1. HABERLER

  2. ÖZEL HABER

  3. ‘Karantinayı kabul etmeyen yolcu, alınmadı’
“It's my home  Let me in”

“It's my home Let me in”

1974 öncesi Maraş'ta yaşayan Kıbrıslı Rum Celia Hadjihambi Habibi ve Anna Marangou YENİDÜZEN’e konuştu…

A+A-

TC ve KKTC hükümetleri üst düzey bir katılımla Maraş'a girdi, içeride Maraş'ın konuştu, dışarıda ise eylem vardı… Eyleme katılarak toplantıyı protesto eden 1974 öncesi Maraş'ta yaşayan Kıbrıslı Rum Celia Hadjihambi Habibi ve Anna Marangou YENİDÜZEN’e konuştu…

“Benim evim burada, 46 senedir göremediğim evim. Geçiş noktaları açıldığından beri her fırsatta gelip uzaktan izlediğim mahallem burası. Ama benim geçmeme izin verilmiyor. Kendi evime ben gidemiyorum, ama başkalarının gidişini izliyorum”

Türkiye KKTC hükümetleri Maraş’ın "geleceğini konuşmak ve karar vermek için" Maraş'ta bir araya geldi. KKTC Başbakanlığı'nın himayelerinde düzenlenen toplantıya Cumhurbaşkanı davet edilmedi, Türkiye’de Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay ile Adalet Bakanı Abdülhamit Gül katıldı. 

Mağusa Kapalı Maraş’ta, “Hukuki, Siyasi Ve Ekonomik Yönleri İle Kapalı Maraş Açılımı” isimli yuvarlak masa toplantısı öncesinde basına açıklamalar yapıldı.

Yapılan konuşmalarda ‘Adada iki ayrı devlet’ ve ‘Türkiye ile KKTC kardeşliği’ gibi ifadeler vurgulandı; Kapalı Maraş’ın ‘kapalı olmaktan çıkmasının istendiği’ kaydedildi.

Dila ŞİMŞEK

Türkiye KKTC hükümetleri Maraş’ın "geleceğini konuşmak ve karar vermek için" Maraş'ta bir araya geldi. KKTC Başbakanlığı'nın himayelerinde düzenlenen toplantıya Cumhurbaşkanı davet edilmedi, Türkiye’de Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay ile Adalet Bakanı Abdülhamit Gül katıldı. 

Türkiye Cumhuriyeti ve KKTC’den siyasilerin açıklama yaptığı basın toplantısı saat 11:00’da başladı. Basın toplantısından kısa bir süre sonra ise, basına kapalı olarak yuvarlak masa toplantısına geçildi.

KKTC Başbakanlığı himayelerinde yapılan yuvarlak masa toplantısına, Başbakan Ersin Tatar ve Türkiye Başbakan Yardımcısı Fuat Oktay yer aldı.

Türkiye Barolar Birliği tarafından organize edilen toplantıda Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Kudret Özersay, Türkiye Adalet Bakanı Abdülhamit Gül, Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanı Tümgeneral Sezai Öztürk, Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu da hazır bulundu.

Maraş bölgesinde ilk olarak Maraş Emniyet Bölük Komutanlığı'nı ziyaret eden TC Başbakan Yardımcısı Fuat Oktay'a, Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Serdar Çam, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mahir Ünal, Türkiye'nin Lefkoşa Büyükelçisi Ali Murat Başçeri ile KKTC Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Kudret Özersay'ın da aralarında bulunduğu heyet eşlik etti.

Oktay ve beraberindekileri, burada Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanı (KTBK) Tümgeneral Sezai Öztürk ve diğer yetkililer karşıladı.

Kapalı Maraş bölgesine ilişkin Maraş Emniyet Bölük Komutanı Yüzbaşı Gökhan Taşdemir'den brifing alan Oktay, bölük komutanlığının ziyaret defterini imzaladı.

Oktay ve beraberindekiler, daha sonra Yüzbaşı Taşdemir eşliğinde Maraş bölgesini gezerek, bilgi aldı.

