1. HABERLER

  2. HABERLER

  3. Mahkeme: Disiplin koğuşunda ölen Uğur Kantar'a işkence edildi
 “Eski sisteme dönmek en basiti”

 “Eski sisteme dönmek en basiti”

Yüksek Mahkeme Başkanı ve Yüksek Seçim Kurulu (YSK) Başkanı Narin Ferdi Şefik, mevcut seçim sistemindeki zorluklarla erken seçime girmemek için 3 alternatifin olduğunu vurguladı

A+A-

Fayka Arseven KİŞİ

Yüksek Mahkeme Başkanı ve Yüksek Seçim Kurulu (YSK) Başkanı Narin Ferdi Şefik, mevcut seçim sistemi ile yeni bir seçime gitmenin pratikte zorlukları olduğuna dikkat çekti, ‘nasıl bir seçim sistemi’ cevabının ise siyasi bir karar olduğunu vurguladı.

Şefik, YSK’nın görevinin, hızlı, güvenilir ve en kısa zamanda seçim neticesini duyurmak olduğunu ifade ederek, “Onun dışında siyasi tercih kapsamına girecek herhangi bir konuda bir görüşümüz olamaz” dedi.

Şefik, uygulanabilir olması açısından üç alternatiften bahsettiğini de belirterek, “ilk akla gelen eski sisteme dönüş, ikincisi karma ve tercihi kaldırmak, üçüncüsü çarşaf liste kalsa bile, ilçeler arası kısıtlamalar kalksın” ifadesinde bulundu.

Bu hafta Yüksek Mahkeme Başkanı ve YSK Başkanı Narin Ferdi Şefik ile Nisan ayında yapılması planlanan erken seçim öncesi, uygulamada olan seçim sistemini, seçim sistemindeki aksaklıkları ve sistemde neler değişebileceğini konuştuk.

  • YENİDÜZEN: Yine bir seçim gündemi ve yine bir seçim sistemi… Bir önceki sistemi bıraktık, yeni bir sisteme geçtik. Doğru mu yaptık?
  • Narin Ferdi Şefik: Eski sistemden siyasiler vazgeçti. Bu sistemden vazgeçmelerinin sebebi de KKTC milletvekili çıkarmak istediler. Yani ülkenin her yerindeki vatandaşların tüm adaylara oy vermesi istemi siyasilerin tercihiydi. Doğru sistemin bu olduğunu düşündüler.
    Çarşaf oy pusulasının çıkması siyasilerden gelen bir karardı. Bizim YSK olarak öyle bir talebimiz olmadı.
    Sadece pratikte uygulayan olduğumuz için uygulamada bir sorun varsa veya uygulama esnasında yasada bir eksiklik veya birbirine ters düşen bir şey görürsek o zaman söyleriz.
    Onun da düzeltilmesini talep ederiz. Onun dışında siyasi tercih kapsamına girecek herhangi bir konuda bir görüşümüz olamaz. Geçtiğimiz hafta bütçe görüşmesinde seçimle ilgili bazı konuşmalar oldu, baraj konusu açıldı. Dedim ki; baraj YSK’nın söyleyeceği bir şey değil. ‘Barajın kalıp kalmayacağı yoksa yüzde 5 mi yüzde 10 mu olacak’ bu tamamen siyasi bir tercihtir. Bizim görevimiz sadece emniyetli, güvenilir bir şekilde seçimlerin yapılmasını sağlamaktır. Erken ve hatasız netice vermektir. Yani bizim görevimiz pratik çalışmaya yöneliktir. Bir tercihimiz mümkün değildir.
    Yasa ilk  değiştirildiğinde ve çarşaf oy pusulası getirildiğinde, yasada bazı eksiklikler vardı. O dönemki Başbakan’a yazı yazdık. Eksiklileri belirterek düzeltilmesini istedik. ‘Öyle yapın, böyle yapın’ demekten geri durduk, YSK’dan bir yargıç komisyonlarda görev aldı, yol gösterdi. Ama bizim gösterdiğimiz sadece pratikte ‘bu gereklidir’ noktasıdır.
    ‘Nasıl bir seçim sistemi’ sorusuyla karşılaşıyorum. ‘Böyle bir seçim sistemi getirilsin’ veya ‘falan ülkede uygulanan daha doğrudur’ gibi görüşümüz olmaz. Şahıs olarak hepimizin farklı düşüncesi olabilir ama YSK’nın böyle bir konuda çalışması da yoktur. Devlet bize derse ki; ‘bunları göz önünde bulundurarak çalışın’. Belki YSK olarak başkalarına nazaran daha kolay yapabileceğimizi düşünerek böyle bir çalışma yapabiliriz. Ama şuan mevcut sistemde sorun olan şeyleri söylüyoruz.

