1. HABERLER

  2. ÖZEL HABER

  3. “ETKİN DENETİM ve TAKİP ŞART”
“ETKİN DENETİM ve TAKİP ŞART”

“ETKİN DENETİM ve TAKİP ŞART”

Siyasi ve hukuki çevreler, ülkede artan ‘asayiş’ sorunlarıyla ilgili yapılması gerekenleri YENİDÜZEN’e değerlendirdi

A+A-

Ülkede artan ‘asayiş’ sorunları, toplumda endişe ve tedirginlik yarattı. Her yıl biraz daha artan suç oranları, ülkeye giriş çıkışlardaki kontrolsüzlüğe yönelik tartışmaları da yeniden gündeme taşıdı.


Ayşe GÜLER


Ülkede artan asayiş ve güvenlik sorunları toplumda endişeyi artırırken, çıkış yolu için de özellikle etkin denetim, kontrol ve koordinasyona dikkat çekiliyor.
Özellikle son dönemde tırmanışa geçen suç oranları, ülkeye giriş çıkışlardaki “güvenlik eksikliği ve kontrolsüzlüğe” yönelik tartışmaları da yeniden gündeme taşıdı.

Siyasi ve hukuki çevreler, hem adaya girişte hem de mevcut ikametgâhlarla ilgili “sıkı denetim” yapılması noktasında birleşti, güvenlikle ilgili alınması gereken tedbirleri madde madde sıraladı.

“Vize verilen kişi, işsiz güçsüzse, sokakta yatıyorsa ada dışına gönderilmelidir.”

Emekli Başsavcı Yardımcı Muavini, avukat Hakkı Celal Önen, asayiş sorunlarının çözümü için ilk etapta ülkeye giriş çıkışların daha sıkı denetime tabi olması gerektiğini söyledi, “Vize verilen kişi, işsiz güçsüzse, sokakta yatıyorsa hudut dışı edilmeli. Hatta vatandaşlık verilse dahi sınır dışı edilmeli…” şeklinde konuştu.

Barolar Birliği Başkanı, Avukat Hasan Esendağlı ise yalnızca ülkeye giriş çıkışların değil, mevcut ikametgâhların da kontrol altına alınması halinde asayiş sorunlarına yönelik adım atılabileceğini söyledi.

Öte yandan Eski Başbakan, eski Meclis Başkanlarından Dr. Sibel Siber ise, devlette suç oranının artmasının kabul edilemez olduğunu kaydederek, Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın tüm paydaşların yer aldığı Cumhuriyet Güvenlik Kurulu’na toplanma çağrısı yapması gerektiğini ifade etti.

Emekli Başsavcı Akın Sait, Türkiye’den gelen yurttaşların sabıka sicilinin ülkeye girişte muhaceret polisleri tarafından kontrol edilmesinin şart olduğunu dile getirerek, 3’üncü dünya ülkesi vatandaşlarının da ne amaçla ülkeye geldiğinin incelenmesi gerektiğini aktardı.

 Sait, ““Polis halkın içinde olmalı. Devriye görevleri çoğaltılmalı” da dedi.

“Girişlerde kimlik değil, pasaportla işlem… Sorgu sistemi hayata geçmeli”

Asayiş sorunlarıyla ilgili değerlendirmede bulunan CTP Milletvekili Fikri Toros, ülkeye girişlerin sıkı denetim ve kontrole tabi tutulması, kimlik değil, pasaportla işlemlerin yapılması gerektiğine dile getirdi.

Halkın Partisi Milletvekili Gülşah Sanver Manavoğlu ise polis örgütü içerisinde suçlarla ilgili küçük bir birim oluşturularak, istatistiklerin ele alınması, suçların işlendiği bölgelere göre de harita çıkartılmasının şart olduğunu söyledi.

Öte yandan UBP Milletvekili Oğuzhan Hasipoğlu, bu konuda yargı ve siyasetin birlikte hareket etmesi gerektiğini dile getirerek, ülkeye giriş çıkışlardaki sorgu sisteminin geliştirilmesi gerektiğini ifade etti.

Neler yapılmalı?

Emekli Başsavcı Muavini Hakkı Celal Önen: “Giriş çıkışlara sıkı denetim şart”

Barolar Birliği Başkanı Esendağlı: “İkametgahların denetimi de gereklidir.”
Eski Başbakan Dr. Sibel Siber: “Cumhuriyet Güvenlik Kurulu toplanmalı”

Emekli Başsavcı Akın Sait: “Polis halkın içinde olmalı, devriyeler artırılmalıdır.”

Milletvekili Fikri Toros: “Pasaportla giriş sağlanmalı, toplum eğitilmeli.”