Bazı akademisyenler, sivil toplum kuruluşu yöneticileri ve uzmanların da katıldığı toplantıda Kapalı Maraş’ın açılmasına yönelik siyasi ve hukuki bir yol haritası belirlenmesi için gün boyu sunumlar yapılarak değerlendirmelerde bulunuldu.

Cumhurbaşkanı Akıncı'nın davet edilmediği toplantıda bir karar alınacağı belirtildi.

‘Ana-yavru vatan’ ilişkisi yinelendi…

Siyasilerin yaptığı konuşmalarda, ‘ana vatan, yavru vatan’ ifadeleri tekrarlanırken, Kapalı Maraş’ın önemine dikkat çekildi ve ‘kapalı’ teriminin artık kullanılmaması gerektiği vurgulandı. Kıbrıslı Türk siyasiler, Mağusa’nın bir parçası olan Kapalı Maraş’ın 46 senedir ‘ölü’ durumda olduğuna değinerek, bunun Kıbrıs Türk toplumuna yapılan bir adaletsizlik ve haksızlık olduğunu savundu.

Türk siyasiler ise, “Kıbrıslı Türklerin davasını, davaları olarak kabul ettiklerinin” altını çizerek Kapalı Maraş’ın KKTC kontrolünde açılması gerektiğini ifade etti. Her iki devletten siyasiler, ‘federal çözümün’ söz konusu olmadığı konusundaki fikir birliklerini açıkladı.

BASINA AÇIK BÖLÜMDE NE DEDİLER? BASINA AÇIK BÖLÜMDE NE DEDİLER?

 

Feyzioğlu: "Kapalı Maraş, Kıbrıs sorununun çözümü olacak"

Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu, basına açık toplantıda yaptığı konuşmada “Kapalı Maraş açılımı, Kıbrıs sorununun çözümü olacaktır. Kıbrıs sorununu çözecek olan Kıbrıslı Türklerdir. Türkiye her zaman Kıbrıslı Türklerin yanında olacaktır” dedi.

Arter: "Ölü bir şehre bakmak, bizi psikolojik olarak yıprattı"

Mağusa Belediye Başkanı İsmail Arter, "Yıllarca ölü bir şehre bakmak bizleri psikolojik olarak çok yıprattı. Mağusa Belediyesi olarak ne kadar çalışsak da 10 metre mesafeyle kapalı bir şehrin olması bizi huzursuz etti ve bundan kurtulmamız lazım. Nasılsa Kapalı Maraş Kıbrıslı Rumlara verilecek algısı, açık Maraş'ın gelişimini etkiledi" ifadelerini kullandı.

Ataoğlu: "46 yıldır kapalı tutulan Maraş'ın açılabileceğini düşünüyoruz"

Demokrat Parti Genel Başkanı Fikri Ataoğlu: "Siyasi eşitliğin kabul edilmediği bu durumda gerekli olması halinde bir ayrılığın gündeme getirilebileceğini düşünüyoruz. İki ayrı devlet inancındayız. 46 yıldır kapalı tutulan Maraş'ın açılabileceğini düşünüyoruz. Envanter çalışmaları sonucu tablo ortaya çıkacaktır" şeklinde konuşmasını yaptı.

 

Siber: "Dünyayı da yanımıza alarak uluslararası hukuk çerçevesinde mülkiyete çözüm bulabiliriz"

Eski Başbakan ve Eski Meclis Başkanı Sibel Siber, "Sorun varsa çözümü vardır. Yeter ki gayret gösterelim. Hiçbir çözüm oturup beklemekle gelmez. Ortak akılla bulunacak çözüm en iyi çözüm olur. En çok konuştuğum en çok önem verdiğim bir konuydu mülkiyet konusu. Eleştiri de aldım. Mülkiyet Kıbrıs sorununun köşe taşı. Mülkiyetle çözüm çözümü getirir mi? Yıllarca yaptığım çalışmalarda yazdığım yazılarda bu komisyonu daha etkin hale getirelim dedim. Dünyayı da yanımıza alarak uluslararası hukuk çerçevesinde mülkiyete çözüm bulabiliriz. Maraş da bunun parçasıdır" diye düşüncelerini aktardı.

