1. HABERLER

  2. RÖPORTAJ

  3. “Sorun kendi kafalarımızda, taleplerde ve seçim yarışında”
“Sorun kendi kafalarımızda, taleplerde ve seçim yarışında”

“Sorun kendi kafalarımızda, taleplerde ve seçim yarışında”

YENİDÜZEN’e konuşan Ekonomi ve Enerji Bakanı Hasan Taçoy, hükümet bozuluyor, yeni hükümet arayışları iddialarına “hükümette sorun yok” dedi

A+A-

Fayka Arseven KİŞİ

Ekonomi ve Enerji Bakanı Hasan Taçoy, hükümette sorun olmadığını söyledi ve  “Sorun kendi kafalarımızda veya dışardaki taleplerde veya seçim yarışında. Seçim yarışı içerisinde gösterilmek istenen ‘ben daha güçlüyüm benim istediğim olur’ gibi tartışmaya girilmesi noktası vardır” dedi.

Taçoy, “Hükümetin bir kaşık suda fırtına çıkarırmış gibi miadını doldurdu denmesinin tek bir sebebi var; Cumhurbaşkanlığı seçimi” değerlendirmesinde de bulundu.

“İçişleri Bakanı Ayşegül Baybars’ın görevden alınması UBP tarafından talep edildi mi” sorusuna ise Taçoy, “Eğer bir başbakan bir bakanın görevden alınması gerektiğini düşünürse koalisyon hükümeti olduğuna bakmaz zaten ‘görevden alıyorum, bana bir isim verirseniz verin’ der. Başbakan uygun gördüğü zaman da ‘seninle çalıştığıma memnundum’ der gönderir” açıklamasında bulundu.

Taçoy ile hükümet hakkındaki söylemleri, yeni hükümet arayışı iddialarını, ekonomiyi ve gündeme dair birçok konuyu konuştuk.

“Sorun kendi kafalarımızda veya dışardaki taleplerde veya seçim yarışında. Seçim yarışı içerisinde gösterilmek istenen ‘ben daha güçlüyüm benim istediğim olur’ gibi tartışmaya girilmesi noktası vardır.”

  • YENİDÜZEN: Hükümet bozuluyor, kuruluyor iddiaları her gün söyleniyor. Nedir yaşananlar?
  • Hasan TAÇOY: Kabinede bir sıkıntı görmüyorum. Tartışmalar olur ancak medeniyet sınırları içerisinde. Herkes fikrini söyler ve kararlar oybirliği ile alınır. Emirname konusunda oldukça tartışma oldu. UBP, eski emirnamenin devamından taraf.  Yayınlanırken emirname gözden kaçan unsur olan 27 A ve B maddesi konusunda gelen şikayetleri Başbakan ve bizler değerlendirdik. Müktesebatların devamı konusunda karar ürettik ve o kararın aynı şekilde devamını arzuladık. Bunlar da Başbakan Yardımcısı ve ilgili bakanla iletildi. Günün sonunda yanlış anlaşılma veya düzeltmenin olabileceği noktasının ötesinde emirnamenin tamamen ortadan kaldırılıp Fasıl 96’ya geçiş gibi bir öngörü oldu ki o gelinen aşamadan sonra Fasıl 96’ya gitmek mantık olarak sürenin içerisinde doğru hareket tarzı mı değil mi tartışmalarına yol açtı.
    Günün şartlarına uygun bir emirname gerekli mi? Evet gereklidir. İhtiyaç olan seçim öncesi bu işin anlaşılmayan hususlarda, tarafların bu işin içerisine girebilmesini sağlayabilmektir. Ayşegül hanım bunu tam ters biran önce geçirme arzusu içerisindeydi. Bakanlar Kurulu’nda verdiği bilgide bunun belli bir noktaya geldiğini söyledi. O konuda da bir sorun olduğuna inanmıyorum.
    Sorun kendi kafalarımızda veya dışardaki taleplerde veya seçim yarışında. Seçim yarışı içerisinde gösterilmek istenen ben daha güçlüyüm benim istediğim olur gibi tartışmaya girilmesi noktası vardır. Ağır başlılığını korumak mecburiyetindedir ve o hareketle devam etmek mecburiyetindedir. Ortağımızla nasıl anlaşabileceğimiz, uzlaşabileceğimiz konularında da ilgili kişilerle de temaslarımızı devam ettiriyoruz.

