1. HABERLER

  2. ÖZEL HABER

  3. Eğitimde ‘corona sancısı’
Eğitimde ‘corona sancısı’

Eğitimde ‘corona sancısı’

Özel okullarda hazırlık dönemi neredeyse sona ermişken, devlet okullarında hazırlıklara ilişkin belirsizlik sürüyor. Herkesin farklı noktalardan yaklaştığı eğitim sorununda, herkes tek noktada birleşiyor: "Çocukların sağlığı"

A+A-

Kıbrıs’ın kuzeyi uzun bir aranın ardından okulları açmaya hazırlanıyor. Eğitim ve Sağlık Bakanlıkları’nın planlamasına göre, 1-14 Eylül arasında yapılması planlanan online eğitim sürecini takiben, yüz yüze eğitim başlayacak. Özel okullarda hazırlık dönemi neredeyse sona ermişken, devlet okullarında hazırlıklara ilişkin belirsizlik sürüyor. Herkesin farklı noktalardan yaklaştığı eğitim sorununda, herkes tek noktada birleşiyor: "Çocukların sağlığı"

 

Milli Eğitim ve Kültür Bakanı Nazım Çavuşoğlu: “Emek beş kat arttı, verimlilik beş kat düştü”

KTOEÖS Başkanı Tahir Gökçebel: “Eğitim adına endişe büyük”

 

Okul yetkilileri ne dedi?

 Yakın Doğu Okulları İlköğretim Eğitimi Başkanı Ertan Aligüllü: “Bir terslik durumunda bir yıllık online eğitime hazırız”

Necat British Koleji Orta Öğretim Koordinatörü İdil Akçal: “Milli Eğitim Bakanlığı’nın almış olduğu tüm kararlara uyuyoruz.”

 TED Kuzey Kıbrıs Genel Koordinatörü Lisa Victoria Broomhead: “Kayıplar hem akademik, hem psikolojik”

 English School of Kyrenia (ESK) Yönetim Kurulu Başkanı Bilge Nevzat: “Çocuklarımızın sağlığı her şeyden önemli”

Yakın Doğu Okulları Lise Müdürü Asım İdris: “Tüm öğrencilere ders kitapları dağıtıldığı ve Yakın Doğu Okulları yeni eğitim-öğretim dönemine hazır”

Kıbrıs Doğa Okulları Direktörü Orhan Süslü: “1 nesil yok oluyor, kimse farkında değil”

 

Aygün Bahar ÖKMEN

Kıbrıs’ın Kuzeyi uzun bir aranın ardından okulları açmaya hazırlanıyor. Eğitim ve Sağlık Bakanlıkları’nın planlamasına göre, 1-14 Eylül arasında yapılması planlanan online eğitim sürecini takiben, yüz yüze eğitim başlayacak.

Özel okullarda hazırlık dönemi neredeyse sona ermişken, devlet okullarında hazırlıklara ilişkin belirsizlik sürüyor. Herkesin farklı noktalardan yaklaştığı eğitim sorununda, herkes tek noktada birleşiyor: "Çocukların sağlığı"

Milli Eğitim ve Kültür Bakanı Nazım Çavuşoğlu eğitime hazır olduklarını ve sendikaların onayını aldıklarını dile getirirken; KTOEÖS Başkanı Tahir Gökçebel, bütçelerin açıklanmadığını, alt yapı sorunları bulunduğunu, okulların yüz yüze eğitime başlaması gerektiğini ancak bunun toplum sağlığı ve bilimsel veriler göz ardı edilerek yapılamayacağını ifade etti.

Nazım Çavuşoğlu’nun açıklamalarına göre; devlet okullarında da tıpkı özel okullarda olduğu gibi kurullar kurulacak ve denetim sağlanacak. Ancak Kıbrıs Türk Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası Başkanı Tahir Gökçebel ateş ölçümleri dahil olmak üzere bu denetimlerin nasıl sağlanacağını sorguluyor.