Gül: "Bize düşen Kıbrıs Türk halkının davasını yük gibi görmüyoruz”

Türkiye Cumhuriyeti Adalet Bakanı Abdülhamit Gül: "KKTC için güzel sonuçlar çıkmasını çok istiyorum. Buradan çıkacak tüm sonuçların önemli çıktılara vesile olacağına inanıyorum. Bugün bize düşen Kıbrıs Türk halkının davasını yük gibi görmüyoruz, aksine canı gönülden destekliyoruz" dedi.

Özersay: "Statükoyu kıracağımıza inanıyoruz"

Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Kudret Özersay: "Kapalı Maraş'ın kapalı olmaktan çıkması için hükümet olarak bir karar aldık. Maraş'taki mülklerin eski sahiplerinin hakkına zarar verilmeden açılması amaçlanmıştır. Envanter çalışmalarının en önemli ayağı olan arazi ve binalara yönelik bir çalışmadır. Yakında bir protokol hazırlanarak gerekli çalışmalar tamamlanacak ve belirlediğimiz hedefin nasıl hayata gerçekleştirileceğini görüşeceğiz. Statükoyu kıracağımıza inanıyoruz. Çok farklı görüşler bugüne kadar oldu bugünden sonra da gerek siyasi gerek hukuki ve diplomatik bir karar verilmelidir ve bu karar Cumhurbaşkanlığı seçimleri sonrası hayata geçirilmelidir" diye konuştu.

Tatar: "Bu toplantıyı çok önemsiyorum ve toplumumuza yapılan haksızlıkları öfke ve tepkiyle kınıyorum”

Başbakan Ersin Tatar: "Hükümetimiz güven oyunu aldıktan sonra gündeme gelen ilk konulardan biri Kapalı Maraş'tır. 45 yıldır müzakereler devam ediyor ancak elde var sıfır. Federal çözümden ümit beklenmediği ve yan yana yaşayan iki devlet olarak yaşanması söylemleri yanı sıra Maraş'ı gündeme getirerek de bunu vurgulandık. Bunu planlı bir şekilde yapmak önemlidir. Maraş'ın eski sahiplerinin de burada yaşayabileceği bir çizgi yaratmak önemlidir. Kıbrıs Türküne uluslararası insan hakları anlamında böyle bir çalışmanın ortaya konulması çok önemlidir. Önemli olan inanmak ve başarmaktır. KKTC'nin gelişmesine ve ekonomisine katkı koymaktır... Buraya çok gelip gidiyoruz, Maraş'ın ayrı bir bölge olamayacağını biliyoruz. Daha önce futbol maçına geldim, Topun kapalı Maraş'a kaçtığı bile oldu, böyle bir yakınlıktan bahsediyoruz. Bu toplantıyı çok önemsiyorum ve toplumumuza yapılan haksızlıkları öfke ve tepkiyle kınıyorum. Geçen gün İngiltere'deydim. Orada milletvekillerini buldum, kimisiyle randevum yoktu kendim buldum... Hepsi de Kıbrıs meselesini biliyor. Hepsi, Kıbrıslı Türklerin ne kadar adaletli davrandığını ancak Crans Montana'da ret yendiğini biliyor. Şu an çözüm modeli görülmemektir ve Maraş'ı açmak toplumumuz için çok önemli bir başlangıçtır. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'a teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı.

Oktay: "Kıbrıs Türkü bir yarım asır daha bekleyemez"

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay: "Tarihi bir günde, muhteşem bir bölgedeyiz. Kıbrıs'ta yarım asırdır barış arayışı içindeyiz. Bu muhteşem manzara bir hayalet şehre dönüşmüş durumda. İki toplumun kaybettiği bir ortamdayız. Türk milletinin bir özelliği vardır, gittiği yere barış götürür. Maraş, Kıbrıs Türkü'nün toprağıdır. Artık Kapalı Maraş'ın 'kapalı'sını kaldırmak lazım.  Yarım asır sonra bile muhteşem oteller var. Vakıf malları satılamaz, evrensel kuraldır. Arşiv elimizde, ciddi bir çalışmamız var. Mülkle ilgili iddialar için Taşınmaz Mal Komisyonu var. Burada değerlendirilir, karar verilir böyle bir mekanizma mevcut. Sabrın da iyi niyetin de bir süresi var. Kıbrıs Türkü bir yarım asır daha bekleyemez. Uluslararası hukuka aykırı bir durum yok. Toplumun geniş kesimlerinden toplantıya katılım var" dedi.

