En düşük KATILIM

En düşük KATILIM

Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde ülke tarihindeki en düşük katılım oranı yaşandı.

A+A-

Fehime ALASYA


Cumhurbaşkanlığı seçimlerine katılım oranı en düşük seviyeyi gördü. 1990 yılında yüzde 93.48 olan katılım oranı, geçtiğimiz pazar yüzde 58,29 olarak kayıtlara geçti.

Geçtiğimiz Cumhurbaşkanlığı seçiminde bu oran % 62.35'di.

Yüksek Mahkeme Başkanı Nerin Ferdi Şefik, "Pandemi, siyasete küskünlüğü kapatmak için kılıf olarak kullanıldı" dedi, düşük katılım oranını salgına bağlamadı.
 

Giderek düştü…

1976      % 88.6
1981      % 74.8
1985      % 85,7, 
1990      % 93,48,
1995      % 85,13,
II. Tur    %80,12,

2000      %81,02,
2005      % 69,58,
2005      %69,58,
2010      % 76,37,

2015      %62,35
II. Tur    %64,12

2020      %58,29

1985 yılından bu yana 10’uncu kez devlet başkanlığı veya cumhurbaşkanlığı seçimi yapılırken, söz konusu süreçte sandığa katılımlarda sürekli iniş-çıkışlar görüldü.

1985 yılında yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde katılım oranı yüzde 85,7 iken bu rakam 1990 yılında % 93,48 oldu. Yapılan seçimlerde katılım yıllar içinde sırasıyla şöyle gelişti;

1995 yılında ilk turda % 85,13, ikinci turda %80,12, 2000 yılında %81,02, 2005 yılında % 69,58, 2005 yılında %69,58, 2010 yılında % 76,37, 2015 yılının ilk turunda %62,35, ikinci turunda ise %64,12 olurken, önceki günkü seçimlerde bu oran % 58,29’a geriledi.  

 

Tarihin en yüksek katılımı 1990’da yılında…

Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde ülke tarihindeki en yüksek katılım oranı ise 1990 yılında yaşandı. Bu yılda yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimlerine katılım yüzde 93,48 oldu. Toplam 101 bin seçmen içinden 95 bine yakın seçmenin oy kullandığı kayıtlara geçti. Önceki akşam yaşanan seçimlerden önce ise tarihteki en düşük katılım 2015 yılında yapılan birinci tur seçimlerinde %62,35 oranıyla görülmüştü.

 

Seçmen sayısında 1.turdan 2.tura artış

2015 yılında yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde ortaya çıkan bir diğer ayrıntı da 19 Nisan’dan 26 Nisan’a kadar olan bir haftalık sürede seçmen sayısının 64 kişi artması olmuştu. Bir haftalık sürede resmi kayıtlara yansıyan seçmen sayısı 64 kişi yükselmişti.

Benzer durum 1995 yılında yapılan ve yine 2 turdan oluşan seçimlerde de yaşanmıştı. Burada ise 15 Nisan’da 113 bin 398 olan seçmen sayısı 42 kişi artarak 22 Nisan’da 113 bin 440’a çıkmıştı.

 

Dünyadaki genel katılım da düştü

Öte yandan dünyada seçimlere katılımın da düşük seyrettiği dile getiriliyor.

Seçimlere katılım oranlarının, dünyada seçmenlerin sandığa yeteri kadar gitmediği bir tablo çizdiği ifade ediliyor.

 

Anayasa değişikliğine dair yaşananlar…

2014 yılında Anayasa değişikliği ile ilgili yapılan referandumda da %62,16 oranında “Hayır”, % 37,84 oranında ise “Evet” oyu çıkmıştı. YSK verilerine göre bu oranlar önceki günkü seçimlerde %49,87 oy ile “Evet”, %50,13 oy ile “Hayır” oldu.

