1. HABERLER

  2. HABERLER

  3. ‘ÇALIŞANLAR HUZURSUZ’!
‘ÇALIŞANLAR HUZURSUZ’!

‘ÇALIŞANLAR HUZURSUZ’!

CTP’den Devlet Laboratuvarı için MECLİS ARAŞTIRMASI istemi!

A+A-

Meltem Sonay

Meclis Genel Kurulu, CTP Milletvekilleri’nin imzası ile sunulan, Devlet Laboratuvarı’nda çıkan yangının yarattığı sorunların çalışanlar ve çevre üzerinde olan etkilerinin ortaya çıkarılması ve bu gibi olaylar tekrarlanmaması için alınacak tedbirlerin ve gerekli yasal düzenlemelerin belirlenmesi amacıyla ilgili Meclis Araştırma Komitesi açılması Önergesi’nin ÖNGÖRÜŞMESİ yapılıyor.

CTP Milletvekilleri Dr. Ahmet Gülle, Erkut Şahali ve Fazilet Özdenefe’nin imzası ile sunulan önergenin yanı sıra, bir Araştırma Komitesi istemi de Sağlık Bakanı Dr. Faiz Sucuoğlu tarafından sunuldu.

Milletvekilleri Araştırma Komitesi açılması önergesinde, Devlet Laboratuvarı çalışanlarının yaşadığı huzursuzluğa işaret etti.

Sağlık Bakanı da ‘Araştırma’ istedi!..

Sağlık Bakanı Dr. Faiz Sucuoğlu’nun sunduğu Devlet Laboratuvarı’nda 22 Aralık 2016’da çıkan yangınla ilgili Meclis Araştırması Açılması Önergesi de Meclis’in bugünkü gündeminde…,


DEVLET LABORATUVARI’NDAKİ YANGININ ARAŞTIRILMASINI ÖNGÖREN 2 ÖNERGE DE ONAYLANDI

İlk sözü önergede imzası bulunan CTP milletvekili Ahmet Gülle aldı.

Gülle, yangının kimya deposunda başladığını anımsatarak, yangında bin 397 farklı maddenin yandığını söyledi.

Yangının halk sağlığına ve çevreye zararlarının bilinmesi ve tedbir alınması gerektiğini dile getiren Ahmet Gülle, şube amirlerinin ve bazı personelin yangının ertesi günü hiçbir önlem alınmadan buraya zorla getirildiğini ve çalıştırıldığını savundu.

Ahmet Gülle, Devlet Laboratuvarı’nda insan sağlığına hiçbir hassasiyet gösterilmediğini ileri sürdü.

Gülle, Sağlık Bakanlığı yetkililerinin olaya “maddi hasar var, insan sağlığını tehdit edecek durum yok, personel  burada çalışılabilir” şeklinde yaklaşıldığını belirterek, personelden alınan kan örneklerine ve tektik sürecine değindi.

Gülle, “Tetkikler 65 gün geç yapıldı, kan numuneleriTürkiye’ye 20 gün geç gönderildi, buna rağmen10 kişinin kanında ağır metale rastlandı. Sadece bu insanların değil, yangın sonrası göreve çağrılan personele tedavi edilmesi gerek. Sağlık Bakanlığı’nın bu konunun önemini kavramadığını düşünüyorum”  dedi.

Yangınla ilgili sürecin iyi yönetilmediğini savunan Gülle, atıklara ve kimyasallara yönelik mevzuatların hazırlanması gerektiğini söyledi, “Amaç bütün yaşananları ortaya çıkarmak. Bu tür olayların tekrarlanmaması üzerinde özenle duracağımız konu” dedi.

SUCUOĞLU

İkinci önergenin sahibi olan Sağlık Bakanı Faiz Sucuoğlu da söz aldı. Sucuoğlu, yangının elektrik kontağından çıktığını, olayın “ben geliyorum” dediğini söyledi.

Sucuoğlu, “Sayın Gülle’nin bakanlığı döneminde burada hiçbir şey yapılmadı. Buradaki insanlar patlamaya hazır bir bomba üzerinde çalışıyordu” şeklinde konuştu.

27.02.2014 tarihinde Devlet Laboratuvarı’ndan Sağlık Bakanlığı’na “elektrik sistemimizde problem var” şeklinde bir yazı gönderildiğini ve yardım istendiğini ifade eden Sağlık Bakanı, “O dönemde Sağlık Bakanı Ahmet Gülle’ydi. Kimse buraya gidip o sorunla ilgilenmemiş. Geçmişin sorgulanmasını bu nedenle istiyorum. Bu noktaya kendiliğinden gelinmedi, ihmal nedeniyle gelinmedi” dedi.