Milletvekili Gülşah Sanver Manavoğlu: “Suç haritası çıkarılmalı.”

Milletvekili Hasipoğlu: “Yargı ve siyaset birlikte hareket etmeli, girişlerde sorgu sistemi geliştirilmeli”


 

İLGİLİ ÇEVRELER NE DÜŞÜNÜYOR?

Emekli Başsavcı Yardımcı Muavini, avukat Hakkı Celal Önen:
“Giriş çıkışlara sıkı denetim”

Emekli Başsavcı Yardımcı Muavini, avukat Hakkı Celal Önen, asayiş sorunlarının çözümü için ilk etapta ülkeye giriş çıkışların daha sıkı denetime tabi olması gerektiğini söyledi.

Önen, vize ile adaya gelen kişilerin dahi sürekli takip edilmesinin şart olduğunu belirterek, “Vize verilen kişi, işsiz güçsüzse, sokakta yatıyorsa hudut dışı edilmeli. Hatta vatandaşlık verilse dahi sınır dışı edilmeli…” şeklinde konuştu.

Yaşanan olayların polise olan güveni azalttığını da ifade eden Önen, “Yıllarca polisle yakın çalıştım. Bunu görmek beni üzüyor” dedi.

Barolar Birliği Başkanı, Avukat Hasan Esendağlı:
“Yalnızca giriş-çıkışlar değil, mevcut ikametgâhlarla ilgili adım atılacak”

Barolar Birliği Başkanı, Avukat Hasan Esendağlı, yalnızca ülkeye giriş çıkışların değil, mevcut ikametgâhların da kontrol altına alınması halinde asayiş sorunlarına yönelik adım atılabileceğini söyledi.

Bu konudaki önlemlerin alınmasının zor olmadığını dile getiren Esendağlu, söz konusu durumun ‘muhaceret’ ve ‘göç politikası’ ile ilgili olduğunu, ülkenin şu anda göçe açık ve girişlerin tamamen kontrolsüz olduğunu kaydetti.

Esendağlı, Kıbrıs’ın kuzeyinde ‘karışık’ bir nüfus yapısına sahip olunduğunu da belirtti.

Meclis’te yıllarca kaçak yaşayanların affına yönelik bir girişim olduğunu hatırlatan Esendağlı, “Bu kişiler ne kadar Kıbrıs’ta kalıyor, niye burada… Şu anda bunları analiz etme şansı yok” dedi.

Esendağlı, kayıt dışılık nedeniyle suçlarla ilgili analizin de doğru yapılamayacağını ifade etti.

Eski Başbakan ve eski Meclis Başkanı Dr. Sibel Siber:
“Cumhuriyet Güvenlik Kurulu toplanmalı”

Eski Başbakan, eski Meclis Başkanlarından Dr. Sibel Siber, devlette suç oranının artmasının kabul edilemez olduğunu kaydetti.

Ülkeye giriş-çıkışların kontrol altına alınmasının tek başına yeterli olmayacağını dile getiren Siber,

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın tüm paydaşların yer aldığı Cumhuriyet Güvenlik Kurulu’na toplanma çağrısı yapması gerektiğini ifade etti.

Siber, burada hem yasal eksikliklerin hem de güvenlik açısından neler yapılabileceğinin konuşulabileceğini dile getirerek, “Yasama, komitesinde bunları konuşur, hükümet gerekli tedbiri alır… Sadece eleştirerek, bu durumu çözemeyiz” dedi.

Devletin tüm organları ile asayiş sorununun irdelenmesi gerektiğini söyleyen Siber, “Konu, insanların geldiği ülkeye göre değil, bir bütün olarak ele alınmalı. Giriş-çıkışlarda denetimin artması sorunun bir parçası. Ancak tek başına yeterli değil” şeklinde konuştu.

Emekli Başsavcı Akın Sait:
“Polis halkın içine karışmalı, vatandaş memlekette polis olduğunu hissetmeli”

Emekli Başsavcı Akın Sait, Başsavcı olduğu dönemde ülkeye kimlikle giren kişilerin suç bilgisinin bilinmesi, buna bağlı olarak da girişine izin verilip, verilmemesine yönelik ayrıntılı bir çalışma yaptıklarını ancak bu çalışmanın hayata geçmediğini söyledi.

Sait,  şu anda bu çalışmanın hayata geçmesi gerektiğini ifade ederek,  “Bu konuda adım atılırsa, özellikle Türkiye’den zanlı ya da suçlu görülebilecek kişilerin gelişi engellenecek.” dedi.

Öte yandan 3. dünya ülkesi vatandaşlarının da ne amaçla ülkeye geldiğinin incelenmesinin şart olduğunu söyleyen Sait, “Elini, kolunu sallayan ülkeye geldiğinde ne yapacağını da bilemezsiniz” şeklinde konuştu.