 

Nüfusa paralel geçersiz oy sayısı da arttı

1985 yılında yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde kullanılan 80 bin 828 oyun, 2 bini geçersiz sayılırken, geçtiğimiz günkü seçimde kullanılan 115 bin 800 oydan 5 bini geçersiz sayıldı.


genel-secim-tablo.jpg
 


Genel seçimlere katılım da düşmüştü:

%80’lerden %60’lara gerileme

Son 10 yılda yapılan üç genel seçimde, ülkedeki katılım oranı da yüzde 80’lerden yüzde 60’lara düştü.

Buna göre; 2009 yılında yapılan genel seçimlere halk % 81,70 oranında katılım gösterirken, bu oran bir sonraki seçim olan ve 2013 yılındaki ‘Erken Genel Seçim’de % 66’ya geriledi. 2013 yılında %66,28 olan bu katılım, 2018’de de değişmeyerek % 66,14’lerde seyretti.

Seçmen sayısı ise; 2009’da 161 bin iken, 2013’te 172 bin 800’e çıktı. 2018’de ise bu sayı 190 bin 553 oldu.

 

Katılımdaki düşüş; 10 yılda %15’ten fazla gerileme

2009 yılında yapılan genel seçimde %81,70 olan katılım, 2018 yılında % 15,56’lık bir gerileme ile %66,14’e düştü.


cumhur.jpg

Dördüncü kez ikinci tur…

Ülkede geçtiğimiz gün yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimi, ikinci tura kalan dördüncü seçim oldu.

11 adayla en çok adayın yarıştığı seçim olma özelliği de taşıyan dünkü seçimde, hiçbir aday geçerli oyların salt çoğunluğunu alamadı. Seçim, önümüzdeki Pazar, dünkü oylamada en çok oyu alan iki aday olan UBP’nin adayı Ersin Tatar ve bağımsız aday Mustafa Akıncı arasında tekrarlanacak.

Tatar yüzde 32.34, Akıncı ise yüzde 29.80 oyla ilk iki sırayı almayı başardı ve ikinci tura kaldı.

Seçim, Kıbrıs Türk halkının kendi devlet çatısı altında yapılan 10’uncu devlet başkanlığı veya cumhurbaşkanlığı seçimi oldu.

Kıbrıs Türk Federe Devleti döneminde iki kez devlet başkanlığı için; KKTC’nin ilanından sonra ise, dünküyle birlikte sekizinci kez cumhurbaşkanlığı için seçim yapıldı.

 

İkinci tura kalan seçimler

Ülkede geçtiğimiz gün yapılan seçimin sonucu, dördüncü kez ikinci turu işaret etti.

Daha önce 1995, 2000 ve 2015 yıllarındaki cumhurbaşkanlığı seçimleri ikinci tura kaldı ancak birinde adaylardan biri çekildiği için ikinci tur seçime iki kez gidildi.

1995 yılındaki Cumhurbaşkanlığı seçimde Rauf R. Denktaş ve Derviş Eroğlu ikinci tura kalırken, ikinci turun galibi Denktaş oldu.
2000 yılındaki Cumhurbaşkanlığı seçiminde de ilk turda hiçbir aday oyların yarıdan bir fazlasını alamadı. En çok oyu alan adaylar yine Denktaş ve Eroğlu olurken, ikinci tur Eroğlu’nun adaylıktan çekildiğini açıklaması üzerine yapılmadı ve Yüksek Seçim Kurulu, Denktaş’ı seçilmiş ilan etti.

2015’te ikinci tur Derviş Eroğlu ve Mustafa Akıncı arasında yapıldı ve sandıktan Akıncı çıktı.

 

Seçimler ve kazananlar

13 Şubat 1975’te kurulan Kıbrıs Türk Federe Devleti Başkanlığı için 1976’da ve 1981’de yapılan seçimleri Rauf Raif Denktaş kazanırken, 15 Kasım 1983’te kurulan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı için 1985, 1990, 1995 ve 2000 yıllarında yapılan seçimlerde sandıktan çıkan isim yine Denktaş oldu.
2005 Cumhurbaşkanlığı seçimini Mehmet Ali Talat; 2010 yılındaki seçimi ise Derviş Eroğlu kazandı. Beş yıl önce 2015’teki iki turlu seçimden ise Mustafa Akıncı galip çıktı.
Merhum Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş, devlet başkanlığı veya cumhurbaşkanlığı seçimlerinde en fazla aday olan ve katıldığı tüm seçimleri kazanan isim ünvanını taşıyor.

