1. HABERLER

  2. RÖPORTAJ

  3. “Bu meslek ne dikkatsizlik ne uykusuzluk ne de sürat kaldırır!”
“Bu meslek ne dikkatsizlik ne uykusuzluk ne de sürat kaldırır!”

“Bu meslek ne dikkatsizlik ne uykusuzluk ne de sürat kaldırır!”

YENİDÜZEN, “İşin Zoru” yazı dizisiyle bu hafta tır şoförlüğünü kaleme aldı. Ülkemizde 37 yıldır ‘taşımacılık ve tır şoförlüğü’ yapan Ahmet Reis’e konuk olduk. Bilinçli bir şoför olmanın önemini, mesleğin riskli ve zor yönlerini konuştuk.

A+A-

Didem MENTEŞ

Trafikte korkutucu bir imaja sahiptir araçlar… Kimi insan yolda yanından geçmeye korkarken kimi de yavaş hareket ettiği için tır şoförlerine duyarsız davranabiliyor. Ancak bu yavaş hareketin ardında çok riskli bir yaşam gizli… Yolda küçücük bir sarsıntı ya da dikkatsizlik felakete neden olabiliyor...

Taşımacılık yapmanın ağırlığı bir tarafa ne kadar zor olduğu da ‘bilinçli tır şoförleri’nde saklı…

Uzun yolda ne kadar süre direksiyon sallayacağı, kaç saat dinleneceği, sürati ve yola hakimiyetini bilmek sağlıklı bir ulaşımı getiriyor. Lakin bu kurallar dışına çıkan tır şoförleri geri dönülmez bir faciaya kapı aralayabiliyor…

37 yıllık tecrübe, bilinçli bir şoför Ahmet Reis…

Yıllardır ülkemizde ‘bilinçli taşımacılık ve tır şoförlüğü’ yapan Ahmet Reis, bu mesleğin riskli ve zor yönlerini yaşayan bir isim…  Yollarda yaşadığı zorlukları, trafikte insanların önyargılı yaklaşımlarını, duyarsızlıkları, çektiği sıkıntıları ve geçirdiği kazaları 37 yıllık tecrübesiyle ‘İşin ZORU’na anlattı…

Büyük bir iş aşkı…

1980 yılında Ahmet Reis Nakliye olarak kurduğu şirketinde yıllarca hem patron hem de tır şoförlüğü yapmış, 2014 yılında ise şirketi ‘Reisler Lojistik’ olarak oğulları Mehmet ve Nurettin Reis’e devretmiş. Ancak aşık olduğu tır şoförlüğünden ise vazgeçememiş bir isim Ahmet Reis... Emekli olduktan sonra oğullarına yardımcı olmaya karar verip, tır şoförlüğünü gönüllü sürdürüyor. 37 yıllık sevdasını zorluklarıyla ama güzellikleriyle de yaşamaya devam ediyor…

Trafiğe yukarıdan bakmak biraz korkutucu…

37 yıllık tecrübesini anlatmak için Hamitköy’deki Reisler Lojistik önünde buluşuyoruz. Bir gün önce gelen malların dorseden boşaltılması ardından, çok sevdiği tır aracının yanında sohbet ediyoruz. Tır şoförlerinin yolda karşılaştıkları yaşamı birebir görebilmek için kocaman tıra atlıyoruz… Trafiğe yukarıdan bakmak biraz korkutucu gelse bu büyük araç içerisinde ‘bilinçli bir şoför’ ile güvende olduğunuzu rahatlıkla hissedebiliyorsunuz…  Yolda ilerlerken küçücük bir dikkatsizliğin hayatınıza mal olabileceğine ve insanların aceleciliğini daha yukardan izleyebiliyorsunuz…

“1997 yılında Konya’da uykusuz olduğum gün yorgunluktan dolayı arkadan bir arabaya vurdum. Süratliydim, uykusuzdum ve bir anda önümde arabayı buldum. Ne yapacağımı şaşırdım. Ona çarptığım zaman o sağ tarafa, ben sol tarafa uçtuk. Uçuruma yuvarlandım ve 8 takla attım. Çok yara aldım, ayağıma demir girdi hala daha başımda camlar var. Bin şükür hayatta kaldım. Bu kazadan sonra da bir daha uykumu almadan direksiyon başına oturmadım... Bu mesleğin kaldırmayacağı tek şey olduğunu dikkatsizlik, uykusuzluk ve sürattir…”

“Uykusuzluktan uçuruma yuvarlandım, 8 takla attım”

