1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Eğitimde dümen çeviriyorlar!
Eğitimde dümen çeviriyorlar!

Eğitimde dümen çeviriyorlar!

“Hoppala” eski bir sözcük... Küçük çocukları oynatırken, severken çok kullanılır. Havaya atılıp kapılırken “hoppacık” denir... Şaşırma anlamında da kullanılır. Yani bir kişinin yaptığı ile söyledikleri bir birini tutmuyorsa

A+A-

 

 

“Hoppala” eski bir sözcük...

Küçük çocukları oynatırken, severken çok kullanılır. Havaya atılıp kapılırken “hoppacık” denir...

Şaşırma anlamında da kullanılır. Yani bir kişinin yaptığı ile söyledikleri bir birini tutmuyorsa “Hoppala, bu da nerden çıktı; nedir yaptığın...” denir.

Yazayım mı, yazmayım mı emin değilim ama, Türk Dil Kurumu da sözcüğü “oynak, hoppa kimse” olarak tanımlamaktadır.

Peki “oynak” ne demek? Sözünde durmayan, kararsız, güvenilmeyen...

Hani bugün başka söyler, yarın başka...

Neyse biz eğitime dönelim.

Eğitim Bakanlığı ülke genelinde “tam gün eğitime” geçeceğini açıkladı.

Hoppala!.. Bu da nerden çıktı...

Geçen yıl Şht. Ertuğrul İlkokulu’nda tam gün eğitimi başaramayan bakanlık, şimdi tüm okullarda başaracağını söylüyor.

Bir okulda yapamadı, yüz elli okulda yapacak!...

Sizce bu işlerde bir oynaklık yok mu!?

Önce, binlerce lira harcanarak yaptırılan kafeteryayı, salonu... “Tam gün eğitim olmaz” diyerek kapat; kapısına kilit vur, toza toprağa göm, çürümeye terket... Sonra da “Tam gün eğitime geçeçeğim” de...

Mademki tam gün eğitime geçecektin niye Ertuğrul’daki uygulamayı durdurdun? Çocuklar eğitimden men edildi. Yazık değil mi harcanan zamana, emeğe... Çocukların eğitim hakkına...

Toplum, çocuklarımız ve geleceğimiz adına üzülerek söylüyorum ki, bu sözler; kararsız, güvenilmeyen, içi boş sözcüklerden öteye geçmiyor. Bir sürü belirsizlik, yanıt bekleyen sorular...

Tam gün eğitime geçmekteki amacın nedir? Eğitimin niteliğine ne tür bir artış getirmesi hedefleniyor? İlk, orta ve lise düzeyindeki tüm okullarda uygulanacak mı? Hangi programlar uygulanacak, hangi aktiviteler yapılacak? Bunlar denenip geliştirildi mi? Öğretmen, altyapı, beslenme, ulaşım, araç gereç sorunları nasıl çözülecek?

Plan, proje, ekip, ekipman var mı? Bireyselleştirilmiş eğitime nasıl geçilecek? Uygulama ne olacak? Koskoca belirsizlik... Tam gün eğitimle ilgili programların geliştirilmesi, hazırlıkların yapılması en az beş yıl ister. Seneye tam gün eğitime nasıl geçilecek!?

Yok eğer tam gün eğitimden anladığınız 13:05’ten, 15:30’a geçmek ise bunu da ne tam gün eğitimin, ne de Ankara’nın arkasına saklanarak yapmayın. Açık ve dürüst olun...

Gelelim diğer bir konuya; 2009 yılında uygulamaya başlatılan Meslek Destekli Programlara... Ne oldu? Ne yaptınız?

Sınıf tekrarı yapan öğrenciler önce bir sınıfa topandı, sonra da örgün eğitimin dışına itildi. Ailelere de “mesleğe yönlendireceğiz” dendi. Hangi çocuk mesleğe yönlendirildi; Allah aşkına söyleyin. Var mı bir çocuk? Var mı?...

Gözlerim, 21. yüzyılda insanlık onuruyla bağdaşmayan, ayrımcılığa ve eşitsizliğe dayalı uygulamalara maruz kalan çocukları görmek istemiyor. Bir öğrencinin eğitiminin önünde engel olarak duran sosyal, ekonomik, kültürel sorunları kaldırıp atacağınıza, devlet eliyle çocukları okuldan attıyorsunuz. Toplama kampı anlayışıyla, toplama sınıflar yaratıldı. Bu çocuklara insanlık dramı yaşatılıyor; horlanıyorlar, aşağılanıyorlar, arkadaşları tarafından “işe yaramaz tembeller” diye alay ediliyorlar...  Bunlar sizin eseriniz...

Ve şimdi diyorsunuz ki, “Öğrencilerin örgün eğitim dışına atılmaması için bir düzenlemeye gidildi.” Ne yaptınız? Okumadığı derslerden bütünleme hakkı verdiniz?

Hoppala!...

Önce at, sonra bütünleme hakkı ver. Mademki, bütünleme hakkı verecektin niye okuldan attın? Hem de bütünleme hakkını verildiği, çocuklar karneleri alıp evlere gittikten sonra duyuruldu. Sonuç, duyan veliler ve çocuklar dershanelere, özel derslere koştular, bütünlemeden geçmek için...

Gelelim bir diğer konuya; A Level fiyaskosuna...

A Level sonuçlarına göre TC üniversiteleri, KKTC’li öğrencileri kabul edecekti. Ancak üniversitelere başvurular temmuz ayında sona eriyordu, A Level sonuçları ise ağustosta açıklanıyordu. İdari uygulamadan kaynaklanan tarih uyuşmazlığı sorunu yaşanıyor.

Ne açıklama yapıldı: “Bu sıkıntıyı yazışma ve telefon görüşmeleriyle giderdik.”

Hoppala!...

Türkiye’de mahkeme kararıyla uygulama durduruluyor, buradakiler yazışmayla, telefon görüşmeleriyle sorunu giderdik diyorlar.

Türkiye Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, “YÖK’ün yurt dışından sınavsız öğrenci kabulü uygulamasını durdurdum” diyor; “durdurdum”... Duydunuz mu, anladınız mı? Neyi telefonla görüşerek hallettiniz; neyi?

Sizce yok mu bu işlerde bir oynaklık!?

Bir da denmez mi eğitimde “Artık direksiyonumuzu çevireceğiz...”

Nedir bu direksiyon çevirme? Benim bildiğim “direksiyon” dümendir.

Eğitimde ne dümenler çeviriyorsunuz, ne dümenler!?..

Nerden çıkardınız bu dümen işini...

Belli, bir dümen çeviriyorsunuz ama nereye gittiğinizi anlamadan, bilmeden...

Olanlar çocuklara oluyor...

Eğitim ciddi bir konudur; katılımcı bir anlayışla amaçlı, planlı, programlı, projelere dayalı gelişme stratejileri izleyin, sonra konuşun...

 

Bu haber toplam 1479 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler