1. HABERLER

  2. ÖZEL HABER

  3. 'Bakanlık aşı için bir an önce çalışma yapmalı'
"19 yaşında başladı, çevresi O'nu ölüme götürdü…"

"19 yaşında başladı, çevresi O'nu ölüme götürdü…"

Polis korkusuyla paniğe kapılarak elindeki 7 gram kokaini yutarak yaşamını yitiren Buğra Nil Kaptan’ın annesi Dervişen Uyguroğlu YENİDÜZEN’e konuştu: “Bir anne için dünyanın yıkıldığı an, evladının uyuşturucu kullandığını öğrendiği andır”

A+A-

 

Devrim DEMİR

Mağusa’da 18 Eylül tarihinde 7 gram kokain yutarak yoğun bakıma giren ve 29 Eylül tarihinde hayatını kaybeden 30 yaşındaki 1 çocuk annesi Buğra Nil Kaptan’ın annesi YENİDÜZEN’e konuştu…  

Tek çocuğunu kaybeden anne Dervişen Uyguroğlu’nun sözleri, ailelere ve uyuşturucu batağındaki gençlere ibretlik niteliğinde…

Uyguroğlu, “Kızım uyuşturucu içtiğini bana 19 yaşında itiraf etti. Hazırlıklıydım bir gün telefonum çalacak gelin kızınız kaza yaptı derler diye düşünürken, bunun olabileceğini hiç düşünmemiştim” dedi.

Uyuşturucu suçu işleyenlerin ve kızının bu şekilde ölümüne suskun kalanların hapse gönderilmesi yerine, rehabilite edilmesi gerektiğini söyleyen Uyguroğlu, “Hapis asla çözüm değil. Ama bu gibi insanlar rehabilite edilerek kendi kendi ile yüzleşebilir” sözlerini kullandı.

 

“Koleje giderken alkol deneyimi vardı”

Dervişen Uyguroğlu, kızının alkol deneyimi olduğunu, kolej yıllarında arkadaşları ile evde sürekli aldığı alkol yüzünden tartıştıklarını anlattı.

Uyguroğlu şunları anlattı: “Film nerede koptu diye düşünüyorum. Kızımın alkol deneyimi kolej yıllarında başladı. Arkadaşları yine aynı kişilerdi, burada balkonda oturup içiyorlardı ve ben bu konuda çok tartıştım Buğra’yla. Kendime de öz eleştiri yapmaktan çekinmem, kızım benim elimden ne zaman uçtu? Tek çocuktu sürekli dersten derse koşuyorduk. 17 yaşında okumak için Londra’ya gitti. Ben o dönem babası ile ayrılma aşamasındaydım. Babaya çok düşkündü, boşanma sürecinde hep beni suçladı, ben de otoriter bir kadındım. O dönemde Buğra için baba profili çok önemliydi ve gözlerinde tek suçlu benmişim gibi ifadeleri vardı”

 

“Sürekli bir kıyas içindeydi”

Eşiyle boşandıktan sonra, kızının hem kendinde hem de babasında kaldığını anlatan Uyguroğlu, boşanma dönemindeki anne ve babalara da ciddi serzenişte bulundu.

Boşanma sürecinde anne ve babaların kendi dertlerine düştüğünü, çocuklarının ciddi bir sevgi yoksunluğu içine girdiklerini, fark etmediklerini gözleri yaşlı bir şekilde anlatan Dervişen Uyguroğlu şöyle konuştu:

“Buğra ile iletişim kopukluğumuz hep oldu. Babası yeniden evlendi, Üniversite yıllarında hem ona hem bana geliyordu. Bir gün bana 'Anne benim hiç özel bir odam olmadı' dedi. Sürekli bir kıyas içindeydi o dönemlerde, boşanma aşamasındaki anne ve baba arasında iletişim yoksa çocuk bu arayı istediği gibi kullanabilir”

 

 “Aldığım o koku ile acı gerçeği öğrendim”