37 sene önce aşık olmuş mesleğine Ahmet Reis… Evinden uzak kalacağını, yollarda tehlikelerle karşılaşabileceğini, riskli bir yaşamı bile bile seçmiş… Ama bir yandan da taşımacılık yaparak dünyayı gezmeyi, yeni yeni insanlarla tanışmayı, diyalog kurmayı ve kocaman tır sürmenin büyük zevkini yaşmaya karar vermiş Ahmet Reis. Bu zevki yasalar çerçevesinde, güvenilir bir şekilde yapmanın bilinciyle…  “Annem ve babamın tek evladıyım. Onlar okumamı çok istediler ama ben okumadım. Bu işi yapmayı çok istedim. İnsanlarla diyalog kurmayı severim, dünyayı gezdiğim için de tır sürmek benim için büyük bir zevkti. Tabi yasalar çerçevesinde sürmek kadar güzel bir şey yoktur. Tır şoförlüğü dünya standartlarında 4 saat süratli sürüp 1 saat istirahat, 2 saat sürüp 45 dakika istirahat, 3 saat sürüp kontak kapatmak ve 8 saat uyumak dinlenmek zorundayız. Ancak buna kimsemiz uymaz. Bu mesleğin en büyük acısı budur...”

dido-001.jpg

“Hala daha başımda camlar var…”

Dünya standartlarında tır şoförlerinin uyması gereken kurallara, 1997 yılında geçirdiği büyük bir kazanın ardından uymaya başlar Ahmet Reis… Tır şoförlüğünde ‘uykunun ve dinlenmenin’ önemine vurgu yapıyor. “1997 yılında Konya Kulu'da bir kaza yapmıştım. O gün uykusuz olduğum için, sürat ve yorgunluktan dolayı arkadan bir arabaya vurdum. Uçuruma yuvarlandım ve 8 takla attım. Allah’ıma bin şükür hayatta kaldım. Çok yara aldım, ayağıma demir girdi, hala daha başımda camlar var. Vurduğum arabada da, benim tırda da zarar oluştu. Mahkemeye gittiğimiz zaman suçlu olduğumu itiraf ettim, takometremden de ispat ettim. Süratliydim, uykusuzdum ve bir anda önümde arabayı buldum. Ne yapacağımı şaşırdım. Ona çarptığım zaman o sağ tarafa ben sol tarafa uçtuk. Arabayı ödedim ve Kıbrıs'a evime döndüm.  Bu kazadan sonra da bir daha uykumu almadan direksiyon başına oturmadım.”

“Bu meslek uykusuzluk, dikkatsizlik tanımaz”

Dikkatsizlik, uykusuzluk ve süratin bu mesleğin kaldırmayacağı tek şey olduğunu vurguluyor Ahmet Reis… “Geçirdiğim kazadan sonra hem kendim, hem de diğer şoförleri takip ederek, uykusuz bir halde araç sürmelerine izin vermem. Bugüne kadar bu kurallara uyduğum için çok başarılı oldum ve başarıyorum da...  Şirketin başında olduğum dönemlerde tır şoförlerimi takometre ile takip ederdim. Kim hangi yeri kaç kilometre ile geçti, kaç saat sürdü, kaç saat dinlendiğini oradan takip eder ve uyarırdım. Şimdi bu görev oğullarımda... Onlar bunun takibini sürdürüyor.

Bu işte bir keresinde de yük aktarmak için dikkatsizlik nedeniyle tırın damından düştüm ve iki elimi kırdım. Yani bu meslek dikkatsizlik, uykusuzluk ve sürat kaldırmaz…”

“Tır şoförlerinin kendi hayatı, kendi ellerindedir...”

Tır şoförlerinin bilinçli olmasının önemine değinen yılların tecrübesi Ahmet Reis, tır içinde bulunması gereken araç gereçlerin de çok önemli olduğunu söylüyor. Tır şoförünün kendi hayatının kendi ellerinde olduğunu vurguluyor…   “Tır şoförlerinin kendi hayatı kendi ellerindedir... Çünkü kış sezonlarında kar ve buz nedeniyle zincirsiz ve bilinçsizce lastik kullanan tır şoförleri hem kendisi hem de başkaları için tehlike saçmaktadır. Tırların ön lastikleri her zaman yeni olmalıdır. Çünkü en büyük tehlikesi ön lastiğin patlaması halinde aracı kesinlikle yoldan savurur. Hatırlıyorum da bir kez tırın ön lastiği patlamış, iki elim direksiyondayken zor da olsa durdurabilmiştim. Tır kullanırken dikkat edilmesi gerekenlerden bir tanesi de rampadan inilirken yanı aynı vitesle ya da küçük vitesle inilmek zorundadır aksi takdirde fren sistemi ısınır ve devreden çıkar. Araç ya önündeki araca çakılır ya da yoldan çıkarak büyük bir felaket karşısında kalınır. . Uzun yol gittiğimiz için zincir, çekme demiri, yedek lastik şarttır, ecza dolabı ise en başta gelendir. Buzluk, seyyar televizyonumuz, yemek dolabımız her zaman bulunur”

“En büyük sıkıntımız küçük arabaların tırları hiçe saymasıdır. ‘Tırdır gitmez geçeyim ya da önüne atılayım’ demesidir. Hiç dikkate almıyorlar. Yüklü tonajın üzerindeyken, bir aracın önünde yavaşlayıp önünü kestiği anda durman imkansızdır”

“Diğer şoförler tır araçları hiçe sayıyor”