“Hem karmadan, hem de tercihten vazgeçilsin”

“Mevcutta bu zorluklarla devam etmemek için yasa tadilatını iptal edip geriye dönelim. Yani eski sisteme dönelim. Bu en basitidir.”

  • YENİDÜZEN: Yeni sistem üzerindeki üçlü alternatiften bahsettiniz. Nedir bu 3 alternatif?
  • Narin Ferdi ŞEFİK: En erken mevcut yasayı düzeltmektir. Yeni bir sistem getirilmeye kalkışılırsa çok daha uzun bir prosedürdür. Ne Nisan’a ne Haziran’a hazırlanması mümkün değildir. Ama mevcutta bu zorluklarla devam etmemek için yasa tadilatını iptal edip geriye dönelim. Yani eski sisteme dönelim. Bu en basitidir. Bu sistemi getiren iki yasal değişiklik var. İlk Meclis’ten geçirilen ve ondan sonra ‘YSK’nın bu eksiklikler var, lütfen bunları düzeltelim’ dediği için ikinci tadilat var. Onların iptal edilmesidir. Bu bir alternatiftir. Çarşaftan önceki sisteme geçiş yani.
    Yargıç olduğumdan beri daima seçim kurullarında görev aldım. Bizim için en korkulu seçim yerel seçimlerdi. Hem ihtiyar heyeti, hem muhtar, hem belediye meclis üyesi, hem belediye başkanı seçimi yapılıyor. Ama şuan da tadilattan sonra o da basit kaldı.

“İlk akla gelen alternatif, tadilatlar iptal, eski sisteme dönüş. ‘Çarşaftan vazgeçmeyiz’ diye bir siyasi irade varsa ki belirli partilerde yok gibi görülüyor, o zaman ikinci en basit ne olabilir? Karma ve tercihten vazgeçmek.”

 

 O nedenle ilk akla gelen alternatif, tadilatlar iptal, eski sisteme dönüş. ‘Çarşaftan vazgeçmeyiz’ diye bir siyasi irade varsa ki belirli partilerde var gibi görülüyor o zaman ikinci en basit ne olabilir? O zaman bize zaman kaybettiren nedir? Karma ve tercihtir. Karma veya tercih değil. Ben hep bunu söylerim ama duymak isteyenler sadece karmayı duyar. Karma ve tercih arasındaki fark 1-2 dakikadır. Bir çarşaf oy pusulasının cetvele dökülmesi ikisi arasındaki fark 1-2 dakika olduğu için ikisi de bizim için süreci uzatır.

 

“Farkındayım ki bunun çok büyük siyasi boyutları var. Ben bunları düşünmüyorum, bunlarla ilgili fikir de vermiyorum. Benim düşüncem sadece ve sadece erken, güvenilir bir seçim yapmaktır. Bunun için de diyorum; hem karmadan, hem de tercihten vazgeçilsin. Mühürle oy verilsin çok erken netice verelim, hata yapma potansiyeli de çok çok az olsun.”

