1. HABERLER

  2. ÖZEL HABER

  3. “Ben Azad, Sami Doğan’a yaptıklarımı sana da yapacağım”
“Ben Azad, Sami Doğan’a yaptıklarımı sana da yapacağım”

“Ben Azad, Sami Doğan’a yaptıklarımı sana da yapacağım”

Kurşunlanan Uluhan Auto’nun sahipleri YENİDÜZEN’e konuştu; saldırının 'Azad' isimli bir şahsın yönlendirmesiyle yapıldığını öne sürdü.

A+A-

Ertuğrul SENOVA

Başkent Lefkoşa’nın en işlek noktalarından Küçük Kaymaklı’da, güpegündüz yaşanan silahlı saldırı kamuoyunu sarstı. Uluhan Auto isimli galerinin önünde gerçekleşen kurşunlama olayında iki galeri çalışanı yaralandı, saldırganın ise yaklaşık 1 hafta önce Ercan Havalimanı’ndan adaya giriş yapan Gaziantepli, 16 yaşındaki A.K. olduğu belirlendi.

Olayın hedefi olan galerinin sahipleri baba Halil Uluhan ve oğlu Halit Uluhan, yaşadıkları kabusu, öncesindeki tehditleri ve perde gerisindeki ‘karmaşık olduğu kadar kirli’ ağla ilgili iddialarını YENİDÜZEN’e anlattı.

Yaklaşık iki aydır Türkiye, İngiltere ve Belarus’a kayıtlı tanımadıkları numaraların WhatsApp üzerinden kendilerini aradığını, bu aramalardan birini açtıklarını ve adını ‘Azad’ olarak tanıtan bir kişi tarafından tehdit edildiklerini anlatan Uluhanlar, olayın “Kıbrıs Cumhuriyeti – Türkiye Cumhuriyeti – KKTC” üçgeninde gerçekleştiğini iddia etti.

Uluhanlar, tehditleri olaydan çok önce polise bildirdiklerini, ancak kendilerine yalnızca “engelleyin, muhatap olmayın” denildiğini vurgularken; saldırı sonrası da olay yerinde yeterli güvenlik önlemi alınmadığını, Lefkoşa’nın göbeğinde silahlı saldırıya uğramalarına rağmen ortada caydırıcı bir devlet refleksi görmediklerini söyledi.

“Bilinmeyen numaralar aradı, polise bildirdik, ‘engelle’ dediler…”

Galerinin hikâyesini anlatarak sözlerine başlayan Halit Uluhan, tehditlerin iki ay önce patlak verdiğini ve konuyu polise ilettiklerini söylüyor:

“Babam bu galeriyi 1989’da açtı, 2015’te ise ben devraldım. 2015 yılından bu yana bu mesleği yapıyorum. Yaklaşık iki ay önce bilmediğim Türkiye numaralarından aranmaya başladım. Polisi aradım, ‘engelle, muhatap olma’ dediler. Ben de öyle yaptım. Kimseyle alacak-verecek meselem yok.”

Aramaların sadece Türkiye ile sınırlı kalmadığını vurguluyor Halit Uluhan:

“WhatsApp üzerinden aradılar. Türkiye, Belarus, İngiltere numaraları… Telefonu hiç açmadım. Bir kere babam açtı. Çünkü kiralık dairelerimiz var, bazen Türkiye’den o yüzden ararlar.”

“Adım Azad dedi… ‘Sami Doğan’a yaptığımı sana da yapacağım’”

Baba Halil Uluhan, arayan kişiyle gerçekleştirdiği görüşmeyi anlatıyor. İddialar son derece çarpıcı:

“Nerelisin diye sordu, önce yumuşak konuştu. Sonra ‘Sami Doğan’a (Sami Doğan Motors) yaptığımı duydun mu, sana da aynısını yapacağım’ dedi. Birbirimize küfür ettik. ‘Gövde gösterisi yapma’ dedi. Adının Azad olduğunu söyledi.”

“Para mı istiyorsun dedim, hayır dedi. Efelenmemden rahatsız olduğunu söyledi. ‘Gel yüzleş’ dedim, gelmedi.”

