alamıyor. Aciz bir noktadayız” ifadelerini kullandı.

Ormanların ülkenin en büyük doğal servetlerinden biri olduğunu dile getiren Kofalı, yangın sonrası kaybedilen ekosistemin geri dönüşünün mümkün olmadığını söyledi. Yangınla tahrip olan ormanların ancak yüzyıllar sonra eski haline gelebileceğini belirten Kofalı, “Fidan diksen dahi asla önceki halini almaz. Önceliğimiz var olanı koruyacak tedbirleri almak olmalı. Şimdi yapılacak ot temizlikleri için harcanacak emek, yanmış bir ormanı yeniden yeşertmek için harcayacağımız emeğin binde biri bile değil” diye konuştu.

Kofalı, yangınların yalnızca insan yaşamı açısından değerlendirilmemesi gerektiğine de dikkat çekerek, ekosistemin tüm canlılarıyla birlikte zarar gördüğünü ifade etti. Kofalı, “Bir insanın başına bir şey gelmemesiyle teselli oluyoruz ama bu doğru bir yaklaşım değil. Yanan her şey candır. Karınca, yılan, kelebek, kirpi ve ağaçlarımız… Bunlar bizim ekosistemimizdir. Bunların etkilenmesi, hayatımızı da etkiler” açıklamasında bulundu.

İklim krizinin etkilerinin giderek daha görünür hale geldiğini belirten Kofalı, El Nino’nun yarattığı ve yaratacağı sonuçların dikkate alınarak multidisipliner çalışmalar yapılması gerektiğini söyledi. Kıbrıs’ın artık yarı kurak değil, kurak iklim kuşağına geçtiğini ifade eden Kofalı, bölgenin hava akımlarından doğrudan etkilenebilecek bir konumda olduğunu kaydetti.

Kofalı, bu yaz sıcaklıkların daha da artacağını öngördüğünü dile getirerek, 2024 yılında 47 dereceye ulaşan sıcaklıkların bu yıl 50 dereceyi görebileceğini belirterek yeni bir rekor yaşanabileceği uyarısında bulundu. Bunun deniz sıcaklıklarına da yansıyacağını söyleyen Kofalı, iklim krizinin etkilerinin artık doğrudan hissedildiğini vurguladı.

Vatandaşlara çağrıda bulunan Kofalı, özellikle Haziran sonu ve Temmuz aylarında ormanlık alanlarda ateş yakılmaması gerektiğini belirtti. En küçük tehlikede dahi 199 itfaiye ve 177 orman yangını ihbar hatlarına ulaşılması gerektiğini hatırlatan Kofalı, devletin her noktayı aynı anda kontrol etmesinin mümkün olmadığını ve bu nedenle yurttaş duyarlılığının büyük önem taşıdığını söyledi.

Kofalı, çevreye çöp atılmasının da yangın riskini artırdığını ifade etti; “Kıvılcımla başlayan yangınlar büyük felaketlere yol açabilir” diyerek uyarılarını yineledi.

‘Önümüzdeki günlerde gelecek’ denilen yangın helikopteri hâlâ adada değil…

Öte yandan Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş’un, 9 Haziran 2026 tarihinde Meclis Genel Kurulu’nda “önümüzdeki günlerde Türkiye’den gelecek” dediği yangın söndürme helikopteri henüz adaya ulaşmadı.

YENİDÜZEN’in Tarım Bakanlığı yetkililerinden elde ettiği bilgiye göre, söz konusu helikopter için Türkiye Cumhuriyeti ile protokol imzalandı. Bu kapsamda yangın söndürme helikopterinin Temmuz ayının ilk haftasında adaya gelmesi bekleniyor.

Bakan Çavuş, Meclis’te yaptığı açıklamada bakanlık olarak yangınlara yönelik yapılması gereken çalışmaları yerine getirdiklerini savunmuş, yangınla mücadelenin yalnızca bakanlığın değil, toplumun tüm kesimlerinin sorumluluğunda olduğunu ifade etmişti.

Yürütülen çalışmalar hakkında bilgi veren Çavuş, yangın koordinasyon ekibinin oluşturulduğunu, 12 gözetleme kulesi ile 40 yangın gözetleme kamerasının devrede olduğunu, 205 kişilik ekip kurulduğunu, ayrıca yangın yollarının açılıp genişletildiğini açıklamıştı.

Yangın söndürme helikopterinin toplum açısından hassas bir konu olduğunu da dile getiren Çavuş, Türkiye Cumhuriyeti ile gerekli temasların sağlandığını ve helikopterin önümüzdeki günlerde konuşlandırılacağını belirtmişti.

Çavuş ayrıca, yangınlara müdahalede kullanılmak üzere 10 yeni yangın müdahale aracı alınacağını ve bu araçlara ilişkin ihale sürecinin tamamlandığını duyurmuştu.

Bu haber toplam 730 defa okunmuştur