Devlet okulları ve özel okullar arasındaki imkân farklılıkları, seyreltilmiş eğitim konusunda da kendini belli etti. Özel okullar ek sınıf açıp sınıf nüfusunu düşürme yoluna giderken devlet okullarında %50-50 sistemi uygulanacak. Özel okullar kendi sistemleri üzerinden eğitim görürken, devlet okulları online ve uzaktan eğitim için devletin sunacağı platformları kullanacak.


 

Milli Eğitim ve Kültür Bakanı Çavuşoğlu:

“3+3 günü gelince tartışılacak”

Milli Eğitim ve Kültür Bakanı Nazım Çavuşoğlu, “Çocuklarımız, eğitim hakkımız ne olacak tartışması 10 Mart’tan beri devam ediyor. Çocuklar eğitimden kopmasın diye online eğitimle başlanan ve uzaktan eğitimle desteklenen bu süreç belli bir noktaya kadar geldi ve okullar Haziran ayında kapandı. Okullar kapandıktan sonra, eğitim kayıplarının nasıl telafi edilebileceği ile ilgili yapılan tartışmalarına binaen, Haziran ayında hazırladığımız akademik takvimde bunları ön görmüştük. Bu öngörülerimizin tespiti ve telafi süreci, 1 Eylül’de açılacak olan okullarla birlikte planlanmıştı” açıklamasında bulundu.

Diyalog TV’ye açıklamalarda bulunan Bakan Çavuşoğlu, 1 Eylül’e yaklaştıkça sorgu ve sorgulamaları artan velilerle ilgili olarak “Tüm çocuklar özelde, bir anne ve babanın çocuğudur ama bizim tüm çocuklara karşı sorumluluğumuz var. Onları korumak bizim de görevimiz. Biz kendimizi tüm çocukların velisi olarak kabul ediyoruz” yorumunu yaptı.

“Hazırlıklarımızı 3 şekilde yaptık”

Sözlerine, “Bu çerçevede biz eğitim açısından hazırlıklarımızı 3 şekilde yaptık. Örneğin; 1 Eylül’de örgün eğitimi, yüz yüze eğitimi başlatırsak, tamamen kayıplarımızı giderebilecek bir plan yaptık ve bıraktığımız yerden başlayacaktık. Bunun için de ortak ders planlarını ürettik ve olası bir pandemi salgını karşısında okulların kapanması gündeme gelecek olursa; tüm okulların aynı seviyede kalması ve ileride onlara online olarak destek vermemiz gerekecekse bir düzen olması gerekecek anlamında bir hazırlık yaptık” şeklinde devam eden Çavuşoğlu, 1 Eylül’ün yaklaşmaya başlamasıyla birlikte vakalarda artışlar görüldüğünü bu nedenle başlangıçta seyreltilmiş eğitimin daha doğru olacağını ifade etti.

Seyreltilmiş eğitimin imkânı olan binalarda sınıfları çoğaltarak da yapılabileceğini dile getiren Çavuşoğlu, öğrenci sayısı ve okul yapıları arasındaki farklılıklardan dolayı devlet okullarında sınıfları çoğaltma şansımızın olmadığını çünkü böyle bir sınıfın bulunmadığını vurgulayarak; bu durumda yapılması gerekenin öğrencileri seyreltebilmek için %50-50 katılım uygulanması olduğunu belirtti.

Aynı şeyin servisler için de geçerli olacağını söyleyen Çavuşoğlu’na göre, öğrenciler 1 gün öğretmenlerini görerek derslerine katılacak, ertesi gün proje ve ödevlerini yapmak üzere evde kalacak; evde kalan öğrenciler yerine ise; bir gün önce derse katılım sağlamayan %50 derse girecek ve bu şekilde yüz yüze eğitimden kopulmamış olacak.

Hiçbir eğitim modelinin yüz yüze eğitim modelinin yerini tutmayacağını ifade eden Çavuşoğlu; çocukların okula gelmediği günlerde de online destek eğitiminin devam edeceğini ön gördüğünü dile getirdi.

