1. HABERLER

  2. DERGİLER

  3. söğündürme şafgı da OKUYACAM!..
söğündürme şafgı da OKUYACAM!..

söğündürme şafgı da OKUYACAM!..

söğündürme şafgı da OKUYACAM!..

A+A-

Ahmet Yıkık

Tatildeler birlikte, yitik devletin payitahtında. Kolay olmadı çıkmak bu yolculuğa. Önceden O’nu terk eden sevgilisi, öbürünü terk ederek baştan O’na döndü. Yalnız, arada, O da yeni birini tanıdıydı. Üstelik oldukça da ısrarcıydı, bu yenisi. Tam birlikte tatile gideceklerdi ki yenisiyle, eskisi tekrardan ortaya çıkıverdi. Karmakarışıktı aklı. O’na akıl veren arkadaşı bu işe çok kızdı. “Sakın ola aynı hatayı yapmayasın gene!..  Buna güven olmaz; gene terk edecek seni!..” Ne ki eskisine duyduğu aşk galip geldi. “Hiç olmazsa yenisini yedekte tut!” diyen arkadaşının nasihatine kulak vererek eskisine “olur” dedi. Tam akşam yemeğinden dönerlerken, olanlar oldu: Eski payitahtın iki yakasını birleştiren, adını da şehri fetheden sultandan alan köprüden geçiyorlardı taksiyle. Telefonu çalmasın mı tam o sırada!.. Arayan gizli numaraydı. Telefonu O değil, yeniden beraber olduğu eskisi açınca ipler koptu!.. Meğer arayan yedektekiymiş…  Film başa sardı, hâliyle…

Aldatılma Korkusu

Terk edilmekten korkuyorsun, oysa / vazgeçilebilir olmandır sana bağlılığım - / Yanlışlıkla üstüne düşen ışıkla / suçüstü yakalanmış gibi gölge - / Bir sonraki geldi bile / başkalarına benzemezliği ve saplantısıyla / bekleyip duruyor kapı önünde / uzun bir beraberlik vaat ediyor sana / şüphe, kuruntu ve aldatılma korkusu…
Gürgenç Korkmazel

KİTAP ÖNERİSİ

Mehmet Kansu, “Çıplak Ayakla Dolaşmak, Çölde…” şiir-öykü-deneme-anlatı, 93 s.
Kıbrıslı Türk edebiyatının gerek şiir gerekse düz yazı alanlarında üretken yazarlarından biri olan Mehmet Kansu, 1938 Stavrokonno – Baf doğumludur.  Kıbrıs Öğretmen Koleji’nden mezun olduktan sonra, üniversite eğitimini Gazi Eğitim Enstitüsü ve Hacettepe Üniversitesi’nde tamamlamış, bir süre de Glasgow, İskoçya’daki Jordan Hill College’de yetişkin kurslarına katılmıştır. İlk şiir kitabını “İkinin Yaşamı” adıyla, 1959 yılında şair Fikret Demirağ’la yayımlamıştır. Başlangıçta, Türk edebiyatındaki “İkinci Yeni” tarzında şiirler yazan Kansu, zaman içinde farklı eğilimlere de yönelmiştir. Şiir dışında öykü, deneme-anlatı ve çeviri çalışmalarında da bulunan Kansu’nun eserlerinde; Kıbrıslı, Doğu Akdenizli ve Adalı olmanın bireylere ve topluma kazandırdığı kültürel birikim ve kimliğe dair ayrıntılar önemli bir yer tutar. Kansu, Kıbrıs’tan gelmiş geçmiş tüm uygarlıkları, bütünsel bir yaklaşımla, ada kültürüne bulundukları katkıdan ötürü, kucaklayıcı hümanist bir tavır sergiler. Yazarın, eserlerinden bazıları şunlardır: Yüzüm ve Gökyüzü Arasındaki Hayaletler, Boşluk, Yeşil Kurbağa, Yılan ve Açlık, Büyücü, Lefkoşa’yı Yürümek I-II…