 “Gazetelerin büyüttüğü kadar değil. Tabii bazı çevrelerle HP’nin de bizim de tartışmalarımız var. O çevreler bu işi büyütebilme adına bu işi büyütüyorlar, kendi işlerinin de devamını sağlayabilmek için”

 

  • YENİDÜZEN: Uyumdan bahsettiniz ancak dışardan bakıyoruz. Uyum yok. Geçen hafta UBP Genel Sekreteri ile İçişleri Bakanı arasındaki kriz. Onun devamında HP vekillerinin tepkisi…
  • Hasan TAÇOY: UBP Genel Sekreteri Ersan Saner yapmış olduğu açıklamanın yanlış bir şekilde yansıdığını bir basın açıklaması ile düzeltti. Ama sanal ortam kahramanları bunun daha farklı olduğunu vatandaşa pompalama yapıyor. Bizim öyle bir sorunumuz yok. Saner’in, asla böyle bir şey söyleyeceğini düşünmem. Bunlar o yüzden konuşulup anlaşılabilecek şeyler. Gazetelerin büyüttüğü kadar değil. Tabi bazı çevrelerle HP’nin de bizim de tartışmalarımız var. O çevreler bu işi büyütebilme adına bu işi büyütüyorlar, kendi işlerinin de devamını sağlayabilmek için.

 “Eğer bir başbakan bir bakanın görevden alınması gerektiğini düşünürse koalisyon hükümeti olduğuna bakmaz zaten ‘görevden alıyorum, bana bir isim verirseniz verin’ der. Başbakan uygun gördüğü zaman da ‘seninle çalıştığıma memnundum’ der gönderir. ”

 

  • YENİDÜZEN: Geçen hafta Tatar-Özersay görüşmesinde, Ayşegül Baybars’ın görevden alınmasını UBP kanadı talep etti mi?
  • Hasan TAÇOY: Ben Başbakan’a önceki gün sordum. O görüşmede bu konu konuşulmadı. Eğer bir başbakan bir bakanın görevden alınması gerektiğini düşünürse koalisyon hükümeti olduğuna bakmaz zaten ‘görevden alıyorum, bana bir isim verirseniz verin’ der. Bir başkanın yetkisindedir bu. Zaten bu görevlere atanmış olarak geliyoruz. Yoksa hepimizin asli görevi milletvekilliğidir. Bu görevlerden bakanlıklara geliyoruz. Başbakan uygun gördüğü zaman da ‘seninle çalıştığıma memnundum’ der gönderir.
     
  • YENİDÜZEN: Özel jet olayında birkaç bakanın ismi geçti ama günün sonunda Ünal Üstel sadece görevden alındı. Sizce Üstel’in görevden alınması doğru muydu?
  • Hasan TAÇOY: Başbakanın 1 değil 3 kişiyi görevden alma niyeti oldu. Ancak sonuçta bir kişi değiştirdi. Genel başkanlar çalışacakları ekipleri kendileri belirlerler. Tabi grubunun görüşünü almıştır. Başkan’a özel jet olayıyla ilgili polis raporunun değerlendirmesi konusunda kendisine yetki verilmişti. O günkü gündem konusunda jet olayı olduğu için jet olayına bağlı bir değişiklik oldu.
    Başkan, bir değişikliğin hükümet açısından doğru olacağını düşünmüştür.
    Ben kesinlikle bir taraf istedi diye yaptı noktasında değilim. Talep edilse bile yetki başkandadır. Başkan da bunlara cevap verebilecek noktadadır.
     
