1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. A Level’de son durum...
A Level’de son durum...

A Level’de son durum...

“Ak” de, “kara” de... Bir şey söyle; açıkla... “Olacak ya da olmayacak” de... Veliler de, öğrenciler de bilsin, ne yapacağına karar versin... Herkes birbirine soruyor. Kendi olanaklarıyla öğrenmeye çalışıyor. A Le

A+A-

“Ak” de, “kara” de...

Bir şey söyle; açıkla... “Olacak ya da olmayacak” de...

Veliler de, öğrenciler de bilsin, ne yapacağına karar versin...

Herkes birbirine soruyor. Kendi olanaklarıyla öğrenmeye çalışıyor.

A Level konusundaki son durum nedir? Kamuoyu Eğitim Bakanlığı’ndan açıklama bekliyor.

Oysa övünme olunca ne televizyon ekranları sığar, ne de mangalda kül kalır...

Alet işler, el övünür misali Türkiye kararlar alır, buradakiler de “iş yaptım” diye övünür. Evrimmiş, devrimmiş; yok eğitimde tam güne direksiyon çevirecekmiş...

Nedir bu dümen çevirmeler?

Övüneceksen övün, ama halka da açıklayıcı bilgi ver. Öğrencilere, velilere değer ver... Çık halkın karşısına “son durum budur” de; “falan filan sorunlar var” de...

Övünmesini bildiğin gibi, sorunları da anlatmasını bil. Herkes ne yapacağına karar verebilsin. “Bu iş olmadı, seneye kaldı” diyeceksen de, de... Ama korkmadan dürüstçe, sağa sola dümen çevirmeden...

***

A Level konusunun gelişimi ve son durumu nedir?

Özellikle ÖSS sınavlarının baskısıyla kolejlerin önü tıkanmış, esas amaçlarından gittikçe uzaklaşmışlardı. Yasaklarla değil, geliştirerek Güney’deki okullarla rekabet gücünü artırmak gerekiyordu. Bu amaçlarla A Level programları Lefkoşa Türk Maarif Koleji’nde 2008 yılında başlatıldı. DAK ve diğer özel okullar da bu programları uygulamaya başladılar. Ne var ki, geçmişten de bilindiği üzere A Level sonuçlarına göre özellikle tıp okumak isteyen öğrenciler, ABD ve İngiltere gibi ülkelerdeki üniversitelerden çok zor kabul alabiliyorlardı. Bu nedenlerle ve A Level programlarının açılmasıyla, KKTC’li öğrencilerin A Level sonuçlarıyla Türkiye üniversitelerine kabul edilmesi konusu gündeme gelerek tartışılmaya başlandı. Konu Türkiye’deki yetkililerle görüşülmeye başlandı.

Hükümet değişiminden sonra gerek Kemal Dürüst, gerekse Nazım Çavuşoğlu konunun takipçisi oldu ve daha ileriye taşıdılar. Tabi ki halk arasında söylenen bir bakanın kızının kolejde okuduğu ve Türkiye’de tıp okumak istediği için bu işi yaptıkları yönündeki söylenceleri de dikkate almadığımı da belirtmek isterim. Çünkü olay tüm gençleri ilgilendirmektedir.

Bu gelişmeler olurken, YÖK 18 Şubat 2010 tarihinde aldığı bir kararla Yabancı Uyruklu Öğrenci Sınavı (YÖS)’nı kaldırdığını açıkladı. 2010’da son kez yapıldı. Yine aynı tarihte  “Yurt Dışından Öğrenci Kabulüne İlişkin Esaslar” kararını kabul ederek yabancı uyruklu öğrencilerin üniversitelere sınavsız girebilmelerine olanak sağlandı.

Ne idi YÖS’ün yerine getirilen yeni uygulama?

Daha önce yabancı uyruklu öğrenciler YÖS aracılığıyla üniversitelere yerleştiriliyorlardı. Yerine getirilen yeni uygulamada ise lise bitirme sınavları statüsünde olan Abitur, International Baccalaureate (IB), GCE, Tawjihi... ile üniversite giriş sınavı statüsünde olan SAT, TCS, GAOKAO, Kazakistan Ulusal Üniversite Sınavı gibi kriterlere göre öğrenciler kabul edilecektir. Diyelim ki yabancı uyruklu bir öğrencinin elinde IB diploması veya SAT sonuçları var. Eğer Türkiye’deki üniversitelerin kabul ettikleri minimum seviyenin üzerinde ise yabancı uyruklu öğrenciler için ilan edilen kontenjanlara başvurabilecektir.

Yeni uygulama nasıl olacak?