 

Basa: “Kapalı Maraş’ın bir an önce yerleşime açılması gerek”

Türkiye Barolar Birliği Başdanışmanı Prof. Dr. Necdet Basa, birlik olarak Kıbrıs’la ilgili 3 toplantı daha düzenlediklerini, konuyla ilgili Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da büyük desteğinin bulunduğunu söyledi.

Kapalı Maraş’ın açılması konusunda çok daha sağlam hukuki argümanlarla yola çıkmak gerektiğini ifade eden Basa, Kapalı Maraş’ın bir an önce yerleşime açılması gerektiğini, toprağın KKTC toprağı olduğunu ancak üzerindeki yapıların farklı kişilere ait olabileceğini söyledi.

Basa, Kapalı Maraş’ın müzakerelerde toprak tavizi çerçevesinde yer almayacağının iki ülkenin ortak iradesinin bir göstergesi olduğunun da altını çizdi.


MARAŞ TOPLANTISINDAN NOTLAR… MARAŞ TOPLANTISINDAN NOTLAR…

 

  • EYLEM… Kapalı Maraş’ın Orduevi’nde saat 11:00’da yapılacak “Hukuki, Siyasi Ve Ekonomik Yönleri İle Kapalı Maraş Açılımı” yuvarlak masa toplantısı için, eylemciler Gelir ve Vergi Dairesi Mağusa Şubesi karşısında saat 10:00’da yerini aldı.
     
  • EYLEME ÇEVİK KUVVET… Polis memurları ve Çevik Kuvvetler geniş çapta güvenlik önlemi aldı; eylemcilerin Vergi Dairesi’nin ilerisine, Kapalı Maraş’ın ‘askeri kapısına’ gitmesi engellendi.
     
  • "EMİR BÖYLE"… Polisler, bölgeye sadece toplantıya katılacak araçların giriş yapmasına izin verirken, eylemcilerle de gergin anlar yaşadı. Eylemciler kapıya yaklaştırılmamalarını kınadı, polis ise ‘emir böyle’ dedi.
     
  • EYLEMDE KIBRISLI RUMLAR DA VARDI… Eyleme Kıbrıslı Rumlardan da destek geldi.
     
  • MARAŞ'IN GİRŞİNDE KALABALIK… Saat 11:00’da başlayacak toplantıya katılacak kişiler, araçları ile ‘askeri kapıda’ uzun kuyruk oluşturdu.
     
  • ARAÇLAR GERİ ÇEVRİLDİ… Askerler, içeriye girecek kişilerin kimlik kontrolünü yaparken, araçların altına da ayna ile bakarak olası patlayıcıları denetledi. Orduevi’ne sadece önceden Başbakanlığa ismi belirlenmiş kişilerin girişi izin verilirken, onlarca araç da geri çevrildi.
     
  • ASKERİ GÜVENLİK… Yol boyunca durulması ve fotoğraf çekilmesi yasak olan Kapalı Maraş’taki yolda, Orduevine ulaşıldığında da onlarca askerin denetim yaptığı ve önlem aldığı görüldü.
     
  • ÖNCE BASIN AÇIK, SONRA KAPALI… 11:00’da başlanan basın açıklamaları sonrası, yuvarlak masa toplantısı basına kapalı olarak yapıldı.
     
  • TÜRK MEDYASI İLGİLİYDİ… Basın toplantısına, Türkiye’den büyük medya kanalları TRT, ATV gibi birçok gazeteci ve muhabir katıldı
     
  • BASIN ZOR ANLAR YAŞADI… Basın toplantısı yapılan salonda da güvenlik had safhadaydı… Türkiye Cumhuriyeti ve KKTC’nin siyasilerin oturduğu ön koltuklara, basına fotoğraf çekimi için izin verilmedi. Basın mensupları, bu sandalyelerin arkasından olanları izledi.