Sendikalarla da toplantı yaptıklarını belirten Çavuşoğlu, 1 Eylül’de okulların açılması noktasında fikirlerini beyan ettiklerinde olumsuz bir tavırla karşılaşmadıklarını ifade etti. “Sendikalardan görüş alındı ve biz onlara, yapmak istediğimiz her şeyi tüm ayrıntıları ile anlattık” diyen Çavuşoğlu hijyen kurallarına uyulup uyulmayacağının artık tartışmaya açık bir konu olmadığının ve hijyen kurallarına zaten uyulacağının altını çizdi. Konuyla ilgili olarak “Sendikalara bu kurallara nasıl uyacağımızı anlattık” dedi.

“Okullar açılmadıkça emeğin beş kat artıyor”

Öğretmenlerin üzerine düşen görevler konusunda da konuşmalar yapıldığını söyleyen Çavuşoğlu; bununla ilgili bir kılavuz da çıkartmış olduklarını hatırlattı. Sağlık Bakanı’nın bu toplantı ardından ‘vakalar artıyor’ açıklaması yapması ile okulların hemen açılmasının doğru olmayacağını düşündüklerini söyleyen Çavuşoğlu; Sağlık Bakanı ile yapmış oldukları toplantının ardından, Sağlık Bakanlığı’nın da onayı ile 1 Eylül’de online olarak ve 14 Eylül’de yüz yüze eğitime başlanacağını ifade etti.

Okullar açılmadıkça emeğin beş kat arttığını ve verimliliğin beş kat düştüğünü dile getiren Eğitim Bakanı, uzaktan eğitim, online eğitim, senkron eğitim ve asenkron eğitim arasındaki farklara değindi; uzaktan eğitimin televizyon üzerinden verilen eğitim olduğunu, online eğitimin bir ana sunucu üzerinden sınıfla öğretmenin kurduğu iletişimle ve bilgisayar ya da tabletler üzerinden yapıldığını, eğer öğretmen canlı olarak elektronik ortamda oluşan bir sınıfa ders veriyorsa yani canlı bir iletişim varsa senkron eğitim, ana sunucuya videoların yüklenmesi ardından öğrenci bunları izliyorsa asenkron eğitim olarak adlandırıldığını ifade etti.

Ders saatlerinde yapılabilecek değişimlerle ilgili olarak; okulların açılacağı süre içerisindeki salgın seyrine göre değişimlerin olabileceğini ifade eden Eğitim Bakanı; her okulun imkânlarının eşit olmadığını hatırlattı. Bu sebepten ötürü, her okulda bir pandemi kurulu kurularak; sonuç odaklı, öğrencilerin lehine, öğrencilerin eğitim hakkına katkı yapabilecek şekilde okul müdürlerine sınırsız yetki verildiğini ifade etti.

Diyalog Tv’de yapmış olduğu açıklamada, “Öğrencilerin 35 saatlik dersi var. Okulları dönüşümlü açmak noktasında mutabık kalmakla birlikte, benim kanaatim okulları haftada 6 gün açmaktı. 3+3 şeklinde. Bu düşünce destek görmedi deyip de önünü kapatmayalım. Bu konu masada duruyor. Günü geldiğinde tartışacağız” ifadelerini kullandı.

3+3 sistemi ile öğrencilerin 30 saat ders görebileceğinin, bunun da yalnızca 5 saatlik kayıp demek olduğunun, böylelikle kaybın minimize edilebileceğinin altını çizen Çavuşoğlu; okulları önce dönüşümlü olarak açıp vaka sayılarının nasıl seyredeceğini izleyeceklerini dile getirdi. 3+3 sisteminde öğretmenlerin fedakârlığına ihtiyaç duyacaklarını vurguladı.

