
Farhadi: “Gerçeklik bizlere medya yoluyla dayatılıyor aslında sadece bir farz ediş var”
Adana Altın Koza, dünyaca ünlü İranlı yönetmen Asghar Farhadi’yi ağırladı, kendisine Yaşam Boyu Başarı Ödülü de takdim edildi.
Murat OBENLER/ADANA
33. Adana Altın Koza Film Festivali tüm hızıyla sürerken Adana dünya sinemasının önemli yönetmenlerinden iki Oscar ödüllü İranlı yönetmen Asghar Farhadi’yi ağırladı. Farhadi’nin Türkiye prömiyerini Adana’da yapan son filmi “Kesişen Hayatlar” (Parallel Tales) gösterimi sonrasında usta yönetmen bir masterclass ile hayranlarıyla buluştu ve kendisine Yaşam Boyu Başarı Ödülü de takdim edildi. Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’nda ise “Günyüzü” ve “Bir Arada Yalnız” filmlerinin gösterimleri ve söyleşileri gerçekleşti.
Farhadi: “Gerçeklik tek değildir; kalbimiz ve hayâl gücümüz sinemanın şifresidir”
Festival usta yönetmen Asghar Farhadi’yi ağırladı ve kendisine Adana Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Güngör Geçer tarafından Yaşam Boyu Başarı Ödülü takdim edildi. Daha sonra ise sinema yazarı Esin Küçüktepepınar’ın moderatörlüğünde düzenlenen Asghar Farhadi Ustalık Sınıfı (Masterclass) etkinliği, sinemaseverlerin yoğun ilgisiyle gerçekleşti. Belli bir konsept veya tema üzerinden senaryo yazmadığını vurgulayan Farhadi, kendisini etkileyen bir imajın veya belirsiz bir duygunun peşine düştüğünü belirterek, “‘Beni bu şey neden etkiledi?’ sorusunu sorarak cevabı arar, kafamda başta hiç belli olmayan bir yolda senaryoyu oluştururum” dedi.
“3 yıllık büyük uğraş ve hazırlıktan sonra kalbim bana ‘Bu filmi ABD’de yapmamalısın’ dedi ve vazgeçtim”
Festival kapsamında Türkiye prömiyerini yapan son filmi “Kesişen Hayatlar”ı (Parallel Tales, 2026), ilk olarak ABD’de büyük bütçelerle çekilmesinin planlandığı dönemi de aktaran usta yönetmen; 3 yıl boyunca Amerika’da yaşadığını, New York’ta mekânlar seçilip büyük bütçeler ayrıldığını ancak bir gece kalbinin kendisine ‘Bu filmi burada yapmamalısın’ dediğini söyledi. Gece yarısı mesaj atıp projeyi iptal ettiğini ifade eden Farhadi, önemli olanın başarı veya yarışmak değil, yapım sürecinden zevk almak olduğunu vurguladı.
“Sinema bir yarış alanı değildir bu yüzden sonuç için değil içten gelen duyguyla film yapılması gerekir”
Film yaparken ödüllere odaklanmanın yanlışlığını “Bir Ayrılık” (A Separation, 2011) örneğiyle dile getiren usta sinemacı; senaryoyu yazarken asistanlarının kendisine ‘Bu çok yerel bir hikâye, yurt dışında anlaşılmaz’ dediklerini, hatta filmin alt yazısını bile hazırlamadıklarını ama yapımın Berlin’de gösterilmesiyle başlayan süreçte 100’den fazla ödül kazandığını hatırlatarak sinemanın bir yarış alanı olmadığını, kendisinin de başarmak için film yazmadığını ve sonuç için değil içten gelen duyguyla film yapılması gerektiğini söyledi. Kendisinin filmlerinde çocukluktan gelen anıları ve duygusal belleğe sıklıkla başvurduğunu söyleyen ve böylece o filmin kendisini yansıttığını dile getiren Farhadi “Geçmiş-anılar-belleğimiz bizim iç derinliğimizdir. Büyüdükçe inceliğimizi kaybediyoruz ve kalınlaşıyoruz”
Farhadi bir soru üzerine, “Dünyanın en zengin insanları kimseden onay almak zorunda olmayanlardır. Onay alma ihtiyacın yoksa çok zenginsin. Film yazarken insanlar ne düşünür diye düşünmemeliyiz”
Konuşmasında gerçeklik ve algı yönetimine de değinen Farhadi, tek bir gerçekliğin olmadığını, eksik parçaların kendi geçmişimiz ve hayal gücümüzle tamamlandığını ifade etti. Hayatta herkesin temiz, sağlam, güzel gibi görünmek derdinin olduğunu ancak gerçeğin acı, eksik ve sakatlıklarla dolu olduğunu kaydeden Farhadi gerçekliği değil de kafamızda yarattığımız gerçekliği yaşadığımızın da altını çizdi. Metroda çocukları bağırıp çağıran bir babaya sinirlenilebileceğini ancak eşini yeni kaybettiğini ve çocuklarına bu haberi vereceğini öğrendiğimiz an tüm gerçeklik algımızın değiştiğini belirten Farhadi, medyanın ve belgesellerin de kurgulanmış görüntüler sunduğunu dile getirerek “Hayal gücü olmayan insan aşık bile olamaz” sözleriyle konuşmasını tamamladı.
“Günyüzü”: Kadınların inatçı arayışı
Festivalde Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması kapsamında yönetmen Banu Sıvacı’nın imzası taşıyan “Günyüzü” filminin gösterimi de ekip katılımıyla gerçekleşti. Gösterim sonrası gerçekleşen söyleşiye yönetmen Banu Sıvacı ve yaratıcı film ekibi katıldı. Sinemamızda alışılagelmiş kalıpların aksine orta yaş üstü bir kadını odağına alan bir hikâye kurmak istediğini belirten yönetmen Sıvacı, “Erkekler arası iktidar savaşı yerine, toplumda ve sinemada görünmeyen kadınların inatçı arayışını anlatmak istedim. Hikâye tek bir olaya değil, çocukluğumdan beri dinlediğim acıların ve coğrafyanın damıtılmış hâline dayanıyor. İsmet karakteriyle de taşrada sadece uzaklara bakıp kederlenen değil, neşeyle ayakta kalmaya çalışan yeni nesli yansıtmaya çalıştım” dedi.
“Bir aradaydık ve yalnız değildik”
Günün bir diğer yarışma filmi olan Ali Vatansever imzalı “Bir Arada Yalnız” gösterimi sonrasında; yönetmen Ali Vatansever ve yaratıcı film ekibinin katılımıyla duygusal bir söyleşi gerçekleşti. Gazetede okuduğu çaresizlik temelli bir haberden ve Covid dönemindeki kişisel/toplumsal kayıplardan yola çıktığını ifade eden yönetmen Ali Vatansever, “Koca bir medeniyeti ölümden kaçarak inşa ediyoruz; oysa ölümün doğallığını ve çaresizlikle yüzleşmeyi konuşmak istedim. Sanal gerçeklik (VR) katmanını da tüm dünyaların birleştiği meditatif bir alan olarak kurguladık” dedi.

























