
Diş hekimliğinde radyoloji: Her röntgen gerekli mi?
Dt. Simge Alıcı yazdı: Diş hekimliğinde radyoloji: Her röntgen gerekli mi?
“Hocam, geçen yıl röntgen çektirmiştim, yine çekmemiz gerekiyor mu?” veya “Röntgenin zararı var mı?” Bu sorular, diş hekimliği kliniğinde hastalarımdan sık duyduğum sorular arasında. Radyolojik görüntüleme, modern diş hekimliğinin vazgeçilmez tanı araçlarından biridir. Ancak burada önemli olan, gerektiğinde ve doğru amaçla kullanılmasıdır. Diş röntgenleri sayesinde ağız içinde gözle veya klinik muayeneyle göremediğimiz birçok problemi tespit edebiliriz. Ara yüz çürükleri, kök uçlarındaki enfeksiyonlar, kemik kayıpları, gömülü dişler, bazı kistler ve çene kemiğindeki çeşitli patolojiler radyografik görüntüler sayesinde değerlendirilebilir. İmplant planlaması, kanal tedavileri, cerrahi işlemler ve ortodontik değerlendirmelerde de farklı radyolojik görüntüleme yöntemlerinden yararlanılır.
“Her yıl röntgen çektirmek gerekir mi?”
Hayır. Her hasta için geçerli olan “yılda bir kez mutlaka röntgen” şeklinde bir kural yoktur. Röntgen çekim aralığı; hastanın yaşı, çürük riski, periodontal durumu, mevcut şikâyetleri, daha önce geçirdiği tedaviler ve önceki radyografileri değerlendirilerek diş hekimi tarafından belirlenir. Örneğin çürük riski yüksek bir hastada ara yüz çürüklerini değerlendirmek amacıyla bite-wing radyografiler daha sık gerekebilir. Buna karşılık çürük riski düşük, ağız hijyeni iyi ve düzenli kontrollerini yaptıran bir hastada daha uzun sürelerle yeni bir görüntüleme gerekmeyebilir.
Hangi röntgen ne amaçla çekilir?
Diş hekimliğinde tek bir röntgen türü yoktur. Periapikal radyografi belirli bir dişi, kökünü ve çevresindeki kemiği değerlendirmemize yardımcı olur. Bite-wing radyografiler özellikle ara yüz çürüklerinin ve kemik seviyelerinin değerlendirilmesinde kullanılır.Panoramik röntgen ise üst ve alt çeneyi geniş bir alanda değerlendirmemizi sağlar. Özellikle gömülü 20’lik dişler, dişlerin genel durumu, çene yapıları ve bazı patolojilerin ön değerlendirmesinde yararlıdır.
Daha ayrıntılı üç boyutlu bilgi gerektiğinde ise Dental Volumetrik Tomografi (CBCT) kullanılabilir. Ancak CBCT, her hastaya rutin olarak uygulanması gereken bir görüntüleme yöntemi değildir. Özellikle implant planlaması, gömülü dişler veya karmaşık cerrahi vakalarda, iki boyutlu görüntülerin yetersiz kaldığı durumlarda tercih edilir.
Röntgenin kontrendikasyonu var mı?
Radyografik görüntüleme için “hiçbir koşulda çekilemez” şeklinde mutlak bir durumdan ziyade, gereklilik ve risk-fayda değerlendirmesi yapılır. Özellikle gebelik söz konusu olduğunda hastalarımız endişelenebilir. Gebelik, gerekli bir dental radyografinin mutlak kontrendikasyonu değildir. Ancak gerçekten gerekli olup olmadığı değerlendirilir ve çekim gerekiyorsa uygun radyasyondan korunma prensipleri uygulanır. Gereksiz görüntülemeler ise ertelenebilir. Çocuklarda ise daha dikkatli olunmalıdır. Çocukların radyasyona duyarlılığı nedeniyle yalnızca klinik olarak gerekli görüntüler alınmalı, uygun teknik ve mümkün olan en düşük doz kullanılmalıdır.
“Röntgen zararlı mı?”
Diş hekimliğinde kullanılan modern dijital radyografi cihazlarında radyasyon dozu oldukça düşüktür. Ancak düşük doz olması, gereksiz yere tekrar tekrar görüntü alınabileceği anlamına gelmez.Bu nedenle diş hekiminiz önceki röntgenlerinizi değerlendirmeli ve aynı görüntünün gereksiz yere tekrarlanmasından kaçınmalıdır. Özellikle farklı kliniklere başvuran hastaların daha önce çekilmiş görüntülerini paylaşması hem gereksiz radyasyon maruziyetini hem de zaman ve maliyet kaybını azaltabilir.Hastalarımızın yapması gereken ise çok basit: Daha önce başka bir klinikte çekilmiş röntgenleriniz varsa bunları diş hekiminizle paylaşın ve gebelik ihtimaliniz varsa mutlaka hekiminize bildirin. Unutmayalım; radyoloji diş hekimliğinde korkulması gereken değil, doğru kullanılması gereken bir tanı aracıdır. Çünkü iyi diş hekimliği yalnızca tedavi etmek değil, doğru zamanda doğru tanıyı koyabilmektir.
Sağlıklı bir ağız için yalnızca dişlerimize değil, doğru tanıya da önem verelim.



