“Bir anne için dünyanın yıkıldığı an, evladının uyuşturucu kullandığını öğrenmesidir” diyen Dervişen Uyguroğlu: “Bir gün odasından çok ağır, çok pis bir koku geldi. Buğra'ya bunun ne olduğunu sordum, çünkü ben ne alkol ne de sigara kullanan biriyim, bu koku ne olabilirdi? Bana Hintkeneviri olduğunu söyledi. 'Ne zaman tanıştın' dedim, bana '19 yaşında' dedi. Ama doğru mu değil mi bilmiyorum. Bunun suç olduğunu nasıl böyle bir maddeyi evde tuttuğunu sordum. Bana cevaben ‘Anne ben sakinleştirici alınca zombi gibi uyanırım ama bu beni çok rahatlatır’  dedi. Gecelerce uyumadığını, kıvrandığını bilirim. O gün, bu konuşma sonrası, iki buçuk yıl bir daha evde o kokuyu almadım. Çünkü eve bir daha getirmedi”.

 

“Çok güzel bir anneydi” 

Üniversite yıllarında tanıştığı biriyle arkadaşlık kurduğunu ve kızının hamile kaldığını anlatan Dervişen Uyguroğlu, 2013 yılında torunun dünyaya geldiğini kızının bambaşka bir insan olduğunu söyledi.

Uyguroğlu’nun ifadeleri devamla şöyle: “Buğra anne olduktan sonra ilgisi sadece bebeği oldu. Onu hep izledim, iki buçuk sene boyunca bebeğini emzirdi, onu koynundan bir an olsun düşürmedi. Buğra çok güzel bir anneydi.  Filmin başka bir kısmı da bu dönemde koptu. Eşiyle tartıştılar, ayrılma aşamasına geldiler sonra yeniden ayrı eve çıktı. Biz uzun bir süre kopuk kopuk görüştük. Ama kızımın ‘Kokain’ içtiğini hiç görmedim, bilmedim. Benimle görüşmediği sürede onun çevresindeki insanlar kızımı sürekli ‘yasak eczane’ olarak adlandırdığım torbacılara gönderiyordu, kızımın bazı maddeler kullandıklarını biliyorlardı çünkü”.

 

“Anne evladım torbacılara amca diyor”

Yıllarca tek evladının uyuşturucu pençesinden kurtarmak için, girdiği çevreden çekip almak için tek başına mücadele ettiğini anlatan acılı anne, kızının bu çevreden kurtulmak istediğini, ama bazı şahısların peşini bırakmadığını anlattı. Buğra'nın 2018 yılında eşinden ayrıldığını ve birlikte yaşamaya başladıklarını anlatan Uyguroğlu şöyle devam etti: “Buğra’nın bir şeylerle uğraşması için banka sınavına yönlendirdim. Girdi ve kazandı, çok zekiydi. İstanbul’a bir ay eğitime gitti. Çok mutluydum, bu kez başaracağına inandım. Çevresinden kurtularak yeni bir hayata gireceğini sandım. Bir gün bana ‘Anne evladım torbacılara amca diyor bu benim çok zoruma gider’  dedi”

 

Öfke nöbetleri, suçluluk duyguları…

Kızının evden yeniden ayrılarak birilerine sığınmaması için geri çekildiğini, sadece uzaktan incelediğini anlatan anne Uyguroğlu: “Onu eleştirdiğim bir gün çok kötü kavga ettik. Ben doğurduğum kızımı tanıyamadım, korkudan yorganın altına sığındım ve sadece dua ettim, sabır istedim. Her seferinde eve gelip kendi kendine lanet ettiği anlara tanıklık ettim. Bir gün eve geldi bana ‘Allah beni kahretsin ben insan olmayacağım, sabaha kadar kokain çektim’ dedi. Kokain içtiğini bilmiyordum, kız arkadaşı vardı, ona sordum, bana kokainin yalnız içilmediğini kalabalık parti ortamlarında bu tür uyuşturucu maddelerin kullanıldığını söyledi, bütün arkadaşlarından nefret etmiştim. Telefonu bozuk olduğu için başka bir telefon kullanıyordu. Yeni telefon alınca eski telefondaki sosyal medya hesabından çıkmayı unuttu. Önüme düşen mesajda, farklı bir terimle 'kullandın mı' diye soruyordu”…