 


İÇERDE TOPLANTI, DIŞARIDA EYLEM…

“Mağusa, Türkçe konuşan insanlardan ibaret değil…”

 Mağusa İnisiyatifi, Sol Hareket, YKP, BKP, KTÖS, KTOEÖS, Basın-Sen, DEV-İŞ ve Hayata Dokun Hareketi; dün sabah düzenlediği eylemle yuvarlak masa toplantısını protesto etti. Eyleme Kıbrıslı Rum katılımcılar da oldu.

 

Mağusa İnisiyatifi, Sol Hareket, YKP, BKP, KTÖS, KTOEÖS, Basın-Sen, DEV-İŞ ve Hayata Dokun Hareketi; dün sabah düzenlediği eylemle yuvarlak masa toplantısını protesto etti.

Eyleme Kıbrıslı Rum katılımcılar da oldu.

Gelir ve Vergi Dairesi Mağusa Şubesi karşısında, saat 10:00’da gerçekleştirilen eylemde, ortak basın açıklaması yapıldı.

KTÖS Genel Sekreteri Burak Maviş, "Böylesine soğuk bir günde bizler için gelen herkese teşekkür ederim. Eylem yerimiz burası değildi ancak polisin yer kapatamayacağı açıkça bilinmesine rağmen engelle karşı karşıyayız. Maraş'a girilip toplantı yapılması bizim için kışkırtıcı bir yaklaşımdır, Mağusalılar sadece Türkçe konuşan kesim değildir, Maraş'ın yeniden sahiplerine iade edilmesini istediğimiz arkadaşlarımız da burada bizimledir” diyerek başlangıç konuşmasını yaptı.

“Bu adımı bir provokasyon olarak nitelendiririz”

Mağusa İnisiyatifi’nden Mertkan Hamit, ortak açıklamayı okudu, açıklamada imza sahibi olan örgütlerin; Mağusa’nın kapalı bölgesi olarak bilinen Maraş’ta düzenlenen “Hukuki, Siyasi ve Ekonomik Yönleri ile Kapalı Maraş Açılımı” adlı yuvarlak masa toplantısını reddettiğini kaydetti.

Hamit, açıklamada şunları kaydetti:

“Bizler, Kapalı Maraş’ı toplumların barışması için önemli bir zemin olarak görmekteyiz. Maraş’ın iki toplumun rızası olması kaydı ile kapsamlı çözümü beklemeden, uzlaşılabilir ve karşılıklı uyumu sağlayacak bir mesele olarak görmekteyiz. Böylesi bir uzlaşma ile ulaşılacak bir barış ise Kıbrıslı Türk ve Kıbrıslı Rum toplumlarına askeri güç kullanılarak kapatılan bu bölgenin öncelikle evlerini geride bırakan insanların erişimine, BM Güvenlik Konseyi’nin ilgili kararları temelinde açılması ile mümkün olabilir. Bu yaklaşım belki de Kıbrıslı toplumların birbirlerini dinlemesi, anlaması, özür dilemesi ve affetmesi için sahip olduğumuz en büyük şanstır.”

“Mağusa’nın önemli parçası olan Maraş boş bina stoku gibi gösterilmektedir”

“Bizler, bu adımı bir provokasyon olarak nitelendiririz. Toplumların barışma iradesini çatışmacı bir dil ile dönüştürmek ve yapay bir gündem yaratarak siyasi çıkar devşirmek üzere yapılan bu eylem çözümsüzlük siyasetinde yeni bir dönem açma çabasıdır. Kaba güç ve anti demokratik eylemliliği siyasi ranta çevirme pratiği ancak savaşlara zemin hazırlayabilir.

