1. HABERLER

  2. DÜNYA

  3. Nami, Fileleftheros gazetesine konuştu
Nami, Fileleftheros gazetesine konuştu

Nami, Fileleftheros gazetesine konuştu

Nami: “Anastasiadis her şeyi müzakere etmek istiyor”

A+A-

 

Dışişleri Bakanı Özdil Nami, Kıbrıs Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’in Kıbrıs sorununun çözümü müzakerelerinde geçmişte sağlanan uzlaşıları kabul etmeyerek, her şeyi sıfırdan müzakere etmek istediğini açıkladı.
Fileleftheros gazetesi: “Anastasiadis Her Şeyi Müzakere Etmek İstiyor – Zaman Kazanma Taktiği Bumerang – Garantörlerin Garantiler İçin Söz Hakkı Var – AB’nin Katkısının Değişmesi İçin Sebep Yok” başlıkları altında Nami’yle gerçekleştirilmiş tam sayfa söyleşiye yer verdi.
Nami söyleşisinde özetle, Kıbrıs Rum tarafının, geçmişte taraflar arasında sağlanan uzlaşılara karşı olumsuz bir tutum sergilediğini ve bu uzlaşılardan memnun olmadığını, her şeyi yeniden müzakere etmek istediğini açıkladığını söyledi.
Nami, bu davranış biçiminin müzakerelerde sıfırdan başlama anlamına geldiğini ve bu durumda Kıbrıs Türk tarafının da sıfırdan tezler sunmaya kışkırtıldığını ifade ederek, bu durumda büyük zaman kaybı yaşanacağını vurguladı.

“Dört ay uğraşıldı”

Ortak Açıklamaya ulaşılabilmesi için dört ay uğraşıldığını ve sonucun, tepki göstererek Rum hükümetinden istifa eden DİKO haricinde her iki toplum tarafından da kucaklandığını belirten Nami, Ortak Açıklama’nın, Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’in talep ettiği üç ‘S’yi’, tek egemenlik (single sovereignty), tek vatandaşlık (single citizenship) ve tek uluslar arası temsiliyet (single international personality) unsurlarını sağladığını ifade etti.

Ortak Açıklamanın Kıbrıs Türk tarafının büyük önem verdiği bazı unsurları da sağladığına dikkat çeken Nami, ortak açıklamayla Kıbrıs Türk ve Rum tarafının uzlaştıkları noktaları birleştirmek ve üzerinde uzlaşı sağlanamamış toprak ve mülkiyet konularına odaklanmak suretiyle iyi bir sonuca varılabileceğini belirtti.

Karşılıklı suçlamalar

Nami, şu anki durumda iyimser olmak için bir sebep bulunmadığını da belirtirken, Kıbrıs Rum tarafının Kıbrıs Türk tarafını mülkiyet ve toprak konusunu görüşmemekle suçladığını, Kıbrıs Türk tarafının ise, mülkiyet ve toprak konularını görüşmeye hazır olduğunu ancak uzlaşılmış unsurlara saygı gösterilmesi gerektiği yanıtını verdiğini, bu yüzden de ilerleme olmadığını ifade etti.

Mülkiyet konusunda geri adımlar…

Mülkiyet konusunun hali hazırda görüşülmekte olduğunu ve uzlaşı noktalarını içeren iki belgenin de bulunduğunu vurgulayan Nami, bu aşamada müzakerecilerin mülkiyet konulu 4-5 görüşme gerçekleştirdiklerini, ancak bunda bile Kıbrıs Rum tarafının daha önce kabul edilen unsurlardan geri adım attığının görüldüğünü söyledi.

Bu unsurlara örnek olarak, Kıbrıs Rum tarafının geçmişte “ikametgah” terimini, yani bugünkü kullanıcı tarafından ikametgah olarak kullanılan binaların özel muameleye tabi olmalarını kabul ettiğini, ancak şimdi bu kriterleri kabul ettiklerini fakat başka ilgili konuların da olduğunu söylediklerini belirten Nami, toprak konusunda ise, genel başlık altında bulunan pek çok alt başlık olduğuna değindi.
“Harita konusu en sona bırakılmalı”

Nami, toprak oranının konulardan biri olduğunu ancak dikkate alınması gereken, verimlilik, su kaynakları ve sahil şeridinin uzunluğu gibi diğer unsurların da bulunduğunu belirterek, harita konusunun ise en sona bırakılması gerektiğini ifade etti.
Harita konusunun en sona bırakılmasının daha önce Kıbrıs Rum tarafınca kabul edildiğini ve bunun BM tarafından da onaylandığını vurgulayan Nami, bunun başlıca sebebinin, harita konusunda uzlaşıya varıldığının açıklanmasının akabinde büyük tepkilerin gelmesinin beklenmesi ve tarafların bu tepkilere göğüs gelebilmek için ise diğer tüm konulardaki uzlaşılarını ortaya koymaları olduğunu belirtti.

