
“Sürdürülebilir beslenme ile hem böbreğinizi hem de gezegeni koruyun”
Doğu Akdeniz Üniversitesi (DAÜ) Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Müjgan Öztürk, Dünya Böbrek Günü dolayısıyla açıklamalarda bulundu.
Doğu Akdeniz Üniversitesi (DAÜ) Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Müjgan Öztürk, Dünya Böbrek Günü dolayısıyla açıklamalarda bulundu. Yrd. Doç. Dr. Öztürk konuya ilişkin yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
“Her yıl Mart ayının ikinci Perşembesi Dünya Böbrek Günü olarak kutlanmaktadır. Bu yıl 12 Mart tarihinde kutlanacak olan günün amacı böbrek sağlığı ve hastalıkları konusunda farkındalığın artmasıdır. Böbrek hastalıkları tüm yaş gruplarından bireyleri etkilemekte olup, tüm dünyada 65 ve 74 yaş arasındaki her 5 erkekten ve her 4 kadından biri kronik böbrek yetmezliği hastasıdır. Dünya Böbrek Günü’nün 2026 yılı teması ‘Herkes İçin Böbrek Sağlığı: İnsanlara Özen Gösterip, Gezegeni Koruyalım’ olarak belirlenmiştir. Tema ile özellikle diyabet, hipertansiyon, kardiyovasküler hastalıklar ve obezite gibi hastalıkları olan yüksek risk altındaki bireylere yapılacak rutin taramalarla böbrek hastalıklarının erken tanısının sağlanabileceği üzerinde durulmuş ve erken tanının erken müdahale şansı sağlayarak hem hastanın sağlığı hem de uzun dönemde gezegen sağlığını korumak açısından önemli olduğu vurgulanmıştır. Bunun yanında hava kirliliği, ısı artışı, dehidrasyon ve şiddetli hava olaylarının kronik böbrek hastalığı riskini artırdığı ve hastalığın seyrini hızlandırdığı belirtilmiştir.
Beslenme, böbrek hastalıklarının hem önlenmesinde hem de tedavisinde çok büyük öneme sahiptir. Böbrek hastalıklarından korunmada ilk adım diyette çeşitliliği sağlamak ve tüm besin gruplarından dengeli şekilde tüketmektir. Pek çok araştırma, tam tahıllardan, zeytinyağından, otlardan, sebze ve meyvelerden, balık ve kuru baklagillerden, az yağlı süt ürünlerinden zengin; kırmızı et, doymuş yağ ve şekerden fakir olan Akdeniz diyetinin böbrek hastalıklarına karşı koruyucu olduğunu ortaya koymaktadır.
Sera gazı emisyonunun %25’inden gıda sektörünün sorumlu olduğu bilinmektedir. Sürdürülebilir bir diyet olan Akdeniz diyetinin benimsenmesi ve hayvansal kaynaklı proteinlerin bitkisel kaynaklı proteinlerle değiştirilmesi, böbrek sağlığını korumaya olan katkısının yanında su ve karbon ayak izini azaltmaya olan etkisi nedeniyle de önemlidir.
Özetle öğün saatlerini düzenleyerek, tüm besin gruplarına yer verip diyetimizdeki çeşitliliği artırarak, baklagiller gibi bitkisel kaynaklı proteinleri ve posadan zengin besinleri tercih ederek, her öğünde yeterli miktarda sebze tüketerek, tam tahıllara diyetimizde yer vererek, kırmızı eti azaltarak, ultra işlenmiş yiyecek ve içeceklerden ve tuzdan uzak durarak böbrek sağlığımızı ve aynı zamanda çevremizi koruyabiliriz.
Bunlara ek olarak düzenli bir yaşam tarzı en az beslenme kadar böbrek sağlığını korumak için gereklidir. Bu doğrultuda her gece 7–8 saat uyumak, fazla kilolarımızı vermek, fiziksel olarak aktif olmak, sigara tüketmemek ve alkol tüketme alışkanlığımız varsa bunu sınırlandırmak da böbrek hastalıklarından korunmada izlenebilecek önemli adımlardır.”


