Sait, geçmiş yıllarda faaliyette olan bölge karakollarının kapatılmasına karşı çıktığını, bu adımın yanlış bir karar olduğunu vurguladı.

“Polis halkın içinde olmalı. Devriye görevleri çoğaltılmalı” diyen Sait, “Memlekette polis olduğu hissedilmeli.  Vatandaş, ‘Bu yolda yürüyorum, bir şey yaparsam anında yakalanacağım’ diye düşünmeli” şeklinde konuştu.

Sait, şu anda polis örgütünün elindeki imkanların oldukça az olduğunu, bu nedenle personel sayısının artırılması gerektiğini de sözlerine ekledi.


 


MİLLETVEKİLLERİ NE DEDİ?

CTP Milletvekili Fikri Toros:
“Pasaportla giriş sağlanmalı, toplum eğitilmeli”

CTP Milletvekili Fikri Toros bu konuda ‘aktif’ ve ‘pasif’ olmak üzere alınabilecek önlemlerin iki kategoriye ayrılması gerektiğini söyledi.

Toros, ‘aktif’ önlemler adı altında; ülkeye girişlerin sıkı kriterler ve denetime tabi olmasına işaret etti, “Örneğin kimlikle girişler kaldırılır, pasaport ile bu sağlanırsa çok sıkı denetim mekanizması başlatılacak, bu adım ‘filtre’ görevi görecektir. Böylelikle suç işlemek isteyenlerin adaya gelişi ciddi oranda azalacaktır.” şeklinde konuştu.

‘Pasif’ önlemlerin ise toplumun eğitilmesi ile alakalı olduğunu ve toplum mühendisliği ile çözülebileceğini ifade eden Toros, ülkeyi etkisi altına alan ekonomik kriz ve yaşam kalitesindeki  düşüşün psikolojik sorunlara yol açtığını belirtti.

Toros, bu durumun da şiddet, suç artışı ve boşanma gibi sonuçları doğurduğunu ifade ederek,

“Bunlara karşı, eğitim ve toplum mühendisliği yürütülmeli, sonuçlar ‘tedavi edilmeli’” dedi.

Halkın Partisi Milletvekili Gülşah Sanver Manavoğlu:
“Suç haritası çıkarılmalı”

Halkın Partisi Milletvekili Gülşah Sanver Manavoğlu, polis örgütü içerisinde küçük birim oluşturularak,  suçlarla ilgili istatistiklerin ciddi şekilde ele alınması gerektiğini ifade etti, suçların işlendiği bölgelere göre de harita çıkartılmasının şart olduğunu söyledi.

Manavoğlu, haritalandırmanın ardından ortaya çıkan sonuca göre en fazla problem yaşanan bölgelere doğru ve önleyici koruma sistemlerinin getirilmesi gerektiğini kaydetti.

Polis devriyelerinin artırılmasının şart olduğunu da ifade eden Manavoğlu, “Poliste eleman eksikliği olduğu ifade ediliyorsa da kendi içerisinde düzenleme yapıp, bazı kaydırmalar yapılabilir” şeklinde konuştu.

Manavoğlu, bu konuda İçişleri Bakanlığı’nın çalışmalarının da sürdüğünü dile getirerek, Muhaceret polislerine ülkeye girişlerde yabancıları sorgulama ve içeri girip girmemelerine karar verme kriterlerinin sağlanması gerektiğini söyledi.

 

UBP Milletvekili Oğuzhan Hasipoğlu:
“Yargı ve siyaset birlikte hareket etmeli, girişlerde sorgu sistemi geliştirilmeli”

Asayiş sorunlarını önlemek için yargı ve siyasetin birlikte hareket etmesi gerektiğini söyleyen UBP Milletvekili Oğuzhan Hasipoğlu, “Yasama gerekli yasal düzenlemeleri yapmalı, hükümet polisin daha iyi hizmet verebilmesi için gerekli mali kaynağı ve işgücünü yaratmalıdır” dedi.

Hasipoğlu, bu konunun düzelmesi için tek ayaklı bir çabanın yeterli olmayacağını da dile getirdi.

Ülkeye giriş çıkışlarda sorgu sisteminin geliştirilmesi gerektiğini ifade eden Hasipoğlu,

“Polis, ülkeye gelen turistlerin otel rezervasyonuna bakmalı, neden geldiğini sorgulamalı. Hatta cebindeki parayı bile bilmeli” şeklinde konuştu.

 

yeniduzen-satin-aliniz-20181105113524.jpg

 

 

 

Bu haber toplam 1585 defa okunmuştur