
“Cezaevi müdürü, bağımsız mahkeme tarafından verilen kararı değiştiremez”
Eski Ombudsman Emine Dizdarlı, UBP-YDP-DP Hükümeti’nin Cezaevi Tüzüğü'nde yaptığı değişikliğe işaret etti; “Cezaevi müdürü, bağımsız mahkeme tarafından verilen kararı değiştiremez” dedi.
Eski Ombudsman Emine Dizdarlı, Bakanlar Kurulu'nun Cezaevi Tüzüğü'nde yaptığı değişikliğin kuvvetler ayrılığı ilkesini zedeleyebileceğini belirterek, Cezaevi Müdürü'ne verilen ceza bağışlama yetkisinin yargı bağımsızlığı açısından sakıncalar doğuracağına dikkat çekti.
Kişisel sosyal medya hesabından açıklama yapan Dizdarlı, Bakanlar Kurulu'nun Cezaevi Tüzüğü'nde değişiklik yaparak Esas Tüzüğün 157'nci maddesini kaldırdığını ve yerine yeni 157'nci madde koyduğunu belirtti.
Yapılan değişiklikle iki yıl veya daha fazla hapis cezası çekmekte olan hükümlülerin "iyi hâli ve çalışkanlığı neticesinde" Cezaevi Müdürü tarafından cezasının üçte biri oranında bağışlanabileceğini ifade eden Dizdarlı, bu uygulamanın adam öldürme, uyuşturucu madde suçları ile ırza geçme gibi suçlardan mahkûm olan hükümlüleri kapsamadığını kaydetti.
KKTC Anayasası'nın yargıçların görevlerinde bağımsız olduğunu açıkça ortaya koyduğunu vurgulayan Dizdarlı, "Hiçbir organ, makam veya kişi yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere emir veremez ve müdahale edemez" ifadelerini kullandı.
Yasama ve yürütme organları ile devlet yönetimi makamlarının mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğunu hatırlatan Dizdarlı, "Söz konusu organ ve makamlar, mahkeme kararlarını hiçbir surette değiştiremez" diyerek yürütmenin yargı kararları üzerinde tasarrufta bulunamayacağına dikkat çekti.
Merkezi Cezaevi (Kuruluş, Görev ve Çalışma Esasları) Yasası'nın incelenmesi halinde Cezaevi Müdürü'nün mahkeme kararlarına müdahale etme yetkisi bulunmadığının açıkça görüleceğini ifade eden Dizdarlı, "Kesinleşmiş bir mahkeme kararının veya hükmünün böyle bir yetkisi olmayan bir müdür tarafından değiştirilmesi ve Mahkemeler tarafından verilen hapis cezasının bağışlanması bağımsız Mahkemelerin kararlarına direkt bir müdahaledir" değerlendirmesinde bulundu.
Dizdarlı, söz konusu düzenlemenin "denge ve denetleme mekanizmalarının zayıflamasına" neden olacağını belirterek, bunun devletin üç temel fonksiyonu olan yasama, yürütme ve yargı fonksiyonlarına zarar vereceğini vurguladı.
"İyi hâli" ve "çalışkanlığı" gibi kavramların "tamamen subjektif bir değerlendirme" olduğunu ifade eden Dizdarlı, bazı keyfi kararlar karşısında mahkûmların hak ve özgürlüklerinin etkilenebileceğini söyledi.
Cezaevi Müdürü'ne verilen bağışlama yetkisinin bu kriterler çerçevesinde "suistimale açık" olduğunu belirten Dizdarlı, “Hükümetin kuvvetler ayrılığı ilkesini zedeleyecek adımlar atmaktan kaçınması, Anayasa'ya aykırı hareket etmemesi ve yargı bağımsızlığını ön planda tutması gerekir" dedi.
























