Mağusa için ortak vizyon çağrısı

Mağusa için ortak vizyon çağrısı

İki Toplumlu Mağusa İnsiyatifi (Bicommunal Famagusta Initiative), 21 Eylül Uluslararası Barış Günü’nde “Mağusa için ortak vizyon” çağrısı yaptı.

A+A-

İki Toplumlu Mağusa İnsiyatifi (Bicommunal Famagusta Initiative), 21 Eylül Uluslararası Barış Günü’nde “Mağusa için ortak vizyon” çağrısı yaptı.

İki Toplumlu Mağusa İnsiyatifi’nden yapılan yazılı açıklamada, şehrin rehin tutulmasının son bulması ve tarihte kara bir leke olan hayalet şehrin Mağusa’nın bütüncül parçası olacak şekilde geleceğin Federal Kıbrıs’ı için bir iş birliği zeminine dönüştürülmesi talep edildi. 

İnsiyatif, BM ve AB’den “Birleşmiş Milletler idaresi altında Mağusa’nın bütüncül yeniden yapılanma ve yüzleşme süreçlerini yürütmek üzere iki toplumlu ortak bir kurumsal çerçeve oluşturmasını; iki toplum liderlerini ve üç garantör ülkeyi müzakerelere başlamak ve Kıbrıs sorununa nihai çözüm üretmek üzere cesaretlendirmelerini; geleceğin Avrupalı Mağusa şehrinin federal vizyonları üzerinde çalışan sivil toplum örgütlerini ve yurttaş hareketlerini cesaretlendirmeye ve desteklemeye devam etmelerini” istedi. 
Açıklamada, Mağusa’nın Kapalı Maraş bölgesi için yapılan, 550 ve 789 numaralı Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararlar yanında ilgili Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarına karşın yürütülmekte olan girişimlere dikkat çekmek amacında olunduğu kaydedildi.

Girişimlerin uluslararası hukuka aykırı olmakla birlikte Mağusa’nın iki toplumunun çoğunluğunun dilek ve temennileriyle de çeliştiği belirtildi.

Açıklamada, ortak inançlarının Kapalı Maraş bölgesinin Birleşmiş Milletler idaresi altında yasal sahiplerine iade edilerek açılmasının Kıbrıs sorunu için bir dönüm noktası olacağı kaydedilerek, bölgede gerçekleştirecek yeniden yapılanma süreçlerinin müşterek bir kurumsal çerçeve içinde yürütülmesi için tüm taraflara çağrı yapıldı.

Böylesi bir müşterek çerçevenin oluşturulmasının gelecekte varılacak siyasi anlaşma için itici bir güç olacağı kaydedildi.

İki Toplumlu Mağusa İnsiyatifi’nin, Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliğini, Mağusa şehrinin sürdürülebilir geleceğine dair ortak vizyonu aktif olarak desteklemeye davet etmekte olduğu belirtilen açıklamada, İki Toplumlu Mağusa İnsiyatifi üyelerinin şehrin geleceğine dair kapsamlı bir vizyon üzerinde yıllardır çalışmakta olduğu kaydedildi.

İki Toplumlu Mağusa İnsiyatifi önerilerini şöyle sıraladı:

“Kentin gelecekte yaşanabilir olması için Türk ve Rum gibi etnik kesimlere ayrıştırılmadan bir bütün olarak ele alınması elzemdir. Bu doğrultuda yapılacak yapılandırma ve planlama süreçleri Mağusa’nın kapalı bölgesi ile sınırlandırılmadan şehrin tümüne etki edecek bir yeniden canlandırma süreci olarak kurgulanmalı ve Kıbrıslı Rumların büyük oranda şehre yeniden dönmesine de olanak vermelidir. Böylesi bir süreç iki toplumun ortak çaba ve iş birliğini gerektirir. Bunu sağlamak için yeniden yapılandırma süreçlerinin ilk aşamalarını yürütmek üzere ortak bir komite kurulmasını talep ediyoruz. Vizyonumuz nihayetinde iki toplumun eşit temsil edildiği tek bir yerel yönetim biriminin oluşması ve şehrin geleceğinin ortaklaşa planlanmasının sağlanmasıdır. Şehrin planlaması ve altyapıları iki toplumlu bir çerçevede ele alınmalıdır. Kamusal alanlar, kanalizasyon, su, elektrik, ulaşım ağı, toplu taşıma, telekomünikasyon ve benzeri altyapılar bütüncül planlanarak hayata geçirilmelidir. Ayrıca bütüncül bir planlama stratejisi iklim krizinin tetiklediği sel riski ve susuzluk gibi tehditlere karşı kenti dirençli kılabilecektir; Birleşik Mağusa’da ekonomi çeşitli alanlarda gelişerek dönüşüme uğrayacaktır. Araştırma ve eğitimde Doğu Akdeniz Üniversitesi’nin etkinliğinin geliştirilmesi ve turizm, kültür ve sağlıkta yüksek kalite amaçlanmalıdır; Avrupa Birliğinin en doğusundaki şehir olarak Mağusa Orta Doğu’daki komşu coğrafyaları birbirine bağlayan bir ticaret merkezine dönüşebilecektir; İki toplum için en büyük katkıyı sağlayabilecek dinamikleri açığa çıkarmak için Mağusa kentsel alanını güneyde Derinya’dan başlayarak kuzeyde Salamis antik kentini içine alacak şekilde ele almak gerekir. 6 km uzunluğundaki kumsal kıyı, göller ve delta ekosistemleri ile orta çağ kenti, Salamis, Alasya, Engomi ve St. Barnabas gibi arkeolojik sit alanlarının oluşturduğu kültürel miras ağı müşterek kentsel geleceğin temelini oluşturacaktır.”

Bu haber toplam 743 defa okunmuştur