  • YENİDÜZEN: Hükümet değişikliği görüyor musunuz?
  • Hasan TAÇOY: Meclis’te grubu olan 3 siyasi parti vardır. Bu grupların iki tanesinin 26 sayısına sahip olmadığı için bir koalisyon hükümetinin olması gerekliliği olduğunu gözlemliyoruz. Şuan konuşulanları gülerek seyrederim; genel kurulda çoğunluğu sağlama olarak bakılıyor. Meclis sadece genel kuruldan ibaret değil. Meclis aritmetiği çok farklı bir şeydir. Komiteleri, divanı var. Kurulacak olan diğer komiteler var. Bunlarda da çoğunluk sistemi vardır. Bu sistemde grubu olan siyasi partiler çoğunluğu sağlamazsa orada bir kilitlenme olur ve hiçbir şey üretilmez. Sayının sadece Genel Kurul’daki 26 ile değil, grubu olan siyasi partiler tarafından 26’nın bulunmasının ayrıca bir önemi vardır. Bugünkü şartlarda baktığınızda UBP ile HP’nin olmadığı CTP’nin olmadığı bir hükümet kurulmaz. YDP, DP ile hükümet kurulmaz mı? Kurulur. 26 sayısını bulursunuz ancak komitelerde bu sayı olmadığı için bir erken genel seçim hükümeti olarak nitelendirilir.
     
  • YENİDÜZEN: UBP’nin yeni bir hükümet kurma arayışı var mı?
  • Hasan TAÇOY: Dedikodularda böyle bir şey var ama gerçekte ben bunu görmedim. İnsanlar dışarda bunu konuşuyor. Ama işin içerisinde bunun öyle olmadığını görüyorum.
     
  • YENİDÜZEN: Hükümet Cumhurbaşkanlığı seçimine kadar devam eder mi?
  • Hasan TAÇOY: Aslında dedikodular bu nedenle de çıkıyor. Bu hükümet arzu edilirse seçime kadar devam eder. Pandemi döneminde alınan tedbirlerde her zaman alkış alan taraf oldu hükümet. Hükümetin bir kaşık suda fırtına çıkarırmış gibi miadını doldurdu denmesinin tek bir sebebi var; Cumhurbaşkanlığı seçimi.
     
  • YENİDÜZEN: Buna hükümetin genel başkanları da dahil mi?
  • Hasan TAÇOY: Herkes bir yarış içerisindedir ve bu yarışa hükümet ortakları da adaydır. Bu da doğal olarak böyle bir şeyi yaratabiliyor. Suni veya doğal olarak yaratılan rekabet koşulları içerisinde kişilerin ne beklediği veya nasıl bir ortam içerisinde olduğunu aday olmayan kişiler anlamaz. Çünkü onların üzerlerinde çok daha farklı bir baskı vardır. Bilgiler onlara ulaşır. Onları değerlendirmek, yorumlamak onların kendi aralarındaki çekişmeye de yansıyabilir. Burada önemli olan şudur; gerçeği yansıtacak analizleri yapabilmedir. Yani bir siyasi partinin veya kişinin bir yarışmaya girerken elde edebileceği potansiyel güç. Bu analizin yapılabilmesi için kendi kendini ölçebilmesi gerekir. Bunu da örgütleri, teşkilatları yapar. Bir tek oyuma sahip olayım değil, vizyonuma sahip olayım demelidir.
     
  • YENİDÜZEN: Seçim sisteminin değişmesinden karma oyun kaldırılıp, barajın yüzde 10’a çıkarılmasını da sürekli gündeme getiriyorsunuz. Nedir sizi rahatsız eden?
  • Hasan TAÇOY: Eğer bir siyasi partiysem ve bir gücüm varsa ve iddialıysam bir yarışta bunu kabul ederim. Eğer yoksa ben o yarışa girmem. Karma oyun olmaması gerektiğini çoktandır söylüyorum. Yine gündeme getirmek istedim.

“Siyasi partiler gücü olduğuna inanıyorsa gelirler ve barajı yükseltiriz. Karma oyun kaldırılması da aynı şekilde siyasi partilerin gücüne bağlıdır.”

