Barış çünkü: Bu memleket bizim - Turhan Hızlı

Barış çünkü: Bu memleket bizim - Turhan Hızlı

"Barış çünkü; biz bu memleketi çok sevdik… Bu yüzden bu memleket bizim ve biz yöneteceğiz."

A+A-

Bu hafta Kıbrıslı gençler Twitter’da büyük bir başarıya imza attı… #barışçünkü sloganı ile 5,000’den fazla tweet atan Kıbrıslı gençler Twitter Türkiye’de en çok trend olan paylaşımlar tablosunda üst sıralara tırmandı.

Halkımızın pazar günü vereceği büyük sınav yaklaşırken, gençlerin başta Twitter olmak üzere birçok sosyal medya platformlarından barış ve çözüm çağrısı yapması çok umut verici bir gelişmedir.

Bu seçimin halkımızın geleceği açısından hayati bir önem taşıdığını düşünürüm çünkü en yakın komşularımız dahil Doğu Akdeniz ve Orta Doğu’da gerginlik, zulüm ve adaletsizlik hüküm sürerken, bu kritik coğrafyada bir varız, üreten biziz ve yöneten de biz olacağız demenin vaktinin geldiğini düşünürüm.

Seçimin ilk turu öncesinde iki federalist adayın destekçileri birbirilerini çok kırdı, bu seçimin ikinci turu olduğunu düşünmeden desteklemedikleri diğer barış yanlısı adaya yersiz eleştiriler yaptı. Ancak, aramızda ufak ideolojik farklılıklar olsa da iki tarafın da kalbi çözümle ve barışla çarpar.

Çözüm yanlısı kesim 46 yıllık çözümsüzlüğün getirdiği sorunların her türlüsünü yaşamış, çoğunun görüşleri yüzünden işine son verilmiş, işten atılmasa bile iş yerinde çok büyük adaletsizliklerle karşılaşmıştır.

Yıllar önce kapıyı aralık bırakarak komşuya gidilen evlere birçok kilit takıldı, çoğu zaman geceleri Surlariçinde korkudan yürünülmedi, kimi zaman özgür fikirlerini belirttiği için dışlandı, tehdit edildi, mülklerine zarar verildi ve bazı durumlarda ise bir suikaste kurban gidildi. Bu toplum, 46 yıllık sürede, torpil, peşkeş, talan, ambargo, demokrasi ve iradeye müdahale ve adaletsizliğin her türlüsünden muzdarip oldu.

Ama son birkaç yılı göz önünde bulundurduğumuzda ülkemizin Türkiye’deki fetihçi ve otoriter rejimin dediklerine harfiyle uyan, biat eden, sorgulamayan, bu ülkenin bir alt yönetim olmasına ses çıkarmayan kişiler tarafından yönetilmemesi gerektiğinin çok iyi bir şekilde anladığımızı düşünürüm.

Ayrıca, bu seçim federalist adaya yani Mustafa Akıncı’ya birçok sağ seçmenin de oy vereceğini tahmin ederim. Bu kitle ne kadar da Türkiye Cumhuriyeti’ne bağlı olsalar ve şimdiki statükonun devamını arzu etseler de, bağımsızlığı ile gurur duydukları ülkelerinin seçimlerine başka bir ülkeden müdahale edilmesini, kendi vatandaşlarının iradesinin yok sayılmasını, bulundukları coğrafyanın kötü demokrasi karnesine rağmen demokrasisiyle ve adil ve bağımsız yargısıyla gurur duydukları ülkelerinin alt yönetim olmasına izin vermeyecek federalist bir adaya oy vereceğini düşünürüm.

Sol ve çözüm yanlısı kesimin bu seçimin ikinci turunda birlik ve beraberliklerini bugün yaptıkları yürüyüşle gösterdiğini düşürünüm. İki büyük barış yanlısı parti olan CTP ve TDP ve diğer barış yanlısı sol örgütlerin bu yürüyüşe katılması bir dejavu olmuştur çünkü aynı kişiler farklı yılllarda yine çözüm ve demokrasi için partiye bakmaksızın bir araya geldiler. Çünkü bu köhne düzenden bizi ancak biz kurtarabiliriz.

Barış çünkü; 2003’de Annan Planı referandumunda “Yes, be annem” diye meydanlarda bağıran bizdik.

Barış çünkü; 2011’de Toplumsal Varoluş mitinginde o zamanlar Maliye Bakanı olan şimdi ise Cumhurbaşkanı adayı “umarım yarın yağmur yağar” diye dalga geçerken, dayatma paketleri ve özelleştirmeye karşı hakkımızı savunan yine bizdik.

Barış çünkü; Dağ yolunda hayatını kaybeden ve yaralanan arkadaşlarımızın hakkını savunan ve eylem yapan yine bizdik.

Barış çünkü; 2018’in başlarında basin ve ifade özgürlüğü tehdit edilirken, Meclis’e çıkılıp bayrak asılırken “Barış ve Demokrasi” yürüyüşünde sesimiz kısılana kadar barış ve demokrasi sloganları atan bizdik.

Barış çünkü; trafik kazalarını önleyemeyen sorumsuz hükûmete karşı “Yol Yoksa Seyrüsefer de Yok” eyleminde sokaklarda tek yumruk olan yine bizdik.

Barış çünkü; gelecek gençliğindir ve gençlik barışdan ve çözümden yana umudunu kesmedi. Son bir kez daha bu sefer irademizi meydanlarda değil sandıklarda göstereceğiz, bu seçim barış yanlısı kişilerin birbirleriyle olan atışmaları ve tartışmalarını unutacağı, başak ve zeytin dalının öncülük ettiği laik, barışçıl ve Kıbrıs kültürü ve demokrasi sevdalısı kitlenin bir kez daha cevabın irade olduğunu göstereceği seçimdir.

Barış çünkü; biz bu memleketi çok sevdik… Bu yüzden bu memleket bizim ve biz yöneteceğiz.

 

Bu haber toplam 1429 defa okunmuştur