1. HABERLER

  2. ÖZEL HABER

  3. "İflas her yerde… Borca battık"
"İflas her yerde…  Borca battık"

"İflas her yerde… Borca battık"

Türk Lirası'nın aşırı değer kaybı Kıbrıs’ın kuzeyinde üretim yapmaya çalışan sanayiciyi de vurdu. Kısıtlı olanaklar ile çabalayan sanayici ekonomik durumun çok kötü olduğunu anlatıyor

A+A-

Türk Lirası'nın aşırı değer kaybı Kıbrıs’ın kuzeyinde üretim yapmaya çalışan sanayiciyi de vurdu. Kısıtlı olanaklar ile çabalayan sanayici ekonomik durumun çok kötü olduğunu anlatıyor: "İflas her yerde… Borca battık"

Fehime ALASYA

Sanayideki üretim çarkları Türk Lirası'nın olağanüstü değer kaybından olumsuz etkilendi, sanayici yaşanan krizin etkilerinin uzun süreceğini vurguladı. 

Türk Lirası’nın değer kaybıyla ham madde fiyatlarının günden güne arttığını anlatan sanayiciler, ürün fiyatlandırması yapmakta zorlandıklarını belirtti.

Kendi işinden örneklerle yaşanan ekonomik çıkmazı yorumlayan Lefkoşa Organize Sanayi Bölgesi işletmelerinin yöneticileri, çok kısa zaman diliminde büyük zararlarının oluştuğunu ifade etti.

Kimisi “Bu para birimiyle devletin de çözüm bulması imkansız” dedi, kimisi “devlet köstek olmasın, destek de istemez biz çalışır yaparız” şeklinde konuştu.

Yeni ürünlerine fiyat listesi yapamadığını anlatan AcryStone Ltd Direktörü Selçuk Bozkurt:

“Her ekonomik hareket peşin veya nakit işleyişe döndü”

  “Durmadan fiyatlar değişiyor, fiyat listesi yapamıyoruz. Her hafta ham maddenin fiyatı değişiyor. Telefonlar çalmıyor, mail bile gelmiyor, kapıyı giren yok”

Yeni ürünlerine fiyat listesi yapamadığı için piyasaya çıkaramadığını ifade eden AcryStone Ltd Direktörü Selçuk Bozkurt “Durmadan fiyatlar değişiyor, fiyat listesi yapamıyoruz. Her hafta ham maddenin fiyatı değişti. Profillerin fiyatı Dolar, ben nasıl TL fiyat listesi yapayım? ” diye sordu.

“Telefonlar çalmıyor, kimse kapıyı girmiyor”

“Telefonlar çalmıyor, mail bile gelmiyor, kapıyı giren yok” diyen Bozkurt, birçok günün hiç satış yapmadan son bulduğunu anlattı.

“Her ekonomik hareket peşin veya nakit işleyişe döndü”

Piyasanın dengelerinin döviz ile altüst olduğunu dile getiren Bozkurt, piyasada her ekonomik hareketin peşin veya nakit işleyişe döndüğünü, vadeli ürünlerin satışında ise kur sabitlemesi yapılmadığını dile getirdi.

“Tüm sektörler bitti” 

Bozkurt, “Çözüm önerimiz yok, kim ne derse yalan olur… Sakin kalıp bekleyeceğiz” şeklinde konuştu. 

“Döviz siteleri önümüzde sabahtan gece yatana dek açık. Yatıp kalkıp döviz ne oldu diye bakıyoruz” diyen Bozkurt, yaşadıklarını kendi işinden örneklerle anlattı.

Bozkurt, şöyle devam etti: “Metre fiyatı yaklaşık 230 Dolar olan tezgahlar şu an 4 bin TL’ye denk geliyor, bunu kime anlatabilirisiniz? Veya bunu kim gelip alabilir? Kimse… Tüm sektörler bitti.” 

 


 

Tarım Mobilya Direktörü Mehmet Tarım:

“Dünkü kur ile tek bir çekte benim net zararım 7 bin 250 TL”

“İşçi azaltmaya yöneleceğim. Daha ucuz ham madde getirmenin yollarını arayacağım. Önce devleti ödeyemeyeceğim, ardından çalışanlarımı.”

Kasım ayında 805 TL’ye verdikleri toptan bir yatak fiyatının dün 1,450 TL olduğunu anlatan Tarım Mobilya Direktörü Mehmet Tarım ham madde fiyatlarının dövizin de etkisiyle iki katına çıktığını anlattı. “Üretelim demesi kolay da ürettiğimizi kim alacak?  Herkesin alım gücü düştü, maaşlar eridi” diyen Tarım, işsizliğin daha da artacağını, sektörlerin giderek battığını belirtti.

Artık piyasada vadeli ve çek ile işleyişin kabul edilmediğini ifade eden Tarım, iç piyasadaki ham maddelerin de dövize endekslendiğini anlattı.