 

1976’dan bugüne Cumhurbaşkanlığı seçimlerine katılım oranları

Ülkede geçtiğimiz gün yapılan Cumhurbaşkanlığı seçiminde yüzde 58.29’luk katılım oranı, Kıbrıs Türk halkının cumhurbaşkanı seçim tarihçesinde en düşük oran olarak kayıtlara geçti.

(Haber: Özgül Gürkut)


TAK muhabirinin YSK verilerinden derlediği bilgiye göre, şimdiye kadarki devlet başkanlığı/cumhurbaşkanlığı seçimlerine katılım oranları ve kazananlar şöyle:

20 Haziran 1976 KTFD Devlet Başkanlığı seçimine katılım oranı yüzde 88.6; kazanan Rauf R. Denktaş.
28 Haziran 1981 KTFD Devlet Başkanlığı seçimine katılım oranı yüzde 74.8; kazanan Rauf R. Denktaş.

9 Haziran 1985 KKTC Cumhurbaşkanlığı Seçimine katılım oranı yüzde 85.7; kazanan Rauf R. Denktaş.

22 Nisan 1990 KKTC Cumhurbaşkanlığı Seçimine katılım oranı yüzde 93.48; kazanan Rauf R. Denktaş.

15 Nisan 1995 KKTC Cumhurbaşkanlığı Seçimi katılım oranı yüzde 85.13.
Seçim ikinci tura kaldı. 2. tur 22 Nisan 1995’te Derviş Eroğlu ve Rauf R. Denktaş arasında yapıldı. Denktaş’ın kazandığı seçime katılım oranı yüzde 80.12 oldu.

15 Nisan 2000 KKTC Cumhurbaşkanlığı Seçimi katılım oranı yüzde 81.02, Seçim Denktaş ve Eroğlu arasında ikinci tura kaldı ancak Eroğlu çekilince Denktaş Cumhurbaşkanı seçilmiş ilan edildi.
17 Nisan 2005 KKTC Cumhurbaşkanlığı Seçimine katılım oranı yüzde 69,58; kazanan Mehmet Ali Talat.
18 Nisan 2010 KKTC Cumhurbaşkanlığı Seçimini Derviş Eroğlu kazandı, seçime katılım oranı yüzde 76.3 oldu.

Katılım oranının yüzde 62.35 olduğu 19 Nisan 2015 Cumhurbaşkanlığı seçimi en çok oyu alan iki aday Derviş Eroğlu ve Mustafa Akıncı arasında ikinci tura kaldı. 26 Nisan 2015’teki ikinci turda seçime katılım oranı yüzde 64.12’ye yükseldi ve sandıktan Akıncı çıktı.


Yüksek Mahkeme Başkanı Narin Şefik’ten katılım oranındaki tarihi düşüş değerlendirmesi:

“Pandemi, siyasete küskünlüğü kapatmak için kılıf olarak kullanıldı”

Cumhurbaşkanlığı seçimlerindeki bu düşüşü YENİDÜZEN’e değerlendiren siyaset bilimci ve akademisyenler, ‘siyasete ve siyasetçiye olan küskünlüğe’ dikkat çekerken, Yüksek Mahkeme Başkanı Narin Şefik ise Pandeminin, siyasete küskünlüğü kapatmak için kılıf olarak kullanıldığını savundu…

Cumhurbaşkanlığı seçiminin, ilk kez pandemi koşullarında yapılmış bir seçim olunmasına rağmen çok düzenli ve sorunsuz yapıldığına dikkat çeken Şefik, “Seçime katılmak istemeyenler, pandemi koşullarında sandığa gitmek istememelerini bir neden olarak öne sürüldü. Pandemi nedeniyle gidilmemesi için bir neden yoktu, her türlü tedbir alınmıştı. Pandemi, siyasete küskünlüğü kapatmak için kılıf olarak kullanıldı.” dedi.

