
“Bir milyon ebe, milyonlarca hayat”
Yakın Doğu Üniversitesi’nde, ebeliğin anne, bebek ve toplum sağlığındaki hayati rolü ele alınırken; “1 Milyon Daha Fazla Ebe” temasıyla mesleğin geleceği, toplumsal etkisi ve dönüştürücü gücü bilimsel sunumlarla değerlendirildi.
Ebeler, anne ve bebek sağlığından toplum sağlığının korunmasına kadar geniş bir alanda hayati sorumluluklar üstleniyor. Yakın Doğu Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Ebelik Bölümü tarafından düzenlenen “Rakamların Ötesinde, Hayatın Merkezinde: Bir Milyon Ebe” etkinliği; ebelik mesleğinin sağlık sistemindeki kritik rolüne dikkat çekerek, mesleğin bugünü ve geleceği farklı yönleriyle ele aldı. Uluslararası Ebeler Konfederasyonu’nun (ICM) 2026 yılı için belirlediği “1 Milyon Daha Fazla Ebe” teması ise etkinliğin ana gündemlerinden biri oldu.
İrfan Günsel Kongre Merkezi’nde yoğun katılımla gerçekleşen etkinlikte; Yakın Doğu Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Adile Öniz Özgören, Anadolu Ebeler Derneği’nin (AED) Kurucu Başkanı Uzm. Ebe Nesibe Üzel, Ankara Üniversite Ebelik Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. İlknur Münevver Gönenç ile Girne Amerikan Üniversitesi’nden ebelik bölümü öğretim üyeleri ve öğrencileri yer aldı. Etkinliğin açılış konuşmasını ise Yakın Doğu Üniversitesi Ebelik Bölüm Başkanı Doç. Dr. Filiz Yarıcı yaptı.
Etkinlikte gerçekleştirilen “Fetoskop Devir Teslim Töreni” ise programın en anlamlı anlarından biri oldu. Ebeliğin kuşaktan kuşağa aktarılan sorumluluğunu ve mesleki mirasını simgeleyen törende, 4’üncü sınıf ebelik öğrencisi Cansu Düz fetoskopu 1’inci sınıf öğrencisi Ceren Dilber’e devretti. Bu sembolik devir teslim ile mesleğin bilgi, deneyim ve değerlerinin yeni nesillere aktarılmasının önemi vurgulanırken, katılımcılar ebeliğin güçlü geçmişi ile geleceği arasında kurulan bu anlamlı köprüye tanıklık etti. Program, ebeliğin toplum sağlığındaki vazgeçilmez rolünü bir kez daha hatırlattı.

“Geçmişten gelen güçlü bir miras, dinamik bir meslek”
Doç. Dr. Filiz Yarıcı açılış konuşmasında, ebeliğin yalnızca doğum süreciyle sınırlı olmayan, kadın, aile ve toplum sağlığını bütüncül bir yaklaşımla ele alan köklü ve vazgeçilmez bir meslek olduğunu vurgulayarak, “Ebeler, anne ve bebek sağlığının korunmasında olduğu kadar toplum sağlığının sürdürülebilirliğinde de kilit rol üstleniyor” dedi. Ebelik mesleğinin bilimsel gelişmelerle birlikte sürekli dönüşüm içinde olduğuna dikkat çeken Doç. Dr. Yarıcı, “Ebelik, geçmişten gelen güçlü bir mirası, çağın gereklilikleriyle buluşturan dinamik bir meslektir. Bu nedenle eğitim, araştırma ve uygulama alanlarında sürekli yenilenme büyük önem taşıyor.” ifadelerini kullandı. 5 Mayıs “Dünya Ebeler Günü”nün mesleğin görünürlüğünü artırmak ve toplumsal farkındalık oluşturmak açısından önemli bir fırsat sunduğunu belirten Doç. Dr. Yarıcı, düzenlenen bu tür bilimsel etkinliklerin hem akademik paylaşımı güçlendirdiğini hem de genç ebelerin mesleki gelişimine katkı sağladığını dile getirdi. Ayrıca ebelik mesleğinin güçlenmesinin, sağlıklı nesillerin yetişmesi ve toplum refahının artırılması açısından kritik bir öneme sahip olduğunu ifade eden Doç. Dr. Yarıcı, konuşmasını etkinliğe katkı sağlayan tüm paydaşlara teşekkür ederek tamamladı.

Ebeliğin çok boyutlu rolü ve toplumsal etkisi masaya yatırıldı
Etkinlik kapsamında düzenlenen oturumda, ebelik mesleğinin sağlık hizmetlerindeki rolü, sürdürülebilir sağlık hedeflerine katkısı ve toplumsal dönüşümdeki etkisi farklı yönleriyle değerlendirildi. Oturum başkanlığını Doç. Dr. Filiz Yarıcı ile Yrd. Doç. Dr. Mine Hızal Bahçeci üstlenirken, alanında uzman isimler gerçekleştirdikleri sunumlarla mesleğin önemine ilişkin farklı perspektifler sundu. Uzm. Ebe Nesibe Üzel, “Ebelerin Etkisi, Ebeliğin Sesi” başlıklı sunumunda mesleğin sahadaki görünürlüğüne ve etkisine dikkat çekerken, Doç. Dr. İlknur Münevver Gönenç “Hayatın Merkezinde Ebe: Kadın, Aile ve Toplum Sağlığının Güvencesi” başlıklı konuşmasında ebelerin toplum sağlığındaki belirleyici rolünü anlattı. Yrd. Doç. Dr. Zeynep Oğul ise “Toplumsal Cinsiyet Eşitliğinde Ebenin Dönüştürücü Gücü” başlıklı sunumunda, ebelerin yalnızca sağlık alanında değil, toplumsal eşitliğin güçlendirilmesinde de önemli bir aktör olduğuna vurgu yaptı.






