 

O nedenle karma ve tercihte vazgeçilirse sadece mühür olacak. Mühür saymak çok kolaydır. YSK’nın derdi nedir? YSK erken, kolay sayım yapıp, erken netice vermek ister. Ama farkındayım ki bunun çok büyük siyasi boyutları var. Ben bunları düşünmüyorum, bunlarla ilgili fikir de vermiyorum. Benim düşüncem sadece ve sadece erken, güvenilir bir seçim yapmaktır. Bunun için de diyorum hem karmadan, hem de tercihten vazgeçilsin. Mühürle oy verilsin çok erken netice verelim, hata yapma potansiyeli de çok çok az olsun.

 

 “Diğer alternatif; çarşaf oy pusulası, karma ve tercih kalacak ama en azından ilçeler arasındaki kısıtlamalar kalksın.”

 

 Siyasi boyutta parti başkanları karmayı istemez, milletvekilleri karmayı çok sever. Tercih noktasına girildiğinde partiler aday bulmakta zorlanacak. Çünkü tercih yoksa üst sıralardaki milletvekilleridir seçilecek olan. Alt sıraya aday bulunamayacak. Ama bunlar siyasi sorunlardır. Bizim düşüneceğimiz sorunlar değildir.
Üçüncü alternatifimiz; çarşaf oy pusulası kalacak ama en azından ilçeler arasındaki kısıtlamalar kalksın. İlçenin aday sayısının yarısına tercih verildiğinde aday sayısı tüm ilçelerde farklıdır. O zaman her ilçedeki tercih sayısı da farklıdır. Karmaya gelindiğinde karmada da bütün çarşaf oy pusulasının içerisinde 25’ten 50’ye kadar oy verilmesi gerekir.
Yani düşünün oy pusulasını cetvele dökerken hep okunur, işaretlenir ondan sonra her ilçede ‘tercihler doğru mu yanlış mı’ diye kontrol edilir. O nedenle bir oy pusulasının cetvele dökülmesi 17-20 dakika alır. Bir sandıkta 300 civarında oy veren seçmen vardır. Ne kadarı mühür, tercih, karma oy pusulası olur değişkendir. Ama mühür dışındaki oy pusulaları belirli bir süreç ister.


“Eziyet”

 “Sandık kurullarının aynı odanın içerisinde sabah 7’den çalışmaya başlamasını ve ertesi güne kadar sayım yapmasını bekleyeceksiniz? Bu bir eziyettir.”

  • YENİDÜZEN: Ülkemizde pandemi koşulları devam ederken, bir seçime hazırlık ne kadar sağlıklı olur?
  • Narin Ferdi ŞEFİK: İlçe Seçim Kurullarının ve Yüksek Seçim Kurullarının, seçime yönelik 2 aydan fazla bir süre çalışmaları gerekir. Bu koşullarda hepimiz birbirimizden ürker olduk. Ama ilçe seçim kurullarında bu kişilerin yakın mesafede çalışması riskli.
    Bugün Güzelyurt Mahkemesi kapandı. Hukuk Mukayyitliği karantinadadır. Bu koşullarda seçim çalışmalarının yapılması kötüdür. Ama en azından havanın düzeldiği, camların açılabildiği koşullarda çalışılacaksa bizim için çok daha rahat olur.
    ‘Ocakta seçim yapılacak’ denildiğinde ‘ben ne yapabilirim’ dedim. Oturdum, siyasi parti başkanlarına Kasım ayında bir yazı yazdım. Zaten bu sistemin uygulanması kötü, pandemi koşullarında bu kadar insanı çalıştırmak, sandık kurullarının aynı odanın içerisinde sabah 7’den çalışmaya başlamasını ve ertesi güne kadar sayım yapmasını bekleyeceksiniz? Bu bir eziyettir.
    En azından seçim Nisan Haziran’da olursa muhakkak koşullar daha uygun olacaktır.
     
  • YENİDÜZEN: Seçime hazırlanmak için ne kadar süre gerekir?
  • Narin Ferdi Şefik: Daha önceki bir seçimde süre yanılmıyorsam süre 48-50 güne inmişti. Ben her ihtimale karşı İçişleri Bakanlığı’ndan bilgi istenmesine talimat verdim, çünkü seçmen listesinin güncellenmesi gerekecek. Buna bağlı olarak tüm sandık listeleri de değişir. Tekrar sandıkların ayarlanması gerekir.
    Askı süresi var. Orada da insan çalıştırmak problemdir. Bir sürü insan müracaat eder seçmen listelerine eklensin veya bazı kişiler çıkarılsın diye. Bütün bu çalışmaları kışı geçirdikten sonra yaparsak bizi rahatlatır.
     