  • YENİDÜZEN: Özellikle sağda yeni oluşumlar bu düşüncenizi tekrardan dile getirmenizi tetikledi mi?
  • Hasan TAÇOY: UBP’nin kök bir tabanı vardır. O da seçimlerde belli bir gücü gösterir noktadır. UBP’nin o nedenle bunlardan hiçbir çekincesi olmaz. Biz kişi olarak çekinebiliriz ama partinin gücü ordadır. Siyasi partiler gücü olduğuna inanıyorsa gelirler ve barajı yükseltiriz. Karma oyun kaldırılması da aynı şekilde siyasi partilerin gücüne bağlıdır. Kişi değil, siyasi görüşünüz oy alacak. Bunun yanında baraj geçeceksiniz, bir güç sergileyeceksiniz. Bunun ikisinin bir arada olabilmesi için en doğru sistem budur. Gelecekte yaşanacak olan iktidarlarda daha güçlü iktidarların olabilmesini sağlayacak sistem budur. Şimdi tam zamanıdır ve halk tarafından bunun talep edilmesi gerekir.
    İki grubun evet demesiyle bu olur. Bu ister CTP ister HP olur.
     
  • YENİDÜZEN: Bunu CTP ve HP ile görüştünüz mü?
  • Hasan TAÇOY: Bunu Hasan Taçoy’un görüşü olarak ortaya koydum. Başbakan Ocak’a kadar seçim dedi. Eğer Ocak’a kadar seçim olacaksa şimdiden bunu yapalım. Ortaya koyalım sonra iki ayağımızı bir pabuca sokmayalım. Tek bölgeli seçim sistemi içerisinde karma oy ortadan kaldırılmalıdır. Ülkedeki güç dengelerinin yerine oturmasını sağlar. Daha sağlam yapının mecliste temsil edilmesini ortaya çıkarır.   

“Vatandaşın seçim değil, geçim gailesi var”

 

“Çarklar dönmüyor. Çarkın bazı dişleri kırıktır. Durum kötü mü? Evet. Bizim beklediğimizden kötüdür. İyiye gider mi? Gidecektir.”

 

  • YENİDÜZEN: Başta söylediniz partilerin seçim gailesi var ama vatandaş da bunu görebiliyor musunuz?
  • Hasan TAÇOY: Vatandaşın geçim gailesi var. Ekonomik olarak nereye gideceğini bilemiyor. Ülkenin nüfusu önemli oranda azaldı. Şuan olması gereken nüfusun çok altındayız. Bu ekonomiyi olumsuz etkiledi. Çarklar dönmüyor. Çarkın bazı dişleri kırıktır. Durum kötü mü? Evet. Bizim beklediğimizden kötüdür. İyiye gider mi? Gidecektir.
     
  • YENİDÜZEN: Şuan böyle bir öngörünüz var mı?
  • Hasan TAÇOY: Şuan için yok. Kamu gelirleri belli bir düzeyde gidiyor. Ancak ekonomik daralmanın yüzde 30 civarında olduğunu gözlemliyoruz.  Turizm yok, öğrenci yok ve sürekli istikrarsız tavırlar… İşte mesela karantina olsun veya olmasın,7 gün karantina olsun gibi… Bunlar olumsuzluktur ve ekonomiyi etkiler. Önümüz bayram Yaygın Bulaşıcı Hastalıklar Kurulu dedi ki; 7 gün karantina olsun. Bunu duyan herkes uçak biletini iptal eder. Çünkü insanlar tatile gelecek, karantinaya girmek istemez. Eğer bunu yaparsak insanlar gelmez. Ekonomide bundan oldukça olumsuz etkilenir.
     
  • YENİDÜZEN: Bakanlar Kurulu en çok da alığı kararları tekrardan düzeltmekle eleştiriliyor. Sizce de öyle misiniz?
  • Hasan TAÇOY: Kararlarımızda bir adım öne bir adım geri değil tam anlamıyla kararlarımızın peşinden gidiyoruz.  Mart ayında hiçbir şey belli olmadan Mayıs sonuna kadar bir süreç belirledik. Net bir dille şunu ifade ettik; devletin gelirlerini sıfır sayıyoruz. Ancak biz bu rakamlar içerisine 75 milyon Nisan 75 milyon da Mayıs ayına yazdık dedik.  Eğer elde edeceğimiz gelir 150 milyonu geçmezse borçlanmamız gerekir dedik. Nitekim sonuçta bu ülkenin insanları devlete olan yükümlülüklerini yerine getirdi. İkinci Ekonomik Paketi çıkardık.  Bunda da birçok konuda bahsettik. Ağustos ayında 3’ncü paket gelecek. Buradaki tek engel şu;  bankada donuğa düşen veya çek yasağında olan kişilerin kredi alamaması. Kişiler zorluk yaşayacak. Eğer donuğunuz Ocak ayı öncesi ise zaten bu krizde değil siz zaten krizdeydiniz. Ama Ocak’a kadar krize girmemiş işletmenin Ocak sonrası krize girmesini çek yasağına girmesini saymıyoruz. Bunları dikkatle takip edip gereğini yapıyoruz.
     