20 yıldır burada çalışan insanlara kan tahlili yapılmadığını kaydeden Faiz Sucuoğlu, “Bu insanlara kan tahlili yaptırmayacaksınız, şimdi sorguluyorsunuz, bir yıl önce bu insanların kan tahlilini neden yaptırmadınız. Bu insanlar ne zaman ağır metallere maruz kaldı. Patlamaya hazır bir depo, burda bekçi yok. İçinde ciddi atıklar da var. Burası iki kez sele maruz kaldı. Tedbir yok. O su çekildi, nereye atıldı. Allah bilir” şeklinde konuştu.

“İDDİALAR İDDİALAR. HİÇBİR KANIT YOK, HEP İDDİA VAR”

Yangın çıktıktan sonra kimsenin Müdür Mehmet Tatar tarafından çalıştırılmak için zorlanmadığını dile getiren Sucuoğlu, kimsenin hafta sonu temizlik için burada çalıştırılmadığını kaydetti.

Bodrumdaki kimyasalların Türkiye’den gelen ekipler tarafından temizlendiğini, varillerin de Türkiye’den getirildiğini ifade eden Sağlık Bakanı, “İddialar iddialar. Hiçbir kanıt yok, hep iddia var. Bu komitenin konuya faydası olacak ve dersler çıkarılacak” şeklinde konuştu.

Ankara Meslek Hastalıkları Hastanesi’ndeki yetkililerle ve diğer yetkililerle yaptıkları görüşmeye değinen Sucuoğlu, “52 çalışanın 10 tanesinde ağır metal çıktı. 2’sinde değerler normalin iki katı çıkmıştır. Dr. Sonuç Büyük hastalara orada refakat ediyor. 12 kişi şu anda Ankara’dadır. Geriye kalan 40 kişi de referans aralığı içinde. 10’ar 10’ar diğerleri de gönderilecek. Tırnak ve saç örnekleri şimdiden gönderiliyor. Bu insanların zarar görmemesi için her şey yapılacak” şeklinde konuştu.

Kendilerine gelen bilgileri paylaşan Sucuoğlu, endişe edilecek bir durum olmadığını söyledi.

Sucuoğlu, “Bunun politikası değil, araştırılması yapılmalı. Herhangi bir gizlilik yok” şeklinde konuştu.

Bu süreçte yalnız kaldıklarını da söyleyen Sucuoğlu şöyle devam etti:

“Bunların depolanması çevrenin görevi. Kimse gelmedi. Hiçbir kurum gelmedi. Sağlık Bakanlığı kendi ve Türkiye’den gelen ekiplerle götürmeye çalıştı. Dışardan bunları konuşmak kolay. Ama biz bu süreçte yalnız bırakıldık. Bu işin ciddi bir maddi külfeti de vardı. Bu ders olmalı. Bu bir örnek olmalı. Neler yapılması gerekirdi, neler yapılmadı. Bu örnek olacak. Umarım tüm yetkililer bunu okur, ezberler. Bir yerden bir rapor geldiğinde önemser, ayrı bir soruşturma yapılması gerekir. Zamanın müdürü zamanın bakanına bu konuda yazı yazmış. O dönemde uyarı yapıldı. Felaket geliyorum  dedi. Tedbir alınsa bunları konuşmayacaktık. Yedeği olmayan bir labaratuvar”

Bu tip can alıcı noktalarda yedek olması gerektiğini ifade eden Sucuoğlu, “Yoksa böyle ortada kalıyorsunuz” dedi, besin analizlerinde yaşanan sıkıntıları anımsattı.

Önergelere ilişkin olarak söz alan TDP Milletvekili Hüseyin Angolemli, ülkede kanser vakalarının arttığını, yerleşim yerlerinde baz istasyonları olduğunu, AKSA’nın etrafa zehir saçtığını söyledi.

Ülkede insanların baz istasyonlarını istemediğini, ülkenin her yerinde baz istasyonu yerleştirildiğini söyleyen Angolemli, Mağusa Limanı’nın tehlike saçtığını belirtti.

Devlet Laboratuvarı’nda yangın nedeniyle günlerce insanlara tahlil yapılmadan sebze ve meyve verildiğini belirten Angolemli, “günah ve ayıp” değerlendirmesinde bulundu.

Angolemli, araştırma önerisinin çalışmalarının sonuçlarının tüm ada çapındaki sorunlara olumlu etki yapacağını umarak, buna TDP olarak olumlu oy vereceklerini belirtti.