“Eğer okulları açmayı başarırsak, okulda bulunma saat ve günlerini uzlaşı ile uzatabilir ve öğrencileri telafi edebiliriz. Her okul kendi imkân ve kabiliyetlerini en iyi şekilde kullanabilmesi için yönetim anlayışını yasal mevzuat çerçevesinde okul idarelerine verdik.”

Önce yaşam sonra eğitim hakkı diyen Bakan, bundan dolayı süreci yakından takip ettiklerini, çocukları eğitimden koparmamaya çalıştıklarını vurguladı. Teknolojik alt yapının iki katına çıkması için ihale yaptıklarını ancak pandemi nedeni ile bu ihalelerin sekteye uğradığını söyleyen Bakan; online eğitimin fırsat eşitliği yaratmadığını dile getirdi.


 

KTOEÖS Başkanı Gökçebel:

“Yapılması gereken ön hazırlıklar henüz bitmedi”

Kıbrıs Türk Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası adına açıklamalarda bulunan Sendika Başkanı Tahir Gökçebel, pek çok sorunun henüz net bir cevap bulmadığının altını çizerek artan vakalara vurgu yaptı.

1 Eylül ile başlayacak olan online eğitim süreci için “Yapılması gereken öz hazırlıklar henüz bitmedi” yorumunda bulunan Gökçebel, hijyen bütçesinden personele, insan kaynaklarından diğer işlere hazırlanmış bir bütçe bulunmadığını ifade etti. Sendikanın hesaplamalarına göre covid-19’a karşı alınması gereken hijyen önlemleri kapsamında okul başına ayırılması gereken bütçenin 30 bin TL olduğunu ifade eden Gökçebel, yabancı öğretmenlerin nasıl geleceği, öğretmen ve çocuklara uygulanacak olan PCR testleri gibi konularda da cevaplanmamış pek çok soru olduğunu hatırlattı.

İnternet sisteminde sık sık çökmelerin yaşandığını da anımsatan Gökçebel, online eğitimde sıkıntılar yaşanabileceğine dikkat çekti. Pandemi Sürecinde Okullarda Alınacak Önlemler Kılavuzu çıkartan Eğitim Bakanlığı’nın bu kılavuzunda müfredat, uzaktan eğitim, taşımacılık gibi pek çok konunun belirsizlik taşıdığını dile getirdi.

Eğitim konusunda konuşulan pek çok şey olmasına karşın hiçbir bütçenin konuşulmadığını bir kez daha anımsatan Gökçebel, karantinasız girişlerin ülkedeki vaka sayısını arttırması ile çocukların ve öğretmenlerin de tehlikeye girdiğini; bu sorunun ivedilikle halledilmesi gerektiğini ifade etti.

Bazı ülkelerin (Danimarka örneği ile) okulları açmak için disko ve barları kapattığını dile getiren Gökçebel, “Öncelik çocuklarımız olmalı. Uzaktan eğitim diye bir şey yoktur. Uzaktan ancak eğitim desteklenebilir. Eğitim adına endişe büyük” şeklinde konuştu.

Risk grubundaki öğrenci ve öğretmenler hakkında hiçbir verinin de açıklanmadığını ifade eden Gökçebel, 24 Ağustos’ta yapılan Öğretmenler Kurul Toplantısı’na Türkiye’den gelen bir öğretmenin de katıldığını ve bu kişinin ne zaman geldiğine ya da PCR testine dair bir bilgi bulunmadığını hatırlattı.

Bu dönemin bize dünya yurttaşı yetiştirmenin önemini gösterdiğini ifade eden Gökçebel “Duyarlı, empati yapabilen, saygılı, hoşgörülü, dünya sorunlarına kayıtsız kalmayan, egolarından arınmış, ortak dayanışmaya açık çocuklar yetiştirmeliyiz” şeklinde konuştu. Dayanışmanın öneminin altını çizdi.


 

Özel okul yetkilileri ne dedi?