“Çıplak Ayakla Dolaşmak, Çölde…” kitabı üç bölümden oluşmaktadır. İlk bölümünde on dokuz tane şiir yer almaktadır. Kitabın ikinci bölümü öykülere ayrılmıştır ve bu bölümde toplam on üç tane öykü bulunmaktadır. Kitabın son bölümüyse, deneme ve anlatılara ayrılmıştır. Bu bölümde de on bir tane ‘deneme-anlatı’ tarzında kaleme alınmış eseri yer alır, Kansu’nun. Kitabı oluşturan gerek şiir, gerek öykü ve gerekse de anlatılarda; Kansu’ya özgü izlenimci ve dışavurumcu üslûbun varlığı hemen hissedilir. Estetik bir bakış açısından süzülen zaman parçacıkları, okurun gözleri önüne serilir. Hayata tutunmak isteyen fakat aynı zamanda, ölüme ve yok oluşa teslim olmaktan başka bir seçenek / yol olmadığının da bilincinde olan bir anlatıcıyla baş başa kalırsınız. Kimi zaman şiirsel, kimi zaman da felsefi bir iklimde gezinir durursunuz. Fakat bir eksiklik duygusu kaplar içinizi. Belki de bunun sebebi, sonsuzluğu arzulayan ruhun, bedenin ölümlülüğü karşısında duyduğu çaresizliktir. Keyifli okumalar…

YENİLERDEN…
(Aşağıdaki kitaplara dair bilgiler, kitapların kendi tanıtım bültenlerinden alınmıştır.)

Enis Batur, “Kitap Evi”, roman, 132 s.
Hayatım kitapların arasında, ortasında geçti.
Birkaçını yazdım, birçoğunu yaptım, daha çoğunu okudum, okumak için edindim, edinmek için elledim, sayfalarını karıştırdım, evimin duvarlarını kaplamalarından zamanla bir tür güvence duygusu yonttum. Neredeyse bütün düşüncelerimin, duyularımı harekete geçiren kıvılcımların kaynağında, kökünde, kuyusunda yer aldı kitaplar. Korktumsa, en çok onlardandır; şüpheler içinde kendi kendimi ve başkalarını kemirdiysem, onlardan.

Tom Robbins, “Parfümün Dansı”, roman, 368 s.
" “Oyunculuk uçarılık değil, bilgeliktir” diyerek çılgınlık derecesinde “oyuncul” romanlar yazan Tom Robbins, bu romanda hayatımızı var eden en temel kavramlar hakkında düşünmeye ve insanın doğayla ilişkisinin kopma sürecinin anlatıldığı düşsel/tarihsel bir yolculuğa çağırıyor bizi. Batı’dan Doğu’ya, oradan da Yeni Dünya’ya uzanan, ölümsüzlüğü kovalayan ve yüzyıllar süren bir yolculuktur bu. Batı, acı çekmeyi seven, mantığa, bireyciliğe ve üretime tapınanların diyarıdır. Doğu, aşka, boş zamana, münzeviliğe, bilinmezliğe hayatında yer veren insanların yaşadığı su ve parfüm diyarıdır. Yeni Dünya’da ise sadece “başarı” ve hırs vardır. Yolculuğun en ilginç kişisi ise keçi ayaklı, zevk ve bereket tanrısı Pan’dır. Pan, insanların duyguları ile düşünceleri arasına duvar çekmeleri; yaşamak yerine, cennete kabul edilmek ve doğayı tahakküm altına almak için çalışmaları; dans, müzik ve aşkla ilgilenmek yerine, doğru ve yanlışla uğraşan Aristo, İsa ve Descartes’a inanmaları ile gücünü yitiren bir tanrıdır. Aynı zamanda Bay Mantıksız, Bay İçgüdü, Bay Hayvani Sır, Bay Çingene, Bay Koku, Bay Aydedeye Havlayan, Bay Şaşırtıp Kaçan, Bay Mastürbasyon, Bay İnatçı Güç, Bay Küstahlık, Bay Doğa En İyisini Bilir...dir. Pan’ın en yakın arkadaşları ise, “insanın kalbiyle yaşamasını” savunan kendi kendinin kralı Alobar ve Kama-Sutra’yı bütün incelikleriyle bilen koku bilgesi Kudra’dır. Bugün Pan’ın, Alobar’ın ve Kudra’nın izleyicileri günahlarından pişman olmayan günahkârlar, inançsızlar, şehvetli kadınlar, müzisyenler, âşıklar, asiler, şairler ve delilerdir. Bu kitapta hayatlarını bir “deney” olarak yaşayanlar anlatılmaz. Onların okumalarına da gerek yoktur!.. "

YAZIN DÜNYASINDAN HABER…

1 Temmuz 2014 tarihinde, Streetart Kitap Kafe’de, Doç. Dr. Kemal Bolayır'ın kaleme aldığı yeni kitabı, 1955 öncesinde ve sonrasında adada yaşamış 50 yaş üstü, Türkçe ve Rumca konuşan Kıbrıslıların anılarından oluşan "Benim Adım Kıbrıs" adlı kitabın tanıtımına yönelik  imza günü ve söyleşi  düzenlendi.

Bu haber toplam 333 defa okunmuştur
Adres Kıbrıs 166. Sayısı

Adres Kıbrıs 166. Sayısı

Önceki ve Sonraki Haberler