1. HABERLER

  2. DERGİLER

  3. Cezaevinin soğuk duvarları ardında sıcacık eğitimler…
Cezaevinin soğuk duvarları ardında sıcacık eğitimler…

Cezaevinin soğuk duvarları ardında sıcacık eğitimler…

Cezaevinin soğuk duvarları ardında sıcacık eğitimler…

A+A-

Didem MENTEŞ

İçişleri ve Yerel Yönetimler Bakanlığı’nın ön yargısız, insana ve topluma artı değer katmayı amaçlayan, daha iyi bir gelecek adına Merkezi Cezaevi’ndeki mahkumlar için düzenlediği çeşitli kurs ve etkinlikler dikkat çekiyor. Bu kapsamda Doğu Akdeniz Üniversitesi (DAÜ) işbirliğiyle başlatılan ‘Mahkûmları Topluma Yeniden Kazandırma Projesi’ başarılı şekilde kendini göstermiş durumda. DAÜ Yabancı Diller ve Hazırlık Okulu tarafından yürütülen ‘Toplumsal Duyarlılık Projeleri’ kapsamı içerisine alınan ‘Mahkûmları Topluma Yeniden Kazandırma Projesi’nin İngilizce kursu ayağı da geçtiğimiz hafta tamamlandı.
DAÜ Yabancı Diller ve Hazırlık Okulu Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Elmaziye Özgür Küfi ‘Toplumsal Duyarlılık Projeleri’ ile ilgili yürütülen çalışmaları ADRES Kıbrıs’a anlatırken, Öğretim Üyesi Cenk Özdağ ise cezaevinde İngilizce dersi vermenin farklı bir deneyim olduğunu bizlerle paylaştı. ADRES Kıbrıs olarak İngilizce kursu alarak yaşamlarına renk katarak mutlu olan mahkumlarla cezaevinde görüştük…

“BİLİNÇLİ VE DUYARLI ÖĞRENCİLER YETİŞTİRMEYE YÖNELİK…”
DAÜ Yabancı Diller ve Hazırlık Okulu Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Elmaziye Özgür Küfi, günümüz çağında geleneksel eğitim yöntemleri yerine öğrencilerin daha bilinçli, topluma daha duyarlı olmaları bağlamında Toplumsal Duyarlılık Projeleri’ni (Civic Involvement Projects) 2010 yılında hayata geçirdiklerini söyledi. Orta düzey programına entegre edilen projelerin, 4- 5 çalışmayla başlangıç yaptığını belirten Küfi, ‘Çevre ve Geri Dönüşüm, Hayvanları Koruma, Kıbrıslılık Kültürü’ gibi projeler yürütüldüğünü söyledi.  Elmaziye Özgür, amaçlarının akademik, dil ve teknolojik becerileriyle toplumsal duyarlılığı harmanlayarak, eğitimi sınıf dışına taşımaya çalıştıklarını aktardı.

“ÖĞRENCİLER AKTİF BİREYLER HALİNE GELME ŞANSI YAKALIYORLAR”
“Öğrencilerimiz pasif bir dinleyici olmaktan çok bilgiyi oluşturan bazı şeyleri birebir deneyimleyen, aktif bireyler haline gelme şansı yakalıyorlar” diyen Elmaziye Özgür Küfi, öğretim üyelerinin bu projelerde gönüllü olarak görev aldıklarını vurguluyor.
Küfi, “Hocalarımız öğrencilerle hedefleri belirleyerek bir dizi etkinlikler planlıyorlar. Örneğin ‘Çevre ve Geri Dönüşüm’ bu projelerden bir tanesi. Bu proje bir tartışmayla başlıyor veya o konuda bir okuma parçası ya da facebook paylaşım sitesinden bir resim ile ilgili paylaşımlar başlıyor. Ya da okulda öğrencilerin yaptığı ayrıştırma kutuları kullanmaya özendiriyoruz ve geri dönüşüm sürecini izlemelerini sağlıyoruz. Çevre ya da sahil temizliği yapmalarını sağlıyoruz” diyor.