 

Necat British Koleji Orta Öğretim Koordinatörü İdil Akçal:

“Tüm gerekli tedbirler alındı”

Necat British Koleji Orta Öğretim Koordinatörü İdil Akçal; yapmış olduğu açıklamada Eğitim Bakanlığı’nın almış olduğu tüm kararları uygulayacaklarını, ancak sınıf sayılarının az olmasından dolayı izin alabilmeleri halinde seyreltilmiş eğitim uygulamayacaklarını ifade etti.

Tüm gerekli tedbirlerin alındığını söyleyen Akçal, öğrencilerin büyük sınıflarda, tek kişilik sıralarda ve mesafeli bir şekilde eğitim göreceğini; öğrencilerin maske kullanacağını, servislerin, yemek saatlerinin ve teneffüslerin de pandemi dönemine uygun olarak yeniden planlandığını dile getirdi. Online eğitimin Zoom ve Google uygulamaları üzerinden gerçekleşeceğini ekledi.


 

TED Kuzey Kıbrıs Genel Koordinatörü Lisa Victoria Broomhead:

“Öğrenciler yalnızca akademik değil psikolojik kayıplara da uğradı”

TED Kuzey Kıbrıs Genel Koordinatörü Lisa Victoria Broomhead, 1-14 Eylül arasında yapılacak olan online eğitimin, tüm TED okulları tarafından kullanılan ve geçtiğimiz dönemde de yararlanılan k12.net üzerinden devam edeceğini; veli iletişimi, not açıklamaları, ödevler, canlı dersler gibi pek çok işlemin bu sistem üzerinden gerçekleştirileceğini ifade etti.

Eğitim süreci başlamadan önce tüm velileri sosyal mesafe kurallarına uygun şekilde okulda ağırlamak ve bir oryantasyon çalışması ile sistemi anlatmak istediklerini dile getiren Broomhead, eğitim döneminin başlamasının ardından sabahları 3 saat canlı ders yayını (konu anlatımı) ve öğleden sonra 8 kişilik sınıflar halinde 3 saat online interaktif ders yayını yapacaklarını söyledi.

Sınıfların sosyal mesafe kurallarına uygun boyutlarda olduğunu vurgulayan Broomhead, sınıf sayılarını 20 öğrenci ile sınırladıklarını; gerekirse ek sınıflar açacaklarını ifade etti. Teneffüs saatleri hakkında konuşan Genel Koordinatör, öğrencilerin bu süreçte yalnızca akademik değil psikolojik kayıplara da uğradığını ve bunları da telafi etmek yönünde adımlar atmayı planladıklarını aktardı.

Bu süreçte her ihtimal için planlar yaptıklarını, özellikle anaokulu ve birinci sınıflar için bu dönemin çok daha zorlayıcı olduğunu ifade etti. Bu sınıfların online eğitimle okula başlayamayacağının altını çizdi.

TED ailesi olarak resmi prosedürleri takip ettiklerinin de altını çizen Broomhead yemekhane düzenini de pandemiye uygun hale getirdiklerini, paketlerle verilecek olan çatal-bıçak ve kaşıkların sterilize sürecine kadar her şeyi takip ettiklerini ifade etti. Servislerde de dezenfekte ve maske kurallarının aynı şekilde geçerli olacağını ve sosyal mesafenin korunması için ellerinden gelen her şeyi yapacaklarını ekledi.


 

English School of Kyrenia (ESK) Yönetim Kurulu Başkanı Bilge Nevzat:

“Eğitim çok önemli ancak çocuklarımızın sağlığı daha önemli”

English School of Kyrenia (ESK) Yönetim Kurulu Başkanı Bilge Nevzat, okulların açılması ve online eğitim sürecinden yüz yüze eğitime geçiş süreci hakkında yaptığı açıklamalarda “Dünyada var olan ve kullandığımız bir sistem var; hybridlearning sistemi.

Öğrenciler bu şekilde sınıfta yapılan tüm eğitimi takip edebilecek. Sağlık sorunu olup gelemeyen öğrenci de derslerinden geri kalmayacak. Bunun dışında Zoom ve Noodle sistemlerini kullanıyoruz. Okulların açılması ve online eğitimin başlamasıyla bu üç sistemi kullanmaya devam edeceğiz” şeklinde konuştu.

