
“Hükümetin politikaları sürdürülebilir değil”
TAM Parti Genel Başkanı Serdar Denktaş, fiber optik altyapı protokolü konusunda UBP-DP-YDP Hükümeti’ne tepki gösterdi.
TAM Parti Genel Başkanı Serdar Denktaş, fiber optik altyapı protokolü konusunda UBP-DP-YDP Hükümeti’ne tepki gösterdi. TAM Partiden verilen bilgiye göre, Denktaş, Kıbrıs Postasında Gökhan Altıner’in canlı yayın konuğu oldu. Denktaş, bir fiber optik altyapı yenilenmesi ve genişletilmesi projesine kesinlikle karşı olmadığını fakat bugünkü usul ve yöntemlere karşı olduğunu söyledi.
25 yıllık bir protokolün Mecliste konuşulmadan, istişare edilmeden, varsa değişiklik önerileri sunulmadan imzalanmasının ve ihaleye çıkılmamasının en büyük yanlışlar olduğunu dile getiren Denktaş, söz konuşu şirketi ileride Türkiye haricinde bir ülkenin satın alması halinde ne olacağını sordu. Fiber optik altyapının yenilenmesine ve daha geniş bir alana yayılmasına ihtiyaç olduğunu belirten Denktaş, KKTC’nin, çevre ülkelere bile fiber optik hizmet verebilecek bir konuma gelebileceğine işaret etti.
Bunlar hiç düşünülmeden özel bir şirkete 25 yıllığına vermek üzere bir imza atıldığını ve bir şirketin 25 yıllığına bütün altyapının sahibi olacağını ifade eden Denktaş, “Devlet denetimi olacak mı, güvenlik açısından nasıl denetlenecek” dedi.
Isrardan vazgeçilerek, şeffaf bir ihaleye çıkılması gerektiğini söyleyen Denktaş, perakende hizmetinin de yerli şirketlerde kalması gerektiğini belirtti.
İhalede Türk Telekom olabileceğini ancak şartnamede perakende hizmet vermeyeceğinin belirtilmesi gerektiğini, çünkü ülkede 200’den fazla internet sağlayıcısının bulunduğunu ifade eden Denktaş, “Bu şirketler de işsiz bırakılmamalı. Bütün bunları düşünmeden ve umursamadan hareket eden bir hükumet var” şeklinde konuştu.
Denktaş, UBP içinde de bu protokole karşı olan vekiller olduğunu belirterek, ülkenin asıl meselesinin geçim sıkıntısı olduğuna işaret etti, parti olarak ekonomiye yönelik çalışmalarını anlattı.
Mevcut maliye politikalarının sürdürülebilir olmadığını ifade eden Denktaş, geçirilen bazı yasaların ve Kıbrıs’ın güneyindeki uygulamaların kuzeydeki ekonomiye ağır bir darbe vurarak para akışını büyük oranda düşürdüğünü ifade etti.
Yapılması gerekenin; para akışını artıracak hamleler olduğunu söyleyen Denktaş, “Hükumetin politikaları bu haliyle sürdürülebilir değil. Para akışını artırmak için akılcı yöntemler gerekiyor. Ben geçmişte, Türkiye’den para gelmediği bir dönemde bile bu ülkenin kendi gelirleriyle ayakta kalabilir olduğunu göstermiş birisiyim. Bu yeniden hayata geçirilebilir. Şimdiki durum bir günde düzelecek bir durum değil ama yolları ve formülleri var” dedi.
Beyan veren işletme sahiplerine resen vergi gönderildiğini ifade eden Denktaş, devletin asıl peşine düşmesi gerekenlerin beyan vermeyenler olduğuna dikkat çekti. Resen verginin siyasi bir araca dönüştürüldüğünü belirten Denktaş “Bizim yanımızda olan bir sürü iş insanı resen vergi ile tanışmış oldu. Resen verginin bir siyasi araç olarak kullanılması zaten çok tehlikeli bir durumdur. Kaçağı artırır. Kaçak arttıkça maliyenin gelirleri azalır. Maliyenin gelirleri azaldıkça borçlanma çoğalır. Borçlanma çoğaldıkça vatandaş zora girer” ifadelerini kullandı.



















