1. HABERLER

  2. ÖZEL HABER

  3. AŞI VAR, GÖZLER PLANDA
“Ağır depresyon  yaşıyoruz, farkında değiliz”

“Ağır depresyon yaşıyoruz, farkında değiliz”

Pandemi ile birlikte birçok suç ve adli olay patlak verdi. Yargıya taşınan meseleler nedeniyle, Lefkoşa Ceza Mahkemesinde ciddi tıkanmalar yaşanırken, pandemi sürecinde de mahkeme koridorları hiç boş kalmadı.

A+A-

Devrim DEMİR

Ülkede artan suç ve çeşitleri kaygılandırıyor. Mart ayında Pandemi sürecinin başlaması ile suçlarda ciddi bir artış yaşandı.

‘Belirsizlik’ ve ‘kaygı’ birçok suçu da beraberinde getirdi. Temmuz-Eylül ayları arasında polis kayıtlarında ‘İnsan kaçırma’ ve ‘uyuşturucu’ ve ‘hırsızlık’ suçlarında ciddi artış yaşandığı gözlemlendi.

Yargıya taşınan meseleler nedeniyle, özellikle Lefkoşa Ceza Mahkemesi her gün gelen tutukluluk taleplerine yetişemez durumda.

Pandemi sürecinde de mahkeme koridorları hiç boş kalmadı.

Yılın ilk dokuz ayında yüklü miktarda ele geçirilen uyuşturucu ile beraber yüzlerce kişi ileri işlem için mahkemeye sevk edilirken, ülkenin tek psikiyatri hastanesi olan Barış Ruh Hastanesi’ne son 9 ayda on binlerce kişi başvuru yaptı.

 

Belirsizlik ‘saldırganlaştırdı’…

Uzmanlar, pandemi sürecinde kişilerde ileri boyutta ‘ölüm korkusu’ ve ekonomik belirsizlikle beraber toplumda bir saldırganlaşma olduğunu gözlemediklerini kaydetti.

YENİDÜZEN’e konuşan Uzman Sosyolog ve Aile Terapisti Nihal Salman, toplum olarak darmadağın olduğumuzu dile getirdi.

Salman, devletin acilen önlem almaması halinde suç oranlarında ciddi bir artış olacağına değindi.

Hırsızlık ve soygun patladı…

Pandemi sürecinde ‘İnsan kaçırma’ , ‘uyuşturucu’ ve ‘hırsızlık’ suçları azımsanmayacak boyuta ulaştı. Temmuz-Eylül ayları arasında ‘zorla insan kaçırma’ ve ‘sahtekârlıkla para temini’ suçlarındaki artış da polis kayıtlarında ilk sırada yer aldı.

Pandemi süresinde ‘şiddet’ arttı…  

Salgın nedeniyle kapanma sürecinde ev içi şiddet olaylarında da ciddi bir artış yaşandı. Özellikle Ağustos ayında adanın hemen her bölgesinden şiddet olayları mahkemeye yansıdı.

Ocak-Ağustos ayları arasında kadına şiddet şikâyetinden polise 718 başvuru yapıldı.


 

Uzm. Sosyolog ve Aile Terapisti Nihal Salman:
“Toplum olarak dağıldık”

Covid-19 salgını ile birlikte toplumu ve salgının toplum üzerine etkilerini aktaran Uzman Sosyolog ve Aile Terapisti Nihal Salman, “Covid-19 tüm dünyayı etkiledi ancak biz toplum olarak darmadağın olduk” dedi.

Salman, pandemi yüzünden zor bir dönemden geçirildiğini sosyal izolasyonla beraber gelecek kaygısı, işsizlilik ve ekonomik sıkıntılar nedeniyle toplumun depresyona girdiğini kaydetti.

Depresyon vakalarında da ciddi bir artış yaşandığını kaydeden Salman, içinde bulunduğumuz seçim sürecinde yaşanan bölünmenin de insan ayrımına neden olduğunu söyledi.

Toplum olarak ciddi bir dağılma yaşandığını ifade eden Salman, “ekonominin getirdiği belirsizlikle toplumda ciddi bir öfke patlaması yaşanmakta. Kişiler sağlıktan önce maddiyatı düşünmek zorunda olduğu için ciddi bir stres yaşanıyor. Taksitler ödenemiyor, belirsizlik nedeniyle her an bir suç işlenebiliyor. Devlet eliyle bir an önce önlem alınmalı yoksa toplumda istenmeyen olaylara tanık olacağız” dedi.

 “Ağır depresyonlar yaşıyoruz”

Covid-19 salgının bitmesinin ardından dahi salgının toplum üzerindeki etkilerinin devam edeceğini açıklayan Salman, “Boşanma oranları, mutsuzluk, depresyon ve şiddette artış yaşanıyor. Bunlar hepsi birbirini tetikleyen konulardır” dedi. Depresyonda ya da mutsuz olduğumuzun farkında bile olmadan kendi kendimize iyileşmeye çalıştığımızı ifade eden Salman, “Ağır depresyonlar yaşıyoruz, farkında değiliz” ifadelerini kullandı.

Mutsuzluk ve depresyon yaşayan bireylerde ön plana çıkan sorunlardan bahseden Salman, intihar oranlarının da artabileceğine dikkat çekti.


Eczacılar Birliği Başkanı Umut Öksüz:
“Antidepresan kullanımı küçük yaşlara kadar düştü”

YENİDÜZEN’e konuşan Eczacılar Birliği Başkanı Umut Öksüz, antidepresan ilaç kullanımında ciddi bir artış yaşandığına dikkati çekti.

Öksüz, ekonominin ve pandeminin getirdiği belirsizlikler nedeniyle toplumda depresan ilaç kullanımında gözle görülür bir artış yaşandığına işaret etti.

‘Yeşil reçete’ ile satılan ilaçların da Sağlık Bakanlığı tarafından kontrol alınması gerektiğini işaret eden Öksüz, “Yeşil reçete ile satılan ilaçlarda suiistimal hat safhada. Önerimiz bakanlık bir an önce otomasyon ve ilaç takip sistemine geçmeli” dedi.

Öğrenciler ‘Yeşil reçete’ ilaçlarına yöneldi…

 Öksüz, ülkede bulunan tabancı uyruklu çok sayıda öğrencinin de ‘yeşil reçete’ ilaçlarına yöneldiğine dikkati çekti. Eczacıların da bu talepler karşısında ciddi sıkıntılar ve tehlike yaşadıklarını ifade eden Öksüz, “Bir hasta geçmiş dönemde nöbetçi eczanemizden satışı reçetesiz yasak olan ilaç talebinde bulundu. Reçetesiz ilaç verilmediği için eczacı fiziksel şiddete maruz kaldı. Ekonomik belirsizlik antidepresan ilaç kullanımını da tetikledi ve bu kullanım küçük yaşlara kadar düştü” dedi.

Bu haber toplam 1438 defa okunmuştur