1. HABERLER

  2. HABERLER

  3. KTEZO: “Video olayıyla ilgili bir esnafın tutuklanması kabul edilemez”
KTEZO: “Video olayıyla ilgili bir esnafın tutuklanması kabul edilemez”

KTEZO: “Video olayıyla ilgili bir esnafın tutuklanması kabul edilemez”

Kıbrıs Türk Esnaf ve Zanaatkarlar Odası (KTEZO) yaptığı basın açıklamasında son günlerde gündemi meşgul eden ‘video’ olayıyla ilgili bir ‘teknoloji uzmanının’ tutuklanmasını eleştirdi.

A+A-

Kıbrıs Türk Esnaf ve Zanaatkarlar Odası (KTEZO) yaptığı basın açıklamasında son günlerde gündemi meşgul eden ‘video’ olayıyla ilgili bir ‘teknoloji uzmanının’ tutuklanmasını eleştirdi, “mesleğini icra eden kişinin sanık olarak tutulması yetmezmiş gibi bir de suçlu sandalyesine oturtuldu” dedi. Memlekette birçok farklı sıkıntı varken bunlarla uğraşılmasının yanlış olduğuna dikkat çeken KTEZO yönetim kurulu, “Odamız bu kadar çarpıklığın ve oyunun içinde olamayacağı gibi, üyelerinin yalnızlaştırılmasına, suçlu sandalyesine oturtulmasına göz yummayacaktır” açıklamasını yaptı.

İşte açıklamanın tam metni:

“Filler tepişirken çimler ezilir” derler. Ancak bizim buralarda çim de kalmadı.

Ahlaksızlığın da ötesinde bir girişim olarak gündemi tümüyle alt üst eden videoları kim/kimler çekti? Soru bir... Soru iki... Neden ihtiyaç duyuldu? Bu günlerde dijital mecralarda yayına sokulmasının nedeni nedir? Neyi hedeflemiştir? Arsanın, tarlanın, pay etmenin, parsellemenin neresinde uyumsuzluk oluşmuştur? Sorular, sorular...

Bu çerçevede ne bir sorgulama, soruşturma, ne de bir çalışma ortada yok. Soruştura, soruştura başvuru yapan herkes için her zaman yapmış olduğu mesleki işten dolayı bir esnafımız sanık sandalyesine oturtuldu.

Neymiş efendim bazı şahıs veya şahısların başvurusu üzerine silindiği söylenen görüntülerin telefona geri getirilmesini sağlamış… İlk defa yapıyormuş gibi… Teknik donanımı var, işi, mesleği bu... Parasını öyle kazanıyor. Buna bakan yok.

Bu yüzden gözaltı, tutukluluk derken üç gün boynunca kodeste tutulmuş olacak.

Bunu geçtik, her zaman yapmış olduğu ve işi bu olan esnafımızın suçluymuş gibi muameleye tutulması, isminin açık açık deşifre edilmesi ise tam bir maskaralık. Polisin, bazı gazetecilerin bu yaptıklarına vazife aşkı mı diyeceğiz? Yoksa insanları çiğneye çiğneye bir yerlere yaranma, gösteri yapma, magazin dünyasında şöhrete ulaşma mı? Hiç kuşku bırakmayacak şekilde insanın ve yakınlarının üzerinde yaratacağı etki, travmalar dikkate alınmadan insan hakları tamamen çiğneniyor.

Mesleğini icra eden kişi sanık olarak tutulması yetmezmiş gibi bir de suçlu sandalyesine oturtulmuş oluyor.

Memlekette gittikçe büyüyen tüp yokluğundan dolayı yemek pişiremeyen evler çoğalıyor...

Benzin hala daha sıkıntı. Neredeyse karneye tabi… O da bulunursa…

TL değer kaybı derseniz öyle bir dibe sürüklendik ki “bitirilmiş hayatlar cehennemine” doğru yol alıyoruz.

Bütün bunlar yaşanırken yapılanlara, yaptıklarımıza bakın..

Gerçek hayatın, gerçek gündemin hiçbir noktası ortada yok..

Bazıları kendilerine göre gündem, kendilerinin işine gelen gündemin peşinde..

Odamız bu kadar çarpıklığın ve oyunun içinde olamayacağı gibi, üyelerinin yalnızlaştırılmasına, suçlu sandalyesine oturtulmasına göz yummayacaktır.

Bu haber toplam 743 defa okunmuştur