Seyreltilmiş eğitime katılmayacaklarını, sınıflarının yeterli büyüklükte olduğunu ve sınıflardaki öğrenci sayısının az olduğunu dile getiren Nevzat, gerekirse ek sınıflar da açabileceklerini ifade etti.

Bu süreçte çokça plan değişikliği yapmak zorunda kaldıklarını dile getiren Nevzat; “Eğitim çok önemli ancak çocuklarımızın sağlığı daha önemli” şeklinde konuştu.

Yüz yüze eğitimin çocukların psikolojisi açısından da öneminin altını çizdi ve daha küçük yaştaki çocuklar için online eğitimin zorluklarını, bu yaş grubu çocuklarda henüz eğitimin temellerinin atıldığını anlattı.

Eğitim Bakanlığı’nın dile getirmiş olduğu her şeyi uyguladıklarını ve ek önlemler aldıklarını ifade eden Nevzat; İngiltere okullarında alınan önlemleri de incelediklerini, gerekli olan her şeyi harmanlayarak farklı tedbirler aldıklarını vurguladı.

Okulların giriş kapılarını ayırdıklarını ve her birine, bir defada 30 kişinin ateşini ölçebilen termal kameralar yerleştirdiklerini söyleyen Yönetim Kurulu Başkanı, yemekhanelere giriş çıkış kapılarını ayırdıklarını; personele PCR testleri uygulanacağını ve dış ülkelerden gelecek personel ya da öğrencileri yedi gün boyunca ve PCR testi olmadan okula almayacaklarını da ekledi.


Kıbrıs Doğa Okulları Direktörü Orhan Süslü:

 “Hiçbir online eğitim yüz yüze eğitimin yerini tutmaz”

YENİDÜZEN’e konuşan Kıbrıs Doğa Okulları Direktörü Orhan Süslü, geçtiğimiz dönem 10 Mart’tan 15 Haziran’a kadar yapmış oldukları online eğitim sisteminden olumlu geri dönüşler aldıklarını, 1-14 Eylül aralığında da aynı şekilde devam edeceklerini açıkladı.

Hiçbir online eğitimin yüz yüze eğitimin yerini tutmayacağını ifade eden Süslü, özel okulların sahip oldukları maddi imkanlar çerçevesinde online eğitim gibi konularda devlet okullarına kıyasla daha şanslı olduklarını dile getirdi.

Bir an önce yüz yüze eğitimin başlamasını istediğini belirten Süslü, eğitimden mahrum kalan bir neslin yok olduğundan ve kimsenin bunun farkında olmayışından şikâyetçi. Süslü’ye göre gereken önlemler alınmalı ve yüz yüze eğitim bir an önce başlamalı.

“Okullar, restoran ya da barlar gibi değildir. Kimin kime dokunduğunun, kimin girip çıktığının belli olmadı kamusal alanlardan farklı olarak okullarımızda her şeyin kaydı tutulmakta, çocuklarımızın sağlığı için gereken her şey bulunmaktadır. Eğitime öncelik verilmeli, eğitim sezonu kaçırılmamalıdır. Ülkemizin geleceğini düşünmeliyiz. Geleceğimiz, çocuklarımız, 3 günlük eğlencelerden daha önemlidir” şeklinde konuştu.

Online eğitim ve yüz yüze eğitim hakkında da Kıbrıs Doğa Okulları olarak alınan önlemleri aktaran Süslü, bu önlemler çerçevesinde sınıf sandalyelerinden yemekhane sandalyelerine, hatta tuvalet kabinlerine kadar numaralandırmaların yapıldığı, bu şekilde fiziksel mesafenin korunması, temasın en aza indirilmesi ve birbiri ile temasta olan kişilerin kolay saptanabilmesinin amaçlandığını dile getirdi.