  • YENİDÜZEN:3’ncü pakette neler var?
  • Hasan TAÇOY: Bu ülkenin eğitim ve turizm dışında daha farklı sektörleri var ve bunlara da ulaşmalıyız. Gerek bölgesel gerekse sektörel olarak destekler için birçok proje gerçekleştirdik. Dipkarpaz bölgesinin daha farklı olabilmesi için projeler ve bunun yanında bir çok proje için çalışıyoruz.
     
  • YENİDÜZEN: Daha yarını görmek istiyoruz sanırım. Birçok proje var ama yarın ne olacak sanırım şuan vatandaşın en büyük derdi?
  • Hasan TAÇOY: Eğitim ve turizm kımıldamaya başlamazsa yüzde  36 gibi bir daralma bekliyorum. Bunları hareketlendirmeliyiz. Bunlar için de 3’ncü paket içerisine yerleştirilecek maddeler vardır. Turizme ayrı desteklerin verilmesi, maliyetlerin düşürülmesi, ülkeye gelecek olan turistin daha iyi imkanlar içerisinde getirilmesi gibi faktörleri gündeme getireceğiz, getirdik ama 3’ncü paketin içerisinde daha bariz olacak. Bizim murat ettiğimiz iş gücünün azalmamasını sağlayabilmektir.
     
  • YENİDÜZEN: Aralık sonuna kadar sizin öngörünüz nedir?
  • Hasan TAÇOY: Ekonomide çarpan etkisini hesaplayamazsanız ne yaparsanız nafiledir. Yaptığınız işlem çarpan etkisi ile ne olacağını gösterir. Devlet şimdi bir restoranda 25 kuruş bir katkı veriyorsa bu katkının çalışanlara, piyasaya yansımasını görebilmektir önemli olan.  ‘Devlet versin de tamamdır’ değil. Verirken bunun karşılığında ne alıyor?  Bu daralmaya rağmen kamu sektörünün gelirlerinde düşme değil, çoğalma vardır. Tabi bu ne kadar sürecek? Olumsuzluklar devam ederse maalesef hepimiz olumsuz etkileneceğiz.
     
  • YENİDÜZEN: Süreç içerisinde sizi korkutan tablo nedir?
  • Hasan TAÇOY: Pandeminin yarattığı olumsuz etki dünyanın birçok ülkesinde ekonomik olarak da çok büyük olumsuzluklara neden oldu. Biz başka bir ülkenin para birimini kullandığımızdan dolayı onların yaşayacakları olumsuz süreçler içerisinde daha fazla etkileneceğimiz bir olay. Bu olumsuzluklar bize yansımaz biz izole olmuş durumdayız demek yanlış olur. Ne olursa olsun yansıyacak. Bunun minimize edilmesi için eldeki döngüler ortaya çıkmalıdır. Bunu açacak olursam Güney’deki pozisyonla tartışmam gerekecek. Oradaki alım gücünü artırabilme adına kapıların biran önce açılması gerekir. Açılan kapıların alım gücünü yükseltmesi nasıl olacak? Güneyde yaşayanların kuzeyden alışveriş etmesi alım güçlerini bir nebze olsun daha yukarıya çeker. Bunun daha farklı bir şekilde yorumlanmadan oradaki alım gücünü yükseltmeleri gerekir. Bunun olması demek güneydeki hayat pahalılığının yükselmemesi demektir. Bunu kuzeyden alışveriş yapma değil hayatta kalma serüveni olarak nitelendirilmeli ve iki tarafın da bunu desteklemesi gerekir inancı içerisindeyim.
    Sağlıkta kontrolün nüfusun az olmasından dolayı ayrı bir cazibe. Sağlığı ekonomiye kazandırma imkanımız var mı? Var. Ama ülkeye ulaşma büyük sorun. Bir biletin bin TL’nin üzerinde olması ülkeyi olumsuz etkileyen en büyük faktörlerdendir.
    Bunları aşmalıyız, bu adada yaşayan tüm insanları kurtaracak sistemleri konuşmalıyız.

