1. HABERLER

  2. HABERLER

  3. “İktidarı kaybetmekten değil, hapse girmekten korkuyorlar”
“İktidarı kaybetmekten değil, hapse girmekten korkuyorlar”

“İktidarı kaybetmekten değil, hapse girmekten korkuyorlar”

Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Genel Sekreteri Nevzat Özkunt, ülkenin erken seçime gitmesi gerektiğini vurgulayarak, “İktidarı kaybetmekten değil, hapse girmekten korkuyorlar” dedi.

A+A-

Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Genel Sekreteri Nevzat Özkunt, Sim TV’de Serhat İncirli’nin hazırlayıp sunduğu programa katılarak Kıbrıs sorunu, erken seçim, yolsuzluk iddiaları ve ekonomik tabloya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

TDP’den yapılan açıklamaya göre, partisinin enerjik bir kadroyla yeni döneme hazırlandığını belirten Özkunt, Tufan Erhürman ile 19 Ekim öncesinde varılan mutabakatın, ülkeye adalet ve eşitliği kapsayıcı bir toplum liderliği kazandırmak ve Birleşmiş Milletler çerçevesinde federasyon hedefiyle müzakerelerin yeniden başlaması yönünde olduğunu söyledi.

Erhürman’ın ortaya koyduğu “dörtlü metodolojiye” saygı duyduklarını ifade eden Özkunt, Kıbrıs Türk halkının "çözüm sürecinin esareti altında kalmayacağı” yaklaşımını önemsediklerini kaydetti.

Ersin Tatar’ın izlediği siyasetin Kıbrıs Rum liderliğini rahatlattığını belirten Özkunt, kısır döngünün kırılması için uluslararası diplomasi çabalarının artırılması ve toplumların harekete geçirilmesi gerektiğini söyledi.

Üst düzey temasların artması ve uluslararası kamuoyuna daha güçlü anlatım yapılması gerektiğini vurgulayan Özkunt, barış isteyen tabanla birlikte hareket edilmesini istedi; iki toplumlu barış iradesinin yükseltilmesinde herkese görev düştüğünü belirtti.

 

 “Erken seçim, ‘gecikmiş seçim’”

TDP’nin tüm sözcülerinin erken seçim çağrısı yaptığını dile getiren Özkunt, erken seçimi “gecikmiş seçim” olarak değerlendirdiklerini söyledi.

Özkunt, 19 Ekim’de verilen mesajın yalnızca “Ersin Tatar’ın başarısızlığına değil, hükümete de ‘bırak ve git’ niteliği taşıdığını ifade etti.

Meclis oturumunda Başbakan Ünal Üstel’i izlediğini söyleyen Özkunt, vücut dilini de takip ettiğini ifade ederek, “Korkuyorlar; çok ciddi bir korku içindeler… İktidarı kaybetmekten değil, hapse girmekten korkuyorlar” dedi. Özkunt, erken seçimi istememelerinin temel nedeninin de bu olduğunu vurguladı. Konuşmasında eleştirilerini sürdüren Özkunt, tutuklamaların müsteşar ve müdür düzeyinde sınırlandırılmaya çalışıldığını ifade etti.

Yeni dönemde hükümetteki mevcut partilerin iktidarda olmaması gerektiğini kaydeden Özkunt, “toplumu merkeze alan” bir siyasetin gelmesi gerektiğini söyledi.

Ülkede her alanda adalete ihtiyaç olduğunu vurgulayan Özkunt, bu adaleti sağlamanın yeni dönemin en büyük sorumluluğu olacağını belirtti.

 

Sendikalar ve toplumsal hareket çağrısı

Sendikaların eylemlerine de değinen Özkunt, muhalefetin sesini ve gücünü yükseltecek daha geniş bir toplumsal harekete ihtiyaç olduğunu savundu.

Meclis Başkanı Ziya Öztürkler hakkındaki iddialara ilişkin de konuşan Özkunt, polisin çağırma ve soruşturma yetkisini kullanması gerektiğini belirtti.

Özkunt, Savcılığın yeterli delil ve emare görmesi halinde sürecin diğer milletvekilleri için olduğu gibi Öztürkler için de işletilmesi gerektiğini ifade etti.

Özkunt, TDP’nin hükümete gelmesi halinde ilk adımlar arasında nüfus sayımı yapılması, tüm sektör temsilcileriyle ekonominin masaya yatırılması, muhaceret uygulamalarının güncellenmesi ve ülkede güvenliğin sağlanmasına dönük düzenlemeler bulunduğunu söyledi.

Yolsuzluk dosyalarının yargıya taşınması için yargının önünün açılacağını belirten Özkunt, “Hesap verebilir yönetim anlayışını hükümete taşıyacağız.” dedi.

Ekonomik tabloyu da “vahim” olarak niteleyen Özkunt, hükümetin borcu borçla ödediğini ileri sürdü. 2026 yılı için öngörülen 25 milyar TL borçlanma ve 10 milyar TL faiz yükünün sürdürülebilir olmadığını savunan Özkunt, bunun israf, kayıt dışılık ve beklenen kaynakların gelmemesi gibi nedenlerle büyüdüğünü söyledi.

Enflasyon ve “yolsuzluk ekonomisinin” ciddi boyutlara ulaştığını iddia eden Özkunt, eleştirilerini sürdürdü.

Adil vergi sistemi eksikliği, kara para ekonomisi ve denetimsizlik nedeniyle ülkenin “enkaz” ile karşı karşıya olduğunu savunan Özkunt, liyakatli kadrolarla şeffaf ve hesap verebilir bir çizgiye geçilmesi halinde bu enkazın toparlanacağını ifade etti.

Bu haber toplam 419 defa okunmuştur
Etiketler : ,