İnsanların nefes aldığı havadan bile tedirgin olduğunu anımsatan Angolemli, insanlar için tehlike saçan unsurlarla ilgili daha hassas olunması gerektiğini vurguladı.

DİNÇYÜREK: “DEVLET LABORATUVARI’NDAKİ SIKINTILARYANGINLA BİRLİKTE BAŞLAMADI”

Genel Kurul’da daha sonra Bağımsız Milletvekili Hakan Dinçyürek söz aldı. Dinçyürek, içtüzük konusunda yerinden konuşan Ahmet Gülle’ye eleştirilerde bulundu.

Devlet Laboratuvarı’ndaki yangına değinen Dinçyürek, konuyla ilgili ortaya atılan iddiaları anımsattı.

Dinçyürek, ciddi ve üzücü olan bu konunun meclis tarafından araştırılması gerektiğini ancak önemli olanın neyin araştırılacağı olduğunu, İyi İdare Yasası uyarınca gereğinin yerine getirilmesi gerektiğini vurguladı.

Devlet Laboratuvarı’ndaki sıkıntıların yangınla birlikte başlamadığını, uzun bir süredir bazı ihmallerin göz göre göre ve biline biline yaşandığını belirten Dinçyürek, geçmişten gelen bir çok hata bulunduğunu, bunların araştırılması gerektiğini söyledi.

Dinçyürek, 2013 yazında geçici hükümet döneminde Kalecikte ortaya çıkan petrol sızıntısının atıklarının hala daha uygun olmayan şartlarda Kalecik’te muhafaza edildiğini belirtti, bu maddenin imha edilmesi gerektiğini anlattı.

Kurumlara olay olmadan önce sahip çıkılması gerektiğini de belirten Dinçyürek, sağlık sorunu yaşayan personele acil şifa diledi.

SERDAROĞLU: “BU KONUDA SEFERBERLİK İLAN EDİLMELİYDİ. BUNLARI YAPAMADIYSAK HEPİMİZ SUÇLUYUZ”

UBP milletvekili Ergün Serdaroğlu, Devlet Laboratuvarı’ndaki yangın nedeniyle 3-4 aydan beri sebzelerin kontrol edilmediğini kaydederek, Tarım Dairesi eski müdürünün “domatesi soyarak yiyin” açıklamasını anımsattı.

Serdaroğlu, Sağlık Bakanı Faiz Sucuoğlu’nun “Bu süreçte yalnız kaldım” açıklamasına da işaret ederek, “Bu konuda seferberlik ilan edilmeliydi.

Bunları yapamadıysak hepimiz suçluyuz. Ahmet Gülle, ‘çalışanlara 65 gün sonra tetkik yapıldı’ diyor, bu konu neden daha önce gündeme getirilmedi?” diye sordu.

Ergün Serdaroğlu, bu komitenin kurulması ve konunun araştırılması gerektiğini dile getirdi.

İZBUL: “ÇEVRE AÇISINDAN İÇLER ACISI DURUMDAYIZ”

CTP milletvekili Salih İzbul, Devlet Laboratuvarı ile ilgili yapılan konuşmalara işaret ederek, “Arpalarla, buğdaylar, elmalarla armutlar birine karıştı” değerlendirmesi yaptı.

Ülkede çevre felaketleri yaşandığını, böyle giderse yaşanmaya da devam edeceğini söyleyen İzbul, “Devlet Laboratuvarı konusunda hem Meclis’te konuştuk, hem de basına demeç verdik. Biz ahlak dışı bir muhalefet yapmıyoruz. Bu felaketin üzerine gitmemiz gerektiği gibi mi gittik, onu soruyoruz. Önemli olan bu.Biz bu olayın hafife alınmasını kabul edemiyoruz. Suçlu aramıyoruz” şeklinde konuştu.

Yangın sonrasında gerekli hassasiyetin gösterilmediğini savunan İzbul, “Umarım bu bir örnek olur ve bu konularda daha ciddi tedbir alırız.

Çevrecilik festivaller değil. Çevre açısından içler acısı durumdayız. Yasal mevzuatlar yeterli değil. Ada olmamız da bir dezavantaj. Bu araştırmanın sağlayacağı en büyük katkı da bu. Bu konuda çıkarılacak bir ders” dedi.

Konuşmaların ardından önergelerin öngörüşmesi tamamlandı. Önergelerin açılması vekillerin onayına sunuldu ve oy birliğiyle kabul edildi. (tak)

Bu haber toplam 2416 defa okunmuştur
İlgili Haberler