“Hastanenin yoğunluğu  memlekete yön veriyor”

“Hastanenin yoğunluğu memlekete yön veriyor”

Pandemi Hastanesi Başhekimi Dr. Erol Uçaner, pandemide gelinen aşamayı ve Pandemi Hastanesi’ndeki durumu YENİDÜZEN’e anlattı

A+A-

“Burası dolarsa, çökerse ertesi gün ‘kapanıyoruz’ kararı çıkar. Başka türlü baş edemezsin. Artık kapanma derken tam kapanma değil ama bazı sektörlerin kapanması gündeme gelebilir. Demek ki kilit nokta bu hastane. Hastanenin yoğunluğu memlekete yön veriyor.”

“Şimdi önümüzde iyi değerlendirebileceğimiz süre var. Bu süre içerisinde maksimum aşılamayı yapmamız lazım. O yüzden Kasım ayına kadar maksimum aşılanma ve maksimum tedbirleri almak zorundayız.”

“17-35 yaş arasındaki hastalar dikkat çekiyor. Bunun da nedeni bu yaş grubundakilerin sosyal hayatta daha çok olmalarıdır.    Nijerya uyruklu hastalarımız çok. Yerel hastalar daha çok aile. 10 farklı aile değil. 1 aileden 4-6 kişi bulaş oluyor.”

 “Şu an ‘kapattık, kapalıyız’ diyen ülke yok. Artık herkes risk almaya başladı. Riski ne zaman alırsın alt yapın hazır olduğunda. Bizim şu an ki alt yapımız 150 yataktır. Bu nüfusa göre bu yatak sayısı zaten maksimumdur.”

 “İyi giden bir rotadayız. Bundan sonraki bulaş da açılımlarla değil, tekrardan bir dalga ile olur.”

 

Fayka ARSEVEN KİŞİ

Pandemi Hastanesi Başhekimi Dr. Erol Uçaner, “hastanenin yoğunluğu memlekete yön veriyor” diyerek, “burası dolarsa, çökerse ertesi gün kapanma kararı çıkar” vurgusunda bulundu.

Pandemi ile mücadelede başarılı olduklarını ifade eden Uçaner, “Şimdi önümüzde iyi değerlendirebileceğimiz süre var. Bu süre içerisinde maksimum aşılamayı yapmamız lazım. O yüzden Kasım ayına kadar maksimum aşılanma ve maksimum tedbirleri almak zorundayız” dedi.

Uçaner, pozitif hastalara baktıklarında ise “17-35 yaş arasındaki hastalar dikkat çekiyor. Bunun da nedeni bu yaş grubundakilerin sosyal hayatta daha çok olmalarıdır” diyerek, “Nijerya uyruklu hastalarımız çok. Yerel hastalar daha çok aile. 10 farklı aile değil. 1 aileden 4-6 kişi bulaş oluyor” açıklamasında bulundu.

  • YENİDÜZEN: Pandemi ve Pandemi Hastanesi’nde son durum nedir?
  • Dr. UÇANER: Şu an hasta sayısında rakamsal olarak baktığınızda mutlu olduğumuz bir seviyedeyiz. Pozitif hasta olarak hastanede yatan 20, bu tabi bazı gün 17 bazı gün 25 oluyor. Ama genel olarak hasta girişleri ve taburcu olanlara baktığımızda yaklaşık 1 aylık süreç içerisinde önce 30 şimdi 20 rakamlarını gördük.
    Yoğun bakımda yaklaşık 1 buçuk aydır 2 hastamız vardı. Birinin gerçekten durumu kötüydü. Geçtiğimiz hafta o hastayı kaybettik. Onu kaybettiğimiz gün 2 hasta yoğun bakıma girdi. Şu an 3 kişi yoğun bakım hastası. Yoğun bakımdaki hastalar bir saat sonrasında kaybedilebiliyor, ümidimizi kestiğimiz hastalar olup da ertesi gün servise çıkardığımız hastalar olabiliyor.
    Gece sokağa çıkma yasağını bir yana bıraktığımızda 2 ay oldu açılım olalı. Sosyal ve mesleki anlamda herkes iç içe…
    Buna rağmen vaka sayılarının bizi tedirgin etmeyen boyutta olması sevindirici bir noktadır.
    Tabi ki yaz mevsimi geldiği için açık alanlar çok fazla rağbette, açık alanda iletişim içerisinde olmak bulaş için daha az risktir. Çünkü Nisan ayından itibaren biz mevsimsel olarak dışarda daha fazla vakit geçirmeye olanaklıyız. O yüzden de bu süreç şu an için bizim kış öncesi sistemsel olarak eksikleri tamamlama, olabilecek başka ihtiyaçları tamamlama daha iyi nasıl olunabilir planlaması için soluklanma evresi oldu.
     
