
"AB- Mercosur anlaşması Avrupalı çiftçilerin hedefinde"
Mercosur ülkeleri olarak anılan, Arjantin, Brezilya, Uruguay ve Paraguay ile 17 Ocak’ta imzalanan AB- Mercosur anlaşması Avrupalı çiftçilerin hedefinde.
Aysu Basri AKTER - STRAZBURG
Mercosur ülkeleri olarak anılan, Arjantin, Brezilya, Uruguay ve Paraguay ile 17 Ocak’ta imzalanan AB- Mercosur anlaşması Avrupalı çiftçilerin hedefinde.
Dün Starsbourg’da hayatı durduran eylemler ve tepkiler devam ederken, Avrupa Parlamentosu bugün anlaşmanın Avrupa Birliği Adalet Divanı’na gidip gitmeyeceğini oylayacak.
Anlaşmaya göre, Sanayi ürünlerinde %90’ın üzerinde gümrük vergisi azaltımı hedeflenirken, pirinç, soya, et ve şeker benzeri tarım ürünlerinde kota ve indirimler getirilmesi öngörülüyor. Avrupalı çiftçiler ise, ucuz Güney Amerika ürünlerinin Avrupa pazarında rekabeti artıracağı endişesinde…Bu tartışmalar büyük eylemlere sahne olsa da Mercosur anlaşması aslında iki büyük ekonomik blok arasında daha geniş bir serbest ticaret alanı kurulması anlamına geliyor.
Anlaşmayla yaklaşık 700 milyon insanı kapsayan dev bir pazar ortaya çıkabilir. Bu da dünya genelinde en büyük ticaret alanlarından biri olarak kabul ediliyor.
Yani AB’nin Avrupa dışında dünyaya açılım hedefleri kapsamında son derece kritik bir anlaşma.
Anlaşma hayata geçerse, gümrük vergileri azaltılarak makine, otomobil, ilaç gibi Avrupa ürünleri Mercosur pazarına daha kolay girerken, Mercosur’un tarım ürünleri de Avrupa’ya daha kolay ve düşük vergiyle ulaşacak.
Anlaşma, küresel ticarette ABD ve Çin’e karşı dengeli ve çok taraflı ticaret ilişkileri kurulması açısından son derece önemli ve kritik bir adım olarak görülüyor.
İşte Avrupa Parlamentosu bugün bu anlaşmayla ilgili önemli bir karar verecek.
Üye ülkeler anlaşmanın, AB yasalarına uygun olup olmadığı konusunda Avrupa Birliği Adalet Divanı’na gidip gitmeyeceğini oylayacak.
Eğer anlaşma Divana gider ve Divan’ın görüşü olumsuz olursa, anlaşma yürürlüğe girmeyecek ve bunun ağır siyasi etkileri de olacak.
Avrupa Komisyonu Başkanı ve üyelerini doğrudan etkileyecek olan bu karar, bu anlaşmanın hukuki ve siyasi sorumluluğunu doğrudan üstlenen Ursula Von Der Leyn’in günün sonunda istifa ya da güvensizlik oylamasıyla düşmesi önemli ihtimaller arasında.


















