1. HABERLER

  2. HABERLER

  3. Gönendere’de ‘film çekimi’ huzursuzluğu
'Eğitimi seçimlere kurban etmeyeceğiz'

'Eğitimi seçimlere kurban etmeyeceğiz'

Öğretmen sendikaları okulların açılmasıyla ilgili,  28 Temmuz’da teknik kurulda oy birliği ile alınan kararların gerekçesiz değiştirildiğini, alınmasın gereken önlemlerin de ertelendiğini açıkladı

A+A-

Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası (KTÖS) ile Kıbrıs Türk Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası (KTOEÖS), ülkeye karantinasız girişlerin durdurulmasını ve salgına karşı gerekli sağlık ve güvenlik tedbirlerinin alınarak okulların açılmasını talep etti.

Sendikalar bugün Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı önünde basın açıklaması yaptı.

Basın açıklamasında “Her gün karar değiştiren UBP-HP hükümetinin eğitimi ve çocuklarımızı seçime kurban etmesine asla müsaade etmeyeceğiz” ifadeleri kullanıldı.

Eylemde, “Sağlık ve Güvenlik Önlemleri Alınarak Okullar Açılmalıdır”, “Eğitim ve Çocuklarımızı Seçime Kurban Etmeyin”, “Karantinasız Girişler Durdurulmalıdır” pankartları açıldı.

GÖKÇEBEL: “FARKLI AÇIKLAMALAR GÜVENİ ZEDELİYOR”

KTOEÖS Genel Bakanı Tahir Gökçebel, Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı’nın her gün farklı açıklamalar yaptığını, bunun güveni zedelediğini savundu.

Bakanlıkla sendikaların 10 Mart’tan beri okulları açmak amacıyla temas halinde olduğunu ancak okulların açılamadığını, her gün karar değiştirildiğini ileri süren Gökçebel, “Okulları siz açmadınız. Sıfır vaka ile devam ederken karantinasız girişlere onay verdiniz, o gün okulları açmayacağınıza onay verdiniz” dedi.

Öğretmenlerin görev başında olduğuna işaret eden Gökçebel, bakanlığın, sendika ve öğretmenlerin muhalefet olması nedeniyle okulların açılamadığı imajı çizmeye çalıştığını savundu.

Dünyadaki örneklerin okulların nasıl açılması gerektiğini gösterdiğini, bilimsel kararlar alınmasının şart olduğunu dile getiren Gökçebel, öğretmenlere hâlâ PCR testi yapılmadığını, bulaş temas protokolü yayınlanmadığını, okullarda hademe eksikliği bulunduğunu söyledi.

Sendikanın okulların açılması konusunda velilerle yaptığı ankete atıfta bulunan Gökçebel, anket sonuçlarına göre ailelerin yüzde 82.7’sinin okullarda alınan önlemlerin yetersiz olduğunu, yüzde 80.6’sının tedbirlere güvenmediğini ve yüzde 92.2’sinin de karantina uygulaması getirilerek okulların açılmasını istediklerini dile getirdi.

Yüz yüze eğitim başlayamadığından dar gelirli ailelerin çocuklarının eğitimde fırsat eşitsizliğine maruz kaldığını söyleyen Gökçebel, laptop ve interneti olmayan kaç çocuk olduğunu sordu.

Okullardaki eksikliklere değinen Gökçebel, devlet okullarına sahip çıkacaklarını söyledi.

KTOES Başkanı Tahir Gökçebel, bakana çağrıda bulunarak, öğretmenleri hedef yapacak açıklamalardan vazgeçmesini istedi.

ELCİL: “HÜKÜMETİN HEDEFİ OKULLARI SEÇİMDEN SONRA AÇMAK”

KTÖS Genel Sekreteri Şener Elcil de hükümetin hedefinin okulları seçimden sonra açmak olduğunu, bakanın her gün yaptığı farklı açıklamalarla güvensizliğe yol açtığını savundu.

Okulların açılmaya hazır olmadığını öne süren Elcil, kitapların okullara gitmediğini, altyapının yeterli olmadığını savunarak, bu eksikliklerin de hükümetin okulları açma niyeti olmadığının göstergesi olduğunu iddia etti.

