1. HABERLER

  2. HABERLER

  3. “Yükseköğrenimde niteliği artıracak politikalar geliştirilmeli”
“Yükseköğrenimde niteliği artıracak politikalar geliştirilmeli”

“Yükseköğrenimde niteliği artıracak politikalar geliştirilmeli”

Doğu Akdeniz Üniversitesi’nde örgütlü sendikalar, yapılan protokolün tek başına Doğu Akdeniz Üniversitesi'ni (DAÜ) ayakta tutma ve yükseköğrenimdeki niteliği korumaya yeterli olmadığını belirtti.

A+A-

Doğu Akdeniz Üniversitesi’nde örgütlü sendikalar, yapılan protokolün tek başına Doğu Akdeniz Üniversitesi'ni (DAÜ) ayakta tutma ve yükseköğrenimdeki niteliği korumaya yeterli olmadığını belirterek, yükseköğrenimde niteliği artıracak politika geliştirilmesi çağrısında bulundu. 

Doğu Akdeniz Üniversitesi Akademik Personel Sendikası (DAÜ-SEN), Yönetsel Personel Sendikası Doğu Akdeniz Üniversitesi Personel Sendikası (DAÜ-Per-Sen) ve Doğu Akdeniz Üniversitesi Birlik ve Dayanışma Sendikası (DAÜ-BİRSEN), izlenmesi gereken yol haritası hakkında bugün sabah ortak basın toplantısı düzenledi.

"DAÜ’nün Sürdürülebilir Mali Yapıya Kavuşturulmasına İlişkin Protokol" 4 Nisan’da imzalanmıştı.

 

Hoşkara: “Protokol imzalamayı başaramasaydık, DAÜ’nün Mayıs ayından itibaren yoluna devam etmesi mümkün olmayacaktı”

DAÜ-SEN Başkanı Doç. Dr. Ercan Hoşkara, verdikleri mücadelenin tek amacının DAÜ‘yü hayatta tutmak olduğunu belirterek, 4 Nisan uzlaşısıyla tüm sorunları çözmüş olmadıklarını, sadece DAÜ’yü hayatta tutmaya yönelik bir fırsat yakaladıklarını söyledi.

Hoşkara, “Protokol imzalamayı başaramasaydık, yüzde 45 bütçe açığına ulaşmış bir DAÜ’nün, Mayıs ayından itibaren yoluna devam etmesi mümkün olmayacaktı.” dedi.

Sendikalar, Hükümet, DAÜ Yönetimi ve Vakıf Yönetim Kurulu'nun ortak sorumluluk üstlenerek, hem maaş, hem de rekabet dezavantajını ortadan kaldıracak düzenlemelere gittiğini anlatan Hoşkara, düzenlemelerin bir kısmının gerçekleştirildiğini, bir kısmının da dört yıl içinde tamamlanacağını söyledi.

Hoşkara, protokol sayesinde Mayıs, Haziran, Temmuz ve Ağustos maaşlarını ödeyebilme adına devletten 400 milyon TL nakit akışı sağlanacağını, birikmiş kıdem tazminatlarının ödenmesi için de devlet garantisiyle 1 milyar TL borçlanmaya gidilebileceğini ifade etti.

Kıdem tazminatlarının bir kısmının ödendiğini, bir kısmının da 30 Nisan’a kadar ödeneceğini belirten Hoşkara, “Bu iki nokta üniversitenin hayatta kalabilmesi ve krizi atlatabilmesi için hayati.” dedi.

Nitelikten uzak pek çok üniversitenin bulunduğunu, öğrenci harçlarının çok aşağıya çekildiği ve gelirlerin çok azaldığı bir yükseköğretim ortamı yaratıldığını ifade eden Hoşkara, böyle bir ortamda nitelik önceliği olan DAÜ’nün rekabet koşullarını kaybettiğini ileri sürdü. 