 “Hayatı yaşarken cam kavanozun içinde değil bunu biraz aralayarak yaşamalıyız. Biz kendimizi bu hastalığın dışına çok çektik. Kendimizi bir cam kavanoza yerleştirdik ve orada yaşamaya çalışırız. Olmaz.”

 

  • YENİDÜZEN: Vatandaş memnun değil, esnaf, iş insanı, turizmci memnun değil uygulamalardan. Hükümet iki arada bir derede misali mi?
  • Hasan TAÇOY: Sağlık Bakanlığı sağlığı en ön planda tutuyor. Buna da destek veriyorum. Sağlığın yanında ekonominin de devam etmesini sağlayacak unsurları sağlamalıyız. Karantina çözüm mü? Değil. Cam kavanozda ne kadar daha yaşarız, bu kavanoz basınçtan bir gün kırılmayacak mı? Kırılacak. İnsanların korkuyu yenebilmesi için ne yapılması lazım örnekler gösterilmeli. Kuş gribi, domuz gribi… Bunların hepsi bu adadan geçti. Hepsini yaşadık. Bunların tümü bu adaya girdi, kırdı ve gitti.  Sonuç ortada. O yüzden hayatı yaşarken cam kavanozdun içinde değil bunu biraz aralayarak yaşamalıyız. Biz kendimizi bu hastalığın dışına çok çektik. Kendimizi bir cam kavanoza yerleştirdik ve orada yaşamaya çalışırız. Olmaz.

“Aday olacağımı başkana söyledim”

Geçen dönem aday olacağımı ilan ettim ancak yaptığım çalışmalarda Ersin Bey’in daha fazla şansı olduğunu gördüm ve Ersin Bey’e destek verdim, sonsuz. Yine bir kurultay dönemi geldiği zaman bir münhal mevki olursa oraya aday olacağımı Ersin Bey’e söyledim.

 

  • YENİDÜZEN: Önümüzde Cumhurbaşkanlığı seçimi var ama UBP Kurultayı da hemen ardından gündeme gelecektir. Taçoy başkanlığa aday mı?
  • Hasan TAÇOY: Geçen dönem aday olacağımı ilan ettim ancak yaptığım çalışmalarda Ersin Bey’in daha fazla şansı olduğunu gördüm ve Ersin Bey’e destek verdim, sonsuz. Yine bir kurultay dönemi geldiği zaman bir münhal mevki olursa oraya aday olacağımı Ersin Bey’e söyledim. İnşallah Cumhurbaşkanlığı seçiminde başarılı oluruz ve o başarıyla birlikte kurultayda daha farklı bir boyut göstermiş oluruz. Seçmenin düşüncesi çok önemli. Onlara sormadan aday olmak doğru değildir. Tabanım derse ki aday veya değil ona göre değerlendiririm bunu da açık açık söylerim. Ersin Bey sonuçta, sırdaşım, arkadaşım her şeyi konuşabileceğim biridir.
     
  • YENİDÜZEN: Ersin Tatar’ın başbakanlığını başarılı buluyor musunuz?
  • Hasan TAÇOY:  Hiç kimse annesinin karnından siyaseti öğrenerek çıkmaz. Bazı hatalar yapar. Yok mu hatamız? Hepimizin var sayın Başbakanın da var. Önemli olan bunları düzelterek gitmektir, hükümetin düzgün bir şekilde ilerletmektir bu konuda da oldukça başarılıdır. Yolsuzlukların üzerine giden düzgün iş çıkarmaya çalışan bir hükümete sahibiz.      
Bu haber toplam 2941 defa okunmuştur
Etiketler : ,
Önceki ve Sonraki Haberler