 

Son gece 21.30’da konuştular…

Basının haberleri çok acımasızca, araştırmadan yazdığını ifade eden Dervişen Uyguroğlu, o gece olayda geçen arabanın kendisine ait olduğunu ancak polisin kendisini hiçbir şekilde aramadığını ifade etti. Kızı Buğra’yı en son 18 Eylül Cuma günü gördüğünü, Mağusa’ya arkadaşına gideceğini, orada kalacağını söyleyerek evden ayrıldığını ifade eden Uyguroğlu, “Buğra çok dalgın ve unutkan bir kızdı. Arabanın evraklarını evde tutuyordum. Gece saat 21.30 gibi beni aradı, polisin çevirme yaptığını söyledi. Arabanın evraklarını hemen internet üzerinden gönderdim, bir daha da görüşmedik” diye konuştu.

 

“Buğra’nın ölümü ile ilgili boşlukların hesabını kim verecek?”

Kızının 18 Eylül akşamı Mağusa’da üç arkadaşı ile ne yaşadığını, onlardan başka kimsenin bilmediğine dikkati çeken Dervişen Uyguroğlu, kızı Buğra’nın ölümünden sonra sadece İskele Polisi’nin eve gelip ifade aldığını söyledi.

Açıklamalarda ‘kokain’ yüzünden kızının öldüğüne dair iddialar olmasına rağmen kızının komaya girdiğine ilişkin haberi arkadaşından öğrendiğini belirten Uyguroğlu, “Kızımın arkadaşı beni 19 Eylül tarihinde aradı. 'Kızın yüksek dozda uyuşturucu yuttu, durumu ciddi' dedi. Ne bir polis evime geldi, ne de arayıp bilgi verdi. Mağusa Hastanesi'ne koştuk. Kızım geceden hastaneye götürülüyor, o kayıtlara nasıl geçti? Bir geceliğine kiraladıkları site içinde o zaman diliminde neler yaşandı? Siteye ambulans gidince kızımın ağzından kan gelmiş, bu sürede neler oldu?  S.O.’nun ifadesi sonucu polisi arıyor ve oradakiler soruşturulmak üzere tutuklanıyor. Kızım ambulansa bindi, kalbi durdu sonra yeniden hayata geldi. Buğra’nın ölümünde çok boşluklar var” ifadelerini kullandı.

 

“Hapse girmek cezalandırmak değil”

Uyguroğlu 'o geceye' ilişkin şöyle konuştu: “Ben kimsenin bu saatten sonra hapse girmesini istemem, öyle bir beklentim yok. Buğra'nın ölümü ile ilgili açıklanmayan şeyleri bilen o üç kişidir. Bu çocukları kazanmak lazım. Hapse değil rehabilite merkezine götürülmeye ihtiyaçları var. Siteden baygın, kalbi durmuş alındı Buğra. Bu kaybedilen saat diliminde sitede Buğra'yı baygın izlediler mi yoksa orda farklı bir şeyler oldu mu?”

 

“Torunum annesini kaybettiğimizi bilmiyor”

“Buğra’nın kısa metrajlı filmi 30 yaşına kadardı. Kızım şimdi toprak altına girdi. Torbacılar çok rahat dolaşıyor. Bu büyük bir sorun. Kızının da bu maddelere çok rahat ulaşıyordu” diyen Uyguroğlu, “Narkotik polisi beni gelip sorgulamadı, kızımın uyuşturucu içtiğini inkâr etmiyorum ama burada bir tuhaflık var” dedi.

Uyguroğlu “Buğra’nın kızı annesinin öldüğünü bilmiyor, ona çok buzlu su içtiğini ciğerlerinin şiştiğini ve tedavide olduğunu söyledik. Psikolog yardımı ile artık açıklayacağız. Buğra çok iyi niyetli bir kızdı, çok kurtulmak istedi ama peşini hiçbir zaman bırakmadılar onunla ilgili hep korkularım vardı, ama bunu hiç tahmin etmemiştim” şeklinde anlattı.  

Bu haber toplam 9245 defa okunmuştur
İlgili Haberler