“DEVAMLILIK DİLİYORUZ”
İçişleri Bakanlığının başlattığı ‘Mahkûmları Topluma Yeniden Kazandırma Projesi’ kapsamında ise DAÜ ile iletişime geçildiğini ve protokol imzalandığını aktaran Küfi, proje bağlamında mahkumlara yönelik hem bilgisayar hem de İngilizce dersleri konusunda yardım istendiğini söyledi. Proje kapsamında İngilizce dersi verilmesiyle ilgili Yabancı Diller ve Hazırlık Okulu Öğretim Üyesi Cenk Özdağ’a teklif yapıldığını söylüyor Elmaziye Küfi. Özdağ’ın rahat bir stili olmasından dolayı tercih edildiğine de dikkat çekiyor. Küfi, başlangıç düzeyinde olan derslerin dönemlik olduğunu belirterek, devamlılığı sağlamayı istediklerini de dile getirerek, sözü Yabancı Diller ve Hazırlık Okulu Öğretim Üyesi Cenk Özdağ’e bırakıyor.

-------------------------------------------------------------------------

“İlk başlardaki tereddüt yerini ‘gurur’a bıraktı”

Cezaevinde İngilizce dersini veren Öğretim Üyesi Cenk Özdağ ise yaşadığı özel ve farklı deneyimi dile getiriyor. Tahmin etmediği bir anda böyle bir teklif aldığını söyleyerek sözlerine başlayan Özdağ, “ben bunu yapabilirim” diyerek teklifi hemen kabul ettiğini söylüyor.

İLK BAŞLARDA NE MÜFREDAT NE KİTAP…
Bakanlık tarafından ortada çok iyi niyetle yapılan bir organizasyon olduğunu ancak ilk zaman akademik olarak altının doldurulmadığını vurguluyor Özdağ.  Derslerin hangi seviyede, hangi sıklıkla verileceği yanı sıra nasıl bir müfredat ve kaynaktan yararlanılacağına dair elle tutulur bir şey olamadığını aktarıyor. İlk başlarda Elmaziye Özgür Küfi’nin yardımıyla daha sonra da işin kendisine kaldığını fark ederek müfredat konusunda işe koyulduğunu söyleyen Cenk Özdağ, “ders odası var ama ortada kitap yok” diyor… Deniz Plaza ile irtibata geçerek kitap ihtiyacını karşıladıklarını hatırlıyor Cenk Özdağ ve kitabın DAÜ Hazırlık Okulu’nda okutulan kitaplardan olduğu için her şeyin daha kolay olduğunu anlatıyor.

KISA SÜREDE İYİ BİR BAŞARI
Yaklaşık iki ay 2 grup eşliğinde derslerin sürdüğünü ancak sayının 9’ar kişiye düşmesiyle grupları birleştirdiğini belirten Özdağ, yaklaşık 1 buçuk aylık sürede de tek grupla 4 saat süren dersler yaptıklarını, toplamda bu rakamın 50 saate denk geldiğini söylüyor.
İlk başlarda mahkumların mesafeli yaklaştığını ancak çok kısa zamanda karşılıklı olarak motivasyonun yakalandığını aktaran Özdağ, üçüncü haftadan sonra birbirlerini tanımaya başladıklarını ve derslerde bunun etkisinin görüldüğünü belirtiyor. Cezaevinin kendi iç dinamiğinden dolayı mahkum sayısını hiçbir zaman netleştiremediklerini belirten Özdağ, sertifikasını veremediği öğrencileri olduğunu da aktarıyor.