Kapalı Maraş salt teknik bir kent sorunsalı olarak da sunulmaktadır. 45 yıldan fazla bir süredir kendi haline terk edilen kent altyapısı ve binaları büyük oranda işlevini yitirmiştir kabulü ile Mağusa’nın önemli parçası olan Maraş boş bina stoku gibi gösterilmektedir. Ancak bu durum Maraşlıların ve Mağusalıların hafızalarında capcanlı yaşayan bir bütün kentten vazgeçmek için yeterli değildir ve böylesi teknik görüşleri haklı çıkarmaz. Bu yönde oluşacak çok disiplinli ve her iki toplumun temsil edildiği ekipler kenti ve kaybettiğimiz kentlileri geri kazandırabilir, yeniden bir araya getirebilir. Böylesi bir yaklaşım, yakın çevremizde süre gelen çatışma geçirmiş ve geçirmekte olan kentler için örnek teşkil edebilir.”

“Kapalı Maraş’ın kapısına gitmemize izin vermiyorlar…”

Eylemciler Maraş'ın askeri kontrol yapıldığı kapısına kadar yürümeyi talep etse de, bu istekleri polis tarafından geri çevrildi. Dakikalarca süren sözlü tartışmalar ise çözümsüz kaldı. Bu alanın günlük yaşamda kullanıma açık olduğu için, engellenmemeleri gerektiğini savunan eylemcilere, polis memurları ‘emrin bu şekilde olduğunu’ söyledi.

Bazı eylemciler ise, “Bunca araç içeri girebilirken biz neden giremiyoruz?” diye sordu.


 


YENİDÜZEN’e konuşan 1974 öncesi Maraş'ta yaşayan Kıbrıslı Rum Celia Hadjihambi Habibi:

“Burası bizim evimiz”

Eyleme Kıbrıslı Rumlar da destek verdi. YENİDÜZEN’e konuşan Celia Hadjihambi Habibi, Kapalı Maraş’ta 46 sene önce terk etmek zorunda kaldığı evi olduğunu söyledi. “Benim evim burada, 46 senedir göremediğim evim. Geçiş noktaları açıldığından beri her fırsatta gelip uzaktan izlediğim mahallem burası. Ama benim geçmeme izin verilmiyor. Kendi evime ben gidemiyorum, ama başkalarının gidişini izliyorum” diye anlattı. Elinde ‘Burası benim evim, geçmeme izin verin’ yazılı pankartıyla eyleme gelen Habibi, olanlar karşısında çok üzgün olduğunu ifade etti.

Kapalı Maraş’ta bırakıp gitmek zorunda kaldığı evi olan Anna Marangou:

“İki toplumdan da, binlerce kişi burada olmalıydık”

Kapalı Maraş’taki evinin haklarını savunmak için eyleme katılan Anna Marangou, “Böylesine bir durumda, 46 yıldır giremediğimiz evimizin açılması için müzakereler yapılırken, binlerce kişi burada olmalıydık. Kıbrıslı Rumlar ve Kıbrıslı Türkler olarak burada toplanmalıydık, ama görüyorsunuz” diye sitem etti. Marangou, burada ‘bu durumda’ olmaktan hüzün duyduğunu söyledi.


Birleşmiş Milletler: Yasal sahiplerine verilmelidir

Maraş gündemiyle 10 Ekim 2019’da gayrı resmi kapalı oturum yapan Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi, Maraş ile ilgili mevcut kararlarını teyit etmişti. Güvenlik Konseyi, Maraş’ın ancak “yasal sahiplerinin yerleşimine” açılabileceğini yinelemiş, ayrıca, Kıbrıs sorununun çözümü için federasyon temelini işaret etmişti. Konsey bu toplantıda, BM’nin Türk askeri kontrolündeki Maraş ile ilgili 550 ve 789’üncü önergeleri yeniden onaylandı. Toplantı sonrası yapılan açıklamada, “550 ve 789’üncü önergeler uyarınca, Maraş’ta herhangi bir eylemde bulunulmamalı” çağrısı yapıldı. 11 Mayıs 1984 tarihli, 550’inci önerge, Maraş sakinleri dışında bölgeye herhangi bir yerleşimin kabul edilemez olduğunu vurguluyor. 789’üncü önerge ise Kıbrıs sorununa BM kararları temelinde, siyasi eşitlik çerçevesinde ve iki bölgeli, iki toplumlu ve tek uluslararası kimlikli; federal bir çözüme işaret ediyor.

Bu haber toplam 4661 defa okunmuştur
Etiketler :
İlgili Haberler