Sendika üyelerine, hükümete, DAÜ yönetimine, Vakıf yönetimine ve meclisteki muhalefet partilerine sorunu çözme yönündeki desteklerinden dolayı teşekkür eden Hoşkara, “Ortak sorumluluk, uzlaşıyla belirsizliği ortadan kaldırmayı, huzur getirmeyi başardık.” dedi. 

 

"Yükseköğrenimin düzenlenmesi gerek… Çöplüğe dönüştü”

Hükümetin yükseköğretim alanını düzenlemesi gerektiğini ifade eden Hoşkara “Yükseköğrenim alanı maalesef bir çöplüğe, niteliksiz bir alana dönüşmüştür.” dedi.

Böylesine bir yapının sürdürülmesinin mümkün olmadığını ifade eden Hoşkara, niteliksiz eğitim yerine, az sayıda eğitim veren kurumlara yönelmek gerektiğini söyledi.

Hoşkara, 2010’da hayata geçen düzenlemeden sonra işe alınan personelden bir kesinti yapılmadığını ancak 2010 öncesi işe giren personelden gelirine göre yüzde 13 ile 27 arası bir kesintiye gidildiğini aktardı.

Hoşkara, yeni istihdam yapılmayacak olmasının da üniversiteyi düzlüğe çıkaracak bir adım olduğunu kaydetti. 

Burs düzenlenmesiyle ilgili olarak da Hoşkara, 1990 yıllarda üniversitenin öğrenci başına 3 bin dolar bir geliri varken, bugün bunun bin dolara düştüğünü, bunun yukarılara çekilmesi gerektiğini ama yükseköğretimde değersizleştirilmenin ortadan de kaldırılması gerektiğini söyledi.

Hoşkara, yanlış bir burs politikasının olduğunu da ekledi.

 

Cohar: “Mali kriz tüm paydaşların uzlaşısı ile çözülebildi”

 

DAÜ BİR-SEN Eş Başkanı Buğu Sümen Cohar da, mali krizin tüm paydaşların uzlaşısı ile çözülebildiğini söyledi.

DAÜ’nün hayatta kalması için bir fırsat yakalandığını belirten Cohar, önceliklerinin işten çıkarma olmaması ve kurumun ayakta tutulması olduğunu, bunu da başardıklarını söyledi.

Cohar, feragat edilen hakları ileride kazanacaklarına olan inançlarının da tam olduğunu kaydetti. 

 

Altun: “Tüm DAÜ çalışanlarına teşekkür ederim”

DAÜ PER-SEN Başkanı Erdal Altun da konuşmasında, zorlu bir süreci el ele vererek başarıya kavuşturduklarını söyledi.

Protokol maddelerinin tümü uygulandığında DAÜ için bir çıkış yolu olabileceğini ifade eden Altun, “Tüm DAÜ çalışanlarına teşekkür ederim, kendi maaşlarından fedakârlık yaparak Üniversiteyi yüzdürme noktasına getirmişlerdir.” dedi.

Altun, hükümet, muhalefet partilerine, DAÜ yönetimine,  Vakıf Yönetim Kuruluna ve sendika yöneticilerine teşekkür etti.

 

Caner: “Tek bir fazla hoca yok”

DAÜ-Sen Genel Sekreteri Hamit Caner de, öğretmen fazlalığı ile ilgili bir soru üzerine, bölümlerde olması gereken öğretmen sayısı ve seviyelerinin belli olduğunu, öğretmen sayısının aranan kriterleri karşılayacak kadar olduğunu belirtti. Caner, “Tek bir fazla hoca yok.” dedi.

Caner, tüm yükseköğretim kurumlarının gerekli hoca sayısını bulundurup bulundurmadığının denetlenmesi gerektiğini ifade ederek, eşit bir rekabet ortamı ve nitelik açısından bunun önemli olduğunu söyledi.

Bu haber toplam 715 defa okunmuştur