
“Mafya gruplarının Kıbrıs’ta da fink attığı hükümetin gündemine gelmiyor”
CTP Milletvekili Doğuş Derya, ülkede güvenlik sorunlarının rutine dönüştüğünü söyleyerek, “Bugün yine bir araba galerisi kurşunlandı. Son üç-dört yılda elini kolunu sallayarak gelip giden çok sayıda tetikçi gördük” dedi.
Meclis Genel Kurulu’nda kürsüye çıkan CTP Milletvekili Doğuş Derya, ülkede güvenlik sorunlarının artık rutine dönüştüğünü belirterek, “Bugün yine bir araba galerisi kurşunlandı. Bu kaçıncı? Son üç-dört yıl içinde bu ülkeye elini kolunu sallayarak gelip kurşunlayan, sonra yine elini kolunu sallayarak giden yığınla seri katil gördük” dedi.
Falyalı cinayetiyle başlayan sürecin ardından araba galerilerinin kurşunlanması ve mafya gruplarına ilişkin iddiaların arttığını söyleyen Derya, “Çeşitli çizgi film karakterlerinin isimlerinin anıldığı mafya gruplarının Kıbrıs’ta da fink attığıyla ilgili haberler var ama bunlar hükümetin gündemine gelmiyor” ifadelerini kullandı. Hükümetin muhaceret, kimlikle girişler ve organize suç örgütleriyle mücadele konusunda önlem almak yerine farklı bir yol izlediğini belirten Derya, “Bu konularda adım atacağına yasa gücünde kararnamelerle yasamanın iradesini baypas ediyor, hapislik cezası öngören düzenlemeleri bile bu yolla yapmaya kalkıyor” diye konuştu.
Başbakan’a yöneltilen eleştirilere de değinen Derya, “Eleştiriler karşısında sanki bunları yapan kendi hükümeti değilmiş gibi, hiçbir mesuliyet almadan ‘Dünya çok kötüye gidiyor’ diyerek konuşabiliyor” dedi. Uluslararası gelişmelere de işaret eden Derya, “Maduro’nun Trump tarafından rehin alınması bir istila hareketidir. Emperyalist Trump’ın yaptığı bu hamle üzerinden dünyada yeni bir normal kurgulanıyor” ifadelerini kullandı.
“Kıbrıs Türk medyası ve bireylerin ifade özgürlüğü risk altında”
Ceza Yasası Değişiklik Yasa Tasarısı’na ilişkin ciddi endişeler olduğunu belirten Derya, “Üç-dört yıl önce basın ve ifade özgürlüğünü engelleyici bir paket gündeme gelmiş, Gazeteciler Birliği ve Basın-Sen günlerce Meclis önünde çadır kurarak buna karşı çıkmıştı. Şimdi ne oluyor da o dönemde murat edileni anıştıran yeni düzenlemeler yeniden karşımıza çıkıyor, bu oldukça düşündürücü” dedi.
Kıbrıs Türk basınının koşullarına da dikkat çeken Derya, “Büyük sermaye ve havuz medyasıyla rekabet edebilecek alanlar daraltılmışken, demokrasi kültürü bağlamında yayın yapabilen çok az kurum kalmışken, büyük şirketler gelip medya sahibi olurken Kıbrıs Türk medyasını ve bireylerin ifade özgürlüğünü riske atan düzenlemeler görüyorum” ifadelerini kullandı.

