Online eğitimde e-doga sisteminin kullanılacağını ifade eden Süslü, Yandex depolama ve Microsoft Teams sistemlerinden de yardım alacaklarını söyledi. Aile ve okul işbirliğinin önemini vurgulayan Süslü, bu dönemde yaşanabilecek sorunları azaltmak adına ailelerle taahhütname imzalanacağını ve bu taahhütnamenin amacının aile içerisinde hasta biri olması halinde ailelerin bunu okula bildirmekle mükellef olmaları sayesinde virüsün yayılmasının engellenmesi olduğunu ifade etti.

Her bir giriş kapısının da numaralandırıldığının ve öğrencilerin farklı kapılardan içeri alınarak bir kapıdan giren öğrenci sayısının azaltılmasının hedeflendiğini aktaran Süslü, kapılardan girecek olan herkesin kayıt altına alınacağını, öğrencilerin ateş ölçerler ile ateşleri ölçülmeden içeri girmeyeceğini, teneffüsler için oyun alanlarının sınıflara göre ayrıldığını da dile getirdi.

65 yaş üstü velilerin kendi sağlıkları açısından okula alınmayacağını belirten Süslü, hiçbir velinin okul binasının içine alınmayacağının da altını çizdi. Süslü, çocukların okula bırakılması ve okuldan alınması konusunda da yorumlarda bulundu. Çocukların yalnızca okula adı yazdırılan iki veli tarafından okuldan alınıp okula bırakabileceğini söyledi.

Öğrencilerin maske yerine siperlik kullanacağını ancak yanlarında da istemeleri halinde kullanmak üzere maske getireceklerini söyleyen Süslü, sürekli dokunulabilecek her şeyi ortadan kaldırmaya çalıştıklarını ifade etti.

Süslü; “Su sebilleri için sebil odaları ayarlandı. Öğrenciler yanlarında su getirecek ve eğer suları biterse doldurmak için öğretmenlerinden yardım isteyecekler. Bu şekilde su sebillerine dokunan kişi sayısını azaltmayı amaçlıyoruz” şeklinde konuştu.

Okul hemşirelerinin TUİK online derslerine katıldığını da bildiren Süslü, UNESCO Türk Standartları Enstitüsü ve Dünya Sağlık Örgütü gibi kurumların okullarla ilgili kurallarını kendi okullarına uyarladıklarını da ekledi. Okul içerisinde her sabah toplanıp bir önceki günü değerlendirecek ve hataları sınıf sınıf anlatacak bir sağlık komitesi kurulduğunun altını çizdi.

Covid-19 önlemleri arasında devamsızlıkların takibi de yer aldı. Süslü, bu durumu; “Öksürdüğünü söyleyip okula gelmeyen ve doktora gitmeyen öğrenciler Sağlık Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı’na bildirilecek” şeklinde örneklendirdi.

Süslü, yemekhane ve servis personellerinden de PCR testi isteyeceklerini, eldiven kullanımını yasakladıklarını, ellerin sık sık yıkanmasını istediklerini söyledi; maske kullanımının tüm personel için zorunlu olduğunu ifade etti.

Süslü konuşmasını; “Bize okullar yarın açılıyor derlerse açarız. Hiçbir eksiğimiz yok. Eğitim dönemine hazırız” şeklinde sonlandırdı.


 

Yakın Doğu Okulları İlköğretim Eğitimi Başkanı Ertan Aligüllü:

“Bir terslik durumunda bir yıllık online eğitime hazırız”

Bakanlığın açıklamaları ardından her okulda olduğu gibi Yakın Doğu’da da hummalı çalışmalar sürdürülüyor. Yakın Doğu Okulları İlköğretim Eğitimi Başkanı Ertan Aligüllü, geçtiğimiz dönem verilen online ve uzaktan eğitimler sonrasında bu döneme çok daha hazır olduklarını dile getirdi.