Pandemi gölgesinde yapılan seçimi yorumlayan Şefik; “Herhangi bir şikayet duymadık, sadece birkaç sandıkta sıkıntı kulağımıza geldi. Ama pandemi ile ilgili hiçbir sıkıntı yaşanmadı. Umarım bir hafta sonra aynı özenle yapılır. Tek sorunun gayri resmi bildirilerin sanık kurulları tarafından bize ulaştırılmasında yaşadık. Kesin neticelerimiz 23 civarında hazırdı. Bu durumun düzelmesi, daha erken bilgi akışı sağlanması nasıl sağlanır kısmını bugün masaya yatırdık.” ifadelerini kullandı.

 

“%50’nin üzerinde olmasına mutlu oldum”

Seçim öncesi katılımın çok düşük olacağının adlandırılmasından dolayı %50’nin üzerinde olmasına mutlu olduğunu dile getiren Şefik,”Bugüne dek yapılan seçimlerin en düşüğüydü. Her koşulda %50’nin altına düşmesi çok daha büyük bir tartışma ve sorun çıkarırdı. Umarım gelecek haftaki katılım oranı daha yüksek olur. Ve seçilen kişi daha rahat, kendine güvenle görevine başlar.” dedi.

‘Siyasete küskünlük’ konusunu da yorumlayan Şefik, çarpıcı açıklamalarda bulundu:

“Seçime katılmak istemeyenler, pandemi koşullarında sandığa gitmek istememelerini bir neden olarak öne sürüldü. Pandemi nedeniyle gidilmemesi için bir neden yoktu, her türlü tedbir alınmıştı.

Pandemi, siyasete küskünlüğü kapatmak için kılıf olarak kullanıldı. Belki bir yaşın üstündeki kesim bu nedenle gitmedi ama büyük bir kesim, gitmek istemediği için pandmeiyi bahane olarak kullandılar.

Sandığa gitmek için hiçbir risk yoktu.

YSK’ya çağrıda bulunan bir büyüğümüz, dün alınan tedbirlerden dolayı bize teşekkür etmiş. Siyasete küskünlük içinde olanları sandığa getirmek oy talep edenlere kalmış bir husustur.” şeklinde konuştu.

 

“Dünyadaki düşüşe de şaşırmıyoruz”

Dünyadaki seçimlere katılım oranının da düştüğü konusunu değerlendiren Şefik, “Dünyadaki yetkilileri gördüğümüzde bu duruma şaşırmıyoruz.” dedi.

 

Referandum yorumu: “Seçim bittikten sonra daha detaylı bir açıklama yapacağım”

Anayasa değişikliğiyle ilgili referandumu da değerlendiren Şefik, seçimin ikinci turundan sonra daha kapsamlı bir açıklama yağacağını belirtti.

Konuya ilişkin genel bir açıklama yapan Şefik; “Çok az bir farkla kaybettiğimiz için çok üzgünüm. Keşke halkımız nereye oy verecekleri hakkında bilgi edinmekte daha fazla gayret sarf etmiş olsaydı. Bu nedir diye soranlar olmuş. Bu konuda çok çaba sarf ettik ama YSK kimliğimle bunu çok fazla şahsen yapamadım.

Bazı kişiler bu konuda hiç konuşmamayı seçti, ben konuştuğumda ise eleştirildim. Halk da yeterli gayreti göstermedi. Hayır çıkması için gerekçeleri doğru olmamakla birlikte pek çok kişi yanlış bilgilendirme kampanyası başlattı. Seçim bittikten sonra daha detaylı bir açıklama yapacağım.” dedi.  


YDÜ Siyaset Bilimi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Bilge Azgın:

“İnsanların önceliği seçim değildi, 2.turda katılım artar”

YDÜ Siyaset Bilimi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Bilge Azgın, seçmen sayısındaki düşük oranları halkın önceliğinin seçim olmamasına bağladı. “Pandemide işsiz kalan ve canı yanan pek çok insan var. Bu insanların önceliği seçim değildi” şeklinde konuştu. Sandığa gitmeyen küskün UBP seçmenleri de olduğunu ifade eden Azgın, “Bu düşüş şaşırtmadı. Beklenen bir durumdu” açıklamasında bulundu.

“Bu katılım iyi bile oldu” diyen Azgın, “Bu oran da son bir hafta yaşanan karmaşadan kaynaklandı, yoksa seçime katılanların sayısı daha da az olabilirdi” ifadelerini kullandı. “Sandığa gitmeyeceğim diyen kişilerin de bazıları fikir değiştirdi” dedi.

Dünyada, özellikle batıda genel olarak seçime katılan seçmen sayısında bir düşüş olduğunu ifade eden Azgın, “Son 20 yılda dünya genelinde bu katılım oranı %50 düşüş gösterdi. Bizdeki düşüş ise özellikle covid-19’dan dolayı” açıklamalarında bulundu.

En son seçime katılım oranının &60’larda seyrettiğini dile getiren Azgın, bu rakamın 2.turda %60,61 civarına çıkacağını düşündüğünü iletti. “Genel batı demokrasilerindeki göreceli düşüş, insanların apolitikleşmesi, politikadan soğuması ve iktidara gelen partilerin çok fazla bir değişiklik yapamamasından kaynaklanıyor” ifadelerini kullandı.


DAÜ Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler bölümü  öğretim üyesi Prof. Dr. Yücel Vural:   

“Bu kişiler siyasete olan inançlarını yitirdikleri için seçime katılmadı” 

Cumhurbaşkanlığı seçiminde oy sandığına gitmeyen kişilerin önemli bir bölümünün siyasete, siyasal partilere ve siyasetçiye tepki duyması nedeniyle katılmadığını  belirten Prof. Dr. Yücel Vural, esas bu grubun üzerinde durulması gerektiğinin altını çizdi.  

Vural, salgın nedeniyle duyulan endişenin katılımı ciddi derecede etkilemediği görüşünü de paylaştı.  

YENİDÜZEN’e sandığa katılım oranındaki düşüşü yorumlayan Vural, özetle şunları ifade etti:  

“Yurt dışında yaşayan ve ülkeye salgın veya başka nedenlerle gelemeyen kişiler de oldu. Bu olağan bir katılmama durumunu yansıtıyor. Bu nedenle bunu bir kenara koymak gerek. Bunun dışında her seçimde, siyasete önem vermeyen, beklentisi olmayan, siyasete ilgisiz kalan bir kesim var. Bu kesim siyasete olan ilgisizliği nedeniyle evde kalmak ya da başka bir aktivite ile uğraşmak ister, oy kullanmaz. Esas üzerinde durulması gereken grup ise siyasete, siyasal partilere, belki de diğer siyasal kurumlara ve siyasetçiye giderek artan düzeyde güvensizlik duyan kişilerden oluşuyor. Bu grubun katılmama eylemi bir tepkiyi yansıtıyor. Siyasetin veya siyasal partilerin çözüm sunamadığı durumlarda olağan katılma yöntemlerinden kopan kişilerden bahsediyorum.  Tepkileri nedeniyle artık siyasetten bir beklentileri olmayan bu kişiler, bir şekilde heyecan duyabilseydi, katılmaya hazır olacaklardı. Bu kişiler inançların yitirdikleri için seçime katılmadı.  

Küçük bir grup ise salgından dolayı katılım göstermedi diye düşünüyorum. Bu kesim ise çok büyük bir gruptan oluşmuyor.” 

Bu haber toplam 2292 defa okunmuştur
Etiketler : ,