Aralık ayı başında ileri vadeli bin 900 Dolar karşılığında günlük kur 14,22 Türk Lirası’ndan karşılığı 26 bin 400 TL çek yazdığını anlatan Tarım, bu günkü kur ile çarptığı bin 900 Dolar’ın 33 bin 250 TL karşılık bulduğunu dile getirdi. Tarım, “Aradaki 7 bin 250 TL benim dün itibariyle net zararım” dedi.

“1 Kasım’da metresi 25 TL’ye aldığı kumaşın dünkü fiyatı 50 TL”

Tarım, verdiği bir başka örneklerle ham madde ürünlerinin fiyatlarındaki artışı ise şöyle anlattı: “1 Kasım’da metresi 25 TL’ye aldığı kumaşın dünkü fiyatı 50 TL oldu.  En son 170 TL’den aldığım yatak yayının fiyatı şimdi 350 TL.” dedi.

“…Önce devleti ödeyemeyeceğim, ardından çalışanlarımı”

Ekonominin toparlanamayacak durumda olduğunu anlatan Tarım, “Bu döviz ile nasıl işin içinden çıkıp mal satacağız? Böyle giderse ilk iş toptancılıktan vazgeçeceğiz. Kendi ürünümü kendim satacağım. Ardından işçi azatlmaya yöneleceğim. Daha ucuz ham madde getirmenin yollarını arayacağım. Önce devleti ödeyemeyeceğim, ardından çalışanlarımı.” şeklinde konuştu.   

“Kirasını ödeyemeyen, işçisini ödeyemeyen kapısına kilit vuracak”

Sadece özel sektörün değil, devlet çalışanlarının da maaşlarının eridiğini ifade eden Tarım, şöyle devam etti: “Bu aslında kurdan dolayı yaşanan krizdir. Bunun ileri vadede birkaç ay sonra ekonomik olarak çöküşünü göreceğiz, kirasını ödeyemeyen, işçisini ödeyemeyen kapısına kilit vuracak”

 


 

İş dünyasındaki ‘devlet prosedürlerinden’ yaka silken Çıralı Plastik Direktörlerinden Ali Çıralı:

“Devletten destek beklemiyoruz ama köstek de olmasınlar, önümüzü açsınlar”

“İflas ettik ama bu gemiyi yürütmek için de borç harç ile çalışıyoruz. Stabil bir para birimi ile çalışılmadığı sürece bu sıkıntılar hep var olacak”

Yıllarını özel sektörde çalışarak geçirdiğini anlatan Çıralı Plastik Direktörlerinden Ali Çıralı, birçok sıkıntılı döneme şahitlik ettiğini, buna karşın ilk kez böylesi kötü bir ekonomik gidişat yaşadığını belirtti.

“İflas ettik ama bu gemiyi yürütmek için de borç harç ile çalışıyoruz” diyen Çıralı, 100 kilo poşet satışı yaptıklarını, buradan elde edilen gelir ile sadece 30 kilo yeni poşet alabildiklerini dile getirdi. Bu durumun sürdürülebilir olmadığının altını çizen Çıralı, “Bizi bir nebze de olsa ayakta tutan şey güneye ticaret yapıyor olmamızdır, yoksa şimdiye çoktan kilit vurmuştuk” dedi.

“Güney ile %25’lik bir satışımız var ama Euro ile çalışıyoruz ve kaybımız olmuyor. Stabil bir para birimi ile çalışılmadığı sürece bu sıkıntılar hep var olacak” diyen Çıralı, devlet prosedürlerinden de dert yandı.

“Devlet prosedürleri bezdiriyor, engel çıkarıyor, eziyet çektiriyor”

 “Uykularımız kaçtı” diyen Çıralı, geçtiğimiz günlerde ödenen faturalar içinde sadece Gümrük Ek Mesai ücreti olarak 2 bin 366 TL’lik ödeme olduğunu, bunun kabul edilir bir durum olmadığını ifade etti.

Devlet prosedürlerinden ‘yaka silken’ Çıralı, karşılaştıkları bazı zorlukları şöyle özetliyor: “Güneye ürün satıyoruz. O satışın yapılacağı gün bir adamımı yok sayıyorum, bu adam bir günde en az 10 devlet dairesi geziyor, ürünler güneye geçerken kapıda bin bir güçlük, zorluk çıkabiliyor. Bu gibi prosedürler ortadan kaldırılsa çok daha güzel olur. Devletten destek beklemiyoruz ama köstek de olmasınlar, önümüzü açsınlar. Bize eziyet çektireceklerine önümüzdeki engelleri kaldırsınlar. Makinenin bir parçası bozuluyor, TC’den teknisyen getirtiyorum, parçayı alıp gidiyor, tamir edip getiriyor ama gümrüğe takılıyor. Bir de onu gümrükten çıkarmak için canımızı yiyoruz.” dedi.

yd-destek-gorseli-2-472.jpg

Bu haber toplam 1708 defa okunmuştur