1. HABERLER

  2. HABERLER

  3. ‘Barış süreci yerine maço erkek egoları…’
‘Barış süreci yerine maço erkek egoları…’

‘Barış süreci yerine maço erkek egoları…’

Sınırı Aşan Eller Kadın Derneği, ülkede, barış süreci yerine “maço erkek egoları, yarışma, inat ve düşmanlık” gözlemlendiğini açıkladı.

A+A-

Sınırı Aşan Eller Kadın Derneği, ülkede, barış süreci yerine “maço erkek egoları, yarışma, inat ve düşmanlık” gözlemlendiğini açıkladı.

Dernek açıklamasında, “Para ve güç karşısındaki aç gözlülüğünüzle ülkemizi mahvediyor ve sevgili adamızın kaynaklarını kendinizin, yakın aile ve yandaşlarınızın tabaklarına boşaltıyorsunuz” dendi.

“Kıbrıs bizim evimizdir” görüşünü öne çıkaran Sınırı Aşan Eller Kadın Derneği,  “Eğer bu çatışma dili, empati eksikliği, ötekini şeytanlaştırma, paylaşma isteksizliği olmasaydı adamız bu yeryüzünde bir cennet haline gelebilirdi” açıklamasını yaptı.


“Barışı sağlamak için son bir çözüm bulunana dek dikenli tellerin üzerinden ellerimizi uzatmaya devam edeceğiz” diyen kadınlar, katılımcı bir görüşme masası talep etti.

İşte o açıklama:

Bizler bu adada yaşayan ve en zor günlerde sınırın ötesine ellerini uzatan kadınlar olarak son gelişmeleri izlerken ülkemizi ve çocuklarımızı daha umutlu bir geleceğe taşıyacak karşılıklı saygı yerine “savaş tamtamları” retoriğini tercih eden erkek politikacıların tutumları konusunda kaygılıyız.

Çok açıktır ki bu politikacılar bizim ülkemizin bütününe olan bağlılığımızı es geçip duygularımızı ve hatıralarımızı görmezden geliyorlar.

Karar alıcılardan talebimiz geçmişin travmalarını atlatmamız için iş birliği yapmaları ve ülkemizi umut vaat eden paylaşılmış bir geleceğe taşımalarıdır.

Bir barış süreci yerine gözlemlediğimiz maço erkek egoları, yarışma, inat ve düşmanlıktır.

Bu baskıcı dili ve tanrınız haline gelen parayı ret ediyoruz. Para ve güç karşısındaki aç gözlülüğünüzle ülkemizi mahvediyor ve sevgili adamızın kaynaklarını kendinizin, yakın aile ve yandaşlarınızın tabaklarına boşaltıyorsunuz.

Eğer bu çatışma dili, empati eksikliği, ötekini şeytanlaştırma, paylaşma isteksizliği olmasaydı adamız bu yeryüzünde bir cennet haline gelebilirdi. Ülkemize şirketiniz gibi davranıyorsunuz. Ve müzakere ederken de pastadan büyük payı kapmaya çalışan iş adamları gibisiniz.

Ülkemiz bir şirket değil bir yurttur. Birlikte yaşayabileceğimiz bir sevgi yurdudur. Savaş ganimeti olarak paylaşılacak, bölünecek, satılacak bir toprak parçası değildir.

Kıbrıs bizim evimizdir. İyi ve kötü hatıralarımızla bağlı olduğumuz, nefes alıp yaşadığımız,  hikayelerimizi paylaştığımız, ilişkilerimizi beslediğimiz yerdir. Siz para görüyorsunuz biz sevgi görüyoruz.

Kıbrıs’ın kadınları olarak sizin politik becerilerinize güvenimizi yitirmiş durumdayız. Şimdi karar almak ve bu  ülkeyi yönetmek konusunda bize eşit alan açmanız zamanıdır. Daha fazla temsiliyet içeren katılımcı bir görüşme masası talep ediyoruz. Görüşme sürecinin her aşamasında  seslerimizin duyulmasını ve bakış açımızın dikkate alınmasını talep ediyoruz. Kadınların ön hatlardan geri bırakılması temel insan haklarının ihlalidir. İşitilmeyi talep ediyoruz.

Kıbrıslı Türk, Kıbrıslı Rum ve bu adadaki bütün kadınlar olarak yakınlaşma ve işbirliğinin gerçekleştiğini garantilemek ve şu an ve gelecekte barışı sağlamak için son bir çözüm bulunana dek dikenli tellerin üzerinden ellerimizi uzatmaya devam edeceğiz.

Bu haber toplam 1470 defa okunmuştur