Devletin içine sızan tarikatlar olduğunu da öne süren Elcil, okullar açılmadıkça bazı öğrencilerin tarikatlara, denetimsiz kurslara yöneldiğini savundu.

TEL: “YÜZ YÜZE EĞİTİMİN YERİNİ HİÇBİR ŞEY TUTAMAZ”

KTOEÖS - KTÖS ortak basın açıklamasını KTÖS Genel Başkanı Emel Tel okudu.

Tel, sendikaların, yüz yüze eğitimin yerini hiçbir şeyin tutamayacağı gerçeğinden hareketle, salgın hastalık şartlarında okulların gereken sağlık ve güvenlik önlemleri alınarak açılması için aylardan beri uğraş verdiğini, Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı ve UBP- HP Hükümeti yetkililerinin bilimsel olmayan anlayışlarla halkta güvensizlik yaratacak her yola başvurmaya devam ettiklerini savundu.

İki öğretmen sendikasının girişimi ve yazılı talebiyle 28 Temmuz 2020 tarihinde gerçekleşen müsteşar başkanlığındaki Teknik Kurul’da oy birliği ile alınan kararların, hiçbir gerekçe ortaya konmadan sürekli değiştiğini savunan Tel, alınması gereken önlemlerin ise sürekli ertelendiğini iddia etti.

Ortak kararla yapılması gereken müfredatların gözden geçirilmesi ve materyallerin hazırlanması işlemlerinin gerçekleştirilmediğini savunan Tel, bunun yerine müfredatlar konusunun özel dershane sahipleriyle görüşülerek kararlaştırıldığını, yarışmacı ve merkezi sınavların ortadan kaldırılması için hiçbir fikir üretilmediğini iddia etti.

Öğrenci taşımacılığı ile ilgili alınacak önlemlerin, ilgili taşımacılarla görüşülmediğini, risk grubundaki öğrenci, öğretmen ve okul çalışanları ile ilgili resmi girişimlerin yapılmadığını söyleyen Tel, okullarda kullanılacak hijyen malzemeleri, maske ve ateş ölçer gibi araçların hâlâ birçok okula gönderilmediğini ve sürekliliği sağlayacak bütçe ayrılmadığını savundu.

Emel Tel, yurtdışından gelen öğrenci, öğretmen ve okul çalışanlarının 14 gün karantinada tutulması gerekirken bakanlığın 7 günde ısrar ettiğini kaydederek okul yapımı konusunun gündeme alınması gerektiğini belirtti.

Okul dışı etkinliklerin (kurs, etüt, dershane, parklar, oyun alanları) salgın kurallarına uyumlu denetim altına alınmadığını savunan Tel, “Sosyal hayatın bir parçası olan yeme-içme, eğlence mekanları ve toplu taşımacılık denetim altında olmayıp, okullarda alınacak önlemleri doğrudan etkilemektedir” dedi.

Uzaktan eğitim için gerekli altyapı, donanım ve organizasyon sağlanmadığını söyleyen Tel, öğrencilerin eşit erişiminin sağlanması için alınması gereken tedbir ve bütçenin düşünülmediğini savundu.

“KARANTİNASIZ GİRİŞLER DURDURULMALI, YÜZ YÜZE EĞİTİM İMKANI SAĞLANMALI”

Tel, “Ülkeye karantinasız girişler durdurulmalı, gerekli tedbirler alınarak tüm öğrencilere eşit, yüz yüze eğitim imkanı sağlanmalıdır. İmkanları kısıtlı olan aileler ve özellikle özel eğitim ihtiyacı olan öğrenciler yok sayılmaktadır. Okullarda olası bir vaka görülmesi durumunda neler yapılacağını önceden belirleyen bir Bulaş-Temas Protokolü henüz bulunmamaktadır.” dedi.

İnsanın sosyal bir varlık olduğunu söyleyen Tel, “Okullar toplumun küçük bir modeli olup, öğrenciler bu çevre içinde eğitim almalıdır. Biz, ülkeye karantinasız girişlerin durdurulmasını, salgına karşı gerekli sağlık ve güvenlik tedbirlerinin alınarak okulların açılmasını bir kez daha talep ediyoruz.” ifadelerini kullandı.


