
“Sadece KKTC yetkilileri değil Ankara’daki makamlar da doğrudan sorumluluk taşıyor”
CTP Milletvekili Erkut Şahali, galeri kurşunlama olaylarına işaret etti; “Sadece KKTC yetkilileri değil Ankara’daki makamlar da doğrudan sorumluluk taşıyor” dedi.
Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Milletvekili Erkut Şahali, Meclis kürsüsünden “Yeni Nesil Yazar Kazar Kasalar Daha Önce Yazamadığı Neyi Yazacak” konulu güncel konuşma gerçekleştirdi.
Uluhan Oto adlı oto galeride yaşanan kurşunlama olayıyla ilgili konuşan CTP Milletvekili Şahali, “Artık sıradanlaşma ihtimali olan fakat kamu güvenliğini tehdit eden kurşunlanma olaylarıyla ilgili derin endişe duyuyorum.” dedi.
Şahali, Lefkoşa sokaklarında ve ülke genelinde polisiye filmlerdekine benzer bir takip süreci yaşandığına dikkat çekerek, “İş insanları aldıkları tehdit ve doğrudan canlarına kastedilen eylemlerle karşı karşıya kalıyor. Bu konu, hükümetin her şeyden öncelikli olarak ele alması ve bir an önce çözümlenmesi gereken bir konu olarak karşımızda duruyor.” ifadelerini kullandı.
“Sadece KKTC yetkilileri değil Ankara’daki makamlar da doğrudan sorumluluk taşıyor”
Anayasa’daki geçici 10. madde tahtında, memleketteki iç ve dış güvenlikten doğrudan Türkiye makamlarının da sorumlu olduğuna vurgu yapan Şahali, konuyla ilgili açıklamasını şu şekilde sürdürdü:
“Bu menfur olayların önlenmesi bağlamında sadece KKTC yetkilileri değil, aynı zamanda üniformalı unsurların bağlı bulundukları Ankara’daki makamlar da doğrudan sorumluluk taşıyor. Uluhan oto galeride kurşunlama olayı, umarım ki son olay olur fakat şüphem odur ki tekrarları da yaşanacak. Kıbrıs Türk halkı bunu hiçbir biçimde hak etmiyor. Bu küçücük coğrafyada, küçük bir nüfusla birbirini tanıyan, bilen, saygı ve saygı besleyen insanlar olarak yaşamaya alıştık. Bu yaşam düzeninin bundan sonra da korunması, kamu düzenin sağlanması bakımından ertelenemez bir görevdir.”
Şahali, devletini düşünen yurttaşın devletini göz ardı ettiğini belirterek, “Vergi aflarıyla, kamuya dair mali yükümlülüklerin yerine getirilmemiş olmasını görmezden gelen, bunu suç veya kabahat olarak görmeyen bir idari anlayış, kamuya karşı yükümlülüklerini zamanında ve eksiksiz olarak yerine getirenleri de değersiz addediyor.” diye konuştu. Şahali, 43 aylık bu hükümetin, görevde bulunduğu sürenin yarısından fazlasını vergi aflarıyla yürüttüğüne dikkat çekti.
Güncel konuşması kapsamında akıllı yazar kasa uygulamasına da değinen Şahali, şu açıklamaları yaptı:
“Geçtiğimiz yılın başında 2026 yılının 1 Ocak tarihi itibarıyla akıllı yazar kasaların devreye gireceği ve bunun bir zorunluluk olacağı ifade edilmişti. Yıl içerisinde mükerrer hatırlatmalarla, 1 Ocak 2026’dan itibaren akıllı yazar kasaların bu ülkede kullanılması mümkün olan tek kasa olacağı Maliye Bakanlığı tarafından bildirilmişti. Dolayısıyla akıllı yazar kasa kullanımı, bu ülkede ticari faaliyet gösteren işletmeler açısından zorunlu hale getirildi. Kamu yararı açısından son derece elzem ve doğru bir uygulamadır. Bu konuda 1 yıldır gerekli uyarıları muhataplarına zamanında yapmış oldukları halde, muhataplarının bu konuda gerekli hazırlığı yapıp yapmadıklarını denetleme konusunda ortada bir zafiyet duruyor. Lefkoşa sokaklarında akıllı yazar kasası bulunmadığı için cezai işleme tabii tutulmak istenen esnaflar var. Ancak bankalar kendilerini yazar kasalarla işlem yapabilecek biçimde dönüştürmediler. Şu anda bankaları akıllı yazar kasalara uygun işlemleri gerçekleştirme konusunda çalışmaları devam ediyor. Bu çalışmaların sonuçlanması için de belli bir süre söz konusu. Bu akıllı yazar kasaların piyasadaki bedeli, yaklaşık olarak 280-500 dolar arasındadır. Bizim arzu ettiğimiz şey ise işletmelerin post yükünden kurtulması ve yazar kasalarla posları entegre ederek hesap işlemlerinin daha kolay hale getirilmesiydi. Fakat şu anda entegrasyonla ilgili sorun yaşanıyor. O nedenle 1 Ocak itibarıyla cezaya tabii olan kararın gözden geçirilmesi ve uçuk açık bir erteleme yerine tarihi belli, muhataplarıyla konuşulduktan sonra kararlaştırılacak son bir tarihin belirlenmesine ihtiyaç var.”

















