1. HABERLER

  2. RÖPORTAJ

  3. “Nefes varsa, umut vardır”
“Federal çözüm karşıtları % 20 oy kaybetti”

“Federal çözüm karşıtları % 20 oy kaybetti”

Kıbrıs Üniversitesi’nden Sosyal Psikolog Doç. Dr. Charis Psaltis, Kıbrıs’ın güneyindeki seçimleri Yenidüzen’e değerlendirdi

A+A-

Ödül AŞIK ÜLKER

Kıbrıs’ın güneyindeki Kıbrıs Üniversitesi Psikoloji Bölümü öğretim üyesi, Sosyal Psikolog Doç. Dr. Charis Psaltis, Güney Kıbrıs’ta yapılan son parlamento seçimlerinde “federasyonu destekleyenler oy kaybetti, karşı olanlar kazandı” yorumlarının yanlış olduğunu söyleyerek, “2016 yılında, iki toplumlu, iki bölgeli federasyona karşı olan partiler DİKO, EDEK, Dayanışma Hareketi, Vatandaşlar İttifakı, ELAM, Ekologlar % 40 oranında oy almış. Son seçimde DİKO, EDEK, Dayanışma Hareketi, Vatandaşlar İttifakı, ELAM bunun yarısını yani toplam % 20 oranında oy almış. AKEL ve DISI sadece %5 oy kaybederken, iki toplumlu, iki bölgeli federasyona karşı olan partiler toplamda %20 oy kaybetti” diye konuştu.

2017’den sonra Kıbrıs Rum toplumunda iki toplumlu, iki bölgeli federasyona artan bir destek, statükonun devamına ve iki devletli çözüme yönelik artan bir reddetme eğilimi olduğunu kaydeden Doç. Dr. Psaltis, 2020’nin sonunda yaptıkları kamuoyu anketinde iki toplumlu, iki bölgeli federasyonu ‘iyi bir çözüm’ veya ‘kabul edilebilir çözüm’ olarak gören Kıbrıslı Rumların oranının %76 olduğunu tespit ettiklerini vurguladı.

 

“‘Federasyonu destekleyenler oy kaybetti, karşı olanlar kazandı’ yorumları çok zorlama”

Soru: Güneyde yapılan parlamento seçimlerinin sonuçlarına bakınca, ilk dikkati çeken DİSİ ve AKEL’in oy kaybettiği ve ELAM’ın oylarını ikiye katladığı oluyor. Bu ne anlama geliyor?

Doç. Dr. Psaltis: Basında, sosyal medyada bu yönde yapılan yorumlar çok kısmi çünkü sadece bu üç partiye değil, bir önceki parlamentoda yer alan tüm partilerin durumuna bakmak lazım. Tüm partilere baktığımız zaman, bir önceki parlamentoda iki toplumlu, iki bölgeli federasyona karşı olan ve bunu destekleyen partiler vardı. Federasyon karşıtı olan iki parti, Eleni Theocharous’un başkanı olduğu Dayanışma Hareketi ve Lillikas’ın başkanı olduğu  Vatandaşlar İttifakı’nın bir önceki parlamentoda altı sandalyesi vardı ama son seçimde parlamentoya giremediler.

“Federasyonu destekleyenler oy kaybetti, karşı olanlar kazandı” yorumları bence çok zorlama bir bakış açısı, fotoğrafın bütününe bakarsak bundan farklı bir tablo olduğunu görürüz. Seçim sonuçlarıyla ilgili bir analiz yaptım, basit bir matematik. Bir önceki seçimde ve son seçimde iki toplumlu, iki bölgeli federasyonu destekleyenlerle, karşı olan partilerin aldığı oyları kıyasladım. 2016 yılında, iki toplumlu, iki bölgeli federasyona karşı olan partiler DİKO, EDEK, Dayanışma Hareketi, Vatandaşlar İttifakı, ELAM, Ekologlar % 40 oranında oy almış. Son seçimde DİKO, EDEK, Dayanışma Hareketi, Vatandaşlar İttifakı, ELAM bunun yarısını yani toplam % 20 oranında oy almış. AKEL ve DISI sadece %5 oy kaybederken, iki toplumlu, iki bölgeli federasyona karşı olan partiler toplamda %20 oy kaybetti.

 

Soru: Kıbrıs konusu propaganda sürecinde yer almadı. Parlamento seçimleri Kıbrıs sorunuyla ne kadar alakalı, bağlantılı?

