1. HABERLER

  2. HABERLER

  3. “Geri çekilmezse bedeli olur”
“Geri çekilmezse bedeli olur”

“Geri çekilmezse bedeli olur”

Basın-Sen, Ceza ve Bilişim Suçları Yasa Tasarılarının ifade özgürlüğünü tehdit ettiğini belirterek geri çekilmesini istedi; aksi halde bunun bir “bedeli olacağı” uyarısında bulundu.

A+A-

Basın Emekçileri Sendikası (Basın-Sen), Ceza Değişiklik ve Bilişim Suçları Değişiklik Yasa Tasarıları’nda gelinen aşama ve yürütülen sürece ilişkin Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası (KTÖS) lokalinde basın toplantısı gerçekleştirdi. Toplantıya farklı örgüt ve sendikaların temsilcileri de katılarak destek verdi.

 

Basın-Sen Başkanı Ali Kişmir

“Başından beri karşıyız”

Basın-Sen Başkanı Ali Kişmir, yaptığı açıklamada söz konusu yasa tasarılarının halen Meclis gündeminde olduğunu ve komitelerde görüşülmeye devam ettiğini belirtti. Sürecin başlangıcına değinen Kişmir, sosyal medyada eleştiri sınırlarını aşan, hakaret içeren ve aileleri hedef alan paylaşımlar gerekçe gösterilerek Başbakanlık bünyesinde yasa çalışmaları başlatıldığını ifade etti.

Kişmir, yaklaşık bir buçuk yıl önce Kıbrıs Türk Gazeteciler Birliği ile birlikte bu çalışmalara davet edildiklerini ancak ilk toplantının ardından sürecin gidişatını ve niyetini doğru bulmadıkları için sonraki toplantılara katılmama kararı aldıklarını söyledi. “Anladığımız kadarıyla bu toplantılar bizim dışımızda devam etti ve hükümet dışarıdan da destek alarak bu yasa tasarılarını hazırladı” diyen Kişmir, tasarıların kamuoyunun önüne bu şekilde getirildiğini dile getirdi.

Basın-Sen olarak ilk günden itibaren tasarılara karşı net bir duruş sergilediklerini vurgulayan Kişmir, “Bu tasarıların geri çekilmesini talep ettik. Geri çekilmemesi halinde bunun bir bedeli olacağını söyledik. Biz sözümüzün arkasındayız” ifadelerini kullandı.

Kişmir, sendikanın görüş ve çekincelerini komite görüşmelerinde madde madde ortaya koyduğunu belirterek, birçok düzenlemenin hukuki açıdan sorunlu olduğuna dikkat çekti. Tasarıda yer alan bazı maddelerin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Anayasa’ya aykırı olduğunu ifade eden Kişmir, söz konusu düzenlemelerin toplum üzerinde baskı ve korku yaratabilecek nitelikte olduğunu ileri sürdü.

Açıklamasında komite sürecine de değinen Kişmir, her toplantıya 5-6 bakanın katıldığını ve yasa önerilerinin geçirilmesi yönünde baskı oluşturulduğunu iddia etti. Bu durumun sürecin sağlıklı işlemediğine işaret ettiğini belirten Kişmir, demokratik tartışma ortamının zedelendiğini savundu.

Basın-Sen, yasa tasarılarının geri çekilmemesi halinde mücadeleyi sürdüreceklerini yineledi.

 

Avukat Cansu Nazlı:

“Bu yasa değişikliğinin amacının sansür uygulamak olduğunu düşünüyoruz”

Avukat Cansu Nazlı da, yasa değişiklikleri ve bu konuda komitedeki vekillerin tutumuyla ilgili bazı noktalara değindi.

Yasa tasarısına "organize dezenformasyon"  maddesinin eklenmesindeki amacın dezenformasyonun önlenmesi olmadığını ileri süren Nazlı, “Örneğin araştırma gazeteciliği yapan basın mensuplarına; yolsuzluk, rüşvet, kara para gibi konulardaki haberlerinde bu madde üzerinden ceza davası getirilebilecek.” dedi.

Söz konusu maddenin “maksatlı” olduğunu savunan Nazlı, dezenformasyonla mücadele edilmek isteniyorsa, basın örgütlerinin buna yardımcı olabileceğini ve bu konuda hassas olduklarının komitede ifade edildiğini dile getirdi.

“Bunun dışında özellikle halk arasında korku ve endişe yaratma niyetiyle gerçek dışı haber yayınlama suçuyla bağlantılı olarak da, gerçek dışı haberle hiçbir ilgisi olmayan, mesela devletin itibarını korumak gibi unsurlar suçun içerisine eklenmiş …” diyen Nazlı, bu tarz düzenlemelerin riskler barındırdığını kaydetti.

Nazlı, "zem ve kadihin" suç olmaktan çıkarılması gerektiğini savunurken, “Yabancı Devlet Yetkililerine Hakaret” maddesinin kapsamının genişletildiğini söyledi.

Ülkede ceza davalarını polisin getirdiğini ve polisin bu Ceza Yasası maddelerini yorumlayacak hukuki bir donanımı olmadığını belirten Nazlı, yasadaki muğlak ifadelerin sıkıntılı olduğunu savundu.

"Zem ve kadih" suçunun tanımının genişletildiğini belirten Nazlı, “Söylediğimiz, yazdığımız ve ifade ettiğimiz daha fazla cümle, söz ve kelime suç haline getiriliyor. Bu suça öngörülen ceza da genişletiliyor.” ifadelerini kullandı.

Nazlı, komite toplantısına katılan bazı bakanların söylemleriyle ilgili de eleştirilerde bulundu.

Yaşanan sürece değinen Nazlı, “Bu yasa değişiklikleriyle aslında hem gazetecilere hem muhalif kesimlere hem de insanlara bir sansür uygulamak olduğunu düşünüyoruz.” dedi.

Nazlı, özellikle kamuya mal olmuş kişilerin eleştirilebilirliğinin sıradan insanlara göre çok daha fazla esnek olması gerektiğini dile getirdi.

Konuşmasında, Bilişim Suçları Değişiklik Yasası’nı da ele alan Nazlı, bazı hususlara değindi.

Ceza Muhakemeleri Usulü Yasası’ndaki değişikliğe de değinen Nazlı, “Masumiyet karinesini ihlal noktasında, yani yargılanan kişinin fotoğrafını çekmek, fotoğrafını yayınlamak daha doğrusu ve ismini açıkça verme noktasında bunun bir suç teşkil edeceğini ve buna hapis cezası da dahil cezayi bir yaptırım öngörülüyor.” ifadelerine yer verdi.

Bu haber toplam 1426 defa okunmuştur