Ahmet Reis, tır şoförlerinin dikkat etmesi gereken hususlar yanı sıra, yolların da önemine dikkat çekiyor. Kıbrıs ile Türkiye’nin yollarını karşılaştıran Reis, bir zamanlar ada olarak trafikte bir numara iken şimdi çok kötü bir duruma geldiğinden yakınıyor. Ülkedeki yolların kaza yapmaya meyilli olduğuna dikkat çekiyor…

Reis, trafikte diğer şoförlerin, tır şoförlerine karşı duyarsız olduğundan yakınıyor. “En büyük sıkıntımız küçük arabaların tırları hiçe saymasıdır. ‘Tırdır gitmez geçeyim ya da önüne atılayım’ demesidir. Hiç dikkate almıyorlar. Yüklü tonajın üzerindeyken bir araç önünde yavaşlayıp önünü kestiği anda durman imkansızdır. Binek arabaların daha dikkatli ve saygılı olması gerekmektedir” diyor…  

“Bazı yollarda tonajda giderken aracı zapt etmek mümkün değil”

“Eskiden Kıbrıs trafik konusunda bir numaraydı şimdi Türkiye bizi 40 defa sollar. Türkiye’de her yer otoban her taraf geniş yol. Yollarda bariyerler var ve önüne birinin atılma korkusu yok. Yola başladığında bir tehlike yoktur, serbesttir. Uykusuz, bilinçsiz ve süratli olmadıktan sonra kaza yapan insanı ben düşünemem. Türkiye ayağında sıkıntı yok. Ama ne yazık ki KKTC'de çukursuz yol yok. Çukurdan kaçmak için sağa sola dümeni kırarsın, ya bankete kaçarsın, ya da yanındaki aracı riske sokarsın. İki sıkıntı var. Birincisi kavşakların mesafesi yeterli değildir. Kavşaktan döneceğin zaman iki şerit olmasına rağmen sığmaz ve diğer araçlar gelmeye çalışır. Sol direksiyon araçlar ise döndüğü zaman arkasını görmez. Çemberin daha geniş olması lazım. Dönmeye başladığımda dorsenin ucu yolun ortasında kalır ve kazalar meydana gelir. Bariyer olmaması da en büyük sorundur. Köylerden geçerken yerde ölü kedi köpekten kaçmaya çalışıyoruz. Bazı yollarda tonajda giderken aracı zapt etmek mümkün değil. Bu sefer tır benim istediğim yere değil kendi istediği yere gider…

“Tır şoförleri süratine ve uykusu süresine uymalı!”

Ahmet Reis, bu mesleği patron olarak yaptığı dönemlerde ve halen devam eden bürokratik sıkıntılardan da söz ediyor. “Ben bu mesleği deliler gibi severim ama önümüzde en büyük engel devlet bürokrasisidir. Öncelikle çıkış izinlerimiz… Her geldiğimizde 2-3 tane çıkış izini verirler,  izinler biter tekrar Maliye Bakanlığı’na ilgili daireye giderek çıkış almak için koştururuz. 30 yıldır bu meslekteyim ve bu sorun hiç çözülmedi ve uğraşılmadı. Devletten isteklerimiz başında bu sorunun çözülmesi gelir. İkinci sıkıntı ise Mağusa Limanı gümrüğünde, tırlar şoförlü de şoförsüz de gelebilir. Fakat Girne Gümrüğü’nde şoförsüz araba gemiye koyamayız ve şoförsüz getiremeyiz. Şoförsüz gemiye koymuyorlar. Biz sorduğumuzda Girne Turizm Limanı olduğunu bu nedenle bu uygulamayı yapamayacaklarını söylerler. O zaman turizm limanında RO-RO gemilerinin işi ne? Bizi bu gemilerle ne getirirler.”

“Haspolat Meslek Lisesi’ne tır hediye etmek istedik ama yanıt alamadık”

Yılların tecrübesi Ahmet Reis, son olarak tır süren şoför arkadaşlara seslenerek dikkatli olmalarını istediklerini çünkü bu meslekte 5-6 arkadaşının can verdiğini söyledi. Reis, “yolda giderken saatlere, yola, sürate uyacaklar. Uykularını da dört dörtlük yapacaklar. En mühimi de tır şoförü içkiyi severse istirahat anında içer, içkili yola çıkılmaz” dedi.  

Ahmet Reis, ayrıca, Beynelminel Uluslararası Nakliyeciler Birliği olarak da bir süre önce Ulaştırma Bakanı Kemal Dürüst'e Haspolat Meslek Lisesi'ne bir tır hediye etmek istediklerini ve bir bölüm açılarak öğrencilere tır şoförlüğü mesleğini öğretmek istediklerini aktardı. Bakan Dürüst’ün kendilerine yanıt vermediğini söyleyen Reis, “tır hediye edip, tır şoförlüğü olarak bir bölüm açılsın ve polis, makine mühendisi ve bizler tarafından ders verilemesini önerdik. Bilinçli ve okumuş olarak bu işin öğrenilmesini istedik ama yanıt alamadık” .

 

Bu haber toplam 10687 defa okunmuştur
Etiketler :