1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. İçişleri Bakanı'na ÖNERİLER
İçişleri Bakanına ÖNERİLER

İçişleri Bakanı'na ÖNERİLER

Sayın İçişleri Bakanı’na Vatandaşlık ve Çalışma İzni Konusunda Somut Öneriler Tufan Erhürman tufaner@yahoo.com Beyaz kimlik, afla ilgili yasa gücünde kararname ve vatandaşlık konusunda çok sayıda yazı yazdım bugüne kadar. Açıkçası daha fazla

A+A-



Sayın İçişleri Bakanı’na Vatandaşlık ve Çalışma İzni Konusunda Somut Öneriler

 

Tufan Erhürman

tufaner@yahoo.com

 

Beyaz kimlik, afla ilgili yasa gücünde kararname ve vatandaşlık konusunda çok sayıda yazı yazdım bugüne kadar. Açıkçası daha fazla yazmak niyetinde değildim. Ancak 9.8.2011 tarihinde SİM TV’de sevgili Sami Özuslu’nun programına katılan İçişleri Bakanı Sayın Nazım Çavuşoğlu “hep eleştiriyorlar, bir de önerilerini yazsalar” deyince, bugüne kadar bu konuda pek çok öneri yapmış olmama karşın, son kez olmak üzere önerilerimi özetle sıralamak istedim.

 

1. Afla ilgili yasa gücünde kararnamenin Anayasa Mahkemesi’ne götürülmesi durumunda iptal edilmesi muhtemeldir. Eğer Mahkeme yürütmeyi durdurma kararı vermezse, iptal kararı çıkana kadar çok sayıda insan aftan yararlanmış olacak ve bu durumda Mahkeme’nin iptal kararı anlamsız hâle gelecektir. Oysa Mayıs’tan beri beklediğine göre çok da acil olmayan bu düzenleme yasa ile yapılırsa, hem Cumhuriyet Meclisi’nde gerekli tartışma yapılabilecek, hem de Anayasa’ya aykırılık sorunu ortadan kalkacaktır. Bu arada daha önce de afla ilgili yasa gücünde kararnameler çıkarılmış ve Anayasa Mahkemesi’ne götürülmemiş olması Sayın Bakan tarafından Anayasa’ya uygunluk sebebi olarak görülmemelidir. Çünkü Anayasa Mahkemesi’nin denetiminden geçmemiş bir yasa gücünde kararname uygulamasının sırf Anayasa Mahkemesi’ne götürülmedi diye Anayasa’ya uygun kabul edilmesi hukuken mümkün değildir. Ayrıca Sayın Bakan bu yöndeki eleştirilerin kendi partisine yönelik olduğunu düşünmemelidir. Çünkü kendi partisinin çıkardığı ilk yasa gücünde kararnameye de bu eleştiriler yöneltilmemiştir. Bu yasa gücünde kararnamenin diğer yasa gücünde kararnamelerden daha şiddetli eleştiriler alması, aşağıda 2 numarada açıkladığım farktan kaynaklanmaktadır.

2. Afla ilgili yasa gücünde kararname taslağında, 650 TL verip bir günlüğüne yurt dışına çıkanlara 90 gün ve 1300 TL verip hiç yurt dışına çıkmayanlara altı ay ziyaretçi izni alma hakkı verilmektedir. Çıkarılacak olan yasada (yasa gücünde kararnamede değil) para cezaları gerekirse daha da düşürülebilir, hatta sıfırlanabilir. Ancak aftan yararlanarak yurt dışına çıkan kaçak işçiler, daha önceki afla ilgili düzenlemelerde olduğu gibi, çalışma izni (ön izin) almaksızın yurda tekrar giriş yapamamalıdır. Aksi hâlde, bu kişiler ziyaretçi izniyle kaçak çalışabileceklerinden, amaçlandığı söylenen kayıt dışılığın azaltılması sağlanamayacaktır.

3. Aftan yararlananlara, kaçak olarak bu ülkede 15 yılı doldurmuş dahi olsalar beyaz kimlik alma hakkı verilmemelidir. Şu anda yürürlükte olan tüzükte bu yönde bir hüküm vardır. Ancak o dönemdeki kişilerin beyaz kimlik almak için başvuru süresi dolmuştur. Böyle bir süreyi yeniden başlatarak ülkede bunca yıl kaçak olarak kalanları (üstüne üstlük 4 kez af çıkmış olmasına karşın bu aftan yararlanmak için girişim yapmayanları) beyaz kimlikle ödüllendirmenin manası yoktur. Ancak, bunca yıl bu ülkede yaşamış oldukları dikkate alınarak, yalnızca bu kişilere, çalışma izniyle çalışacakları bir iş bulabilmeleri için 90 günlük ziyaretçi izni verilebilir. Bu süre içerisinde çalışma izni almaları durumunda beyaz kimlik almaları söz konusu olmamalıdır. 

4. Afla ilgili yasa yürürlüğe girmeden tüzük yürürlüğe koyulmamalıdır. Çünkü tüzükte bu afla ilgili düzenlemeye dayanan hükümler vardır. Dayanağı olan yasa yürürlüğe girmeden tüzük çıkarmak hukuken mümkün değildir.