Doç. Dr. Psaltis: Kıbrıs konusu hiç bir zaman, hiçbir seçimin dışında kalamaz. Parlamento veya yerel seçimlerde Kıbrıs konusu tartışma konusu olmayabilir çünkü müzakereleri yürüten başkandır. Dolayısıyla bu açıdan bakınca Kıbrıs konusunu başkanlık seçimlerinde tartışmak mantıklıdır. Ama seçimlerin ortamı, insanların büyük ölçüde Kıbrıs meselesine uzun vadeli bakışlarından etkilenir.

Son seçimde, oyunu tek yükselten ELAM gibi görünse de, esas DİPA oldu. Bu, DİKO’dan ayrılanların kurduğu bir parti. Bu grup DİKO’dan ayrılırken, Kıbrıs konusunda partinin duruşuyla aynı fikirde olmadıklarını söylediler, “DİKO iki toplumlu, iki bölgeli federasyonu istemiyor, biz federasyon istiyoruz, bunun tek gerçekçi çözüm olduğunu düşünüyoruz” dediler. Yorgos Perdikis başkanlığındaki Ekologlar 2016’da iki toplumlu, iki bölgeli federasyona karşıydılar. Geçen sene başkanlarını değiştirdiler ve yeni başkanları Charalambos Theopemptou oldu. Theopemptou, Ekologlar’ı daha uzlaşma yanlısı yapan bazı cesur adımlar attı. Örneğin Ekologların adaylarından uzlaşma ve iki toplumlu, iki bölgeli federasyonu çok destekleyen Alexandra Attalidou seçimde kazandı. Yani DİKO’dan ayrılanların kurduğu DİPA ve Ekologlar’daki değişiklikle iki partinin federasyona taraf dönüşü olduğunu görüyoruz.

 

“2017’den sonra iki toplumlu, iki bölgeli federasyona artan bir destek eğilimi var”

2007’den beri iki toplumda yaptığımız kamuoyu araştırmalarına da bu yansıyor. Değişen trendler konusunda çok iyi bir veri tabanımız var. 2017’den sonra Kıbrıs Rum toplumunda iki toplumlu, iki bölgeli federasyona artan bir destek, statükonun devamına ve iki devletli çözüme yönelik artan bir reddetme eğilimi var. Tatar’ın ELAM’ı destekledikleri için Kıbrıslı Rumların çözüm istemediği ve iki devlet istediği yönünde algı yaratmaya çalıştığını da görüyorum. Ama resmin tamamına baktığınızda seçimde bunun tam tersi bir mesaj verildiğini görürsünüz.

2020’nin sonunda yaptığımız kamuoyu anketinde de iki toplumlu, iki bölgeli federasyonu “iyi bir çözüm” veya “kabul edilebilir çözüm” olarak gören Kıbrıslı Rumların oranının %76 olduğunu tespit ettik. Kıbrıslı Türklerin de çoğunluğu iki devleti istediğini söyleyebilir ama bu onların federasyonu kabul etmedikleri anlamına gelmez. Onlara farklı bir soruda federasyonu kabul edip etmediklerini sorduğunuzda çoğunluğun kabul ettiğini görürsünüz.

 

“Tatar’ı destekleyenlerin yarısı federasyonu kabul ediyor”

Soru: Ersin Tatar, Kıbrıslı Türklerin çoğunluğunun federasyonu istemediğini, iki devletli çözümü desteklediğini ve bu yüzden kendisinin seçildiğini söylüyor...

Doç. Dr. Psaltis: Bu yanlış. Kıbrıslı Türk arkadaşım Keele Üniversitesi Psikoloji Bölümü öğretim üyesi, Sosyal Psikolog Yard. Doç. Dr. Hüseyin Çakal ile yaptığımız son çalışmamızda Ersin Tatar’ı destekleyenlerin yarısının federasyonu kabul ettiğini gördük.

(“Uzun Süreli Çatışmalarda Gençlik ve Siyaset: Yerinden Edilmiş Kişilerin Bir Çözüm ve Geri Dönüş Umudu Üzerine Karşılaştırmalı Bir Yaklaşım” - https://www.lse.ac.uk/Hellenic-Observatory/Research/Cyprus-Projects-2019/Youth-and-Politics-in-Protracted-Conflicts-a-comparative-approach-on-hope-for-a-settlement-and-return-of-IDPs?fbclid=IwAR101fYMq5g1kH4nrrrwlY__cmdpJ0g8h6HPxXlzaxZu-GbMk3RN-rBpyEQ)

 

“ELAM’ın yükselişi endişe verici”

Soru: ELAM’ın oylarını artırmış olması Kıbrıs’ın geleceği ve iki toplumlu, iki bölgeli federasyon için tehlike mi?