  • YENİDÜZEN: Sandık kurullarında çalışanlar için de geçen milletvekilliği seçim zor olmuştu. Aynı sıkıntılar mı bekliyor sizi?
  • Narin Ferdi Şefik: Cumhurbaşkanlığı seçimi seçimlerin içerisinde en rahat olanıdır. Çünkü sadece bir aday için sayım yaparsınız.
    Ona rağmen biz sandık kurullarında pandemi koşulları nedeniyle çalışan bulmakta zorlandık. İnsanlar da haklı. Çoğu tecrübeli elemanlar görev almayı reddetti. Başka çalışacak bulabilirsiniz, hatta belli bir geliri de olduğu için bazı insanlar bunu yapmaya istekli olur. Kişiler arasında ayırım yapmıyoruz ama tecrübeli eleman muhakkak tercih ederiz. Çünkü biraz tecrübe her işte olduğu gibi önemlidir.
    Sandık kurulu için 3 üye belirleriz. Partilerin de temsilci gönderme hakkı vardır. O kişiler de sandık kurulu üyesi olurlar. Parti temsilcilerinin sandık kurullarında yer alması bizim seçim sistemimizin en büyük emniyetidir. Bizim tayin ettiğiniz 3 kişiye ilaveten parti temsilcisi 4 göz açar çünkü görevi kendi partisini korumaktır.
    Cumhurbaşkanlığı seçiminde 2 parti son an tüm parti temsilcilerini geri çekti. Çünkü biz PCR şartı koyduk. Niçin koyduk? Sağlık Bakanlığı’nın Bulaşıcı Hastalıklar Üst Kurulu da bunu söyledi. Sabah saat 7’den en az gece yarısına kadar ve bir hafta sonra yeniden birlikte çalışacaklar. Onun için PCR gerekirdi.
    Yaptırmak istememiş olacaklar ki geri çekildiler. Bu bizim için de eksiklikti. Çünkü bu seçim emniyetinin kuvvetli bir unsurdur.
    Seçim ve Halkoylaması Yasası’na yapılan son tadilatlardan sonra genel seçim en zor seçim olmuştur. Sayım süresi en fazla uzayan seçimdir. 2018 yılında seçimde çalışanlar perişan oldu. Buna ek olarak şimdi pandemi koşulları girecek, görev kabul etmeyecek sandık kurulu sorunu olacak. PCR testi şartı kesin olacak. Bu da yine parti temsilcilerinin görev almamasını gündeme getirecek.
    Oy sayma süreci uzun olduğu için hata yapma potansiyeli de artıyor. O nedenle bu pandemi koşullarında, daha az tecrübeli insanlarla çalışmak, parti temsilcilerinin olmadığı bir ortamda sayımların yapılması hatayı da artırır. Bu seçimden bu koşullardan dolayı ürküyorum.
    Geçen sefer geçersiz oy oranı yüzde 11’di.  Bu rakamın çok yüksek olduğunu düşünmüyorum. Çünkü bir önceki seçimde de yüzde 7’ydi. Bunların içerisinde hangileri hatalı oydu veya boş bırakıldı veya isteyerek  hata yapıldı bilemiyoruz.
    Ama tüm bu anlattıklarımdan dolayı bir sonraki seçimin bilhassa  pandemi koşullarında yapılması halinde  hata yapma potansiyelinin daha yüksek olacağını, sürecin de daha fazla uzayacağını düşünürüm.
     
  • YENİDÜZEN: Daha önce de soruldu dediniz ama Yüksek Mahkeme veya YSK Başkanı olarak değil, bir hukukçu olarak Narin Ferdi Şefik, ülkede nasıl bir seçim sistemi istiyor?
  • Narin Ferdi Şefik:  Farklı bir sisteme geçilecekse buna siyasiler karar verecek. Mecliste hukukcularımız vardır. Muhakka farklı sistemleri incelemişlerdir.
     