Üniversite senatoları bölümlere minimum kabul koşullarını ve kontenjanlarını belirleyerek, Yükseköğretim Kurulu’na bildirerek onaylatması gerekiyor. Örneğin “X” üniversitesi “En az biri başvurulan programla ilgili olmak üzere en az 2 konuda A Level, A seviyesi” koşulunu kabul edebilir. Eğer bir öğrenci mühendislik bölümüne başvuracaksa biri fizikten olmak üzere, diğeri de kendi ilgisine bırakılan bir konudan A seviyesinde A Level sonuçlarına sahip olması gerekmektedir.

YÖK bu uygulamanın ülke içine yönelik açılım ve gelişimine ışık tutması ve uygulamaya yönelik geribildirimler elde etmek amacıyla KKTC üzerinden bir pilot uygulama gerçekleştirmek istedi. YÖK başkanı Yusuf Ziya Özcan, Türkiye basınına bu usule göre KKTC’den 2011 yılından itibaren öğrenci kabul edeceklerini duyurdu. Tabii bu arada bakanlığın kıvraklığı ve dümen çevirme becerileriyle Güney Kıbrıs’ta okuyan, özellikle Kıbrıslı Türklerin büyük ilgi gösterdiği İngiliz Okulu’nda öğrenim gören öğrenciler kapsam dışında bırakıldı. Amaç Güney’e gidişleri durdurmakmış. Olay bu boyutu ile basınımızda geniş yer bulmuş ve tartışılmaya başlanmıştı. Arkasından da idari bir hatadan dolayı Türkiye üniversitelerine başvuru tarihleri ile A Level sonuçlarının açıklanması arasında tarih tutarsızlığı yaratıldı. Başvuru tarihleri sona erdikten sonra, A Level sonuçlarının açıklanacak olması öğrencilerin bu yıl açıkta kalma riskini gündeme getirmişti.

Ancak burada bunlar tartışılırken, Türkiye’de YÖK’ün YÖS yerine getirdiği ve sonradan KKTC’li öğrencileri de dahil ettiği yeni uygulama mahkemeye taşınmıştı.

Eğitim ve Bilim İş Görenleri Sendikası (EĞİTİM-İŞ) Danıştay Sekizinci Dairesi’nin yürütmenin durdurulmasına ilişkin ret kararını, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’na götürmüştü. Ülkemizde bu tartışmaların ve belirsizliklerin yaşandığı bir dönemde, Danıştay Kurulu’nun sendikayı haklı bularak yürütmeyi durdurma kararı gündeme düşer. Belirsizliklere yeni belirsizlikler eklenir.

Mahkeme kararıyla ne durduruldu? YÖS’ün yerine getirilen ve KKTC öğrencilerinin de A Level sonuçlarıyla kabul edilebileceği yeni uygulama...

Kıbrıslı öğrencilerin durumu ne olacak? Böyle durumlarda kim açıklama yapar? Kasaplar mı, manavlar mı, dülgerler mi? Hayır. Eğitim Bakanlığı yapar. Var mı bir açıklama? Yok... Bir bilgi, bir söz...

Danıştay Kurulu, yeni uygulamayı Bakanlar Kurulu kararına, “Türkiye'de Öğrenim Gören Yabancı Uyruklu Öğrencilere İlişkin Yönetmelik”e, ÖSYM'nin sınav yapma yükümlülüklerine aykırı buldu. Yanı sıra Yükseköğretim Genel Kurulu’nun, kararlarını yönetmelik hükümlerine ve Bakanlar Kurulunun bu konuda özel düzenleme yapma yetkisine müdahale niteliği taşıdığı görüşünü ortaya koydu. Bu gerekçelerle Danıştay Kurulu, YÖS’ün kaldırılarak yeni uygulamaların getirilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığından yeni uygulamayı durdurma kararı verdi.

Dava açarak yürütmeyi durduran Eğitim-İş Genel Başkanı Veli Demir’de yaptığı açıklamada Türk uyruğundan çıkma işlemi ve çıkma sonrası tekrar Türk uyruğuna girme işleminin son derece basit bir prosedürle gerçekleştiği gerçeğine dikkat çekerek uygulamanın istismar ve eşitsizlik yaratacağı yönünde açıklama yaptı. 

Şimdi ne olacak? Türkiye Eğitim Bakanlığı’nın gerek yönetmeliklerde, gerekse Bakanlar Kurulu kararlarında düzenleme yapmaları gerekmektedir. Bu düzenlemeler kısa sürede yapılır mı? TC Eğitim Bakanlığı’na bağlı.

Bu düzenlemeler yapılıncaya kadar öğrencilerin durumu ne olacaktır? Bakanlığın bu konuda velilere, öğrencilere yönelik bilgilendirici derli toplu resmi bir açıklama yapması gerekmektedir.

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 2184 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler