
“Kayıp Şahıslar Komitesi yakınlaşmaya katkı koyuyor”
Kayıp Şahıslar Komitesi (KŞK) Kıbrıslı Türk Üyesi Hakkı Müftüzade, 1981 yılında kurulan ve kayıpların bulunması için kazılara 2006 yılında başlayan Kayıp Şahıslar Komitesi’nin iki taraf arasında güven yaratmaya, yakınlaşmaya katkı koyduğunu vurguladı.
Ödül AŞIK ÜLKER
Kayıp Şahıslar Komitesi (KŞK) Kıbrıslı Türk Üyesi Hakkı Müftüzade, 1981 yılında kurulan ve kayıpların bulunması için kazılara 2006 yılında başlayan Kayıp Şahıslar Komitesi’nin iki taraf arasında güven yaratmaya, yakınlaşmaya katkı koyduğunu vurguladı.
KŞK bünyesinde Kıbrıslı Türklerle Kıbrıslı Rumların, her aşamada beraber çalıştığına dikkat çeken Müftüzade, “Kayıp Şahıslar Komitesi, iki toplumun işbirliği konusunda emsal teşkil ediyor” dedi.
Müftüzade, KŞK’nın görev tanımının kayıp şahısların kalıntılarını ailelerine teslim etmek olduğunun altını çizerek, tarihi süreci yorumlamanın veya tarihi süreçte ne olduğunu araştırmanın KŞK’nın görevi olmadığını belirtti.
“İnsancıl, hassas ve kutsal bir görevimiz var” diyen Müftüzade, zaman geçtikçe kalıntılara ulaşmanın zorlaştığını da anlatarak, teknolojiyi yakından takip ettiklerini ve zamanın kaybettirdiğini, teknolojiyle kapatmaya çalıştıklarını söyledi.
Hakkı Müftüzade, ailelere ve şahitlere de çağrıda bulunarak, “Şahitler, 181 numaralı telefonumuzu arayıp bilgi verebilirler. İsim vermek istemezlerse vermesinler ama bize bilgi versinler. Bu çok önemlidir. Ailelere de kapımız açıktır. Herhangi bir an bize gelebilirler” diye konuştu.
“KŞK, güven yaratmaya, yakınlaşmaya katkı koyuyor”
Soru: Kayıp Şahıslar Komitesi’nin kuruluşu ve listelerin oluşturulması hakkında kısaca bilgi verir misiniz?
Müftüzade: Kayıp Şahıslar Komitesi, 1981 yılında, iki lider tarafından, ailelerden ve BM’den gelen baskılar sonucunda kuruldu. İki lider, 1997’ye kadar kayıp listeleri üzerinde çalıştı ve 2002 kişilik ortak bir liste üzerinde mutabık kaldı. Bu listede, 492 Kıbrıslı Türk, 1510 da Kıbrıslı Rum kayıp var.
Komitenin 3 üyesi var. Kıbrıslı Rum üyeyi Rumların başkanı, Kıbrıslı Türk üyeyi de bizim cumhurbaşkanımız atar. BM’nin atadığı üçüncü üye, daima Kızılhaç tarafından önerilir ve BM Genel Sekreteri tarafından atanır. Herhangi bir konuya, üyelerden birinin hayır demesi durumunda, o konu daha ileriye götürülemez, yani her üyenin veto hakkı vardır.
Kayıp Şahıslar Komitesi, 2006 yılında iki toplumlu bir hüviyete kavuştu ve kazılar 2006 yılında başladı. Her safhada, araştırmadan kazıya, kimlik tespitine kadar, Kıbrıslı Türkler ve Kıbrıslı Rumlar beraber çalışıyor. Kayıp Şahıslar Komitesi, iki toplumun işbirliği konusunda emsal teşkil ediyor. İki tarafın da bu hususla ilgili siyasi iradesi var. Kayıp Şahıslar Komitesi iki taraf arasında güven yaratmaya, yakınlaşmaya da katkı koyuyor. Ailelerle toplantılarımızda bunu görüyoruz.
Kayıp Şahıslar Komitesi’nin görev tanımı, kayıp şahısların kalıntılarını ailelerine teslim etmektir, tarihi süreci yorumlamak veya tarihi süreçte ne olduğunu araştırmak değildir. İnsancıl, hassas ve kutsal bir görevimiz var.
“2002 kaybın, 1719’una ulaşıldı, 1075’i kimliklendirildi”
Soru: Bugüne kadar kaç kayıp bulundu, kimliklendirildi?
Müftüzade: 2002 kaybın, 1719’una ulaşıldı, bunların da 1075’i kimliklendirildi. Bulunan 1510 Kıbrıslı Rum kaybın 764’ü, 492 Kıbrıslı Türk kaybın da 311’i kimliklendirildi. 2021’de ben göreve geldikten sonra ekip sayısını artırdık, 7 ekip vardı, 8 oldu. Bunu 9 yapmak istiyoruz. Şu anda güneyde bir yerde, kuzeyde 7 yerde kazı var.