  • YENİDÜZEN: Siyasi partilere ve hükümete daha önce sistemin işleyişine yönelik öneriler dile getirdiğinizi ifade ettiniz. Şu anda da bir seçim hazırlığı var. Daha önceki endişeleriniz ile ilgili veya şimdi sizinle görüşüldü mü?
  • Narin Ferdi Şefik: Hayır.
     
  • YENİDÜZEN: Bununla ilgili yeni bir adım atmayı düşünüyor musunuz?
  • Narin Ferdi Şefik: Siyasi parti başkanlarına Sandık Kurullarındaki çalışma düzenini fiilen göstermek için, YSK olarak bir toplantı yapmayı, bütün parti başkanlarını çağırmayı ve orada bütün cetvelleri, oy pusulalarını her şeyi pratikte göstermek gerektiğini düşündük. Bu konuda o dönemdeki Başbakan’dan öyle bir talebim oldu. Ama olumlu bir yanıt gelmedi.
    Gerçekten sandık kurullarının yükü bu sistemle çok ağırdır. Ya farklı sisteme gidilecek ki bu da Meclis’in iradesidir veya mevcut sistemi rahatlatacak bir formül üzerinde mutabık kalınması gerekir.
    Bir milletvekili Meclis’te bütçe görüşmesinde ‘3 bölgeli sistemden’ bahsetti. Ama düşünülen, tasarlanan veya konuşulanın ne olduğu bilgimde değildir.
     
  • YENİDÜZEN: Nedir bu 3 bölgeli sistemden kasıt?
  • Narin Ferdi Şefik: Akla gelen İskele, Güzelyurt ve Lefke’nin büyük ilçelerle birlikte değerlendirilmesidir. Ama düşünülen nedir bilmiyorum. Belli ki bir yerde bir metin var ama ben onu görmüş değilim.

 “O konu kapandı, bitti”

 “İlgili madde değişene kadar da Yüksek Mahkeme yargıç sayısı 8’de kalacak.”

  • YENİDÜZEN: Cumhurbaşkanlığı seçiminde bir de Anayasa değişikliği gündeme geldi, yargıç sayılarının artırılmasına yönelik madde. Bu değişiklik reddedildi. Bu seçimde de tekrardan gündeme alınabilir mi?
  • Narin Ferdi Şefik: O konu kapandı, bitti. İlgili madde değişene kadar da Yüksek Mahkeme yargıç sayısı 8’de kalacak. 283 oyla netice hayır çıkmıştır. ‘Evet denilene kadar oylama yapılacak’ diye bir sistem yok. Tekrar Anayasa değişikliği olması için tekrardan bunun Meclis’e önerilmesi gerekir Meclis’te tartışılıp kabul görmesi gerekir ve referanduma gidilmesi gerekir. Tek yargıç sayısının artırılması için yeniden referandum yapılması gündemde değildir. Tek başına tek konuda referandum yapılmasının diğer boyutu da maliyet boyutudur.
     
  • YENİDÜZEN: Bir seçimin maliyeti ne kadar oluyor?
  • Narin Ferdi Şefik: 2018 milletvekili seçimi 5 milyon 270 bin TL ek mesailerle birlikte harcandı. 2018 yerel seçimlerinde 4 milyon 900 TL. 2 turlu Cumhurbaşkanlığı seçiminde 8 milyon 900 bin TL masraf oldu.
    Bu rakamlarla sadece yargıyla ilgili bir referandum değişikliği istemekten ben geri dururum. Seçimle birlikte yapılmasını tercih ederiz.
    Çok kapsamlı bir Anayasa değişikliği yapılsın deniliyor ama bu tamamen Meclis’in iradesinde olan bir husustur.


 

Bu haber toplam 2511 defa okunmuştur
Etiketler : ,
İlgili Haberler