1. HABERLER

  2. HABERLER

  3. “Kadına yönelik şiddet göz ardı edilemez toplumsal bir sorunumuzdur”
“Kadına yönelik şiddet göz ardı edilemez toplumsal bir sorunumuzdur”

“Kadına yönelik şiddet göz ardı edilemez toplumsal bir sorunumuzdur”

LTB Başkanı Mehmet Harmancı, “Kadına yönelik şiddet göz ardı edilemez toplumsal bir sorunumuzdur” ifadelerini kullandı.

A+A-

Lefkoşa Türk Belediyesi (LTB) Başkanı Mehmet Harmancı, Taşkınköy’deki Metropol Market’te meydana gelen bıçaklı saldırıya ilişkin yaptığı açıklamada, olayın münferit bir vaka olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, kadına yönelik şiddetin devlet politikasıyla mücadele edilmesi gereken yapısal bir toplumsal sorun olduğunu vurguladı.

Kişisel sosyal medya hesabından paylaşım yapan Harmancı, Lefkoşa’da kalabalık bir markette onlarca kişinin gözü önünde bir kadının tanıdığı bir erkek tarafından bıçaklanmasının toplumun tamamını derinden etkilediğini belirtti. Yaşanan dehşetin kişilerin kimliklerine indirgenerek açıklanmasının da yanlış olacağını ifade eden Harmancı, “Kadınlara ve çocuklara yönelik ev içi şiddet, özellikle de partner şiddeti göz ardı edilemez toplumsal bir sorunumuzdur” dedi.

Şiddetin her gün farklı boyutlarda kapalı kapılar ardında yaşandığını kaydeden Harmancı, son olayın geçmişine ilişkin yeterli bilgi bulunmadığını ancak hem 10 yıllık deneyimlerin hem de uzman değerlendirmelerinin fiziksel şiddetin bu boyuta bir anda ulaşmadığını gösterdiğini söyledi. Harmancı, “Yaşanan anlık bir cinnet değildir” diyerek, sürecin erkeğin kadın üzerinde tahakküm kurmayı kendinde hak görmesiyle başladığını, psikolojik, ekonomik, cinsel ve farklı boyutlarda fiziksel şiddetle devam ettiğini ifade etti.

Şiddete maruz kalan kadınların koruma ve destek mekanizmalarına erişememesi halinde, özellikle de şiddet ilişkisinden çıkmakta kararlı bir duruş sergiledikleri noktada fiziksel şiddetin bu seviyeye ulaştığını belirten Harmancı, bunun yıllardır edinilen tecrübelerle de ortaya konulduğunu dile getirdi.

Açıklamasında Lefkoşa Türk Belediyesi'nin yürüttüğü çalışmalara da değinen Harmancı, belediyenin 2016 yılında ülkenin tek kadın sığınma evini kurduğunu anımsatarak, o tarihten bu yana kendilerine ulaşabilen şiddet mağdurlarına güvenli şekilde şiddet ilişkisinden çıkmaları ve yeni bir hayata başlayabilmeleri için koruma ve destek hizmetleri sunduklarını belirtti. Ancak bunun yeterli olmadığını vurgulayan Harmancı, “Yeterli mi? Hayır, değil” ifadelerini kullandı.

Harmancı, bu süreçte hizmetlerin erişilebilirliğini artırmak ve şiddeti önlemek amacıyla çeşitli farkındalık kampanyaları yürüttüklerini, mahalle toplantıları düzenlediklerini, diğer belediyeler ve sivil toplum örgütleriyle iş birlikleri geliştirdiklerini anlattı. Acil müdahaleyi daha etkili hale getirmek amacıyla Polis ile Sosyal Hizmetler/TOCED gibi kurumların yer aldığı bir Koordinasyon Mekanizması kurduklarını belirten Harmancı, “Ama böylesi bir toplumsal sorunla mücadele etmek için yine yeterli değil” dedi.

Son 4-5 yılda kadına yönelik şiddetle mücadelede toplum olarak ciddi bir gerileme yaşandığını belirten Harmancı, kurumlarda kişisel vicdanı ve inisiyatifiyle mücadeleyi sürdüren kişilerin hâlâ bulunduğunu ancak bu alana katkı sunan birçok kişinin etkisiz hale getirildiğini vurguladı. Polis bünyesindeki Kadına Şiddete Müdahale Birimleri'nin içinin boşaltıldığını, sosyoekonomik adaletsizlik ve yoksulluğun büyüdüğü bir dönemde Vakıflar tarafından sağlanan kira desteklerinin durdurulduğunu belirten Harmancı, direnişçilere ekonomik destek sağlanması amacıyla Çalışma Bakanlığı'na sundukları alternatif önerilerin karşılıksız kaldığını ve oluşturulan Koordinasyon Mekanizması'nın da etkisizleştirildiğini söyledi.

Bugünkü tablonun sorumluluğunu yalnızca mevcut hükümete yüklemenin de doğru olmayacağını ifade eden Harmancı, İstanbul Sözleşmesi'nin 2011 yılında iç hukukun parçası haline geldiğini, sözleşmenin birçok maddesinin uygulanmasını sağlayacak TOCED Yasası'nın ise 2014 yılında Meclis'ten geçtiğini hatırlattı. Harmancı, “Bunca yıldır ne TOCED gerektiği gibi teşkilatlandırıldı ne de Ev İçi Şiddet Yasası gibi İstanbul Sözleşmesi’nin gerektirdiği yasal düzenlemeler ve kamu politikaları hayata geçirildi” ifadelerini kullandı.

Şiddetin önlenmesi, mağdurların korunması ve faillerin etkin biçimde cezalandırılmasının yollarının belli olduğunu vurgulayan Harmancı, “Bu mücadelenin bir devlet politikası olması ve bütünlükçü bir yaklaşımla ve koordinasyon içinde yürütülmesi şarttır” dedi.

En büyük dileğinin Metropol Market'teki saldırıda yaralanan kadının hayata tutunabilmesi olduğunu belirten Harmancı, olayın unutulmaması gerektiğini ifade ederek, “Kurumlar, bireyler ve toplum olarak bu olayı unutmamak. Bu mücadeleyi güçlendirmek için her birimize sorumluluk düşüyor” açıklamasında bulundu.

Bu haber toplam 423 defa okunmuştur
Etiketler :