Soru: Askeri bölgelerde de kazı yapıldı. Güneyden, zaman zaman askeri bölgelerde kazı yapılması konusunda sorun yaşandığına dair açıklamalar geliyor. Durum nedir?
Müftüzade: Askeri bölgelerdeki kazılarla ilgili bir sıkıntı yoktur. Askeri otoritelerle, her yıl askeri bölgelerde 10 yerin kazılacağına dair anlaşmamız var. Bu sayıyı, kapasitesi oranında, Kayıp Şahıslar Komitesi önermiştir.
“Zaman geçtikçe kalıntılara ulaşmak zorlaşıyor”
Soru: Gelinen noktada kayıplara ulaşmayı zorlaştıran en büyük engel nedir?
Müftüzade: Zaman, zaman geçtikçe kalıntılara ulaşmak zorlaşıyor. Çünkü şahitler yaşlanıyor, çoğu yerde muazzam bir yapılaşma var. Mesela bir yaşlı şahidi, muhtemel bir gömü yerine götürüyoruz, nerede olduğunu şaşırıyor çünkü daha önce orada ağaçlar varken, şimdi yok. Evler, apartmanlar, yollar var. Zaman geçtikçe işimiz daha da zorlaşıyor. Teknolojiyi kullanarak, tüm kayıplara ulaşmayı diliyorum. Zamanın kaybettirdiğini, teknolojiyle kapatmaya çalışır gibiyiz.
Örneğin, milletvekili Cengiz Ratip arkadaşımızı bulmak için 7-8 defa kazı yaptık, belki de daha fazla. Fakat maalesef kalıntılara ulaşamadık. Çok çaba sarf ettik, çok derinliğe indik. Hatta Pomos’ta, barajın seviyesine inmek için ayrı bir yol açtık ama kalıntılara ulaşamadık maalesef. Çünkü oradaki yapı çok değişik, dağlık bir bölge. Geçtiğimiz sene de milletvekilimizin eşini, kaybını bulamadan toprağa verdik.
Zaman zaman kendimizi tutamadığımız, çok etkilendiğimiz olaylar oluyor. Örneğin Trulli köyünde bir kuyu kazısı yapıldı. Bizim bilgimiz, üç Kıbrıslı Türk’ün orada olduğuydu. Dördüncü bir kişinin kalıntılarına ulaşıldı, Rum tarafı bu kalıntının bir cinayet kurbanı Rum’a ait olabileceğini söyledi. DNA testi yapıldı. Bir müddet sonra önüme bir dosya geldi. Dosyada yazan isme baktım, rahmetli dayımın, Piskobu’daki petrol istasyonundan tankerle çıkıp Larnaka’ya giden ve geri dönmeyen tanıdığım bir isim... Aileye kalıntıları eşimle ve ekiple beraber laboratuvarda gösterdik, anlattık. Daha sonra Mağusa’ya cenaze törenine ve cenaze töreninden sonra da başsağlığı için evlerine gittim. Eşinin gözleri çok iyi görmediği için cenaze törenine katılamamıştı. Eşine kim olduğumu söylediklerinde ağlamaya başladı, rahmetli annem ve babamdan bahsetti, “Onlar bize zamanında çok yardım etti” dedi ve beni kucakladı. Birlikte ağladık.
“Sevgül Hanım’ın vefatı büyük kayıp”
Soru: Şahitlerin bilgi paylaşımı çok önemli. Uzun yıllardır Gazeteci Sevgül Uludağ’a güven duyan çok sayıda kişi bildiklerini onunla rahatlıkla paylaştı, onu kaybetmiş olmamız bilgi akışına sekte vuracaktır diye düşünüyorum. Kayıp Şahıslar Komitesi ile bilgi paylaşımı süreci nasıl oluyor?
Müftüzade: Sevgül Hanım’ın vefatı büyük kayıp, bilgi akışına sekte vuracağı doğrudur. Bilgi vermek isteyenler, Kayıp Şahıslar Komitesi’nin 181 numaralı telefonundan bize ulaşıyor, ismini vermek istemezlerse vermiyorlar. Biz iki üye, araştırmalara müdahil oluyoruz ve özellikle daha yaşlı jenerasyonla ikimiz gidip görüşüyoruz ve başarılı da oluyoruz. Bazı Rumlar sadece benimle görüşmek istiyor, bazı Türkler sadece Rum üyeyle görüşmek istiyor. Tabii ki biz bilgileri birbirimizle paylaşıyoruz. İsminin duyulmasını istemeyenlerin ismi gizli tutuluyor. Herhangi bir suçlama söz konusu değil, zaten geçmişte başsavcıların da, kimsenin dava edilmeyeceğine dair açıklamaları var. Amaç, kayıpları bulup ailelerine ulaştırmaktır.
“KŞK gayet iyi ve uyumlu çalışıyor”
Soru: Hakikat Komisyonu kurulması konusunda düşünceniz nedir?
