“Henüz tünelin ucunda ışık görülmedi”

“Henüz tünelin ucunda ışık görülmedi”

Partiler neri hakkında Kıbrıs Rum Ulusal Konseyi’ne bilgi verilmesini istiyor

A+A-

Avrupa Komisyonu üzerinden Türkiye’ye Maraş’la ilgili öneriyi sunan Güney Kıbrısolmasına karşın, Türkiye’nin, meseleyi Ercan Havaalanı’nın tanınması, doğrudan ticaret ve Türk-Avrupa ilişkilerine bağlaması nedeniyle sonunda yine Kıbrıslı Rumlar tarafından reddedileceğine inandığı bildirildi, bu nedenle Maraş meselesinin “kaygan zemin üzerinde olduğu” yorumu yapıldı.

Fileleftheros “Maraş Konusunda Kumda Adımlar... Türkler Maraş’a Timbu (Ercan) ve Doğrudan Ticaret Aracılığıyla Bakıyor... Komisyon’a Aracı Rolü” başlıklı haberinde Anastasiadis hükümetinin Rum tarafının Maraş’la ilgili önerisini AB ve BM üzerinden yapmış olmasına karşın henüz tünelin ucunda ışık görünmediğini yazdı.
Gazete edindiği bilgilere dayanarak Kıbrıs Rum yönetiminin ilgili önerisine kapalı Maraş’ın açılarak Kıbrıslı Rumlara iade edilmesini ve Mağusa Limanı’nın AB gözetiminde “ticarete açılmasını” kattığını, Türkiye’nin Ankara Protokolü’nü uygulamasıyla da 8 müzakere başlığının derhal açılacağına işaret ettiğini yazdı.
Bu önerinin önce Kıbrıs Rum Dışişleri Bakanı Yoannis Kasulidis’in AB’nin genişlemeden sorumlu komiseri Stefan Füle’yle, Güney Kıbrıs Başkanı Nikos Anastasiadis’in de Rompuy ve Barroso ile görüştüğünü kaydeden gazete, Kıbrıs Rum tarafının bu önerisinin Füle’nin isteği üzerine Türkiye’ye iletildiğini yazdı, özetle şöyle devam etti:
“Türk Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu Lefkoşa’nın Maraş önerisi konusunda olumsuz değildi ancak bu konu görüşülmeye başladığında, reddedecek olanların Rumlar olduğuna işaret etti. Çünkü Türklerin bu meseleyi işgal bölgelerindeki yasadışı havaalanı Timbu (Ercan) ile bağlayacakları aşikârdır.

Maraş-Ercan bağlantısı...

Bu, Türkiye’nin, Timbu’nun Kıbrıs Cumhuriyeti’nin denetimi altında işlemesini kabul etmemesi halinde Lefkoşa’nın bunu reddedeceği bir şeydir. Timbu’nun Kıbrıs Cumhuriyeti’nin denetimi altında olmasını da, sahte devletin tanınması taleplerinin ötesinde doğrudan ticaret ve müzakere başlıklarının açılmasını da gündeme getiren Türkler reddedecek.
İstenilen, Komisyon tarafından herhangi bir uzlaşı önerisi sunulmasından kaçınılmasıdır. Lefkoşa’nın tatmin edilmemesi halinde zor duruma düşecek çünkü müdahalesini ve aracılığını isteyen taraf odur.
Bu kaygılar, Erdoğan hükümeti bir isyanla karşı karşıya bulunduğu ve bu meseleyle (Maraş) bu aşamada meşgul olmasının bile beklenmediği bir zamana denk geliyor. Lefkoşa’da Maraş konusunda ses tonlarının düşürülmesi isteniyor. Hükümet Sözcü; Vekili Viktoras Papadopulos ‘Başkan Anastasiadis Maraş konusunda daha fazla aleni konuşulmasını istemiyor’ dedi.”

Partiler öneriler hakkında Kıbrıs Rum Ulusal Konseyi’ne bilgi verilmesini istiyor

Gazete Kıbrıs Rum siyasi partilerinin, Anastasiadis hükümetinden, Maraş önerisi hakkında Rum Ulusal Konseyi’ne bilgi vermesini talep ettiklerini yazdı.
Habere göre DİSİ, ezelden beridir Maraş’ın Kıbrıs Rumlara verilmesinden yana olduğunu ve bu çerçevede, Anastasiadis hükümetinin bu inisiyatifini kutladığını açıkladı.

AKEL: “Maraş’la ilgili önceki hükümetin üç eksenli önerisini de destekliyoruz”
AKEL kapalı Maraş’ın açılmasını öncelikli konu olarak desteklediğini belirtti ancak Hristofyas hükümetinin Maraş’ın Kıbrıs Rumlara geri verilmesini, aynı zamanda Türkiye’nin müzakere başlıklarının açılmasına olanak tanıyacak Mağusa Limanı’nın AB’nin gözetimi altında işlemesini içeren ‘üç eksenli önerisini’ de desteklediklerini kaydetti.
DİKO Maraş meselesinin herhangi başka bir konuya bağlanmasından veya konu Rum Ulusal Konseyi’nin önüne gelmeden önce hakkında aleni tartışma başlamasından kaçınılması gerektiğini belirtti.
EDEK Maraş’ın Kıbrıslı Rumlara verilmesinin “550 sayılı Güvenlik Konseyi kararı tahtında Türkiye’nin yükümlülüğü olduğu” görüşünü ortaya koyarken EURO.KO Başkanı Dimitris Şilluris “Maraş’ın iadesi yalnız güven yaratıcı bir faaliyet değil BM kararları tahtında bir yükümlülüktür de” ifadesini kullandı.
Vatandaşlar İttifakı (Lillikas’ın partisi), Rum Dışişleri Bakanı Yoannis Kasulidis’in “Türkiye güya Maraş’ın yasal sakinlerine iadesine olumlu baktığına ilişkin sahte bir görüntü işlemekte olduğu” suçlamasında bulundu ve Lüksemburg’un AB dönem başkanlığı zamanında şekillendirilen ve 2006’da Finlandiya dönem başkanlığında ileri götürülen Maraş’ın Kıbrıs Rumlara verilmesiyle ilgili öneri paketinin yeniden gündeme getirilmesini doğru bulduğunu açıkladı. TAK

Bu haber toplam 1111 defa okunmuştur