Halil Uluhan, numarayı araştırdığını da ekliyor:

“Türkiye’de Ahmet isimli birinin üzerine çıktı ama sahteydi.”

whatsapp-image-2026-01-07-at-16-40-30.jpeg

Telefonlar bir anda kesildi, ardından kurşunlar konuştu

Halit Uluhan, aramaların bir ay öncesine kadar sürdüğünü, sonra aniden kesildiğini söylüyor:

“İp gibi kesildi. Ardından kurşunlama oldu.”

“Meğer bizi takip ediyormuş… Kapıdan içeri ateş açtı”

Saldırı anında galeride bulunan Halil Uluhan, yaşadıklarını saniye saniye aktarıyor:

“Ben dışarıda, kapıya arkam dönük oturuyordum. Halit yoktu. Adamlarımla konuşup müşterimle oturmaya başladım. Meğer bizi takip ediyormuş.”

Uluhan, saldırganın planlı hareket ettiğini vurguluyor:

“Benim adamlar kapıya doğru yürürken, bir anda ateş açtı. ‘Vurulduk’ dediler, şoka girdim. Olay yerine geldiği motoru biraz ileri park etmişti. Koşarak gitti, motosiklete binip kaçtı. Elinde siyah bir poşet vardı, silahı poşette taşıyordu.”

“Azad Güney Kıbrıs’ta hapiste, Türkiye ve Kıbrıs’taki bağlantılarını telefonla yönetiyor”

‘Azad’ isimli kişi ile ilgili araştırma yaptığını söyleyen Halil Uluhan, “Güney Kıbrıs – Türkiye – KKTC” üçgeninde kurulan bir ağ tespit ettiğini iddia ediyor:

 “Benim bulgularıma göre Azad denen kişi Güney Kıbrıs’ta hapiste. Ama KKTC’de de Türkiye’de de bağlantıları var. Her şeyi telefonla organize ediyor.”

uluhan-oto-4.jpg

“Hedef sadece galeriler değil”

Saldırının münferit olmadığını söyleyen Uluhanlar, pek çok galericinin yanı sıra müteahhit ve hatta makinistlerin de benzer tehditler aldıklarını iddia ediyor:

Halit Uluhan:

“Böyle tehditler alan çok fazla galeri var. Sadece galeriler değil, müteahhitler, şimdi de makinistler hedefte.”

Halil Uluhan:

“Kara para burada dönüyor ama gidip yapanı bulsunlar. Bizim buna (kara para) ihtiyacımız yok. Muhtemelen bazı galerilerden para kopardılar, sektöre dadandılar.”

“Güpegündüz tarandık, ortada polis yok!”

Olay öncesi ve sonrasına dair ciddi güvenlik zafiyetleri yaşandığına dikkat çeken baba Uluhan, adeta isyan ediyor:

“Bizi güpegündüz taradılar, ortada polis yok. Yine biri gelse ne olacak? Şu an etrafta polis görüyor musunuz? ”

“Önlem yok, cezalar caydırıcı değil”

Hükümetin, ülkeye giriş – çıkışlarla ilgili yeterli önlemi alıp almadığına dair soru üzerine konuşan Halit Uluhan, şöyle devam ediyor:

“Kesinlikle yeterli önlem alınmıyor. Giriş-çıkışlara daha fazla dikkat edilmeli, cezalar ağırlaştırılmalı. Bu çocuk iki yıl sonra hapisten çıkacak, pardösüsünü giyecek, mafyalığa devam edecek.”

“16 yaşında bir çocuk… İçim burkuldu ama…”

Saldırganın yaşının ortaya çıkması herkesi sarstı. Halit Uluhan duygularını şöyle anlatıyor:

“İçim burkuldu. Onu bu hale nasıl getirdiler? İlaçla mı, tehditle mi? Ama orada babamın müşterisi vardı. Çocuğu da olabilirdi. İnsanlar ailesiyle geliyor buraya. Çok daha kötü şeyler olabilirdi.”

Bu haber toplam 12690 defa okunmuştur