Tüm sınıflarla online eğitimin Google Classroom üzerinde yapılacağını açıklayan Aligüllü, ödev ve çalışma kağıtlarının Whatsapp veya Google Classroom üzerinden gönderileceğini de ekledi.

Eğitimin yüz yüze olmasını beklediklerini, ancak vakaların artması ve online ve uzaktan eğitimlere devam edilmesi durumunda tüm yılı online eğitim verebilecek şekilde programladıklarını ifade eden Aligüllü; 1-14 Eylül tarihleri arasında yapılacak olan online eğitimin ise bir geri besleme, hatırlatma içeriği taşıyacağının altını çizdi.

Sınıfların %90’ı 20 kişinin altında olduğu için seyreltilmiş eğitime gitmeyeceklerini ifade eden Aligüllü, gerekmesi halinde sınıfları bölebileceklerini, bunun için yeterli sayıda öğretmen ve sınıfları bulunduğunu da aktardı.

Teneffüs saatleri için okul bahçesini bölümlere ayıran Yakın Doğu Okulları, yemekhanelerde de farklı yemek saatleri hazırlamış ve yoğunluğun yaşanmaması için değişik programlar oluşturmuş durumda.

Öğrencilerin daha az yüzey ve kişiyle temasını sağlamak amacı ile aynı sıra ve sandalyelerde oturacaklarını ifade eden Aligüllü, yemekhanede de, servislerde de aynı düzenin geçerli olacağını dile getirdi.

Personel için PCR testi düşündüklerini söyleyen Aligüllü, kişisel olarak her gün PCR testi yapılmasını sağlık ve ahlaki açıdan doğru bulmadığını aktardı.

Öğrenciler için maske ve siperin zorunlu olacağını da dile getiren Aligüllü, öğrencilerin kendi maskeleri ile geleceklerini ancak maskenin okulda da temin edilebileceği yönünde ifadeler kullandı. Maskelerin değişiminin değişim noktalarında gerçekleşeceğinin ve maske değişirken el hijyeni kurallarına uyulacağının altını çizdi.


 


Yakın Doğu Okulları Lise Müdürü Asım İdris:

“Tüm öğrencilere ders kitapları dağıtıldığı ve Yakın Doğu Okulları yeni eğitim-öğretim dönemine hazır”

Yakın Doğu Lisesi’nde alınacak olan önlemleri ve online eğitimin nasıl yapılacağını aktaran okul müdürü Asım İdris; öncelikle online ve uzaktan eğitimin birbirinden ayrıldığının, online eğitimin çocukla öğretmen arasında interaktif ve canlı bir buluşma sağladığının altını çizdi. Uzaktan eğitimde öğrencinin yayınlanmış videolar üzerinden dersler, takip ettiğini dile getirdi.

Geçen dönemde de uygulamak zorunda kaldıkları online ve uzaktan eğitim için hazır olduklarını ifade eden İdris, yeni kayıt döneminde okula gelen öğrencilere online eğitim hakkında bilgisiz kalmamaları için eğitim verildiğini; tüm öğrencilere ders kitaplarının dağıtıldığını ve Yakın Doğu Okulları’nın yeni eğitim-öğretim dönemine hazır olduğunu söyledi.

Okula giriş çıkışlar, sınıf düzenleri, öğretmen-veli ve öğrenci temasları gibi pek çok konuyu içeren bir kitapçık hazırladıklarını ve kitapçığın yakın zamanda velilere ve öğrencilere dağıtılacağını dile getiren İdris, ayakkabıların temizlenmesi için üzerine basılacak olan sıvıdan, el dezenfektanına kadar her şeyin hazır bulunduğunu ifade etti.

YKS ve GC ‘ye hazırlanan öğrencilerin bulunduğunun ve bu çocukların müfredatı verimli bir şekilde tamamları gerektiğinin altını çizen İdris; “Bakanlığın bu konuda önümüzü açmasını bekliyoruz” şeklinde konuştu.

  

 

 

Bu haber toplam 4020 defa okunmuştur