5. Beyaz kimlikle ilgili esas tartışmanın bu kimliği alanların potansiyel vatandaş hâline gelmesiyle ilgili olduğu fark edilmelidir. Bu noktadan hareketle, beyaz kimlik gibi bence insan hakları açısından olumlu olan bir düzenleme üzerindeki kuşkuları gidermek amacıyla, vatandaşlıkla ilgili yasa değişikliği gündeme getirilmeden tüzükle ilgili değişiklik de yapılmamalıdır. CTP döneminde beyaz kimlikle ilgili düzenleme yapılmış olması bu konuda mazeret oluşturmamalıdır. Sayın Bakan, her ne kadar “gündemimizde yok” diyorsa da, vatandaşlık ile ilgili kendileri tarafından hazırlanan bir yasa taslağı toplumun gündemindedir ve o yasa taslağında belli bir sürenin sonunda otomatik vatandaşlık verilmesi söz konusudur. O taslağın değil başka bir düzenlemenin gündeme gelmemesi durumunda herkes, doğal olarak, beyaz kimlikle ilgili tüzüğü o taslak çerçevesinde potansiyel vatandaşlık olarak okuyacaktır.

6. 2012 yılından itibaren çalışma izni üç ya da dört yıl için verilmeli ve Yasa’da açıkça düzenlenecek çok istisnai durumlar hariç, bu süre dolduktan sonra yabancı işçi ülkesine geri dönmelidir. Böyle bir düzenleme yabancı işçiler için de olumludur. Çünkü bu şartlar altında onlar da, bu ülkeye gelirken belli bir süre sonra geri döneceklerini bilerek yaşamlarını burada tasarlamayacaklardır. Eğer aynı yabancı işçinin belli bir süreden sonra çalışma izniyle çalışmak üzere adaya yeniden gelmesi mümkün olacaksa, vatandaşlık için öngörülecek olan sürenin kesintisiz olması gerekir.

7. İlgili yasalarda değişiklik yapılarak, yanında kaçak işçi çalıştıran işinsanlarına ağır para, hatta hapis cezası getirilmelidir.

8. Benzer biçimde, ihtiyaç duyulan konuda çalışabilecek işsiz vatandaşlar varken yabancı işçi istihdamı yoluna giden iş insanlarına da ağır para cezaları getirilmelidir. 

9. Vatandaşlık Yasası değiştirilmeli ve vatandaşlık başvurusu yapabilmek için 10 ya da 15 yıl kesintisiz biçimde KKTC’de ikamet etme şartı getirilmelidir. Kesintisizlik bir halkın sosyo-ekonomik ve kültürel yaşamına dahil olmayı sağlar. O nedenle kesintili çalışmanın vatandaşlık hakkı kazandırması öngörülmemelidir.

10. Yasa değişikliği yapılarak, KKTC idaresinin, her yıl, azami, bir önceki seçimdeki seçmen sayısının belli bir oranı (mesela binde 3) kadar insana vatandaşlık verebileceği düzenlenmelidir. Böyle bir oran, “hazım kapasitesi”nin zorlanmamasını sağlayacak, kamu hizmetlerinin vatandaş sayısı çerçevesinde planlanmasını kolaylaştıracaktır. Bu düzenlemeyle birlikte, belli bir süre kesintisiz ikamet koşulunu yerine getirdiği için vatandaşlık alacakların KKTC’de en fazla ikamet edenden başlanılarak vatandaşlığa alınmasını sağlayacak düzenlemeler de yapılmalıdır. Bunun için vatandaşlık verilmeden önce liste Resmi Gazete’de yayınlanmalı ve 15 günlük itiraz süresi tanınmalıdır. Böylece listede yer alanlara oranla bu ülkede daha uzun süre kaldığını iddia edenlere listeye itiraz etme olanağı sağlanmalıdır. Böyle bir düzenleme, çok daha kısa bir süre bu ülkede ikamet edenlere siyasi sebeplerle vatandaşlık verilirken, daha uzun süre ikamet edenlere vatandaşlık verilmemesinden kaynaklanan eşitsizlikleri ortadan kaldıracaktır. 

11. Bir an önce, uluslararası gözlemcilerin de izleyebileceği bir nüfus sayımı yapılmalıdır. Ülkeyi yönetenler dahil, yurttaşların rakamları bilmediği ortadadır.

12. Afla ilgili yasa yürürlüğe girdikten sonra, aftan yararlanmaksızın ülkede kalmaya devam eden ya da ülkeye giriş yapan tüm kaçak işçiler bir an önce sınır dışı edilmelidir.

 

Somut önerilerim yukarıdadır. Tekrar vurgulamak isterim ki “beyaz kimlik” bu ülkeye çalışma izniyle gelen insanların insanca koşullarda çalışmalarını sağlamak açısından olumludur. Bu anlamda, bu kimliği almak için 8 yıl beklenmesi dahi bence gerekli değildir. Her çalışma izinli yabancı işçi, bu ülkede bulunduğu müddet içerisinde insan haklarından yararlandırılmalıdır. Ancak bu, “beyaz kimliğin” “potansiyel vatandaşlık” anlamına gelmemesi durumunda geçerlidir. Böyle bir sorunun bulunmadığı konusunda kamuoyunu ikna etmenin tek yolu, bu tüzüğün ve afla ilgili yasanın Yurttaşlık Yasası’ndaki değişiklikle birlikte, bir paket olarak kamuoyuyla paylaşılmasıdır. Aksi durumda kamuoyundaki hassasiyet yükselecek ve zaten var olan “Kıbrıslı-Türkiyeli ayrımı” daha da derinleştirilmiş olacaktır.  

 

Bu haber toplam 2021 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler