1. HABERLER

  2. HABERLER

  3. “Sorun yalnızca Kıbrıslı Rumların değil, Kıbrıslı Türklerin de sorunudur”
“Sorun yalnızca Kıbrıslı Rumların değil, Kıbrıslı Türklerin de sorunudur”

“Sorun yalnızca Kıbrıslı Rumların değil, Kıbrıslı Türklerin de sorunudur”

Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, mülkiyet konusunda samimiyet vurgusu yaparak, “Sorun yalnızca Kıbrıslı Rumların değil, Kıbrıslı Türklerin de sorunudur ve çözüm samimiyettir” dedi.

A+A-

Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Kıbrıs'taki mülkiyet sorununa ilişkin yaptığı yazılı açıklamada, Kıbrıs Rum liderliğinin hukuku siyasetin bir enstrümanı haline getirme çabalarının sürdüğünü belirterek, sorunun yalnızca Kıbrıslı Rumların değil, Kıbrıslı Türklerin de ortak sorunu olduğunu vurguladı. Erhürman, mülkiyet meselesinin çözümünün bireysel davalarla değil, kapsamlı bir siyasi uzlaşıyla mümkün olabileceğini ifade etti.

 

“Mülkiyet sorunu siyasi sorunun bir parçasıdır”

Erhürman, göreve gelmeden önce de dile getirdiği görüşünü yineleyerek, Kıbrıs'ta mülkiyet sorununun Rumların Türklere ya da Türklerin Rumlara karşı açacağı davalar yoluyla çözülemeyeceğini söyledi. Bunun nedeninin, mülkiyet meselesinin Kıbrıs sorununun ayrılmaz bir parçası olması olduğunu belirten Erhürman, bunun müzakere başlıklarından da açıkça görüldüğünü kaydetti.

 

“Kıbrıslı Türkler çözüm iradesini ortaya koydu”

Kıbrıslı Türklerin 2004 ve 2017 yıllarında çözüm yönündeki iradelerini en açık şekilde ortaya koyduğunu ifade eden Erhürman, kapsamlı bir çözüme ulaşılmış olması halinde mülkiyet meselesinin çözüm sürecinin de başlamış olacağını ve bugüne kadar önemli ilerleme sağlanacağını dile getirdi.

Erhürman, Kıbrıs Türk tarafının, Kıbrıs Rum tarafının bugüne kadar atmadığı bir adımı attığını belirterek, uluslararası hukuk çerçevesinde çözüm öncesi dönemde iade, takas ve tazminat mekanizmalarını devreye sokan Taşınmaz Mal Komisyonu'nun kurulduğunu hatırlattı.

 

“Hukuku siyasetin aracı haline getirmek kabul edilemez”

Tüm tarafların António Guterres'in çözüm çabalarına destek açıkladığı bir dönemde, hukukun siyasetin enstrümanı haline getirilmeye devam edilmesini kabul edilemez olarak nitelendiren Erhürman, Kıbrıs Türk tarafının da mülkiyet konusunda hukuku siyasetin aracı haline getirme imkânına sahip olduğunu ifade etti.

Bu noktada çağrısını yineleyen Erhürman, hukukun siyasetin aracı haline getirilerek bireysel mağduriyetler üzerinden siyasi pozisyon oluşturma ya da iç siyasette başarı hikâyesi yazma çabalarından vazgeçilmesi gerektiğini belirtti. Erhürman, samimiyet olması halinde, mülkiyet sorununu da çözüme kavuşturacak kapsamlı çözüm girişimlerine odaklanılması gerektiğini söyledi.

 

"Mağduriyet yalnızca Rumlara ait değil"

Adadaki kayıpların yalnızca Rum kayıpları olmadığını, mülkiyet konusunda mağdur olan bireylerin de sadece Kıbrıslı Rumlardan ibaret bulunmadığını vurgulayan Erhürman, tek tek bireyleri hedef alan ve Kıbrıs sorununun bedelini onlara ödetmeye çalışan, hukuku siyasetin aracı haline getiren yaklaşımları hiçbir zaman benimsemediklerini ifade etti.

Ancak bu konularda Kıbrıs Türk tarafının yapabileceği hiçbir şey olmadığı yönünde bir algıya kapılmaması gerektiğini de belirten Erhürman, bu anlayış üzerinden oluşturulmaya çalışılan pozisyonların kabul edilmeyeceğinin altını çizdi.

 

“Sorun yalnızca Kıbrıslı Rumların değil, Kıbrıslı Türklerin de sorunudur”

Açıklamasının sonunda mülkiyet meselesinin yalnızca Kıbrıslı Rumların değil, Kıbrıslı Türklerin de sorunu olduğunu vurgulayan Erhürman, çözümün anahtarının samimiyet olduğunu ifade etti.

Erhürman, Kıbrıs Türk tarafının hem BM Genel Sekreteri António Guterres'in çözüm çabalarına samimiyetle destek vermeyi sürdüreceğini hem de çözümsüzlük ortamında mülkiyet sorununa ilişkin çok yönlü hazırlıklarını hız kesmeden devam ettireceğini kaydetti.

Bu haber toplam 652 defa okunmuştur