Doç. Dr. Psaltis: ELAM’ın yükselişi endişe verici. Çoğunluk oldukları veya olabilecekleri için değil ama DİSİ’de oy kaybetme endişesine neden olabilir. DİSİ’nin heterojen bir yapısı var. Klerides’in kızı gibi ilericiler yanında daha popülist, yabancı düşmanı kişiler de var. ELAM’ın güçlenmesi DİSİ için bir tehdit olabilir ve DİSİ, ELAM’a oy kaptırma korkusuyla  açık görüşlü adımlar için iki defa düşünebilir. Yani ELAM’ın yükselişi dolaylı olarak Kıbrıs’ın geleceği için bir tehdit olabilir.

 

“Parlamentoda yeni isimler olabilir ama siyasette yeni değiller”

Soru: Parlamentoya yeni isimler seçildiğini görüyoruz. Bu güneydeki yolsuzluk iddialarına tepki mesajı olabilir mi?

Doç. Dr. Psaltis: Hem evet, hem hayır. Ben çok da yeni yüzler, çok büyük bir değişim olduğunu düşünmüyorum aslında. Çoğunlukla bir önceki parlamentoda olan kişiler seçildi. DİPA parlamentoya yeni girdi, ELAM’ın iki yeni koltuğu var. ELAM’dan kazananlar genç ama milliyetçi kişiler, bu da ilerici değişim için bir adım değil. DİPA’dan kazananlar da DİKO’da aktif olan bilinen kişiler ama en azından onların varlığı iki bölgeli, iki toplumlu federasyon için olumlu bir durum. Parlamentoda yeni isimler olabilir ama onlar siyasette yeni değiller. Ayrıca kadın vekil sayısı da azaldı, ki bu da iyi bir gelişme değil.

 

“DİPA’nın çıkışını herkes sürpriz olarak gördü”

Soru: Seçim sonuçlarında sizin için sürpriz var mıydı?

Doç. Dr. Psaltis: DİPA’nın çıkışını herkes sürpriz olarak gördü. AKEL’in çok iyi gitmemesi de sürpriz oldu. Al Jazeera’nin ortaya çıkardığı yolsuzluk skandalından sonra, yönetimdeki parti olan DİSİ’nin büyük darbe alması, AKEL’in bundan faydalanması ve oylarını artırması bekleniyordu ama AKEL oy kaybetti.  Bunun bir açıklaması var. Al Jazeera’nin ortaya çıkardığı skandalda baş kahramanlardan biri, Giovanis, AKEL milletvekiliydi yani AKEL yolsuzluk fotoğrafının dışında kalamadı. Pek çok insan AKEL’in de bozulduğunu düşündü.

 

“Pandemide insanlar arkadaşlıklarını sosyal medyaya taşıdı”

Soru: Kapıların bir seneden uzun bir zamandır kapalı olması insanlar üzerinde nasıl bir etki yaptı?

Doç. Dr. Psaltis: William Paterson Üniversitesi’nden Sosyolog Prof. Dr. Deniz Yücel ile araştırmalarımızda Kıbrıslı Türklerin yarısının, Kıbrıslı Rumların da üçte birinin diğer toplumdan arkadaşları olduğunu gördük. Bu çok önemli çünkü arkadaşlıklar Kıbrıs konusuna bakışımızı, düşüncelerimizi değiştirir, önyargılarımızı azaltır, yıkar, diğer toplumun ne hissettiğini, korkularını ve ihtiyaçlarını anlamamızı sağlar. Bu da uzun vadede toplumun görüşünde değişime neden olur. Temas uzun vadede olumlu etki yapar.

Keele Üniversitesi Psikoloji Bölümü öğretim üyesi, Sosyal Psikolog Yard. Doç. Dr. Hüseyin Çakal ve Doğu Akdeniz Üniversitesi’nden Sosyal Psikolog Prof. Dr. Şener Hüsnü de temasın olmadığı bu dönemin etkisi konusunda bir çalışma yaptı. Bu çalışma sonucunda insanların

pandemi döneminde görüşmemelerinin diğer toplumla olan temaslarını azaltmadığını ve Kıbrıs konusuna bakışlarını etkilemediğini tespit ettiler. Tabi ki geçişler daha uzun süre kapalı olmaya devam etseydi, olumsuz bir etki yapabilirdi. Bu süreçte insanların çoğu temaslarını, arkadaşlıklarını sosyal medyaya taşıdı, orada devam ettirdi.

yd-destek-gorseli-153.jpg

Bu haber toplam 1663 defa okunmuştur