  • YENİDÜZEN: 1’nci kapanmanın ardından süre iyi değerlendirilememişti. Şimdi bir yol haritası var mı?
  • Dr. UÇANER: İlk dönemdeki kapanmada, kapanma gerektiren durumdaydık. Çünkü çok yeni, bilmediğimiz ve agresif bir virüstü. Bütün dünya kapandı. O belirsizliğin içerisinde bizim de kapanmamız şarttı. Ondan sonra yaz mevsiminde vaka yoktu. Ardından vakalar tekrar çıktı. Bu süre içerisinde bu hastanenin olmaması da bir şansızlıktı ama bir şekilde bir planlama yapılabilirdi.  100 yataklı bir bölge ayrılabilirdi, bir periferi pandemi hastanesi olabilirdi…
    Bunun çalışması yapılsa o zaman da belki tam kapanma değil ama belli başlı sektörleri rahatlatıp yine ekonominin sürdürülebilmesi için alt yapı çalışması yapılabilirdi. O dönemde yüksek sayıların gelmesi bu hastanenin tam randımanlı olmaması yine kapanmayı gündeme getirmişti.
    Bu hastanede 56 oda, 56 yatak ve 56 oksijen çıkışı var. Hastaneye her yatan hastanın oksijen almasına gereksinimi yok. Biz bu konun içinde olan uzman arkadaşlarla bir plan çizdik ve dedik ki; biz her odadaki yatakları 2’ye çıkaralım ve bazı odalarda ikili oksijen ihtiyacı olacak şekilde düzenlememizi yapalım. Ve diyelim ki burada ‘100 yataklı bir pandemi merkezi oluşturduk’. Bizim ayrıca 24 yoğun bakım kapasitemiz vardır.
    110 hasta eğer hastanede yatırsa biz yine kapanırız. 110 hasta demek yoğun bakımda belki de 15-20 hasta demektir. Yine bir kapanmaya veya açık olan sektörleri daraltmaya ihtiyaç duyulabilir.
     
  • YENİDÜZEN: Kapanma için sınırınız 110 bandı mı?
  • Dr.UÇANER: Zaten biz 110 hastayı bulduğumuz anda göğüs karantina bölümüne aktarıyoruz, göğüs karantinada 26 yatak var. O da alt yapı çalışması ile 40 yatak olabilir. 140 yatağımız şu an için Pandemi Merkezi adı altında hastalara hizmet verecek şekilde bekliyor. 24 yoğun bakım yatağı, 2 tane ameliyat sonrası hastaların bekleyebileceği gerekirse yoğun bakım şeklinde de hizmet verebileceğimiz 16 yatağımız ayrılmış durumda. Yani biz bu rakamları 170’e kadar çıkarabiliriz.
    Bize bu dönemde Sağlık Bakanı Ünal Üstel ve Müsteşar Deren hanım büyük destek verdi. Bize ‘eksik gördüğünüz ne ise tamamlayın bize bunlarla ilgili sorun yaratmayın’ denildi. Biz tedbirlerimizi aldık, taleplerimizi bakanlığa gönderdik.  Alacağımızı da aldık, faturayı da bakanlığa gönderdik. Hemen yataklarımız geldi, hepsi kurulmuş vaziyette bekliyor. Şu an rahatlama döneminde olduğumuz için hastalar konforlu olsun diye odalarda tek yatak var. 45 yatak da bekleme salonunda kurulu şekilde bekliyor.
    Biliyorsunuz vaka sayıları 90’a çıkmıştı. Ben daha önce yaptığım bir açıklamada, ‘pik yaşıyoruz bu zirve bu şekilde gider ve 90’lardan geriye doğru düşeriz’ demiştim. Tam da öyle oldu. Daha fazla vaka gece uykularımızı kaçırırdı. Çünkü biz ve personel çıkıp yatak arıyorduk. Çünkü burası dolarsa, çökerse ertesi gün ‘kapanıyoruz’ kararı çıkar. Başka türlü baş edemezsin. Artık kapanma derken tam kapanma değil ama bazı sektörlerin kapanması gündeme gelebilir. Demek ki kilit nokta bu hastane. Hastanenin yoğunluğu memlekete yön veriyor.
     
  • YENİDÜZEN: Endişeleriniz yaz aylarına yönelik var mı yoksa Eylül sonrası mı endişeler?
  • Dr. UÇANER: Kasım-Aralık. Şimdi önümüzde iyi değerlendirebileceğimiz süre var. Bu süre içerisinde maksimum aşılamayı yapmamız lazım. Şu an gelen 50 bin Sinovac ki bunun içerisinde ikinci aşı olacak olanlar var. Geriye kalan ile de belki de 20 bin daha aşılanacak. Biontec, Astra Zenecca gelecek 21 bin doz Johnson geldi. Onlardan da eğer ciddi miktarda gelirse yaz mevsiminin sonuna kadar 2’nci dozları da tamamlanan 50 bin kişi daha katılırsa nüfusa en azından nüfusun yarısı aşılanmış olacak. Kaldı ki bütün dünya aşılanmakta. Aşılanma son sürat her yerde devam ediyor. Buraya gelecek olan turistler de aşılı ve PCR’lı geliyor. O yüzden Kasım ayına kadar maksimum aşılanma ve maksimum tedbirleri almak zorundayız.
    Bunlarla birlikte 2022 yılının başlarında daha da normalleşme sürecine gireceğimizi tahmin ediyorum.  Aşılanmanın zaten dünya üzerindeki etkisi, virüsün kendi gücünü kaybetmesi, bağışıklığımızın güçlenmesi bizi rahatlatacaktır.
     