Açıklamanın tam metni şu şekilde:

Sendikalarımız, yüz yüze eğitimin yerini hiçbir şeyin tutamayacağı gerçeğinden hareketle, salgın hastalık şartlarında okulların gereken sağlık ve güvenlik önlemleri alınarak açılması için aylardan beri uğraş verirken, Eğitim Bakanlığı ve UBP- HP Hükümeti yetkilileri bilimsel olmayan anlayışlarla halkta güvensizlik yaratacak her yola başvurmaya devam etmektedirler.

İki öğretmen sendikasının girişimi ve yazılı talebiyle 28 Temmuz 2020 tarihinde gerçekleşen müsteşar başkanlığındaki Teknik Kurul’da oy birliği ile alınan kararlar, hiçbir gerekçe ortaya konmadan sürekli değişmekte, alınması gereken önlemler ise sürekli ertelenmektedir. Buna göre;

  1. Ortak kararla yapılması gereken müfredatların gözden geçirilmesi ve materyallerin hazırlanması gerçekleştirilmemiş, bunun yerine Eğitim Bakanlığı müfredatlar konusunu özel dershane sahipleriyle görüşerek kararlaştırmış, yarışmacı ve merkezi sınavların ortadan kaldırılması için hiçbir fikir üretilmemiştir.
     
  2. Salgın hastalık döneminde öğrenci taşımacılığı ile ilgili alınacak önlemler, ilgili taşımacılarla görüşülmemiştir.
     
  3. Risk grubunda olan öğrenci, öğretmen ve okul çalışanları ile ilgili resmi girişimler yapılmamıştır.
     
  4. Okullarımızda kullanılacak olan hijyen malzemeler, maske ve ateş ölçer gibi araçlar hala daha birçok okula gönderilmemiş, bu konuda okullara sürekliliği sağlayacak bütçe ayrılmamıştır. Bunu yapmak yerine sorumluluğu okul aile birliklerine yükleme çabası içerisindedir.
     
  5. Okul çalışanları, taşımacılıkta çalışan personel ve öğretmenlere test yapılması konusu gündeme alınmamış, random test yapılması kararı bile üretilmemiştir.
     
  6. Yurtdışından gelen öğrenci, öğretmen ve okul çalışanlarının 14 gün karantinada tutulması gerekirken bakanlık 7 günde ısrar etmektedir.
     
  7. Yıllar içinde ihmal edilen okul yapımı, kalabalık okullar ve kalabalık sınıflar yaratmış olduğundan, salgın nedeni ile okul yapımı konusu gündemde değildir, derhal gündeme alınmalıdır.
     
  8. Okul dışı etkinlikler (kurs, etüt, dershane, parklar, oyun alanları) salgın kurallarına uyumlu denetim altına alınmamıştır.
     
  9. Sosyal hayatın bir parçası olan yeme-içme, eğlence mekanları ve toplu taşımacılık denetim altında olmayıp, okullarda alınacak önlemleri doğrudan etkilemektedir.

10-Uzaktan eğitim için gerekli altyapı donanım ve organizasyon sağlanmamış, öğrencilerin eşit erişiminin sağlanması için alınması gereken tedbir ve bütçe düşünülmemiştir.

11-Ülkeye karantinasız girişler durdurulmalı, gerekli tedbirler alınarak tüm öğrencilere eşit, yüz yüze eğitim imkanı sağlanmalıdır.

12-İmkanları kısıtlı olan aileler ve özellikle özel eğitim ihtiyacı olan öğrenciler yok sayılmaktadır.

13-Okullarda olası bir vaka görülmesi durumunda neler yapılacağını önceden belirleyen bir “Bulaş-Temas Protokolü” henüz bulunmamaktadır.

 

İnsan sosyal bir varlıktır ve sosyal bir çevre içinde kendini geliştirir. Okullar toplumun küçük bir modeli olup, öğrenciler bu çevre içinde eğitim almalıdır.

Biz, ülkeye karantinasız girişlerin durdurulmasını, salgına karşı gerekli sağlık ve güvenlik tedbirlerinin alınarak okulların açılmasını bir kez daha talep ediyoruz.

Her gün karar değiştiren UBP-HP Hükümeti’nin eğitimi ve çocuklarımızı seçime kurban etmesine asla müsaade etmeyeceğiz.

 

Bu haber toplam 1725 defa okunmuştur
İlgili Haberler