Müftüzade: Bu, çok dikkatli olunması gereken bir husustur. Hakikat Komisyonu ile Kayıp Şahıslar Komitesi ayrı şeylerdir. Bizde gizlilik ilkesi vardır, görevimiz olayın nasıl olduğunu tespit etmek değildir. Ona girdiğimizde amacımızı aşarız, çalışmalar sekteye uğrar. Hakikat Komisyonu’nun kurulması ve zamanlaması siyasi bir karar gerektirir. Onu, liderler değerlendirecek. Kayıp Şahıslar Komitesi gayet iyi ve uyumlu çalışıyor, buna dokunmamak lazım, aynı şekilde devam etmesi gerekir.
İki liderin, kayıp şahıslar konusunun siyasileştirilmeyeceğine dair mutabakatı da var. Ama zaman zaman bazı Rum siyasiler ve bazı Rum yetkililer bu konuyu siyasi istismar konusu yapıyor. Biz insancıl, hassas, kutsal bir konuyla ilgilenirken, bunu politize etmek hiçbir amaca hizmet etmez, sadece ailelerin yarasını deşer.
“Kayıp en çok aradığı şey; belirsizliğin sona ermesi...”
Soru: Sizce kayıp yakınlarının en çok aradığı şey nedir? Adalet mi, belirsizliğin sona ermesi mi, ne olduğunu öğrenmek mi?
Müftüzade: Belirsizliğin sona ermesi tabii. Sevdiklerinin bir mezar olmasını istiyorlar ki, gidip orada dua edebilsinler. Manevi tarafı çok çok önemli. Aileler nasıl olduğunu da sorar, bizim görevimiz onlara izah etmektir.
“Dünyadaki gelişmeleri yakından takip ediyoruz”
Soru: Hem kazılarda hem de kimliklendirme sürecinde kullanılan yöntemlerde ne gibi gelişimeler var?
Müftüzade: Eskiden, DNA testi yapmak için çok büyük bir örnek lazımdı. Şimdi çok daha küçük bir örnek teste cevap verebiliyor. O konuda muazzam bir mesafe katedildi. Hem bizim laboratuvarımız var, hem de Rumların laboratuvarı var. Ara bölgedeki laboratuvarda uygun kalıntı örneği alınır ve örnek Amerika’ya Bode Laboratuvarı’na gönderilir. O laboratuvar dünyanın en önde gelen laboratuvarlarından biridir ve %99.8 gibi bir doğrulukla çalışır.
Ayrıca, Amerika’dan gelen bir profesör ve ekibi, kendi cihazlarını getirdi ve bazı bölgelerde toprak üzerinden X-ray çekti. Toprak altında bir şey olup olmadığını tespit etmeye çalıştılar. Cihaz kalıntıları görmez ama toprak altında bir şey var mı, toprak kazıldı mı, kazılmadı mı onu görür. Dünyadaki gelişmeleri yakından takip ediyoruz.
“Bizim birikimimizden başka ülkeler de yararlanıyor”
Soru: Finansman bağışlarla sağlanıyor. Hangi ülkelerden bağış geliyor?
Müftüzade: AB, her yıl, 2.6 milyon Euro katkıda bulunur. Onun dışında birçok ülkeden katkı alırız. Mesela Kıbrıs Türk tarafı olarak biz geçen sene 120 bin Euro katkıda bulunduk, Rum tarafı 380 bin Euro verdi. Birçok ülkeden katkı aldık. İsviçre mesela, 4 senelik bir katkıda bulundu, 1 milyon Euro verdi. İsviçre’nin sayesinde, ara bölgede, yeni bir konferans salonu yapıyoruz. Çünkü 30-40 kişilik delegasyonlar geldiğinde, onları bilgilendirme işlemini yapmak için ayrı bir toplantı salonuna ihtiyaç var.
Bizim birikimimizden başka ülkeler de yararlanıyor. Örneğin Suriye, Lübnan, Japonya, Çin, İrlanda, Kolombiya ve daha birçok ülkeden delegasyonlar geldi. Son olarak Filistin devletiyle temas halindeyiz. Onlar da, bizim yapımıza yakın bir birim kuruyorlar. Büyük ihtimalle, bizi yıl sonuna kadar ziyaret edecekler ve kendilerine deneyimlerimizi aktaracağız.
Soru: Önümüzdeki beş yıl için komitenin hedefi nedir?
Müftüzade: Beş yıllık bir strateji planımız var. Bu stratejinin içinde daha etkili araştırma, personeli eğiterek, ekip sayısını artırarak çalışmaları daha ileriye götürme var. Yaptığımız çok hassas bir iştir.
Alo 181...
Soru: Ailelere veya görgü şahitlerine ne mesaj vermek istersiniz?
Müftüzade: Şahitler, 181 numaralı telefonumuzu arayıp bilgi verebilirler. İsim vermek istemezlerse vermesinler ama bize bilgi versinler. Bu çok önemlidir. Ailelere de kapımız açıktır. Herhangi bir an bize gelebilirler. Tam zamanlı çalışan psikoloğumuz var. Psikoloğumuzu kendilerine de gönderebiliriz. Bir sıkıntıları varsa çekinmesinler. Bizim görevimiz ailelere hizmet etmektir.


