“Anastasiadis zaman kazanmaya çalışıyor”

Nami, Rum lider Anastasiadis’in Kıbrıs Rum kamuoyunun tepki göstereceği bahanesiyle zaman kazanmaya çalıştığını ancak bu taktiğin günün sonunda Anastasiadis’in aleyhine döneceği uyarısında da bulundu.
Söyleşisinde Yeşil Hat Tüzüğü ve kapalı bölge Maraş konusuna da değinen Nami, Yeşil Hat Tüzüğü’nün uygulanmasının Kıbrıs Rum tarafınca engellendiğini ve Rum hükümetinin bu konuda pek çok zorluk çıkardığını ifade eden Nami, kapalı bölge Maraş konusunda ise, ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden’in adaya ziyareti sırasında, durumu değerlendirmesi için uzmanların gönderilmesi gibi basit bir konuda dahi uzlaşıya varılamadığını belirtti.

Nami sözlerini şöyle sürdürdü: “Böyle basit bir anlaşmanın dahi yapılamayacağı ortaya çıktı. Sunulan bazı unsurlar Kıbrıs Rum tarafının hoşuna gitmezken, bazıları da Kıbrıs Türk tarafının hoşuna gitmedi. Birkaç hafta süren müzakereler oldu ancak sonunda uzlaşıya varılamadı. Temel hedefimiz olan özlü çözüm için ilerleme sağlanmasına paralel olarak bazı adımların gerçekleşmesini istedik. Kıbrıs Rum tarafı, Kuzey’deki tüm limanlarımızı kapsayacak bir çalışma yapılması şeklindeki tezimize karşı çıktı. Kıbrıs Rum tarafı sadece Mağusa için olmasını istiyordu. Her türlü güven yaratıcı önlem, Mağusa unsurunda olduğu gibi, dengeli olmalı ve her iki taraf için karşılıklı kazanç (win-win approach) sunmalıdır”.

“Maraş tüm konular çözülünce…”

Nami, asıl konuya çözülmemiş başlıklara odaklanılmasının daha doğru olacağını ve tüm konu çözüldüğünde kapalı bölge Maraş’ın da bunun bir parçası olacağını ifade etti.

Söyleşisinde AB’nin müzakerelere daha etkin katılımı konusuna da değinen Nami, hali hazırda AB’nin müzakerelere katkısının gerçekleştiği bir mekanizmanın bulunduğunu ve AB’nin temsilcisi Van Noufel’in kendisinden istendiği zamanlar görüşlerini ilettiğini belirterek, AB’nin katılım düzeyinin değiştirilmesi için sebep olmadığını vurguladı.

“Garantörler tarafından imzalanan anlaşmalar, Kıbrıslı Türkler tarafından lağvedilmeyecek”

Garantiler konusundaki bir soruyu da yanıtlayan Nami, İngiltere, Türkiye ve Yunanistan tarafından imzalanan garantörlük anlaşmasının Kıbrıslılar tarafından lağvedilemeyeceğini, söz konusu anlaşmada yapılacak her türlü değişiklikte imza sahiplerinin de orada bulunmaları gerektiğini ifade etti.

Nami ayrıca doğal gaz kaynakları konusuna da değinerek, doğal gazın Türkiye üzerinden boru hattıyla AB’ye götürülmesinin herkesin çıkarına olacağını ve her iki taraftaki insanlara, bundan faydalanmak istiyorlarsa çözüme odaklanmalarının söylenmesi gerektiğini belirtti.
Nami, Anastasiadis’in birkaç kez bunu söylediğini ancak tek taraflı eylemler gerçekleştirmekte olduğunu belirterek, Anastasiadis’in eylemlerinde tutarsızlık bulunduğunu sözlerine ekledi.
(tak)

Bu haber toplam 688 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler