1. HABERLER

  2. HABERLER

  3. ‘Rüzgarla Engelsiz Dans’ ekibi eğitimden geçti
Fikri Karayel’den adı “Uzaktan”, ama ruhumuza yakın bir albüm…

Fikri Karayel’den adı “Uzaktan”, ama ruhumuza yakın bir albüm…

Hem üreten hem de yorumcu yeteneği ile sahne üzerinde başarısını kanıtlayan değerli sanatçılarından Fikri Karayel ile Dokuz Sekiz Müzik’ten çıkan 9 parçalık yeni albümü “Uzaktan”ın yayınlanması sonrasında sıcağı sıcağına buluştuk.

A+A-

Murat OBENLER

Ülkemizin müzisyen ve söz yazarı özelliklerini birlikte kullanarak hem üreten hem de yorumcu yeteneği ile sahne üzerinde başarısını kanıtlayan değerli sanatçılarından Fikri Karayel ile Dokuz Sekiz Müzik’ten çıkan 9 parçalık yeni albümü “Uzaktan”ın yayınlanması sonrasında sıcağı sıcağına buluştuk.

Kareyel’le, hem yeni albümle ilgili heyecanını hem de pandemi dönemine de denk gelen albüm ve albüme hazırlık aşamaları gibi gördüğü single çalışmalarını konuştuk. Fikri Karayel albüm ve konserlerin de başlamasıyla uzun zamandır olduğu en mutlu yerde olduğunu ifade ederken tercih etmemesine rağmen sorumuz üzerine duygusal (sevgi boyutu) yaşamı ile ilgili güzel gelişmeleri de bizlerle paylaştı.   

-Artık biraz uzaktan ve “Uzaktan” ile takip ediyoruz seni. İstanbul’a yerleştin ve orası merkezli bir yaşam sürdürüyorsun.2014’deki ilk albümle geçtiğimiz haftalara çıkan ikinci albüm arasındaki dönemde neler yaptın?
2014’deki “Yol” albümünden sonra birkaç single daha çıkarttık. Yorgunum çok, Bir şey var, Öl de Öleyim gibi sayabilirim. Beğendiğimiz bir şey olduğunda onu sevenlerimizle paylaşıyoruz. Yapımcı şirket ile birlikte bu paylaşımlara karar veriyoruz.  Sonra da pandemi geldi zaten.

foto-1-fikrikarayel-uzaktan-album-kapak.jpg

“Pandemi bana bol zaman verdi, düşünceler bölünmedi ve hep aktı gitti”

-Pandemide senin müzisyen ve şarkı yazarlığı özelliklerin birbirinden farklı olarak mı ilerledi? Malum canlı sahneler olamadı ama bu dönemde de çok fazla söz-beste-yorum gibi üretimler oldu.
Aslında sahne dışında da müzik yaptığımı gördüğüm bir süreç yaşadım. Beste ve prodüksiyon tarafım olduğu için çalışmaya devam ettim ve Hande Yener’in “Aşk  Elimde” şarkısını yazdım. Onun dışında kendi albümüme odaklandım.Yoğun bir dönem oldu. İlk pandemi dalgasındaki kapanmanın bittiği ilk gün sete girdik ve “Düşler Sokağı”nın klibinin çektik.Sonra yine kapandık.Özel izinlerle Kıbrıs’ta ve İstanbul’da stüdyo çalışmalarını sürdürdüm.
Pandemi bana bol zaman verdi, gelen giden olmadı, düşünceler bölünmedi ve hep aktı gitti. Bu dönemde motivasyonu bulmak ve korumak çok zor oldu. Bırakan da çok insan oldu. Bu dönem biter bitmez üretebilenler için elde hazır şeylerin olduğu bir zaman oldu. Bu dönemde biz müzisyenlere de düşen sorumluluklar vardı. Yeni şarkılar yaparak bunu insanlara ulaştırmak,bir nevi hayatın devam ettiğini,üretimin ve ürettikçe de umudun devam ettiğini insanlara göstermek zorundaydık. 

-Bu kapalı olunan dönemlerde farklı coğrafyalardan farklı stüdyolardan(ev stüdyosu da dahil) şarkı kaydedip sonra bunları birleştirme yöntemi mecburen en çok kullanılan kayıt modeli oldu. Siz de grup elemanları ile buna benzer bir yöntemi uyguladınız mı?
Bu yöntemi biz de uyguladık. O da uzaktan oldu. Emre Yazgın Kıbrıstan yapar ve bana atar. Biz üzerinde konuşarak tekrar revize  ederiz. İki aranjör iki farklı yerden işleri yürüttük. Cahit Kutrafalı’ya şarkıyı atarız ve bir bas çalarak bize geri döner. Herkesin ortamı var ve evlerinden çalıştık. “Uzaktan” albümünde de bir yalnızlık hissiyatı var zaten.

foto-3-023.jpg

“Single parçalar bana daha iyi çalışmam için zaman da verdi”

-2020’de de sen boş durmadın. Sence nasıl bir 2020 geçirdin?
“Öl de Öleyim” klibini karlarla kaplı bir alanda çektik ve hemen ardına pandemi patladı.  Nezle de oldum. Bu yıl “Bitmezse Kış” çıkardık ve ardından Nisanda kar yağdı.
Albüm uzun soluklu bir çalışma gerektirdiğinden Single parçalar bana daha iyi çalışmam için zaman da verdi. Son single parçamızı albümden 2 ay önce çıkardık ve akışı hiç durdurmadık. “Ne güzel Oldu” ile de iyi geri dönüşler aldık


“Çok uzun zamandır olduğum en mutlu yerdeyim”

-2020 ile 2021 arasında senin için ne farklar vardır?
Kısa bir süre öncesine kadar bir fark yoktu ama yasakların kalkması,sahneye çıkabilmemiz, canlı konserler,turnelerle şehirleri dolaşmaya başlamamız bize de yaşadığımızı hatırlattı.Çok uzun zamandır olduğum en mutlu yerdeyim diyebilim.

-“Uzaktan” albümünü dijital olarak çıkardınız ve dijital platformlarda yayınladınız. Bu bir gereklilik midir yoksa tercih mi?
Bu albümün birkaç ay sonra plak fomatında çıkaracağız. Kolleksiyoncular için çok değerlidir. Dijital platfomlardaki kalite daha iyidir. En zor ihtimalde youtube girip ordan şarkılara ulaşabilirsiniz. Hem CD artık eski bir teknoloji kaldı.

-“Zor Zamanlar” alternatif rock tarzında çıkıştı bu albüm pop-elektronik ağırlıklı çıktı. Bu tarz konusu senin için bir esneklik,rahatlık mıdır?
Her bir söz bana bir tarzı olduğunu hissettirir ve ben de o yoldan yürürüm.Bazen aranjöre gittiğinde tarzı da değişebilir.Belki bir sonraki albüm daha konsept bir albüm olur.İki üç tane şarkı çıkınca albümün nereye gideceği belli olur zaten. Üretim sürecinde de birkaç soundun girip çıkmasıyla tarz değiştiği olmuştur.
 

“Çok tarz sahibi olmak isteyen şarkıcılardan değilim.Yeni bir şeyler de denemek isterim”

-Bazı tarzlar şarkıcıya yapışır(ya da onlar bunu tercih eder) ve hep öyle kalırlar.Sen öyle yapmadın..
Benim örnek aldığım sanatçılar da hep öyledir. Söz yazarı solistler biraz tarzlar arası dans ederler. Ben çok tarz sahibi olmak isteyen şarkıcılardan değilim. Benim sevdiğim soundların karakterime uyan modların toplamından ortaya bir tarz çıkar ama onu adlandıramam.Biraz daha edebi, sözleri uzatarak kelimecikler,kafiyeli formlar ortaya çıkıyor
Sanat yönünü eksik etmemeye çalışırım.Biraz  şatafatlı melodiler,kolay ezberlenebilecek, keyif alınabilecek melodiler, akılda kalabilecek sözler tercih ederim.Bazı  vokaldeki karakterler, temel elementler (örn:kafa sesler) ortak bir nokta olmaya başladı ve bunlar da bir tarz oluşturuyor. Hep sapmaya çalışıyorum ve yeni bir şeyler de denemek isterim.Kendimden de kaçarım.