“İLGİNÇ BİR DENEYİM OLDU”
Yaşanan süreci “ders açısından çok kolay oldu, mahkumlar açısından da yararlı oldu” diyen Cenk Özdağ, mesleki açıdan çok ilginç bir deneyim yaşadığını vurguluyor. Sınıfa girdiği zaman akıcı şekilde İngilizce konuşan mahkumlarla karşılaştığını anlatan Özdağ, “bu kadar yıllık meslek hayatımda ilk kez akıcı sokak İngilizcesi konuşup, okuma yazması olmayan kişi gördüm” diyerek, inanılmaz şekilde seviye farkı olan grupla karşılaştığını da vurguluyor. Cenk Özdağ, “akıcı İngilizcesi olan yanında okuma yazması olup hiçbir İngilizce kelime yazamayan kişi de gördüm ki ben o kişi için hiç yapmadığım bir şeyi yaparak tahtaya bir kelimenin Türkçe telaffuzunu yazdım” diyor.

“İLERLETECEKLERİNİ DÜŞÜNÜYORUM”
Mahkumların İngilizce kursunu hem bir ders olarak hem de sosyal faaliyet olarak gördüklerini söyleyen DAÜ Öğretim Üyesi Cenk Özdağ, iyi seviyede olan öğrencilerinden bazılarını yardımcısı olarak kullandığını da söylüyor. Grup çalışmaları yaptırarak kişiye hem sorumluluk verdiğini hem de sahiplenme duyusunun sağlandığını söyleyen Özdağ, bu şekilde ilgi ve motivasyonun daha da arttığını ifade ediyor. İngilizce kursunu ileriye götürmek isteyen mahkumların olduğunu ve onlara kendi cep telefonu dahil her türlü yardım yapabilecek yolları gösterdiğini aktaran Özdağ, en az 15 kişinin İngilizceyi kullanma konusunda motive olup ilerde kullanmaya devam edeceklerinden emin olduğunu vurguluyor. Günün sonunda sertifika alan öğrencilerini gördüğü zaman sevincin gurura dönüştüğünü anlatıyor…

“HER ÖĞRETMENİN KARİYERİNDE OLACAK BİR TECRÜBE DEĞİL”
“Öğrencilerim” vurgusuyla konuşan DAÜ Öğretim Üyesi Cenk Özdağ, yaşadığı deneyimden ne kazandığını şu ifadelerle tamamlıyor: “Doğru amaçla kullanılırsa eğitim her yerde ve her şartta insanları daha iyiye götürmek için bir araç olarak kullanılabilir. Bu kurs bunun ispatıdır. Doğru yer olduğuna eminim çünkü o mahkum gelmezse koğuşunda yatacak. Ama 100 saatini kursa harcadı. İkincisi ise kendime özeleştirim olarak ön yargılar… Hala daha bugün arkadaşlarıma çok farklı bir ortam olduğunu anlatmaya çalışıyorum. Hapishane dediğimiz zaman ‘aman’ deniyordu. Herkes hata yapabilir ve bunun bedelini ödüyor. Ama burada amaç bedel ödemek değil, ıslah etme müessesi söz konusudur. Islah etme noktasında da katkılarımız olabiliyor. Onu gördüm ve onun vicdani rahatlamasını, tatminini yaşadım. Evet ciddi bir mesleki tecrübe yaşadım ve her öğretmenin kariyerinde olamayacak bir tecrübedir. İnsani ilişkiler açısından da bir avantajdır” 


----------------------------------------------------------------------------------

“Elimizde altın bilezik”

Mahkûmları Topluma Yeniden Kazandırma Projesi’ çerçevesinde cezaevindeki mahkumlara İngilizce ve bilgisayar kursu yanında meslek edinme kursları da verilerek ileride topluma adapte olabilmeleri için büyük bir fırsat yaratıldı. Ocak ayında ‘Mahkûmları Topluma Yeniden Kazandırma Projesi’ kapsamında başlatılan İngilizce dersleri de geçtiğimiz günlerde tamamlanarak, kursa katılan mahkumlara sertifikaları verildi.
ADRES Kıbrıs’a konuşan mahkumlar da duygularını ifade ederek, memnuniyetlerini dile getirdi. Mahkumlar bu fırsatı kendilerine sağlayan İçişleri Bakanlığı’na ve cezaevi yönetimine teşekkür ederek, hayatının geri kalan kısmında bu eğitimi ilerletmeyi düşündüğünü söyledi. Sosyal aktivite olarak İngilizce kursunun verilmesinin büyük bir avantaj olduğuna dikkat çeken mahkumlar, “bu bizim elimizde altın bilezik” yorumunda bulundu.


