Seçime müdahale ve irademiz

Seçime müdahale ve irademiz

Seçime müdahale ve irademiz | Mustafa Sipahi

A+A-

Mustafa Sipahi
musipahi0@gmail.com

Seçime müdahale ve irademiz

Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu geçtiğimiz haftalarda, ‘Kıbrıs sorunu ile ilgili kaldığımız yerden başlamamız mümkün’ değil demişti. Ancak, esas dikkat çekici olan TC Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hami Aksoy’un ‘Bundan sonra bize göre federasyonla ilgili konuşacak hiçbir şey kalmamıştır’ diye eklemesiydi.

Evet, garantör ülkelerden biri olabilirsiniz. Fakat bu size burada yaşayanların iradesini sarsacak söylem ve eylem hakkını  vermez. 

Bugün tam tersi olmasına rağmen, bu garantörlük size normal şartlarda Enosis ve Taksim tehlikesine karşı, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin bağımsızlığını, toprak bütünlüğünü ve bozulan anayasal düzeni yeniden tesis etme sorumluluğunu veriyordu. Gelelim esas mesele olan federal çözüme…

Sizin ne söylediğinizden çok tarihin ne söylediği ve tarihsel gerçekliğe bakmak lazım.

Bu tarihsel gerçeklik de, federasyon tezinin Türk tezi olduğu ve buna destek çıkmanız gerektiğidir. Diğer yandan "federal yapıda bir devlet kurmak" için 1977'de Denktaş-Makarios, 1979'da ise yapılan Denktaş-Kiprianu arasındaki Doruk Anlaşmalarıdır.

 11 Ekim’de Kıbrıs Türk halkı Cumhurbaşkanlığı seçimi için sandık başına gidiyor. Seçimlerin sonucunu etkilemek amacıyla Ankara’nın yoğun çaba harcadığı apaçık ortada. Kullandıkları dil, sarf ettikleri sözler ve Recep Tayyip Erdoğan’ın direkt kendisinin ekran karşına çıkması Kıbrıs’ta ayrılıkçı yapının ve statükonun sürmesi çabasıdır. (Yine de kim gelirse gelsin masada federasyonu görüşmek zorunda.) 5 Ekim tarihli Özgür Gazete’nin haberinde yer alanlar ise amaçları doğrultusunda destekledikleri  aday  için sahada da seçim çalışması yapıldığının açık kanıtıdır. İşte müdahalenin fotoğrafları başlığı ile yer alan haber, TC üst düzey makamlarının Girne’de bir oteli karargah haline getirdiğini gösteriyor.  

 

Kaynak: https://www.ozgurgazetekibris.com/kibris/6137-iste-mudahalenin-fotograflari.html

 

Diğer yandan bu tür söylemler  ve saha çalışmaları açıkça federalist adaylara karşı bir hamle ve toplumun çözüm iradesine müdahaledir.  

İşte tam da bu noktada Kıbrıs Türk gençliği, sandığa giderken kendi iradesine sahip çıkabilmek, kendi kararlarını kendisi vermek, kendi kurumlarını kendisi yönetmek, kimliğini, kültürünü ve varlığını geleceğe taşımak için, soydaş değil yurttaş olabilmek için ve en önemlisi de birleşik federal bir Kıbrıs için sandığa gidip doğru adayı seçerek halkın iradesine müdahale edenlere ciddi bir tokat atmalıdır.

Başka seçeneklerin konuşulması ise ( konfederasyon, AB çatısı altında iki ayrı devlet vs.) gerek Kıbrıs halklarına, gerekse Türkiye'ye çok şey kaybettirir. Tıpkı geçmişte Türk tarafının konfederasyonda ısrarcı olmasıyla birlikte, Kıbrıs Cumhuriyeti'nin çözüm olmadan tek taraflı olarak bütün Kıbrıs adına AB üyesi olması gibi. Kısacası buralarda dolanacak olan bir hayalet varsa, o da federasyon hayaletidir.

Aksi taktirde Kıbrıslı Türklere neler kaybettireceği, nelere mal olabileceği iyice hesaplanmalı. Kıbrıslı Türkler, her türlü baskı ve müdahale karşısında doğrusunu bulabilecek kapasiteye ve iradeye sahiptir. Bu nedenle sandığa gidin ve doğru olanı yapın.

Yıllar önce de bugün de söylediğimiz gibi, Kıbrıs, Türkiye ve Yunan halklarının çıkarı için: ÇARE FEDERAL ÇÖZÜM.

Bu haber toplam 1605 defa okunmuştur