 

“Dokuz Sekiz Müzik’le ben kendimi çok güvende hissediyorum”

-Dokuz Sekiz Müzik ile 2.albümü de yaptınız? Artık birbirinize alıştınız ve ekip çalışmasında olgunlaştınız herhalde…
Zor Zamanlar’ı birlikte yaptık. 2014’ten beri beraberiz ve giderek daha da iyi bir ekip olmaya başladık. Birbirimize ilham oluyoruz.Üretimde bana büyük br özgürlük veriyorlar. Ahmet Çelenk sanat tarafına da karışmayı sever ve işin o yanını da konuşuruz. Hırssız bir yapım şirketidirler. Uzun süreli çalışmaya olanak sağlarlar,aceleye getirmezler,ben de kendimi çok güvende hissederim. Ben Fikri Karayel dediğimiz şeyin bir parçasıyım.

 

“Uzaktan” acayip,değişik bir şarkı oldu”

-Albümde gerçekten farklı ama çok güzel hissettiren şarkılar var. Özellikle “Ne Güzel Oldu”, “Kahkahalar” , Ceylan Ertem ile yaptığınız “Karanlıkta” çok iyi. “Uzaktan” ise çözümlenmesi zor ama keyifli bir bulmaca gibi ama sıkı bulmacacı isen çok hoşuna gider.
Uzaktan acayip,değişik bir şarkı oldu.Ben de çözemedim daha(gülüşmeler). Benimle benzer hikayeler yaşayan kişiler belki de bu şarkıyı dah iyi hissedecek. Ata Uykur’un güzel çalışması ile Ne Güzel Oldu  klibi bambaşka bir noktaya geldi. Kedi-sandalye hikayesi ile özlem,kavuşma hislerini verdik. Sevgi ve özlemi anlatırken kadın veya erkek diye bir formu resmetek istemedik, kedi ile daha geniş bir bakış açısına hitap edebileceğini düşündük.Farklı yaş gruplarına da hitap edebilir. 2-3 yaş grubunun klibi dikkatle izlediğini gördüm. Karanlıkta şarkısında ise yıllardır bu tür konularla şarkılarını harmanlamış Ceylan Ertem ile çok keyifli çalıştık. “Sev kaybolma karanlıkta” mesajımızı birlikte verdik. Kahkahalar ise Kıbrıs’ı özlediğim bir zamanda ve o ruh haliyle yazıldı. Köyü,Kıbrıs,aile,muhabbetli,keyifle buluşulan zamanlara özlem bu şarkı. Bütün şarkıların hikayelerini instagram hesabımda paylaşıyorum.


“Romantik boyut da benim için önemlidir ve onu da hayatımdan eksik etmiyorum”

-Sana sevgi dünyanın durumunu da sormak isterim. En çok neleri seversin,en çok kimlerle vakit geçirmeyi seversin vs.?

Aşk hayatımın her yanında vardır.Aile,dostlar,arkadaşların,kedimiz,köpeğimizin varlığı ile sevgi etrafımızdan eksik olmaz.Sevgi enerjimiz güzeldir. Romantik boyut da benim için önemlidir ve onu da hayatımdan eksik etmiyorum.Göz önünde olmaktan hoşlanmıyorum,merak edilmesini de sevmiyorum. Yine bu aralar çok gezerim ve kendimi yalnız gibi hissediyorum. Kış gelsin,eve kapanalım ve kavuşmayı beklerim. Hayatında özel birini hissetmek ister insan,her gün göremese bile. İnsanın günün sonunda arayabileceği, derleşebileceği,paylaşabileceği romantik bir ilişki her zaman önemlidir.Romantik bir ilişkim var ve halimden memnunum.

 

“Yoğun bir programım var, yoruluyorum ama çok mutluyum”

-Hayranların için sormak gerekirse konser programın nedir?
Ben en çok menejerim Hasan Belen ve müzisyen arkadaşlarım ile vakit geçiririm. Kıbrısta ve Türkiyede  birlikte çaldığımız iki ana orkestram var.Bir de otele göre,özel organizasyona göre,konsere göre değişen arkadaşlarımız olabilir. 27 Temmuz Bodrum, 28 Temmuz Marmaris,1 Ağustos Akyaka, 2 Ağustos Gümüşlük, 5 Ağustos Kuşadası, 8 Ağustos Ankara diye bir tur programımız var. Yoğun bir program var,yorgun yatıp kalkıyoruz ama ben çok mutluyum. Sahneye çıktıkça kendimi hatırlıyorum. Gillham Vineyard’daki konserim ise en akustik konserim oluyor(çello ve gitar ile çıkacağız).

foto-2-020.jpg

yd-destek-gorseli-189.jpg

Bu haber toplam 871 defa okunmuştur