----------------------------------------------------------------------

Türkistan Günce: Cezaevi geçiş noktası
“Ben 7 buçuk aydır buradayım, tahliye olmama 1 sene daha var. Biz mahkumlara sosyolojik eğitim alanında verilen kurslar dolayısıyla Sayın Müsteşar Hasan Alicik’e ve cezaevi yönetimine çok teşekkür ediyorum. Cezaevi insanlar için tabiri caizse bir geçiş noktasıdır, herkes cezaevine düşebilir. Dolayısıyla burada kendimizi yetiştirmek, ileriye taşımak için bu tür eğitimler bir fırsattır. Öncelikle sosyolojik eğitim açısından bence olması gereken bir süreçtir. Bizim açımızdan bu etkinlik kişinin bireysel gelişiminde ve sosyolojik hayatında her daim olması gereken bir altın bileziktir. Cezaevinde bir takım faaliyetler içerisinde yer almak mahkumların içine kapanmamasını, hayata daha çok pozitif bakması açısından bu kurs çok faydalı geçti. Eylül’de düzenlenecek ikinci periyoda da katılmayı düşünüyorum. Cezaevinden tahliye olduğum zaman İngilizceyi ilerletmeyi düşünüyorum.  Zaten be eğlence hayatında görev aldığım için İngilizce dilini kullanmam gerekiyor”

Mehmet Bayramlar: Hocamız için farklı bir deneyim
“Ben 1 buçuk yıldır buradayım, tahliye olmama az bir süre kaldı. Aslında benim ilk lisanım İngilizce çünkü ben yurt dışından geldiğim için bu dili kullanıyordum. Ancak dilbilgisi açısından bana büyük yararı oldu. Bu kursa katıldığım için çok mutluyum. Mahkumlar için bu farklı bir deneyim değil, hocamız için farklı bir deneyim olduğunu düşünüyorum. Geçirdiğim bu süreç içerisinde hem psikolojik hem de sosyolojik açıdan bir fırsat yakaladım. Böyle bir fırsat verildiği için hem yönetime hem de müsteşara teşekkür ederim”

Mustafa Mertsoylu: Hoş bir uygulama
“Cezaevi içerisinde bu kadar hoş bir uygulama daha önce düzenlenmemiştir. Dışarıdaki dershaneler gibi sınıfta 50 saati aşkın bir kurs geçirdik. Başlangıç seviyesinde olmamıza rağmen yapabileceğimize inandıran bir hoca sayesinde büyük gelişme gösterdik. Bu dönemin sonuna geldik, yeni dönemde yine kursa katılmayı düşünüyorum”

Yılmaz Özbayrak: Okul ortamında hissettik
“Ben İngilizceyi biliyorum ama dilbilgisi açısından çok faydalı şeyler kazandığımı düşünüyorum. Benim için bunun yanında sosyal ve psikolojik olarak kendimizi okul ortamında hissettik. Cezaevinde değil de dışarıda sınıfta ders yapar gibi hissetim. Hocamızla öğrenci- öğretmen ilişkisi yanında abi- kardeş gibi bir ilişki kurduk. Güzel bir süreç geçirdik. Moral ve motivasyonumuz yerine geldi. Ben kurstan çok yararlandım”

 

Bu haber toplam 681 defa okunmuştur
Adres Kıbrıs 163. Sayısı

Adres Kıbrıs 163. Sayısı

Önceki ve Sonraki Haberler