  • YENİDÜZEN: Vakalarla birlikte hastaneye yatış oranlarında da düşüş yaşandı. Pandemi Hastanesi’nin bu dönemdeki rolü ne olacak?
  • Dr. UÇANER: Tekrardan bir pik veya zirve istemiyoruz. Ama bir hasta bile varsa onun izole olması şarttır. Çünkü bir hasta başka hastaya bulaştırır. O hasta iki kişiye, o başkalarına ve bu sürer. O nedenle içimizde covid olduğu sürece bu hastane bu şekilde gitmesi gerekir. Ama bakarsınız günün sonunda 2022 yılına gelmişsiniz aylardır 5-6 hasta. O zaman da covid merkezi başka yere aktarılabilir Bu dört dörtlük donanımlı kompleksi de başka servislere hizmet verebilmesi ve ameliyatların yapılabileceği bir merkez olarak çalıştırabiliriz.

 “17-35 yaş arasındaki hastalar dikkat çekiyor”

  • YENİDÜZEN: Hastaneye yatış tablolarına baktığınızda cinsiyet, yaş, uyruk olarak dikkatinizi neler çekiyor?
  • Dr. UÇANER: Her gün istatistikler geliyor. Ancak her rakam bir saat önce veya bir saat sonra değişir. Ancak 17-35 yaş arasındaki hastalar dikkat çekiyor. Bunun da nedeni bu yaş grubundakilerin sosyal hayatta daha çok olmalarıdır.    Nijerya uyruklu hastalarımız çok. Yerel hastalar daha çok aile. 10 farklı aile değil. 1 aileden 4-6 kişi bulaş oluyor.
     
  • YENİDÜZEN: Yabancı uyruklulara bilgilendirme de ulaşamıyor muyuz?
  • Dr. UÇANER: Hayır. Onların sosyal anlamda paylaşımları çok farklı. Belki de bir odada 6-7 kişi kalıyor. Yemeklerini kalabalık yiyor. Sonuçta hepimiz öğrenci hayatı yaşadık.

“Yatakları beklediğim gece uykularım kaçtı”

  • YENİDÜZEN: Sizi en çok zorlayan veya ‘amannn’ dediğiniz an neydi?
  • Dr. UÇANER: Uykularımın kaçtığı gece yatakları beklediğim geceydi. Bir gün yatakların geç gelmesi demek bizim burayı kapatmamız demekti. İçeride yatan hasta sayısı 60 civarıydı ve 23 yatağımız vardı gelecek olan. Firmayı aradık bize yatak getirdi, koridorlarda tamirde olan yataklar vardı onları tamir ettirdik, o gece ilk kez sabaha kadar uyumadım. Bir an önce yataklar gelsin ve 100 rakamını bulalım istedim. O süreç hastaların zirveye geldiği noktada benim stres olduğum pozisyona girdim. Şimdi içerde 20 kişi var rahatladık ama 100 kişi olduğunda farklı. Doktor, hemşire sayısı belli.
     
  • YENİDÜZEN: Hem iç hem de dışa yönelik yapılan açılımlar sizi korkutuyor mu?
  • Dr. UÇANER: Beni korkutmuyor. Bizim aslında iç bulaşa dikkat etmemiz gerekiyor. Kullanım alanları daha çok açık alanlar o nedenle hastaların artacağını düşünmüyorum. Tabi ki bulaş yine olabilir ama ciddi bir avantaj kapalı ortamlara çok fazla girmiyoruz. Aşılamada da bir randıman alınmıştır.
    Bütün dünya artık normalleşti. Şu an ‘kapattık, kapalıyız’ diyen ülke yok. Artık herkes risk almaya başladı. Riski ne zaman alırsın alt yapın hazır olduğunda. Bizim şu an ki alt yapımız 150 yataktır. Bu nüfusa göre bu yatak sayısı zaten maksimumdur. Zaten bu rakamları zorlasan kapanırsın. Ama alt yapın olmazsa her zaman korkabilirsin. 
    Bir şekilde ekonominin de sürdürülebilmesi için bu açılımların yapılması gerekiyor. Açılımlar çok kademeli ve doğru yapıldı. Dikkat ederseniz halen daha gece 12’den sonra sokağa çıkma yasağı var. Bu süreçten önce 9’da sokağa çıkma yasakları vardı. Mekanlara sık sık kontroller yapılıyordu.
    Bir anda yüzme bilmeyen birisini okyanusun dibine atarmış gibi olmadı. Her hafta toplantılarla açılımlar oldu. O yüzden şu an büyük bir başarı var. İyi giden bir rotadayız. Bundan sonraki bulaş da açılımlarla değil, tekrardan bir dalga ile olur. Şu an bulaşsaydık hepimiz bulaşırdık. Ama şimdi sıkıntı yok.

 

 

yd-destek-gorseli-2-141.jpg

Bu haber toplam 1500 defa okunmuştur
Etiketler : , ,